bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan21
- bik bik kaç yaşında8
- uludağ sözlük bir ailedir10
- bir ilişkiyi kim yönetir8
- bir kadını yaşıyla vurmak4
- zaman kavramı olmayan insan6
- 20266
- cehennemde şeytan sikmek3
- eklenmesi gereken dersler2
- sütlaç gibi karı2
- gey biraderler bey gibi gey biraderlerdir5
- gey biraderlerin birbirlerine hallenmesi4
- deniz göktaş34
- bütün biraderlere hükmeden birader8
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek3
- gece uyurken ayı saldırısına uğrayan adam2
- ahtapot yemek2
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi3
- ayda 589 bin tl götüme sokuyorum iyi mi yapıyorum9
- nez'in memeleri4
- arkadaşlar tost yapamıyorum8
- bik bik abla vs vurduranlar12
- sözlüğe totonu zikeyim butonu6
- sözlüğün mal dolması9
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği29
- kemal kılıçdaroğlu19
- velvet31
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı6
- gaylık utanılacak bir şey midir2
- sözlük yazarlarının dondurmaları5
- arkadaşlar böyle biri beni takip etmeye başladı7
- diamond bosphorus13
- arkadaşlar sizce ben nasıl biriyim4
- ticarette üç kağıtçı esnafı anlama yolları3
- özgürlük ile sorumluluk arasındaki ince çizgi2
- ona bir şey söyle10
- erecto birader bay bey birader birader bey2
- kızlar mesaj kutumu kısa süreliğine açtım5
- erectoton7
- göbek piercing'i takan 40 yaşından büyük kadın4
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması8
- dondurma yiyen erkeğin asıl amacı3
- durduk yere size kafayı takan yazarlar7
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı10
- arkadaşlar makarna yapamıyorum6
- gizli artı vermek7
- kim kimin fakesi belli olmayan sözlük5
- şarapçı koala'yı duvarı yalarken görmek4
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
14,4 MiLYON VATANDAŞ YOKSUL DURUMDA
--spoiler--
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre 2017 yılında sosyoekonomik durumu iyi olmayan ve muhtaç durumda olan toplam vatandaş sayısının 14,4 milyona ulaştığı belirtildi.
SGK'nın verilerine göre, herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden ( 2017 yılı için 592,50 TL) az olan 8 milyon kişi tespit edildi. izmir Tabip Odası üyesi Dr. Ergün Demir ve istanbul Tabip Odası üyesi Dr. Güray Kılıç konuya ilişkin olarak, "Bazı illerimizdeki yoksul yurttaşların sayısının, illerin toplam nüfusunun yüzde 30-40’ını, seçmen sayısının ise yüzde 60 -70’ni geçtiği bir Türkiye. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre 2017 yılında herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden ( 2017 yılı için 592,50 TL) az olan 8 milyon yurttaş tespit edildi. 6,4 milyon yurttaşın ise aylık gelirinin asgari ücretin 1/3’ünden fazla olması nedeniyle Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemesi gerektiği halde prim borcunu ödeyemedi" diye yazdı.
'AKP HÜKÜMETiNiN YAPTIĞI PROPAGANDAYA BAKILACAK OLURSA iŞSiZLiK AZALIYOR'
Dr. Demir ve Dr. Kılıç, "GSS prim borçları ödeniyor, zenginlik yaygınlaşıyor ve herkes sağlık hizmetine rahat ulaşabiliyor. Oysa SGK istatistiklerinde 2017 yılında aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden az olan 8 milyon 40 bin 659 yurttaşın olduğu; SGK Başkanı’nın açıklamasında ise aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden fazla olan 6,4 milyon yurttaşın ise GSS prim borcunu ödeyemediği belirtiliyor. Yani böylece sosyoekonomik durumu iyi olmayan ve muhtaç durumda olan toplam yurttaş sayısının 14,4 milyona ulaştığı anlaşılıyor.
Yurttaşın, Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmeti alabilmesi için GSS primini yatırması zorunlu. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2017 istatistiklerinde, toplam nüfusun yüzde 86,8’nin sosyal güvenlik kapsamında sigortalı nüfusun yüzde 13,2’sinin ise kapsam dışı olduğu kaydediliyor" diyor.
Dr. Demir ve Dr. Kılıç Birgün'de yer alan yazılarında şöyle devam ediyor:
Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir veya aylık almayan çocuklar 18 yaşını, liseye gidiyorsa 20 yaşını, üniversiteye gidiyorsa da 25 yaşını tamamlayarak ailesinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler statüsünden çıkıyor. Bu durumda olan her birey GSS primi ödemek zorunda. Kişiler ancak bu şartlarda genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmeti alabilecekler.
GSS primlerini ödeme imkânı olmayanlar ve prim borcu olanlar için 8 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan, “bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair” 6824 Sayılı Torba Kanun çıkarıldı. Bu torba kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 80. ve 81.maddelerine ek, 60.maddeye de geçici madde eklenerek, GSS prim borcunun yeniden hesaplanması sağlanmış ve hesaplanan yeni borcun ödeme şekli değiştirilmişti.
Yapılan değişiklikler ile:
1-Primlerin gelire göre değil, prime esas kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının yüzde 3’ü üzerinden hesaplanması,
2-Prim borcunun 12 ay içerisinde peşin veya taksitle ödenmesi halinde faiz uygulanmaması,
3-Aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan yurttaşlar ile aylık geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olup ancak GSS primini yatıramayan yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için gelir testine girme zorunluluğu getirilmesi, ancak gelir testine girmeyenlerin asgari ücretin % 3’ü üzerinden borçlu duruma düşmesi sağlandı.
GSS prim borcunun son ödeme tarihinin 30 Nisan 2018 olduğu, prim borcunu ödeyenlerin gecikme cezası ve gecikme zammının silineceği belirtildi.
işsiz ve çalışmayan yurttaşlar 2018 yılı için SGK’ye aylık 60,89 TL prim ödeyerek sağlık hizmetlerinden faydalanabilecek. GSS primlerini ödeme imkânı olmayan ve aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden az (2018 yılı için 676 TL’dir) olan yurttaşların ise en yakın sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına giderek gelir testini yaptırması gerekiyor. Artık gelir testi kalktı propagandasının yalan olduğu Kanun’da açık bir şekilde belirtilmekte.
Bazı illerimizde, herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan, aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan ve GSS Primleri Devlet tarafından ödenenlerin (yoksulların) sayısı bazı illerin toplam nüfusunun yüzde 30-40’ını, seçmen sayısının ise yüzde 60 -70’ni geçiyor.
2017 yılında GSS primlerinin devlet tarafından ödenenlerinin sayısının toplam il nüfusuna (yüzde 44,2) ve il seçmen sayısı oranına( yüzde 80,8) göre Ağrı ilk sırada yer alırken, kişi bazında (686.231) ise Urfa ilk sırada yer alıyor.
AKP hükümetinin uyguladığı ekonomik politika ve buna bağlı olarak küresel sermayenin saldırıları zenginleri daha zengin hale getiriyor; alt tabakada yer alan yoksul ve dezavantajlı kesimleri ise daha yoksul duruma düşürüyor. Bu şekilde yurttaşın tebaaya dönüştüren ve böylece siyasilerin ulufelerine bağımlı kılan bir sistem oluşturuyor.
YOKSULLUK GiDEREK ARTIYOR
Acı tablo; hükümetin reklamlarla halka pazarladığı bu mutluluk tablosu değil; toplam Türkiye nüfusunun yüzde 17,8’inin ocağında “aş yerine yoksulluk” kaynadığı gerçeğidir. Muktedirlerin söylediği gibi sosyoekonomik düzey ve refah değil; aksine insani koşullarda yaşamı sürdürebilmek için yeterli gelire sahip olamama durumu yani yoksulluk giderek artıyor.
Yoksulluk ile sağlık, birbirini hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkilemekte. Düşük sosyoekonomik düzey; eğitim olanaklarını sınırlandırmakta, güvencesiz istihdama yol açmakta ve bu durum, hayatın tüm evrelerinde sağlıksız koşulları beraberinde getiriyor.
Toplumlarda düşük sosyoekonomik düzeydeki kesimin yaşam beklentisi daha kısa olmakta ve birçok hastalık daha yaygın görülmekte, ciddi hastalık riski en az iki kat artmakta ve erken ölümler neredeyse en üst düzeyde görüldü.
ÇÖZÜM: EŞiTSiZLiĞiN ORTADAN KALDIRILMASI
Yoksulluğun, eşitsizliğin, sağlıksızlığın temel belirleyicileri siyasal, ekonomik ve toplumsal yapıdır. işsizliği, yoksulluğu ve beslenme bozukluğunu üreten sistemin bunlara çare bulması beklenemez. Yoksulluğun ve arkadaşı olan sağlıksızlığın giderilmesi için çözüm; gelir dağılımındaki eşitsizliğin ortadan kaldırılması ve kaynakların eşit dağılımının sağlanmasıdır.
--spoiler--
--spoiler--
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre 2017 yılında sosyoekonomik durumu iyi olmayan ve muhtaç durumda olan toplam vatandaş sayısının 14,4 milyona ulaştığı belirtildi.
SGK'nın verilerine göre, herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden ( 2017 yılı için 592,50 TL) az olan 8 milyon kişi tespit edildi. izmir Tabip Odası üyesi Dr. Ergün Demir ve istanbul Tabip Odası üyesi Dr. Güray Kılıç konuya ilişkin olarak, "Bazı illerimizdeki yoksul yurttaşların sayısının, illerin toplam nüfusunun yüzde 30-40’ını, seçmen sayısının ise yüzde 60 -70’ni geçtiği bir Türkiye. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verilerine göre 2017 yılında herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan ve aylık geliri asgari ücretin üçte birinden ( 2017 yılı için 592,50 TL) az olan 8 milyon yurttaş tespit edildi. 6,4 milyon yurttaşın ise aylık gelirinin asgari ücretin 1/3’ünden fazla olması nedeniyle Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemesi gerektiği halde prim borcunu ödeyemedi" diye yazdı.
'AKP HÜKÜMETiNiN YAPTIĞI PROPAGANDAYA BAKILACAK OLURSA iŞSiZLiK AZALIYOR'
Dr. Demir ve Dr. Kılıç, "GSS prim borçları ödeniyor, zenginlik yaygınlaşıyor ve herkes sağlık hizmetine rahat ulaşabiliyor. Oysa SGK istatistiklerinde 2017 yılında aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden az olan 8 milyon 40 bin 659 yurttaşın olduğu; SGK Başkanı’nın açıklamasında ise aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden fazla olan 6,4 milyon yurttaşın ise GSS prim borcunu ödeyemediği belirtiliyor. Yani böylece sosyoekonomik durumu iyi olmayan ve muhtaç durumda olan toplam yurttaş sayısının 14,4 milyona ulaştığı anlaşılıyor.
Yurttaşın, Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmeti alabilmesi için GSS primini yatırması zorunlu. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2017 istatistiklerinde, toplam nüfusun yüzde 86,8’nin sosyal güvenlik kapsamında sigortalı nüfusun yüzde 13,2’sinin ise kapsam dışı olduğu kaydediliyor" diyor.
Dr. Demir ve Dr. Kılıç Birgün'de yer alan yazılarında şöyle devam ediyor:
Herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir veya aylık almayan çocuklar 18 yaşını, liseye gidiyorsa 20 yaşını, üniversiteye gidiyorsa da 25 yaşını tamamlayarak ailesinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler statüsünden çıkıyor. Bu durumda olan her birey GSS primi ödemek zorunda. Kişiler ancak bu şartlarda genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmeti alabilecekler.
GSS primlerini ödeme imkânı olmayanlar ve prim borcu olanlar için 8 Mart 2017 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan, “bazı alacakların yeniden yapılandırılmasına dair” 6824 Sayılı Torba Kanun çıkarıldı. Bu torba kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 80. ve 81.maddelerine ek, 60.maddeye de geçici madde eklenerek, GSS prim borcunun yeniden hesaplanması sağlanmış ve hesaplanan yeni borcun ödeme şekli değiştirilmişti.
Yapılan değişiklikler ile:
1-Primlerin gelire göre değil, prime esas kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının yüzde 3’ü üzerinden hesaplanması,
2-Prim borcunun 12 ay içerisinde peşin veya taksitle ödenmesi halinde faiz uygulanmaması,
3-Aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan yurttaşlar ile aylık geliri asgari ücretin üçte birinden fazla olup ancak GSS primini yatıramayan yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için gelir testine girme zorunluluğu getirilmesi, ancak gelir testine girmeyenlerin asgari ücretin % 3’ü üzerinden borçlu duruma düşmesi sağlandı.
GSS prim borcunun son ödeme tarihinin 30 Nisan 2018 olduğu, prim borcunu ödeyenlerin gecikme cezası ve gecikme zammının silineceği belirtildi.
işsiz ve çalışmayan yurttaşlar 2018 yılı için SGK’ye aylık 60,89 TL prim ödeyerek sağlık hizmetlerinden faydalanabilecek. GSS primlerini ödeme imkânı olmayan ve aylık geliri asgari ücretin 1/3’ünden az (2018 yılı için 676 TL’dir) olan yurttaşların ise en yakın sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına giderek gelir testini yaptırması gerekiyor. Artık gelir testi kalktı propagandasının yalan olduğu Kanun’da açık bir şekilde belirtilmekte.
Bazı illerimizde, herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, SGK’den gelir ve aylık almayan, 18 yaşını doldurmuş ve öğrenci olmayan, aylık geliri asgari ücretin üçte birinden az olan ve GSS Primleri Devlet tarafından ödenenlerin (yoksulların) sayısı bazı illerin toplam nüfusunun yüzde 30-40’ını, seçmen sayısının ise yüzde 60 -70’ni geçiyor.
2017 yılında GSS primlerinin devlet tarafından ödenenlerinin sayısının toplam il nüfusuna (yüzde 44,2) ve il seçmen sayısı oranına( yüzde 80,8) göre Ağrı ilk sırada yer alırken, kişi bazında (686.231) ise Urfa ilk sırada yer alıyor.
AKP hükümetinin uyguladığı ekonomik politika ve buna bağlı olarak küresel sermayenin saldırıları zenginleri daha zengin hale getiriyor; alt tabakada yer alan yoksul ve dezavantajlı kesimleri ise daha yoksul duruma düşürüyor. Bu şekilde yurttaşın tebaaya dönüştüren ve böylece siyasilerin ulufelerine bağımlı kılan bir sistem oluşturuyor.
YOKSULLUK GiDEREK ARTIYOR
Acı tablo; hükümetin reklamlarla halka pazarladığı bu mutluluk tablosu değil; toplam Türkiye nüfusunun yüzde 17,8’inin ocağında “aş yerine yoksulluk” kaynadığı gerçeğidir. Muktedirlerin söylediği gibi sosyoekonomik düzey ve refah değil; aksine insani koşullarda yaşamı sürdürebilmek için yeterli gelire sahip olamama durumu yani yoksulluk giderek artıyor.
Yoksulluk ile sağlık, birbirini hem doğrudan hem de dolaylı olarak etkilemekte. Düşük sosyoekonomik düzey; eğitim olanaklarını sınırlandırmakta, güvencesiz istihdama yol açmakta ve bu durum, hayatın tüm evrelerinde sağlıksız koşulları beraberinde getiriyor.
Toplumlarda düşük sosyoekonomik düzeydeki kesimin yaşam beklentisi daha kısa olmakta ve birçok hastalık daha yaygın görülmekte, ciddi hastalık riski en az iki kat artmakta ve erken ölümler neredeyse en üst düzeyde görüldü.
ÇÖZÜM: EŞiTSiZLiĞiN ORTADAN KALDIRILMASI
Yoksulluğun, eşitsizliğin, sağlıksızlığın temel belirleyicileri siyasal, ekonomik ve toplumsal yapıdır. işsizliği, yoksulluğu ve beslenme bozukluğunu üreten sistemin bunlara çare bulması beklenemez. Yoksulluğun ve arkadaşı olan sağlıksızlığın giderilmesi için çözüm; gelir dağılımındaki eşitsizliğin ortadan kaldırılması ve kaynakların eşit dağılımının sağlanmasıdır.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar