bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı72
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- terapi niteliğindeki şeyler7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- iyi menemenin sırrı6
- siyah sütyen5
- kadınların yaptığı en büyük hata8
- meme4
- almanca bilmek4
- iyi memenin sırrı7
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok6
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- yarın iş olması3
- nervio43
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- sözlüğün en şık erkeği12
- tek erkek2
- kale3112 ifşa8
- prod'a cuma günü deploy etmek2
- fenerbahçeli yazarlar7
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- arabada sakso2
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- türkiye'nin haritada büyümesi3
- domalma2
- true esaretten kurtulacak4
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- ese dezze8
- engineer288
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- sabaha kadar uyumamak3
- ford taunus2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması2
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- kassız erkek neye benzer5
- futbol17
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- fenerbahçe14
- uefa şampiyonlar ligi7
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
kitaptan notlar:
Sen birden çökeceksin Selim. Çünkü neden? Çünkü için boş senin. Birden, kollarımın arasında için boşalacak: birden, üçüncü boyutunu kaybedip bir düzlem olacaksın ve ben de seni duvarda bir çiviye asacağım. s 28
Yanında yatan karısına baktı: Nermin'in vücudu, yorganın kıvrımları arasında kaybolmuştu; yalnız saçları görünüyordu. Yorgan hafifçe inip kalmasa, yatakta canlı bir varlık olduğunu anlamak zordu. Belki de gerçekten yoktur; yanımda yatan, bir saç demetinden ibarettir. Yorganın altından elini uzatarak karısının tenine dokundu. Yazık; insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor. Karısına sırtını döndü, kolunu yataktan aşağı sarkıttı. Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir insan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. Uyuyakaldı. s 32
Yarı aralık kapıdan çocuklarının sesleri geliyordu. Bu sesler ve odayı kaplayan güneş, onu yavaş yavaş ısıttı. Ne oldukları pek anlaşılmayan, fakat hayata ait sesler, rüyanın verdiği katılığı yumuşattı. Yattığı yerden doğruldu, henüz başka bir ülkenin kolayca kırılabilen bir varlığı olmanın endişesiyle yavaşça baktı: karşı evlerin Turgut'a sırtını dönmüş arka cepheleri: çizgilerinin yumuşatmayı bilememiş kütleler; çirkinliklerini, rüyadan yeni uyanmış bir insana, sadece var olmalarıyla unutturan gerçek hacimler... Turgut, bütün bunları o sırada mı düşündü, yoksa sonradan, o anı hatırladığı zaman, öyle düşündüğünü mü sandı? Bilemedi: çünkü o zaman henüz Olric yoktu. Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. Bir cümle kaldı yalnızca aklında: Güzel bir gün ve ben yaşıyorum. s 36
Fakat bütün bu soyut kavramların arasında, anahtar denen somut nesneyle kolayca açılan- tabi apartmanın dış kapısı için aynı kolaylıktan bahsedilemezdi- bir kapının gerisinde, içinde yaşanan ve elle tutulabilen belirli hacimlerin varlığı inkâr edilemezdi. s 44
Sen birden çökeceksin Selim. Çünkü neden? Çünkü için boş senin. Birden, kollarımın arasında için boşalacak: birden, üçüncü boyutunu kaybedip bir düzlem olacaksın ve ben de seni duvarda bir çiviye asacağım. s 28
Yanında yatan karısına baktı: Nermin'in vücudu, yorganın kıvrımları arasında kaybolmuştu; yalnız saçları görünüyordu. Yorgan hafifçe inip kalmasa, yatakta canlı bir varlık olduğunu anlamak zordu. Belki de gerçekten yoktur; yanımda yatan, bir saç demetinden ibarettir. Yorganın altından elini uzatarak karısının tenine dokundu. Yazık; insanlar düşüncelerimize uygun biçimler almıyor. Karısına sırtını döndü, kolunu yataktan aşağı sarkıttı. Hayat, düşünceleri tutan bir hapishanedir insan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. Uyuyakaldı. s 32
Yarı aralık kapıdan çocuklarının sesleri geliyordu. Bu sesler ve odayı kaplayan güneş, onu yavaş yavaş ısıttı. Ne oldukları pek anlaşılmayan, fakat hayata ait sesler, rüyanın verdiği katılığı yumuşattı. Yattığı yerden doğruldu, henüz başka bir ülkenin kolayca kırılabilen bir varlığı olmanın endişesiyle yavaşça baktı: karşı evlerin Turgut'a sırtını dönmüş arka cepheleri: çizgilerinin yumuşatmayı bilememiş kütleler; çirkinliklerini, rüyadan yeni uyanmış bir insana, sadece var olmalarıyla unutturan gerçek hacimler... Turgut, bütün bunları o sırada mı düşündü, yoksa sonradan, o anı hatırladığı zaman, öyle düşündüğünü mü sandı? Bilemedi: çünkü o zaman henüz Olric yoktu. Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. Bir cümle kaldı yalnızca aklında: Güzel bir gün ve ben yaşıyorum. s 36
Fakat bütün bu soyut kavramların arasında, anahtar denen somut nesneyle kolayca açılan- tabi apartmanın dış kapısı için aynı kolaylıktan bahsedilemezdi- bir kapının gerisinde, içinde yaşanan ve elle tutulabilen belirli hacimlerin varlığı inkâr edilemezdi. s 44
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar