bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks15
- habire1215
- kadir inanır'ın mirası8
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- sözlükteki sinsi köpekler8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- sözlüğün aptal kaynaması3
- of çok sıkıcı olmanız3
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- haddini bil otur aşağıya frankyfourfingers2
- kızların çok açık giyinmesi5
- true ile tatlı sert5
- rakı arasında çay içmek5
- atatürk diyor ki5
- sıfır atık vakfı11
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- 0 0 717
- platon'un mağara alegorisi ve telefon ekranı2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- sözlükteki arap döven kızlar5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- jt money3
- bilerek ponziye dahil olmak7
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- diyanet işlerinde çalışmak2
- cop318
- era7capone4
- evrene enerji gönderen müslüman9
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- habire'nin fendi kadını yendi4
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- samed ağırbaş7
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı3
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- aleksey batrakov5
- fusya semsiyeli yabanci25
- karı koca sözlükte takılan yazarlar4
- çaylak olmadan önceki son kahve3
- askerde yenilen iskender kebap2
- uluslararası ilişkiler bölümünün özeti3
- istanbul4
- 1000 mbps internet3
- yalnız yaşamak2
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
http://tr.euronews.com/20...ra-nin-film-gibi-hikayesi
--spoiler--
Tüm Türkiye’nin aradığı Batman Beşirili Fahire Kara, en küçüğü 9 aylık olan 12 çocuğunu bırakarak 1990 yılında eşiyle beraber haca gitti.
Fahire ve eşi Abdurrahman Kara, ikinci kez haca gideceklerinden, bu kez kuraya girmeyerek, Suudi Arabistan’daki özel bir şirket aracılığıyla görevlerini yerine getireceklerdi.
Ancak o yıl hacda yaşananlar 12 çocuklu Fahire Kara’nın hayatını alt üst etmeye yetti.
1990 yılında « El Muaysem Faciası » olarak bilinen tünel kargaşasında 447’si Türk vatandaşı olmak üzere toplam bin 426 hacı adayı hayatını kaybetti.
Şeytan taşlamaya giderken yaşanan panik ve izdiham sonucu ters yönlerden koşarak gelen hacı kafileleri aynı noktaya yığılmış ve bin 426 hacı adayı ezilip nefessiz kalarak yaşamını yitirmişti.
Fahire hanım ve eşi Abdurrahman da oradaydılar.
Eşi Abdurrahman Kara ağır yara almıştı. Eşini arıyor ancak bulamıyordu.
Üç metre üst üste yığılan insan vücutlarını aşıp kurtulmaya çalışanlar diğerlerini ezip geçerken, Abdurrahman o sıra eşinin şehadet getirdiğine şahit oldu.
On gün boyunca morgları gezerek eşinin cesedini aradı, fakat bulamayınca, yaralı da olunca Türkiye’ye geri döndü.
Abdurrahman bey Fahire’nin o izdihamda hayatını kaybettiği kanısına vardı.
Vatana geri döndüğünde eşinin öldüğünü ilan edip, cenaze namazını kıldırdı.
Ancak durumun öyle olmadığını anlamak için aradan uzun yılların geçmesi gerekti….
Bundan sadece bir kaç ay önce Fahire hanımın Türkiye’deki çocukları, umre ve hacdan gelenlerden Türkçe konuşup hediyelik eşya satan bir bayan hakkında bir takım haberler aldı.
Türk hacıları görünce yaklaşıp ağlayarak derdini anlatmaya çalışan bir kadının hikayesi…
“Ben de Türkiye’den geldim ve Batman Beşir’liyim. 1990’da yaşanan tünel faciasında eşimi kaybettim ve bir Arap tarafından kaçırıldım. Pasaportumu ve kimliğimi yaktı ve beni 6 yıl boyunca eve hapsetti. Esaretten çocuğum olduktan sonra kurtulabildim. Yıllardır buradayım, ne arayıp ne soranım var.”
Fahire Hanım’ın çocukları bu duyumlar üzerine Müge Anlı’dan yardım istedi. Olayın kısa sürede duyulması üzerine Fahire hanımın hacdaki Türklere aynı hikayeyi anlattığı bir çok kişi tarafından doğrulandı.
Fahire’yi hacda gördüklerini anlatanlar onun sürekli baskı altında olduğunu hissetmiş. Türkçe konuşmaya başladığı anda kır saçlı Arap biri bağırarak müdahale etmeye çalışıyormuş.
Oradaki otellerden birinde çalışan Türk bir temizlik görevlisi anlatıyor:
“Bir gün Türk televizyonu açıkken Arap müşterilerden biri içeri girdi. Ekranda Fahire hanımı görünce onu tanıdığını ve zorla tutulduğunu, doğum yapana kadar evden dışarı çıkarılmadığını anlattı. Fahire hanımı kaçıran adam Yemenli, Medine’de yaşıyor, adı Mahmut Ahmet Ataullah, ticaretle uğraşıyor.”
Fahire hanımın karşılaştığı Türk turistlere anlattıklarına göre olay şöyle gerçekleşiyor :
Zorla alıkonulan ve 6 yıl boyunca evden çıkartılmayan Fahire hanımın 3 çocuğu olmuş.
Tünel faciasında yaralanınca onu kaçıran Mahmut Ataullah belediyede çöpçülük yapıyormuş. O dönem zor şartlar altında her birimden yardım istenmiş. Fahire hanımı hastaneye götüreceğini söyleyen Ataullah genç bayanı ikinci eşi olması ve hasta olan ilk eşine bakması için evine kapatmış.
Medine’de herkesin bu kadını tanıdığı fakat eşi ve oğlundan çekindikleri için sustukları belirtiliyor.
Türkiye’de Müge Anlı’nın programında arandığını duymuş Fahire hanım.
Çocuklarını ekranda görünce kendilerini kurtardıklarına çok sevinmiş.
Ama dönmek için bir çaba göstermemesi herkesi şaşırtıyor.
Zira durum sanıldığından çok daha farklı :
Suudi Arabistan yasalarına göre kadın kaçırmanın cezası kamuya açık bir alanda kafanın kesilerek idam edilmek.
Şu an 80 yaşın üzerinde olan Mahmut Ahmet Ataullah 26 yıl önce kadın kaçırmaktan idam riskiyle karşı karşıya.
Fakat Fahire hanım Arap eşinden olan çocuklarının ısrarı üzerine Mahmut beyi idamdan kurtarmak için onun kendisini kaçırdığını inkar etse, yani isteyerek evlendiğini söylese, bu kez de kendisi risk altında. Zira evli olduğu halde başka bir adamla “zina” yaptığı gerekçesiyle başı dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülecek ve recm edilecek.
Fahire Kara’yı bulmak için MIT de devreye girdi. Konu Cumhurbaşkanlığına da resmi olarak iletildi. Önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan’a gidecek olan Cumhurbaşkanı’nın konuyu krala iletmesi bekleniyor…
--spoiler--
--spoiler--
Tüm Türkiye’nin aradığı Batman Beşirili Fahire Kara, en küçüğü 9 aylık olan 12 çocuğunu bırakarak 1990 yılında eşiyle beraber haca gitti.
Fahire ve eşi Abdurrahman Kara, ikinci kez haca gideceklerinden, bu kez kuraya girmeyerek, Suudi Arabistan’daki özel bir şirket aracılığıyla görevlerini yerine getireceklerdi.
Ancak o yıl hacda yaşananlar 12 çocuklu Fahire Kara’nın hayatını alt üst etmeye yetti.
1990 yılında « El Muaysem Faciası » olarak bilinen tünel kargaşasında 447’si Türk vatandaşı olmak üzere toplam bin 426 hacı adayı hayatını kaybetti.
Şeytan taşlamaya giderken yaşanan panik ve izdiham sonucu ters yönlerden koşarak gelen hacı kafileleri aynı noktaya yığılmış ve bin 426 hacı adayı ezilip nefessiz kalarak yaşamını yitirmişti.
Fahire hanım ve eşi Abdurrahman da oradaydılar.
Eşi Abdurrahman Kara ağır yara almıştı. Eşini arıyor ancak bulamıyordu.
Üç metre üst üste yığılan insan vücutlarını aşıp kurtulmaya çalışanlar diğerlerini ezip geçerken, Abdurrahman o sıra eşinin şehadet getirdiğine şahit oldu.
On gün boyunca morgları gezerek eşinin cesedini aradı, fakat bulamayınca, yaralı da olunca Türkiye’ye geri döndü.
Abdurrahman bey Fahire’nin o izdihamda hayatını kaybettiği kanısına vardı.
Vatana geri döndüğünde eşinin öldüğünü ilan edip, cenaze namazını kıldırdı.
Ancak durumun öyle olmadığını anlamak için aradan uzun yılların geçmesi gerekti….
Bundan sadece bir kaç ay önce Fahire hanımın Türkiye’deki çocukları, umre ve hacdan gelenlerden Türkçe konuşup hediyelik eşya satan bir bayan hakkında bir takım haberler aldı.
Türk hacıları görünce yaklaşıp ağlayarak derdini anlatmaya çalışan bir kadının hikayesi…
“Ben de Türkiye’den geldim ve Batman Beşir’liyim. 1990’da yaşanan tünel faciasında eşimi kaybettim ve bir Arap tarafından kaçırıldım. Pasaportumu ve kimliğimi yaktı ve beni 6 yıl boyunca eve hapsetti. Esaretten çocuğum olduktan sonra kurtulabildim. Yıllardır buradayım, ne arayıp ne soranım var.”
Fahire Hanım’ın çocukları bu duyumlar üzerine Müge Anlı’dan yardım istedi. Olayın kısa sürede duyulması üzerine Fahire hanımın hacdaki Türklere aynı hikayeyi anlattığı bir çok kişi tarafından doğrulandı.
Fahire’yi hacda gördüklerini anlatanlar onun sürekli baskı altında olduğunu hissetmiş. Türkçe konuşmaya başladığı anda kır saçlı Arap biri bağırarak müdahale etmeye çalışıyormuş.
Oradaki otellerden birinde çalışan Türk bir temizlik görevlisi anlatıyor:
“Bir gün Türk televizyonu açıkken Arap müşterilerden biri içeri girdi. Ekranda Fahire hanımı görünce onu tanıdığını ve zorla tutulduğunu, doğum yapana kadar evden dışarı çıkarılmadığını anlattı. Fahire hanımı kaçıran adam Yemenli, Medine’de yaşıyor, adı Mahmut Ahmet Ataullah, ticaretle uğraşıyor.”
Fahire hanımın karşılaştığı Türk turistlere anlattıklarına göre olay şöyle gerçekleşiyor :
Zorla alıkonulan ve 6 yıl boyunca evden çıkartılmayan Fahire hanımın 3 çocuğu olmuş.
Tünel faciasında yaralanınca onu kaçıran Mahmut Ataullah belediyede çöpçülük yapıyormuş. O dönem zor şartlar altında her birimden yardım istenmiş. Fahire hanımı hastaneye götüreceğini söyleyen Ataullah genç bayanı ikinci eşi olması ve hasta olan ilk eşine bakması için evine kapatmış.
Medine’de herkesin bu kadını tanıdığı fakat eşi ve oğlundan çekindikleri için sustukları belirtiliyor.
Türkiye’de Müge Anlı’nın programında arandığını duymuş Fahire hanım.
Çocuklarını ekranda görünce kendilerini kurtardıklarına çok sevinmiş.
Ama dönmek için bir çaba göstermemesi herkesi şaşırtıyor.
Zira durum sanıldığından çok daha farklı :
Suudi Arabistan yasalarına göre kadın kaçırmanın cezası kamuya açık bir alanda kafanın kesilerek idam edilmek.
Şu an 80 yaşın üzerinde olan Mahmut Ahmet Ataullah 26 yıl önce kadın kaçırmaktan idam riskiyle karşı karşıya.
Fakat Fahire hanım Arap eşinden olan çocuklarının ısrarı üzerine Mahmut beyi idamdan kurtarmak için onun kendisini kaçırdığını inkar etse, yani isteyerek evlendiğini söylese, bu kez de kendisi risk altında. Zira evli olduğu halde başka bir adamla “zina” yaptığı gerekçesiyle başı dışarıda kalacak şekilde toprağa gömülecek ve recm edilecek.
Fahire Kara’yı bulmak için MIT de devreye girdi. Konu Cumhurbaşkanlığına da resmi olarak iletildi. Önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan’a gidecek olan Cumhurbaşkanı’nın konuyu krala iletmesi bekleniyor…
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar