bugün
- kıvırcık saç7
- bir bela geliyor11
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- deccal internetten çıkacak11
- serhat kılıç19
- rennie4
- sağlıklı beslenmek2
- filenin sultanları7
- tung tung tung sahur2
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- italyan mutfağı2
- en sevmediğin insan tipleri9
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- ikinci defa askere gitmek8
- ey insan4
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kurusıkı3
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- cop316
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- claudian clouds22
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- bir kızla dalga geçmek6
- sözlük whatsapp grupları13
- mavi göz7
- gizli hesap6
- sarapci koala45
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- friedrich hegel la bi cay icek12
- uludağ itiraf10
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- enayimiknatisii32
- yarın kpssye girecek yazarlar15
- melissa vargas7
hüseyin hatemi'nin ifadesiyle "eşsiz bir dua"dır.
yeni asya gazetesinden h.hüseyin kemal'in hatemi ile röportajı:
--spoiler--
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır."
** Cevşen-i Kebirin islâm kültüründeki yeri nedir?
Cevşen-i Kebîr diye adlandırılan duâ, bildiğiniz gibi Hz. Hüseyin'in oğlu imam Zeyne'l-Âbidîn'den, Ehl-i Beyt imamlarının dördüncüsünden rivayet edilen, ama esasında Resûl-i Ekrem'e bir nevî Kur'ân vahyi dışında ilham edildiği kabul edilen çok önemli bir duâdır.
Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır. Cevşenin metninin mümkün olduğu kadar ilâveler yapmaksızın, eski kitaplarda olduğu gibi nakledilmesi islâma büyük hizmettir. Bu ilâhî aşk ve tevhid yolunda ilerlemek isteyenlere hizmettir. Onun için bu tür teşebbüsleri hayırlı buluyorum.
** Peki Cevşeni okumak insanlara başka neler kazandırabilir?
Cevşen'i sadece üzerinde taşımaktansa hem üzerinde taşımak, hem de metnini sık sık okumak iyi olur. Fırsat buldukça sabah namazından sonra, yatmadan önce okumak insanın terakkîsine hizmet eder. Bunu yaparsak, unutmazsak -ben kendim için de ikazda bulunuyorum- manevî faydası büyük olur.
** Kitabî olarak okuduğumuz Cevşen boynumuzda taşıdığımız Cevşen'le aynı, değil mi?
Aynı Cevşen, ama boynumuzda taşıdığımız okunabilecek boyutlarda değil. Cevşeni boynumuzda taşıyalım, bize bir güç verir. Çünkü Cevşen taşımakla muska taşımıyoruz. Muskanın aslı nüshadır, ancak halk dilinde muska şekline girmiş. Muska deyince insanların aklına içinde bazı rakamlar, acayip şekiller olan, bazen Kur'ân-ı Kerim âyeti bile olmayan, bir cin ismi, gene esasa dayanmayan melek isimleriyle dolu büyüyle ilgili bir metin gelmektedir. Allah'tan başkasından yardım istemeye, Allah!tan başkasına sığınmaya, cinlerle işbirliği yapmaya dayanan bir muskayı taşımak şirktir. Ama Cevşen-i Kebîr'in metninde böyle birşey yoktur. Cevşen-i Kebîr tamamen tevhid dersidir, ilâhî aşk yolcularının zikridir. Onun için üzerinde taşımak bazı gerçekleri hatırlatması bakımından da faydalıdır. O kişiyi meleklerin koruması da umulur.
** Cevşen'i okumaktaki amaç nedir?
Aşk ile okuyup benimsemek, özümsemek tabi asıl amaçtır.
** Cevşen'i kabul etmeyen kesimler de var mı?
Cevşen'i kabul etmeyen iki grup var, ancak bunlar tamamen birbirinden bağımsız değil. Birisi, Vehhabi mezhebi. Bunlar insanın üzerinde birşey taşımasına kesinlikle karşılar. Ama onlara göre bunun nazar boncuğu olması, muska olması, Cevşen olmasının arasında bir fark yok. Bir de bizim başka tür muskaları taşıyabilen ama Cevşene karşı çıkan kesim var. Vehhabiler Ehl-i Beyt sevgisinde bir arpa boyu yol almalarına rağmen bu kesim Ehl-i Beytten rivayet edilenlere tepki gösteriyorlar. imam Zeyne'l-Âbidîn'den rivayet ediliyor denilince burada bir Şiilik propagandası var diyorlar.
Ancak merhum Bediüzzaman hep Ehl-i Beyt'ten bahsediyordu. Benim feyzim imam-ı Ali'dendir diyordu. Bediüzzaman'da önyargılar, kuşkular, sevgisizlikler yoktur. Ehl-i Beyt bağlıları duâ kitaplarında Cevşene yer verirlerdi. Demek ki Bediüzzaman'ın doğduğu köyde, Kadirî tarikatı mensupları arasında Ehl-i Beyt sevgisi devam ettiği için Cevşen okunuyordu, ama Türkiye'nin belli yerlerinde bilinmeyen bir duâ idi. Bediüzzaman'ın "Başkası olmasaydı bu yetişirdi" denecek büyük hizmetlerinden birisi de Cevşen'i millete tanıtmasıdır. Bediüzzaman'ın hizmetinden sonra Cevşen Türkiye'ye yayılmıştır.
Hasan Hüseyin Kemal
24.01.2006
--spoiler--
(bkz: http://www.yeniasya.com.tr/2006/01/24/haber/h10.htm)
yeni asya gazetesinden h.hüseyin kemal'in hatemi ile röportajı:
--spoiler--
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır."
** Cevşen-i Kebirin islâm kültüründeki yeri nedir?
Cevşen-i Kebîr diye adlandırılan duâ, bildiğiniz gibi Hz. Hüseyin'in oğlu imam Zeyne'l-Âbidîn'den, Ehl-i Beyt imamlarının dördüncüsünden rivayet edilen, ama esasında Resûl-i Ekrem'e bir nevî Kur'ân vahyi dışında ilham edildiği kabul edilen çok önemli bir duâdır.
Cevşen, ilâhî aşk yolunda ilerlemek, tevhidi ve Allah'ın sıfatlarını düşünmek, üzerinde zikretmek bakımından eşsiz değerde bir duâdır. Cevşenin metninin mümkün olduğu kadar ilâveler yapmaksızın, eski kitaplarda olduğu gibi nakledilmesi islâma büyük hizmettir. Bu ilâhî aşk ve tevhid yolunda ilerlemek isteyenlere hizmettir. Onun için bu tür teşebbüsleri hayırlı buluyorum.
** Peki Cevşeni okumak insanlara başka neler kazandırabilir?
Cevşen'i sadece üzerinde taşımaktansa hem üzerinde taşımak, hem de metnini sık sık okumak iyi olur. Fırsat buldukça sabah namazından sonra, yatmadan önce okumak insanın terakkîsine hizmet eder. Bunu yaparsak, unutmazsak -ben kendim için de ikazda bulunuyorum- manevî faydası büyük olur.
** Kitabî olarak okuduğumuz Cevşen boynumuzda taşıdığımız Cevşen'le aynı, değil mi?
Aynı Cevşen, ama boynumuzda taşıdığımız okunabilecek boyutlarda değil. Cevşeni boynumuzda taşıyalım, bize bir güç verir. Çünkü Cevşen taşımakla muska taşımıyoruz. Muskanın aslı nüshadır, ancak halk dilinde muska şekline girmiş. Muska deyince insanların aklına içinde bazı rakamlar, acayip şekiller olan, bazen Kur'ân-ı Kerim âyeti bile olmayan, bir cin ismi, gene esasa dayanmayan melek isimleriyle dolu büyüyle ilgili bir metin gelmektedir. Allah'tan başkasından yardım istemeye, Allah!tan başkasına sığınmaya, cinlerle işbirliği yapmaya dayanan bir muskayı taşımak şirktir. Ama Cevşen-i Kebîr'in metninde böyle birşey yoktur. Cevşen-i Kebîr tamamen tevhid dersidir, ilâhî aşk yolcularının zikridir. Onun için üzerinde taşımak bazı gerçekleri hatırlatması bakımından da faydalıdır. O kişiyi meleklerin koruması da umulur.
** Cevşen'i okumaktaki amaç nedir?
Aşk ile okuyup benimsemek, özümsemek tabi asıl amaçtır.
** Cevşen'i kabul etmeyen kesimler de var mı?
Cevşen'i kabul etmeyen iki grup var, ancak bunlar tamamen birbirinden bağımsız değil. Birisi, Vehhabi mezhebi. Bunlar insanın üzerinde birşey taşımasına kesinlikle karşılar. Ama onlara göre bunun nazar boncuğu olması, muska olması, Cevşen olmasının arasında bir fark yok. Bir de bizim başka tür muskaları taşıyabilen ama Cevşene karşı çıkan kesim var. Vehhabiler Ehl-i Beyt sevgisinde bir arpa boyu yol almalarına rağmen bu kesim Ehl-i Beytten rivayet edilenlere tepki gösteriyorlar. imam Zeyne'l-Âbidîn'den rivayet ediliyor denilince burada bir Şiilik propagandası var diyorlar.
Ancak merhum Bediüzzaman hep Ehl-i Beyt'ten bahsediyordu. Benim feyzim imam-ı Ali'dendir diyordu. Bediüzzaman'da önyargılar, kuşkular, sevgisizlikler yoktur. Ehl-i Beyt bağlıları duâ kitaplarında Cevşene yer verirlerdi. Demek ki Bediüzzaman'ın doğduğu köyde, Kadirî tarikatı mensupları arasında Ehl-i Beyt sevgisi devam ettiği için Cevşen okunuyordu, ama Türkiye'nin belli yerlerinde bilinmeyen bir duâ idi. Bediüzzaman'ın "Başkası olmasaydı bu yetişirdi" denecek büyük hizmetlerinden birisi de Cevşen'i millete tanıtmasıdır. Bediüzzaman'ın hizmetinden sonra Cevşen Türkiye'ye yayılmıştır.
Hasan Hüseyin Kemal
24.01.2006
--spoiler--
(bkz: http://www.yeniasya.com.tr/2006/01/24/haber/h10.htm)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar