bugün
- mel mel bakan gibson ve 0 0 78
- kabataş olayı görüntüleri20
- gönül almaya çalışan erkek10
- kavgada ele sıçıp yumruklar atmak7
- istanbul un çok pahalı olması22
- haluk levent son açıklaması6
- karı kıza para yedirir misiniz4
- kara sevdaya tutulan kalmaması2
- toplu taşımada milletin ekranına bakan tipler4
- küsünce sevgiliye komik video atmak2
- en sevilmeyen ev işleri9
- molla rejimi2
- yazarların bugün cılkını çıkardığı şarkı7
- kız dediğin biraz saf olur2
- lansor4
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri9
- 21 temmuz 2026 fenerbahçe gornik zabrze maçı4
- hata çözmek2
- bütün mal varlığı üstünde sokakta yaşayan insan4
- en fazla artılanmayı hak eden yazarlar2
- ömer hayyam4
- gençlerin öfkesinin yanlış yerlere yönelmesi2
- yıldız falına bakan kezo2
- oytun erbaş4
- hayat geriye doğru anlaşılır2
- en son ne aldınız2
- iran da patlama sesleri2
- yks 20263
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- neden okula gitmek zorundayız3
- herkes yatsın iyi geceler9
- 1 saatte 10 bira içmek19
- philadelphia krem peyniri2
- sözlük kızlarının kombinleri20
- tembel ve çalışmayan insan16
- velvet vs nervio19
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- parayla dert dinlenir3
- the merich13
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- cips olsa da yesek7
- fazlası zarar2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- oğlum çok güzel lan6
- slavko vincic15
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- ölmeyi dilemek2
hüseyin hatemi'nin ifadesiyle "eşsiz bir dua"dır.
yeni asya gazetesinden h.hüseyin kemal'in hatemi ile röportajı:
--spoiler--
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır."
** Cevşen-i Kebirin islâm kültüründeki yeri nedir?
Cevşen-i Kebîr diye adlandırılan duâ, bildiğiniz gibi Hz. Hüseyin'in oğlu imam Zeyne'l-Âbidîn'den, Ehl-i Beyt imamlarının dördüncüsünden rivayet edilen, ama esasında Resûl-i Ekrem'e bir nevî Kur'ân vahyi dışında ilham edildiği kabul edilen çok önemli bir duâdır.
Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır. Cevşenin metninin mümkün olduğu kadar ilâveler yapmaksızın, eski kitaplarda olduğu gibi nakledilmesi islâma büyük hizmettir. Bu ilâhî aşk ve tevhid yolunda ilerlemek isteyenlere hizmettir. Onun için bu tür teşebbüsleri hayırlı buluyorum.
** Peki Cevşeni okumak insanlara başka neler kazandırabilir?
Cevşen'i sadece üzerinde taşımaktansa hem üzerinde taşımak, hem de metnini sık sık okumak iyi olur. Fırsat buldukça sabah namazından sonra, yatmadan önce okumak insanın terakkîsine hizmet eder. Bunu yaparsak, unutmazsak -ben kendim için de ikazda bulunuyorum- manevî faydası büyük olur.
** Kitabî olarak okuduğumuz Cevşen boynumuzda taşıdığımız Cevşen'le aynı, değil mi?
Aynı Cevşen, ama boynumuzda taşıdığımız okunabilecek boyutlarda değil. Cevşeni boynumuzda taşıyalım, bize bir güç verir. Çünkü Cevşen taşımakla muska taşımıyoruz. Muskanın aslı nüshadır, ancak halk dilinde muska şekline girmiş. Muska deyince insanların aklına içinde bazı rakamlar, acayip şekiller olan, bazen Kur'ân-ı Kerim âyeti bile olmayan, bir cin ismi, gene esasa dayanmayan melek isimleriyle dolu büyüyle ilgili bir metin gelmektedir. Allah'tan başkasından yardım istemeye, Allah!tan başkasına sığınmaya, cinlerle işbirliği yapmaya dayanan bir muskayı taşımak şirktir. Ama Cevşen-i Kebîr'in metninde böyle birşey yoktur. Cevşen-i Kebîr tamamen tevhid dersidir, ilâhî aşk yolcularının zikridir. Onun için üzerinde taşımak bazı gerçekleri hatırlatması bakımından da faydalıdır. O kişiyi meleklerin koruması da umulur.
** Cevşen'i okumaktaki amaç nedir?
Aşk ile okuyup benimsemek, özümsemek tabi asıl amaçtır.
** Cevşen'i kabul etmeyen kesimler de var mı?
Cevşen'i kabul etmeyen iki grup var, ancak bunlar tamamen birbirinden bağımsız değil. Birisi, Vehhabi mezhebi. Bunlar insanın üzerinde birşey taşımasına kesinlikle karşılar. Ama onlara göre bunun nazar boncuğu olması, muska olması, Cevşen olmasının arasında bir fark yok. Bir de bizim başka tür muskaları taşıyabilen ama Cevşene karşı çıkan kesim var. Vehhabiler Ehl-i Beyt sevgisinde bir arpa boyu yol almalarına rağmen bu kesim Ehl-i Beytten rivayet edilenlere tepki gösteriyorlar. imam Zeyne'l-Âbidîn'den rivayet ediliyor denilince burada bir Şiilik propagandası var diyorlar.
Ancak merhum Bediüzzaman hep Ehl-i Beyt'ten bahsediyordu. Benim feyzim imam-ı Ali'dendir diyordu. Bediüzzaman'da önyargılar, kuşkular, sevgisizlikler yoktur. Ehl-i Beyt bağlıları duâ kitaplarında Cevşene yer verirlerdi. Demek ki Bediüzzaman'ın doğduğu köyde, Kadirî tarikatı mensupları arasında Ehl-i Beyt sevgisi devam ettiği için Cevşen okunuyordu, ama Türkiye'nin belli yerlerinde bilinmeyen bir duâ idi. Bediüzzaman'ın "Başkası olmasaydı bu yetişirdi" denecek büyük hizmetlerinden birisi de Cevşen'i millete tanıtmasıdır. Bediüzzaman'ın hizmetinden sonra Cevşen Türkiye'ye yayılmıştır.
Hasan Hüseyin Kemal
24.01.2006
--spoiler--
(bkz: http://www.yeniasya.com.tr/2006/01/24/haber/h10.htm)
yeni asya gazetesinden h.hüseyin kemal'in hatemi ile röportajı:
--spoiler--
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır."
** Cevşen-i Kebirin islâm kültüründeki yeri nedir?
Cevşen-i Kebîr diye adlandırılan duâ, bildiğiniz gibi Hz. Hüseyin'in oğlu imam Zeyne'l-Âbidîn'den, Ehl-i Beyt imamlarının dördüncüsünden rivayet edilen, ama esasında Resûl-i Ekrem'e bir nevî Kur'ân vahyi dışında ilham edildiği kabul edilen çok önemli bir duâdır.
Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır. Cevşenin metninin mümkün olduğu kadar ilâveler yapmaksızın, eski kitaplarda olduğu gibi nakledilmesi islâma büyük hizmettir. Bu ilâhî aşk ve tevhid yolunda ilerlemek isteyenlere hizmettir. Onun için bu tür teşebbüsleri hayırlı buluyorum.
** Peki Cevşeni okumak insanlara başka neler kazandırabilir?
Cevşen'i sadece üzerinde taşımaktansa hem üzerinde taşımak, hem de metnini sık sık okumak iyi olur. Fırsat buldukça sabah namazından sonra, yatmadan önce okumak insanın terakkîsine hizmet eder. Bunu yaparsak, unutmazsak -ben kendim için de ikazda bulunuyorum- manevî faydası büyük olur.
** Kitabî olarak okuduğumuz Cevşen boynumuzda taşıdığımız Cevşen'le aynı, değil mi?
Aynı Cevşen, ama boynumuzda taşıdığımız okunabilecek boyutlarda değil. Cevşeni boynumuzda taşıyalım, bize bir güç verir. Çünkü Cevşen taşımakla muska taşımıyoruz. Muskanın aslı nüshadır, ancak halk dilinde muska şekline girmiş. Muska deyince insanların aklına içinde bazı rakamlar, acayip şekiller olan, bazen Kur'ân-ı Kerim âyeti bile olmayan, bir cin ismi, gene esasa dayanmayan melek isimleriyle dolu büyüyle ilgili bir metin gelmektedir. Allah'tan başkasından yardım istemeye, Allah!tan başkasına sığınmaya, cinlerle işbirliği yapmaya dayanan bir muskayı taşımak şirktir. Ama Cevşen-i Kebîr'in metninde böyle birşey yoktur. Cevşen-i Kebîr tamamen tevhid dersidir, ilâhî aşk yolcularının zikridir. Onun için üzerinde taşımak bazı gerçekleri hatırlatması bakımından da faydalıdır. O kişiyi meleklerin koruması da umulur.
** Cevşen'i okumaktaki amaç nedir?
Aşk ile okuyup benimsemek, özümsemek tabi asıl amaçtır.
** Cevşen'i kabul etmeyen kesimler de var mı?
Cevşen'i kabul etmeyen iki grup var, ancak bunlar tamamen birbirinden bağımsız değil. Birisi, Vehhabi mezhebi. Bunlar insanın üzerinde birşey taşımasına kesinlikle karşılar. Ama onlara göre bunun nazar boncuğu olması, muska olması, Cevşen olmasının arasında bir fark yok. Bir de bizim başka tür muskaları taşıyabilen ama Cevşene karşı çıkan kesim var. Vehhabiler Ehl-i Beyt sevgisinde bir arpa boyu yol almalarına rağmen bu kesim Ehl-i Beytten rivayet edilenlere tepki gösteriyorlar. imam Zeyne'l-Âbidîn'den rivayet ediliyor denilince burada bir Şiilik propagandası var diyorlar.
Ancak merhum Bediüzzaman hep Ehl-i Beyt'ten bahsediyordu. Benim feyzim imam-ı Ali'dendir diyordu. Bediüzzaman'da önyargılar, kuşkular, sevgisizlikler yoktur. Ehl-i Beyt bağlıları duâ kitaplarında Cevşene yer verirlerdi. Demek ki Bediüzzaman'ın doğduğu köyde, Kadirî tarikatı mensupları arasında Ehl-i Beyt sevgisi devam ettiği için Cevşen okunuyordu, ama Türkiye'nin belli yerlerinde bilinmeyen bir duâ idi. Bediüzzaman'ın "Başkası olmasaydı bu yetişirdi" denecek büyük hizmetlerinden birisi de Cevşen'i millete tanıtmasıdır. Bediüzzaman'ın hizmetinden sonra Cevşen Türkiye'ye yayılmıştır.
Hasan Hüseyin Kemal
24.01.2006
--spoiler--
(bkz: http://www.yeniasya.com.tr/2006/01/24/haber/h10.htm)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar