bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- kolye21
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı3
- meksika6
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması2
- jaws filmindeki sikko balik29
- didem soydan6
- yazılımcıların flört edememesi3
- en son alınan iltifat7
- futbol18
- dergilerin değerli olması2
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- okan buruk10
- fenerbahçe8
- ismail kartal16
- sevgi vs aşk11
- erotik şarkılar3
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- nervio tarzı entry girmek18
- dinde aşırılık3
- galatasaray10
- fransa9
- swatch2
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- ilk buluşmada sevişenler4
- victor osimhen11
- depresyon güzelim2
- arda güler16
- mert hakan yandaş5
- atatürk ün hataları15
- cedidacer6
- atilla karaoğlan5
- türkiye11
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- kimsenin sizi sevmemesi4
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- aç uyumak13
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- oktay saral13
- para5
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- duşa giriyorum kimi düşüneyim9
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- karı istiyorum3
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- paris2
Bir baska menfî tenkid:
Ebû Hureyre 'nin diğer sahâbîlerden daha çok hadis rivâyet etmesini sağlayan şey, Hz. Peygamber (s.a.s) söylesin veya söylemesin, helâl ve haramla ilgili olmayan, fakat güzel ahlâka teşvik, cennet ve cehennem haberleri gibi bütün güzel sözleri ona isnad etmeyi kendine câiz görmesidir. Onun bu konudaki dayanağı şu hadislerdir:
"Benden size hakka uygun bir söz ulaştığında, ben onu ister söylemiş olayım isterse olmayayım, onu alınız. Benim söylemediğim fakat benden size ulaştırılan güzel bir sözü, ben söylemişimdir." (M. Ebû Zehv, a.g.e., 160).
Buna verilen cevap şudur:
Geç Müslüman olmasına rağmen Ebû Hureyre 'nin çok hadis rivâyet etmesi, onların ileri sürdükleri sebeplere bağlanamaz. Bunun asıl sebebi, dünyadan el-etek çekip Hz. Peygamber (s.a.s)'in toplantılarına katılması, savaşta ve savaş dışında onun yanından ayrılmaması, hadisleri unutmaması için Hz. Peygamber (s.a.s)'in duasını alması, Hz. Peygamber (s.a.s)'in vefâtından sonra elli yıl kadar daha yaşaması ve duymadığı hadisleri diğer sahâbîlerden alarak insanlara rivâyet etmesidir. (a.g.e.).
Helâl ve haram dışındaki konularda Hz. Peygamber (s.a.s)'e yalan isnad etmesini kendisi için câiz görmesi iddiası da geçersizdir. Çünkü o,
"Kim bilerek bana yalan isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın."
hâdisinin râvîlerinden biridir. Birçok toplantılarında hadis rivâyet etmek istediğinde bu hadisi zikrettiği sâbittir. Sahâbiler, onun hadis rivâyetindeki üstünlüğünü kabul ettiler ve ondan hadis naklettiler. Hz. Ömer, Osman, Talha, ibn Abbâs, Âişe, Abdullah b. Ömer ve diğerleri (r.anhum) bunlardandır. (Hâkim en-Nisâbûrî, a.g.e., III, 513; ibn Kesir, a.g.e., VIII, 108). Bu da onların, Ebû Hureyre 'nin güvenilirliği ve doğruluğu hususunda ittifak ettiklerini gösterir. Diger taraftan, Ebû Hureyre 'nin rivâyet ettiği hadislerin çoğunun, başka sahâbîler tarafindan da nakledildigi görülür. (M. Ebû Zehv, a.g.e., 160, 161).
Ebû Hureyre'nin dayandığını ileri sürdükleri hadislere gelince, bu hadisleri Ebû Hureyre rivâyet etmemiştir. Aksine bunlar onun adına uydurulmuş sözlerdir. Bu hususta ibn Hazm şöyle demiştir: "Allah'tan korkmaz bazı insanlar birtakım hadisler rivâyet ettiler. Bunların bazısı islâm'ın temel prensiplerini geçersiz kılmakta, bazıları da Hz. Peygamber (s.a.s)'e yalan isnat etmeyi mübah saymaktadır." ibn Hazm bu iki hadisi de, râvîlerinin çok zayıf olmasından ötürü geçersiz saymaktadır (ibn Hazm, el-ihkâm fî Usûli'l-Ahkâm, Mısır 1345, II, 76, 78, 80; M. Ebû Zehv, a.g.e., 161, 162).
https://sorularlaislamiye...inin-nedenleri-nelerdir-0
Ebû Hureyre 'nin diğer sahâbîlerden daha çok hadis rivâyet etmesini sağlayan şey, Hz. Peygamber (s.a.s) söylesin veya söylemesin, helâl ve haramla ilgili olmayan, fakat güzel ahlâka teşvik, cennet ve cehennem haberleri gibi bütün güzel sözleri ona isnad etmeyi kendine câiz görmesidir. Onun bu konudaki dayanağı şu hadislerdir:
"Benden size hakka uygun bir söz ulaştığında, ben onu ister söylemiş olayım isterse olmayayım, onu alınız. Benim söylemediğim fakat benden size ulaştırılan güzel bir sözü, ben söylemişimdir." (M. Ebû Zehv, a.g.e., 160).
Buna verilen cevap şudur:
Geç Müslüman olmasına rağmen Ebû Hureyre 'nin çok hadis rivâyet etmesi, onların ileri sürdükleri sebeplere bağlanamaz. Bunun asıl sebebi, dünyadan el-etek çekip Hz. Peygamber (s.a.s)'in toplantılarına katılması, savaşta ve savaş dışında onun yanından ayrılmaması, hadisleri unutmaması için Hz. Peygamber (s.a.s)'in duasını alması, Hz. Peygamber (s.a.s)'in vefâtından sonra elli yıl kadar daha yaşaması ve duymadığı hadisleri diğer sahâbîlerden alarak insanlara rivâyet etmesidir. (a.g.e.).
Helâl ve haram dışındaki konularda Hz. Peygamber (s.a.s)'e yalan isnad etmesini kendisi için câiz görmesi iddiası da geçersizdir. Çünkü o,
"Kim bilerek bana yalan isnad ederse cehennemdeki yerine hazırlansın."
hâdisinin râvîlerinden biridir. Birçok toplantılarında hadis rivâyet etmek istediğinde bu hadisi zikrettiği sâbittir. Sahâbiler, onun hadis rivâyetindeki üstünlüğünü kabul ettiler ve ondan hadis naklettiler. Hz. Ömer, Osman, Talha, ibn Abbâs, Âişe, Abdullah b. Ömer ve diğerleri (r.anhum) bunlardandır. (Hâkim en-Nisâbûrî, a.g.e., III, 513; ibn Kesir, a.g.e., VIII, 108). Bu da onların, Ebû Hureyre 'nin güvenilirliği ve doğruluğu hususunda ittifak ettiklerini gösterir. Diger taraftan, Ebû Hureyre 'nin rivâyet ettiği hadislerin çoğunun, başka sahâbîler tarafindan da nakledildigi görülür. (M. Ebû Zehv, a.g.e., 160, 161).
Ebû Hureyre'nin dayandığını ileri sürdükleri hadislere gelince, bu hadisleri Ebû Hureyre rivâyet etmemiştir. Aksine bunlar onun adına uydurulmuş sözlerdir. Bu hususta ibn Hazm şöyle demiştir: "Allah'tan korkmaz bazı insanlar birtakım hadisler rivâyet ettiler. Bunların bazısı islâm'ın temel prensiplerini geçersiz kılmakta, bazıları da Hz. Peygamber (s.a.s)'e yalan isnat etmeyi mübah saymaktadır." ibn Hazm bu iki hadisi de, râvîlerinin çok zayıf olmasından ötürü geçersiz saymaktadır (ibn Hazm, el-ihkâm fî Usûli'l-Ahkâm, Mısır 1345, II, 76, 78, 80; M. Ebû Zehv, a.g.e., 161, 162).
https://sorularlaislamiye...inin-nedenleri-nelerdir-0
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar