bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı34
- parcalandim toparlanamiyorum322
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri13
- alttaki yazara bir şey söyle15
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- platon un mağara alegorisi4
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlük çeteleri11
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- hilafetin türklere faydası16
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ibrahim erkal saçı3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- ucan tekme atan hipopotam45
- moda faciası olan şeyler7
- kibarhergele14
- karton toplayan meric8
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- bana onu sormayin22
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- nejat uygur3
- insan olmaya ceyrek kala6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- s'i l v'e r m'i s t8
- kız sanılan yazarlar10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- g i l d e d l i l y5
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
Anadolu Nere, Birmanya Nere
Birinci Cihan Harbinde yedi cephede düşmanla kahramanca savaşan Osmanlı askerlerinin pek çoğu şehid olmuştu. Esir düşen bir kısım Osmanlı askerlerini de Ruslar Sibirya’ya, ingilizler uzak – doğu’ya kadar götürmüşlerdi. Buralardan ve diğer esir kamplarından kurtularak on – onbeş sene sonra vatanlarına, ailelerine kavuşanlar yanında, binlercesi de bu uzak diyarlarda zor iklim ve tabiat şartlarından ve muhtelif hastalıklarından dolayı şehid olmuşlardı. ingilizler Birinci Cihan Savaş esnasında 1916 yılında Filistin Cephesinde esir aldıkları 12 bin Türk askerini Hindistan’nın doğusundaki Birmanya’ya sevk etmişlerdi. Araştırmacı yazar Dr. Emel Esin, Birmanya’daki Türk şehitliklerinin yerini tespit etmek için yaptıkları çalışma ile ilgili olarak özetle şöyle diyor:
1964 yılında zevcim Seyfullah Esin Hindistan ve çevresindeki memleketlerde, Türkiye’yi temsil ediyordu. Bu memleketler arasında bulunan Birmanya’ya itimâdnâmesini (güven mektubu) vermesi münasebetiyle, ben’de Ocak 1964’de Birmanya’yı ziyaret ettim. Ocak 1964’te Birmanya Cumhurbaşkanına itimâdnâmesini takdim eden Seyfullah’ın, bu memlekette bir hazin vazifesi de vardı: Türk şehidliklerinin yerini tesbit etmek.
1916 yılında, Filistin cephesinde ingilizlere esir düşen onikibin kadar Türk, Birmanya’ya getirilmiş ve binden fazlası esarette ölmüştü. Yarım yüzyıl (şimdi 90 yıl) evvelki bu şehitliklerimizin yeri ancak tahmini olarak biliniyordu. Şehitliklerin yerleri tespit olunca, ilgili Türk makamları hazirelerin imarını ve âbideler yapılmasını istemekte idi.
Şehitliklerin Yerini Tespitte Birmanya Hükümeti isteksiz
Seyfullah, ilk önce, Birmanya Hükümetinin yardımını rica etti. Fakat, muharebeler, dahilî çarpışmalar olan ve kabilelerin o yıllarda bazan isyan halinde bulunduğu Şan ve Kaçin bölgelerindeki şehitlikler hakkında Birmanya Hükümetinin kati bilgisi yoktu. Üstelik, sümürgelikten yeni çıkan, evvelden ingiliz ve Japon askerî âbidelerinin bulunduğu Birmanya, topraklarında yeni yabancı âbideler yapılmasını artık istemiyordu.
Seyfullah, kendilerine, şehitlerimizin Birmanya’ya müstevli olarak değil, esir bulunarak geldiğini ve mazlum olarak öldüğünü söyledi. Yine de, başka memleketlere misâl teşkil edebilecek bir izini vermek istemediler.
Eğer şehidlerimizin kemiklerini Türkiye’ye taşırsak, bize yardımcı olacaklarını söylediler. Seyfullah bu durumu Dışişleri Bakanlığımıza bir taraftan bildirirken, diğer taraftan da, şehidliklerin yerini tesbit ve durumlarını tetkik ile neticeyi bağlı bulunduğu Bakanlığa bildirmek üzere araştırma yapmağa karar verdi.
Rangoon Şehri Müslümanları imdada Yetişti
O zaman, Rangoon Müslümanları, imdadına yetiştiler ve şehitliklerin yerlerini bildiklerini söylediler. Temas edebildiğimiz Birman Müslümanlarından öğrendiğimize göre, 1916 yılında Rangoon’a getirilen Türk esirleri muhtelif kamplara yerleştirilmiş. Başlıca kamp, Mandalay’ın yakınında Meiktila’da bulunuyordu. Burası, Onyedinci yüzyıldan beri Müslümanlarla meskûn bir yerdi. 1909 yılında Bengalli Müslümanlardan müteşekkil Doksanbirinci ingiliz Alayı için Meiktila kasabası güneyinde, bir de cami yapılmıştı. Bine yakın şehitimiz bu câmi’nin yanında medfûndur.
Meiktila’ın ve Mandalay’ın kuzeyinde, Kaçin eyaletinde bir diğer eski Müslüman ili olan Schwebo’da 100 kadar şehit varmış.
Meiktila Güneyinde, Irrawady nehri üstünde, Thayetmgo şehrinin Kuzey-batısında, Borstal Enstitüsü Çarşısı yanında bulunan bu kamptan bazı Türk esirleri kaçabilmiş. Müslüman aileler onları saklamış. Hatta Türk esirlerinden bir kaçı Birman hanımlarla evlenmişler. O havalide yaşayan torunları bazen açık renk gözlü imiş.
https://www.kelambaz.com/...re-birmanya-myanmar-nere/
Birinci Cihan Harbinde yedi cephede düşmanla kahramanca savaşan Osmanlı askerlerinin pek çoğu şehid olmuştu. Esir düşen bir kısım Osmanlı askerlerini de Ruslar Sibirya’ya, ingilizler uzak – doğu’ya kadar götürmüşlerdi. Buralardan ve diğer esir kamplarından kurtularak on – onbeş sene sonra vatanlarına, ailelerine kavuşanlar yanında, binlercesi de bu uzak diyarlarda zor iklim ve tabiat şartlarından ve muhtelif hastalıklarından dolayı şehid olmuşlardı. ingilizler Birinci Cihan Savaş esnasında 1916 yılında Filistin Cephesinde esir aldıkları 12 bin Türk askerini Hindistan’nın doğusundaki Birmanya’ya sevk etmişlerdi. Araştırmacı yazar Dr. Emel Esin, Birmanya’daki Türk şehitliklerinin yerini tespit etmek için yaptıkları çalışma ile ilgili olarak özetle şöyle diyor:
1964 yılında zevcim Seyfullah Esin Hindistan ve çevresindeki memleketlerde, Türkiye’yi temsil ediyordu. Bu memleketler arasında bulunan Birmanya’ya itimâdnâmesini (güven mektubu) vermesi münasebetiyle, ben’de Ocak 1964’de Birmanya’yı ziyaret ettim. Ocak 1964’te Birmanya Cumhurbaşkanına itimâdnâmesini takdim eden Seyfullah’ın, bu memlekette bir hazin vazifesi de vardı: Türk şehidliklerinin yerini tesbit etmek.
1916 yılında, Filistin cephesinde ingilizlere esir düşen onikibin kadar Türk, Birmanya’ya getirilmiş ve binden fazlası esarette ölmüştü. Yarım yüzyıl (şimdi 90 yıl) evvelki bu şehitliklerimizin yeri ancak tahmini olarak biliniyordu. Şehitliklerin yerleri tespit olunca, ilgili Türk makamları hazirelerin imarını ve âbideler yapılmasını istemekte idi.
Şehitliklerin Yerini Tespitte Birmanya Hükümeti isteksiz
Seyfullah, ilk önce, Birmanya Hükümetinin yardımını rica etti. Fakat, muharebeler, dahilî çarpışmalar olan ve kabilelerin o yıllarda bazan isyan halinde bulunduğu Şan ve Kaçin bölgelerindeki şehitlikler hakkında Birmanya Hükümetinin kati bilgisi yoktu. Üstelik, sümürgelikten yeni çıkan, evvelden ingiliz ve Japon askerî âbidelerinin bulunduğu Birmanya, topraklarında yeni yabancı âbideler yapılmasını artık istemiyordu.
Seyfullah, kendilerine, şehitlerimizin Birmanya’ya müstevli olarak değil, esir bulunarak geldiğini ve mazlum olarak öldüğünü söyledi. Yine de, başka memleketlere misâl teşkil edebilecek bir izini vermek istemediler.
Eğer şehidlerimizin kemiklerini Türkiye’ye taşırsak, bize yardımcı olacaklarını söylediler. Seyfullah bu durumu Dışişleri Bakanlığımıza bir taraftan bildirirken, diğer taraftan da, şehidliklerin yerini tesbit ve durumlarını tetkik ile neticeyi bağlı bulunduğu Bakanlığa bildirmek üzere araştırma yapmağa karar verdi.
Rangoon Şehri Müslümanları imdada Yetişti
O zaman, Rangoon Müslümanları, imdadına yetiştiler ve şehitliklerin yerlerini bildiklerini söylediler. Temas edebildiğimiz Birman Müslümanlarından öğrendiğimize göre, 1916 yılında Rangoon’a getirilen Türk esirleri muhtelif kamplara yerleştirilmiş. Başlıca kamp, Mandalay’ın yakınında Meiktila’da bulunuyordu. Burası, Onyedinci yüzyıldan beri Müslümanlarla meskûn bir yerdi. 1909 yılında Bengalli Müslümanlardan müteşekkil Doksanbirinci ingiliz Alayı için Meiktila kasabası güneyinde, bir de cami yapılmıştı. Bine yakın şehitimiz bu câmi’nin yanında medfûndur.
Meiktila’ın ve Mandalay’ın kuzeyinde, Kaçin eyaletinde bir diğer eski Müslüman ili olan Schwebo’da 100 kadar şehit varmış.
Meiktila Güneyinde, Irrawady nehri üstünde, Thayetmgo şehrinin Kuzey-batısında, Borstal Enstitüsü Çarşısı yanında bulunan bu kamptan bazı Türk esirleri kaçabilmiş. Müslüman aileler onları saklamış. Hatta Türk esirlerinden bir kaçı Birman hanımlarla evlenmişler. O havalide yaşayan torunları bazen açık renk gözlü imiş.
https://www.kelambaz.com/...re-birmanya-myanmar-nere/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar