bugün

fatih terim

yaptığı açıklamada Beşiktaş'ın mücadele ettiği UEFA kupasında kupayı roma nın almasını istemiş türk milli takımları teknik direktörüdür.

ergen yıllarımda yönettiği takımın kupalara doymayan, zamanının belki de en iyi futbol takımı olmasında payı olduğunu düşündürerek kahramanlaştırdığım bir figürdü. o imaja dokundurmamak adına her türlü haksız kazancını, başarısızlıklarını hatta derin devlet bağlantılarını göz ardı ederdim. ama yıllar yılı şüphe ettiğim Beşiktaş düşmanlığını su yüzüne doğrudan çıkartması bardağı taşırdı. içimdekileri dökmemde bir sakınca görmüyorum.

pirlo'nun yazdığı kitapta kendinden bahsetme şekli yaptıkları ile o kadar tutarlı ki. bunun hiç ülkede gündem oluşturmadan bu adamın dünya para alması, üzerine onca narsistlik, üzerine onca başarısızlık. UEFA kupasını aldığı yıl hagi'nin oyuncu-teknik direktör olarak takımı sırtlayıp bunun poz kesmiş olduğuna kesin kanaat getirdim. ve basın, ne kadar aldatıcı. sanmıştım ki Berlusconi terim karizması ile baş edemedi ve gönderdi. ama pirlo nun kurumsal yapıya ayak uyduramayan narsist hikayesi, yönettiği takımların taktiksel anlamda ortaya koyduğu net bir strateji-formasyon olmaması gibi faktörler bence tabloyu netleştirdi. bugün kendisini gördüğümde, bulunduğu mevkiyi hak etmeyen insanları gördüğümde gelen mide bulantısını yaşıyorum. Beşiktaşlı olarak takımımın özellikle tosiç içeriği ile kupa almaya 2000 GS'ı kadar şanslı görmüyordum, hala görmüyorum. ama şununla birlikte herşeyden çok istiyorum.
© copyright 2005 - 2026