bugün
- gammaz çetesi çökertildi8
- yunanistan15
- irmik helvası vs un helvası12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak21
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek6
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız3
- ketçap aromalı ruffles8
- adanalı ateist9
- gammaz çetelerini savunan yazarlar4
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- hiç porno izlememiş erkek9
- sözlük erkeklerinin helvaları7
- bik bikle yemek yapmak9
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- türk kahvesi2
- gavs darbesi3
- japonya22
- üşüyen erkek12
- sözlük yazarlarının kombinleri7
- picus security2
- islamcilara sorulmasi gereken sorular7
- gelecek partisi'nin kapanması12
- kahvenin kiraz olması saçmalığı2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- nurettin zenki2
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti9
- uludağ sözlük kızlarının terlikleri5
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- nervio ile kedi beslemek5
- sözlük yazarları ölünce hangi helva4
- mutsuzluğun katlanarak büyümesi3
- halı saha maçına giden erkek3
- dekolteye bakar mısınız6
- soyulacak devlet malının kalmaması5
- privia security2
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- arkadaşlar7
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması8
- isveç5
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- misokinesia3
- muskacılık yapıp çomar yolmak2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- irmik helvası2
- ota boka başlık açan yazar2
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- toz pembe2
kitaptan notlar:
Sen birden çökeceksin Selim. Çünkü neden? Çünkü için boş senin. Birden, kollarımın arasında için boşalacak: birden, üçüncü boyutunu kaybedip bir düzlem olacaksın ve ben de seni duvarda bir çiviye asacağım. s 28
Yanında yatan karısına baktı: Nermin'in vücudu, yorganın kıvrımları arasında kaybolmuştu; yalnız saçları görünüyordu. Yorgan hafifçe inip kalmasa, yatakta canlı bir varlık olduğunu anlamak zordu. Belki de gerçekten yoktur; yanımda yatan, bir saç demetinden ibarettir. Yorganın altından elini uzatarak karısının tenine dokundu. Yazık; insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor. Karısına sırtını döndü, kolunu yataktan aşağı sarkıttı. Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir insan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. Uyuyakaldı. s 32
Yarı aralık kapıdan çocuklarının sesleri geliyordu. Bu sesler ve odayı kaplayan güneş, onu yavaş yavaş ısıttı. Ne oldukları pek anlaşılmayan, fakat hayata ait sesler, rüyanın verdiği katılığı yumuşattı. Yattığı yerden doğruldu, henüz başka bir ülkenin kolayca kırılabilen bir varlığı olmanın endişesiyle yavaşça baktı: karşı evlerin Turgut'a sırtını dönmüş arka cepheleri: çizgilerinin yumuşatmayı bilememiş kütleler; çirkinliklerini, rüyadan yeni uyanmış bir insana, sadece var olmalarıyla unutturan gerçek hacimler... Turgut, bütün bunları o sırada mı düşündü, yoksa sonradan, o anı hatırladığı zaman, öyle düşündüğünü mü sandı? Bilemedi: çünkü o zaman henüz Olric yoktu. Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. Bir cümle kaldı yalnızca aklında: Güzel bir gün ve ben yaşıyorum. s 36
Fakat bütün bu soyut kavramların arasında, anahtar denen somut nesneyle kolayca açılan- tabi apartmanın dış kapısı için aynı kolaylıktan bahsedilemezdi- bir kapının gerisinde, içinde yaşanan ve elle tutulabilen belirli hacimlerin varlığı inkâr edilemezdi. s 44
Sen birden çökeceksin Selim. Çünkü neden? Çünkü için boş senin. Birden, kollarımın arasında için boşalacak: birden, üçüncü boyutunu kaybedip bir düzlem olacaksın ve ben de seni duvarda bir çiviye asacağım. s 28
Yanında yatan karısına baktı: Nermin'in vücudu, yorganın kıvrımları arasında kaybolmuştu; yalnız saçları görünüyordu. Yorgan hafifçe inip kalmasa, yatakta canlı bir varlık olduğunu anlamak zordu. Belki de gerçekten yoktur; yanımda yatan, bir saç demetinden ibarettir. Yorganın altından elini uzatarak karısının tenine dokundu. Yazık; insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor. Karısına sırtını döndü, kolunu yataktan aşağı sarkıttı. Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir insan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. Uyuyakaldı. s 32
Yarı aralık kapıdan çocuklarının sesleri geliyordu. Bu sesler ve odayı kaplayan güneş, onu yavaş yavaş ısıttı. Ne oldukları pek anlaşılmayan, fakat hayata ait sesler, rüyanın verdiği katılığı yumuşattı. Yattığı yerden doğruldu, henüz başka bir ülkenin kolayca kırılabilen bir varlığı olmanın endişesiyle yavaşça baktı: karşı evlerin Turgut'a sırtını dönmüş arka cepheleri: çizgilerinin yumuşatmayı bilememiş kütleler; çirkinliklerini, rüyadan yeni uyanmış bir insana, sadece var olmalarıyla unutturan gerçek hacimler... Turgut, bütün bunları o sırada mı düşündü, yoksa sonradan, o anı hatırladığı zaman, öyle düşündüğünü mü sandı? Bilemedi: çünkü o zaman henüz Olric yoktu. Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. Bir cümle kaldı yalnızca aklında: Güzel bir gün ve ben yaşıyorum. s 36
Fakat bütün bu soyut kavramların arasında, anahtar denen somut nesneyle kolayca açılan- tabi apartmanın dış kapısı için aynı kolaylıktan bahsedilemezdi- bir kapının gerisinde, içinde yaşanan ve elle tutulabilen belirli hacimlerin varlığı inkâr edilemezdi. s 44
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar