bugün
- kolye142
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi10
- bik bik'in hacker'a yemek yapması6
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- konya denilince akla gelenler5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri3
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- chatgpt'nin sorunu ne3
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- cep telefonu17
- nokia16
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- erlik5
- sözlük elden gidiyor3
- rüzgar12
- boykot dedektifi2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir3
- günün sözü6
- bal10
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- var olmak için ne yaptınız13
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- pazar günleri ekmek almak3
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- yogartiksen39
- bileklik19
- pazar günü erken kalkmak2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- billie eilish'in memeleri7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kader4
iron Maiden'ın en iyi albümlerinde çalan rahmetli efsane davulcu. Özellikle Run To The Hills, Running Free gibi şarkıların başında ki davul soloları mükemmeldir. ilk 3 albümde çaldığı davullar ile çok dikkat çekiyordu ve herkes tarafından hiç şüphesiz gruba gelmiş en iyi davulcu olacak kabul görüyor, eski Samson grubundan arkadaşı Bruce Dickinson bile Nicko'nun çok iyi bir davulcu olduğunu ama Clive'ın iron Maiden'ın en iyi davulcusu olduğunu söylüyor. Ayrıca herkes gruptan kendisi ayrıldı sanıyor (tıpkı Nick Menza gibi) ama rahmetli olmadan 2 yıl önce röportajında ayrılmadığını ve kovulduğunu söylemiş. 29 yıl boyunca hiçbir şekilde söylememiş kovulduğunu. Hakkında araştırma yaparken buldum işte o röportaj (alıntıdır);
"Clive Burr, dünyada birçok Maiden fanının en iyi 3 albüm olarak adlandırdığı iron Maiden, Killers ve Number of the Beast'de çalmıştı. Kendisi 12 Mart 2013 gecesi hayatını kaybettiğinden beri hakkında çok şey yazıldı ve kendisi anıldı. Ben de yaklaşık 2 sene evvel Classic Rock dergisine verdiği bir röportajda, hiçbir yerde değinilmeyen, iron Maiden'dan ayrılma hikayesi ile ilgili bir şeyler yazmak istedim. Bu yazının amacı, benim de büyük hayranı olduğum iron Maiden'ı karalamak değil, sadece gözardı edilen bir olayın detayları hakkında insanları bilgilendirmek.
Clive Burr'ün iron Maiden'dan ayrılma hikayesi, 2011 yılında, yukarıda bahsettiğim röportaja kadar, "turne stresini kaldıramadı", "sağlık sorunları baş göstermişti", hatta ve hatta "alkol, uyuşturucu sorunları vardı" gibi sebeplerle sanki kendi ayrılmış gibi yansıtılmıştı. Kendisi de ne düzgün bir adammış ki, yıllarca bu konuyu açmadı. Ancak mevzubahis röportajda anlattığına göre kendisi ayrılmamış, grup tarafından çıkarılmış. Hem de olabilecek en kötü zamanda.
Özet geçmek gerekirse, "The Beast on the Road" turnesinin Amerika ayağındayken, Clive Burr'ün babası ani bir kalp krizi yüzünden ölür. (Acı bir tesadüf ki, babası da neredeyse Clive'ın öldügü yaşta, 57 yaşında ölür). Tabii Clive, apar topar Londra'ya dönmek ister ve grup da bunu destekler. Yerine de geçici olarak, kendisinin de yakından tanıdığı Nicko McBrain geçer. Cenaze ve sonrasında ailesi ile 2 hafta geçiren Clive, Amerika'ya geri döndüğünde acı gerçeği öğrenir:
"Döndüğümde doğru gitmeyen bir şeyler vardı. Bir toplantı yaptık ve ortam çok gergindi. En sonunda bana "Bir ara vermemizin zamanı geldi" dediler" diye belirtir röportajında. Ve gerisin geri Londra'ya döner. Henüz babasının matemini tuttuğundan grup arkadaşlarına çok da kızamadığını, hala da bir kırgınlık olmadığını belirtir. Zaten iron Maiden elemanları da, hastalığı (MS) ortaya çıktıktan an itibaren Clive'ı hiç yalnız bırakmazlar. Adına konserler düzenleyerek sadece ona destek çıkmakla kalmazlar, MS ile ilgili de kamuoyunun dikkatini çekerler.
Sonuçta iron Maiden'dan ayrılmasının hastalıkla hiç alakası yok. Zira yine aynı röportajda belirttiği üzere, hastalık 80'lerin sonuna doğru başlayıp 1994 yılında yadsınamaz hale gelmiş. Oysa gruptan ayrılışı, daha doğrusu kovuluşu 1982 yazında oluyor. Amerika'dan döndükten sonra da, hakkında alkol ve uyuşturucu dedikoduları çıkmış. Ancak kendisi hiç bir zaman çok içen bir insan olmadığını belirtmiş.
Demek ki, iron Maiden bile grubun menfaati için bazı kurbanlar verip, grup arkadaşlarını kovabiliyormuş. Hem de en kötü ruh halinde iken (babanın ölmesi gibi). Tabii bu konu, Clive'ın da adamlığı sayesinde hiç su yüzüne çıkmadı.
Neyse ki, Maiden üyeleri Clive'ın hastalığında gerçek bir vefa göstererek hem ona hem de dolaylı olarak MS hastalarına maddi ve manevi desteklerini hiç esirgemediler."
alıntıdır.
"Clive Burr, dünyada birçok Maiden fanının en iyi 3 albüm olarak adlandırdığı iron Maiden, Killers ve Number of the Beast'de çalmıştı. Kendisi 12 Mart 2013 gecesi hayatını kaybettiğinden beri hakkında çok şey yazıldı ve kendisi anıldı. Ben de yaklaşık 2 sene evvel Classic Rock dergisine verdiği bir röportajda, hiçbir yerde değinilmeyen, iron Maiden'dan ayrılma hikayesi ile ilgili bir şeyler yazmak istedim. Bu yazının amacı, benim de büyük hayranı olduğum iron Maiden'ı karalamak değil, sadece gözardı edilen bir olayın detayları hakkında insanları bilgilendirmek.
Clive Burr'ün iron Maiden'dan ayrılma hikayesi, 2011 yılında, yukarıda bahsettiğim röportaja kadar, "turne stresini kaldıramadı", "sağlık sorunları baş göstermişti", hatta ve hatta "alkol, uyuşturucu sorunları vardı" gibi sebeplerle sanki kendi ayrılmış gibi yansıtılmıştı. Kendisi de ne düzgün bir adammış ki, yıllarca bu konuyu açmadı. Ancak mevzubahis röportajda anlattığına göre kendisi ayrılmamış, grup tarafından çıkarılmış. Hem de olabilecek en kötü zamanda.
Özet geçmek gerekirse, "The Beast on the Road" turnesinin Amerika ayağındayken, Clive Burr'ün babası ani bir kalp krizi yüzünden ölür. (Acı bir tesadüf ki, babası da neredeyse Clive'ın öldügü yaşta, 57 yaşında ölür). Tabii Clive, apar topar Londra'ya dönmek ister ve grup da bunu destekler. Yerine de geçici olarak, kendisinin de yakından tanıdığı Nicko McBrain geçer. Cenaze ve sonrasında ailesi ile 2 hafta geçiren Clive, Amerika'ya geri döndüğünde acı gerçeği öğrenir:
"Döndüğümde doğru gitmeyen bir şeyler vardı. Bir toplantı yaptık ve ortam çok gergindi. En sonunda bana "Bir ara vermemizin zamanı geldi" dediler" diye belirtir röportajında. Ve gerisin geri Londra'ya döner. Henüz babasının matemini tuttuğundan grup arkadaşlarına çok da kızamadığını, hala da bir kırgınlık olmadığını belirtir. Zaten iron Maiden elemanları da, hastalığı (MS) ortaya çıktıktan an itibaren Clive'ı hiç yalnız bırakmazlar. Adına konserler düzenleyerek sadece ona destek çıkmakla kalmazlar, MS ile ilgili de kamuoyunun dikkatini çekerler.
Sonuçta iron Maiden'dan ayrılmasının hastalıkla hiç alakası yok. Zira yine aynı röportajda belirttiği üzere, hastalık 80'lerin sonuna doğru başlayıp 1994 yılında yadsınamaz hale gelmiş. Oysa gruptan ayrılışı, daha doğrusu kovuluşu 1982 yazında oluyor. Amerika'dan döndükten sonra da, hakkında alkol ve uyuşturucu dedikoduları çıkmış. Ancak kendisi hiç bir zaman çok içen bir insan olmadığını belirtmiş.
Demek ki, iron Maiden bile grubun menfaati için bazı kurbanlar verip, grup arkadaşlarını kovabiliyormuş. Hem de en kötü ruh halinde iken (babanın ölmesi gibi). Tabii bu konu, Clive'ın da adamlığı sayesinde hiç su yüzüne çıkmadı.
Neyse ki, Maiden üyeleri Clive'ın hastalığında gerçek bir vefa göstererek hem ona hem de dolaylı olarak MS hastalarına maddi ve manevi desteklerini hiç esirgemediler."
alıntıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar