bugün
- naber lan hayatsızlar8
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri10
- panama da kaybolan hollandalı kızlar5
- sözlük erkeklerinin biraz şey olması9
- sözlük yazarlarının sevdiği uyku pozisyonları7
- toplumsal buhran2
- iyi geceler arkadaşlar4
- kabak tatlısını sevenler15
- klasik müziğe gıygıy diyen kezo4
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek11
- sözlükten birisi evlense de halay çeksek5
- anın görüntüsü26
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi10
- pantolonları çıkarın geceyi burada geçiriyoruz6
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz24
- sigara içelim mi5
- otel odasında intihar etmek6
- kış gelince sigarayı bırakmak5
- afyonkarahisar da kayınbirader cinayeti2
- muşlettin bey ekselansları2
- demir yüklenmesi2
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- kızgın yağ yanığı4
- başlık arama çubuğunun çalışmaması3
- alt haşortmanı4
- erkeksi bayan buse'nin melek mosso'ya benzemesi5
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- kitap önerisi4
- 48 saat uyumamak2
- kaplan dayı tokat manyağı3
- ısparta terörizmle mücadele komutanlığı3
- fingirdek sözlük erkeği6
- 8 kasım 2026 beşiktaş gençlerbirliği maçı4
- 8 kasım 2026 atletico madrid barcelona maçı2
- geceleri aynaya bakıp tipini sikim diyerek yatmak3
- karl marxı adam smith ile sevişirken yakalamak3
- durkheimın intihar teorisi10
- taksim delisi cenk7
- rafet el roman3
- sözlük yazarlarının gazları3
- hizmetçiliğini yaptığı iş adamı öz babası çıktı5
- geceyi daha çok sevme nedenleri4
- erecto min karaağaç al tahtalı kave2
- ismet ibni karaağa vel harem pipigittievi2
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- sözlüklerde gezinen erkekler namusuz diyen yazar4
- okan yalabık'ın son hali5
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali5
- sokak ortasında durduk yere yarrak diye bağırmak5
Asıl adı robinson crusoe olan kitabın ahmet lutfi tarafından 1864'te türkçeye cevirdiği kitabın adı.
işte size kitaptan bi bölüm:
... Bir müddet gidildikten evvelkinden fena gyet şedid rüzgar çıkarak gideceğimiz mahallin aksine döndürdü.<<Geceleyin Berberiyye adalarına varırsak ahalisi bizi telef ederler, gemi taşa tesadüf ederse gark oluruz.>> diyerek bu korku ile sabahladık.Geminin iindekilerin cümlesi şaşırıp şu vartadan halas için tedbir düşündük.Gemicilerden birisini etrafa nazar için direğe çıkardık.Gemici çıkar çıkmaz:
-Aman taş var!Taş var!
diyerek bağırdı.Direkten aşağıya inmezden evvel gemi taşa çarpıp karnından açıldı, sular dolmağa başlayarak batmağa yüz tuttu.Gemiciler kendilerini kurtarmak için geminin yanına sandalı evvelce hazırlamış idi.Hemen beni de beraber alıp atladılar.Dalga batırmasın diye cenab-ı Hakka niyaza başladık.Lakin sandala dalgaların e küüğü gelse gark edeceği meczum olmasıyla yelken açmağı iştemis isek de yelken yok idi; olsa bile açmak mümkün deil idi; kürek çekmekten de faide yoğidi.Şu halde yuvarlanarak giderken bir büyük dalga gelerek sandal ile beraber hpimiz denizin içine gittik.Haktan başka mededres kalmadı.Deniz içinde boğulmamak için nefes almamağı iltizam etmiş isem de tahammül olunur şey olmadığından denizin dibine iner çıkarken cenab-ı Hakkın lutuf ve kahrını tahatturla hayat ve memat arasında bulunurdum.Lakin can tatlı şey olduğundan kenara yahut denizin dibine mi nerye gideceğimizi bilemediğimle beraber yine kendimi kurtarmak için gayrette kusur etmezdim.Bu hal ile necat ve selamete çalışmış isem de nefes almamk mümü olmayıp hususiyle dalgaların aşağıya yukarıya beni yuvarlayarak karnıma dolan sulardan tab ü tüvanım keslerek kat-ı ümmid eylediğim ve ayağımı yere vurup yüze çıktığım anda yüzmeğe gayret etmiş isem de birbirini müteakib hüum eden dağ gibi dalgalar meydan vermezdi.Dalganın biri balaya diğeri kar-ı deryaya isal ederdi.Aşağı inince nefesimi tutar, yukarıya varınca alır idim.Şu halde bulunurken ayağıma bir taş dokundu.Can halviyle dalga gelmeden üzerine çıkmağa çalıştım.Lakin sahile gelen dalgalar beni sahile götürürse de çekilen dalgalar yirmi otuz arşın derinliğinde olan denize beni çeker götürürdü.Salıncak gibi böyle birkaç defalar gah deniz ve gah karaya min gayr-i iradetin gidip gelerek bir defasında yüksek bir taşın üzerine attı.Taş kenarda ve yüksek olduğundan dalgabeni çekip götüremedi.Hele bim-i canla oraya tahassun eyledim.
...Vakta ki akşam olup ortalık kararınca dünya başıma zindan oldu.Gece üzerime yırtıcı hayvanlar gelir diye kemal-i havfımdan ziyadesiyle me'yus olarak hayatımdan mevmid oldum.Denizden kurtulsam dadaha ziyade tehlikeye düştüm.
...Dalları kale gibi etrafı ihata etmiş bir büyük ağacın üzerine çıkıp << bu gece burada misafir olayım bakayım, Mevla sabah neyler>> diye uyuyakalmışım.
işte size kitaptan bi bölüm:
... Bir müddet gidildikten evvelkinden fena gyet şedid rüzgar çıkarak gideceğimiz mahallin aksine döndürdü.<<Geceleyin Berberiyye adalarına varırsak ahalisi bizi telef ederler, gemi taşa tesadüf ederse gark oluruz.>> diyerek bu korku ile sabahladık.Geminin iindekilerin cümlesi şaşırıp şu vartadan halas için tedbir düşündük.Gemicilerden birisini etrafa nazar için direğe çıkardık.Gemici çıkar çıkmaz:
-Aman taş var!Taş var!
diyerek bağırdı.Direkten aşağıya inmezden evvel gemi taşa çarpıp karnından açıldı, sular dolmağa başlayarak batmağa yüz tuttu.Gemiciler kendilerini kurtarmak için geminin yanına sandalı evvelce hazırlamış idi.Hemen beni de beraber alıp atladılar.Dalga batırmasın diye cenab-ı Hakka niyaza başladık.Lakin sandala dalgaların e küüğü gelse gark edeceği meczum olmasıyla yelken açmağı iştemis isek de yelken yok idi; olsa bile açmak mümkün deil idi; kürek çekmekten de faide yoğidi.Şu halde yuvarlanarak giderken bir büyük dalga gelerek sandal ile beraber hpimiz denizin içine gittik.Haktan başka mededres kalmadı.Deniz içinde boğulmamak için nefes almamağı iltizam etmiş isem de tahammül olunur şey olmadığından denizin dibine iner çıkarken cenab-ı Hakkın lutuf ve kahrını tahatturla hayat ve memat arasında bulunurdum.Lakin can tatlı şey olduğundan kenara yahut denizin dibine mi nerye gideceğimizi bilemediğimle beraber yine kendimi kurtarmak için gayrette kusur etmezdim.Bu hal ile necat ve selamete çalışmış isem de nefes almamk mümü olmayıp hususiyle dalgaların aşağıya yukarıya beni yuvarlayarak karnıma dolan sulardan tab ü tüvanım keslerek kat-ı ümmid eylediğim ve ayağımı yere vurup yüze çıktığım anda yüzmeğe gayret etmiş isem de birbirini müteakib hüum eden dağ gibi dalgalar meydan vermezdi.Dalganın biri balaya diğeri kar-ı deryaya isal ederdi.Aşağı inince nefesimi tutar, yukarıya varınca alır idim.Şu halde bulunurken ayağıma bir taş dokundu.Can halviyle dalga gelmeden üzerine çıkmağa çalıştım.Lakin sahile gelen dalgalar beni sahile götürürse de çekilen dalgalar yirmi otuz arşın derinliğinde olan denize beni çeker götürürdü.Salıncak gibi böyle birkaç defalar gah deniz ve gah karaya min gayr-i iradetin gidip gelerek bir defasında yüksek bir taşın üzerine attı.Taş kenarda ve yüksek olduğundan dalgabeni çekip götüremedi.Hele bim-i canla oraya tahassun eyledim.
...Vakta ki akşam olup ortalık kararınca dünya başıma zindan oldu.Gece üzerime yırtıcı hayvanlar gelir diye kemal-i havfımdan ziyadesiyle me'yus olarak hayatımdan mevmid oldum.Denizden kurtulsam dadaha ziyade tehlikeye düştüm.
...Dalları kale gibi etrafı ihata etmiş bir büyük ağacın üzerine çıkıp << bu gece burada misafir olayım bakayım, Mevla sabah neyler>> diye uyuyakalmışım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com