bugün
- buddy dude23
- deliliğin tedavisi6
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek9
- rad suresi 2 ayet2
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı2
- gocu29
- karşı cinste hayran olunan özellik11
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- 2026 dünya kupası4
- evlenmeyi başaramamış kadın12
- avustralya10
- deyyus u ekber4
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- türkiye13
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı3
- japonya3
- hollanda3
- fildişi sahili2
- güzel kızların isimleri3
- sözlüğün amacı3
- sueda uluca5
- milli maçı izlemeyen erkek22
- selenoid valfin ne olduğunu bilen kız3
- paraguay2
- amerika birleşik devletleri2
- sevgilisine ayı diyen kız6
- 14 haziran 2026 maden işçilerine silahlı saldırı5
- kenan yıldız3
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum5
- iremga ve mokv'yi özlemek4
- bardağı taşıran son damla7
- hilal yelekçi3
- git commit mesajlarında duygu durumu2
- arda güler8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- almanya 7 curaçao 13
- curaçao4
- elmas bey birader bay bey biraderdir4
- evlenmemeyi başarı olarak görmek3
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- ayak yalamamış erkek kalmaması5
- leyla cengiz beauty'nin 4000 tl kaporaya çökmesi3
- tarihte yaşamış birini ölesiye savunmak5
- kadınlar neyden hoşlanır10
- vincenzo montella9
- ertan özyiğiti uzaylılar kaçırsaydı3
- türkiye a milli futbol takımı3
--spoiler--
amsterdam'da mexico city adlı mekanda, bir geçkin(bir şeyler yaşayıp kenara çekilmiş kişi) anılarından sağdığı düşünceleri anlatır. Anlatıcı, paris'te başarılı, varlıklı ve popüler bir avukatken her şeyi bırakıp bu şehre göçmüştür. O dönem dilencilere ve körlere yardım etmiş, zor durumdakilere ücretsiz avukatlık hizmeti vermiş, herkese selam vermiş ve herkesle muhabbet etmiş, kendine kötü davrananlara bile iyi davranmış, yardımsever ve güleryüzlü olmuştur; kısacası bilumum iyi davranışta bulunmuştur fakat bunları içinden geldiği için değil insanlarda çok iyi kalpli biri olduğu düşüncesini yaratmak için yapmış, ikiyüzlü ve yapmacık davranmıştır. Bütün bunları dışsal onay almak mesleğinden de öte genel olarak kendi çıkarına hizmet ettiği için yapmıştır. Sadece kendi değil içinde bulunduğu toplum da kötüdür, zira insanlar güç elde etmek amacıyla ikiyüzlü ve yapmacık davranmaktadırlar. Başarılı ve popüler bir avukat, dans etmeyi biliyor, tiyatro ve futbolu yerinde izliyor, üstelik kendi de tenis oynuyor, spor yapıyor, yetmezmiş gibi bir de yardımsever ve güleryüzlü. Bu adam, bütün bu davranışlarıyla görünürde sevgi ve takdir toplamaktadır ama aşağılık insanlar başkalarının mükemmeliyetinden rahatsız olurlar, bu böyledir. Anlatıcımız, simaen bildiği insanların kendisinden nefret ettiğini öğrendiğinde bu gerçeği fark eder.
Toplumsal davranışın içgüdüsel olarak çıkar odaklı konumlanışı saf başkarakterimizi üzmüştür, bunun sonucunda o da nietzscheci bir tavırla insanların tek derdinin güç istenci olduğunu iddia etmiştir. Seine'de boğulan ama yardım etmediği kadından doğan vicdan azabını içinden atamaz anlatıcı. Camus, bu olay üzerinden, felsefesinin temel kavramlarından biri olan sorumluluğa vurgu yapmaktadır. ("Paris köprüleri üzerinde özgürlükten korktuğumu ben de öğrendim." s.91) Camus'ya göre insanlar sözde özgürlük istemektedir fakat özgürlüğün sorumluluk doğurduğunun da farkındadırlar. Sorumluluk almamak için despot efendilere esir ederler kendilerini, despot efendiyi eleştirerek da kendilerini aklarlar, masum hissederler. Ayrıca kitapta genel olarak Dostoyevski'den ileri gelen "herkesin her şeyden sorumlu olduğu" düşüncesi verilmek istenmiş
--spoiler--
amsterdam'da mexico city adlı mekanda, bir geçkin(bir şeyler yaşayıp kenara çekilmiş kişi) anılarından sağdığı düşünceleri anlatır. Anlatıcı, paris'te başarılı, varlıklı ve popüler bir avukatken her şeyi bırakıp bu şehre göçmüştür. O dönem dilencilere ve körlere yardım etmiş, zor durumdakilere ücretsiz avukatlık hizmeti vermiş, herkese selam vermiş ve herkesle muhabbet etmiş, kendine kötü davrananlara bile iyi davranmış, yardımsever ve güleryüzlü olmuştur; kısacası bilumum iyi davranışta bulunmuştur fakat bunları içinden geldiği için değil insanlarda çok iyi kalpli biri olduğu düşüncesini yaratmak için yapmış, ikiyüzlü ve yapmacık davranmıştır. Bütün bunları dışsal onay almak mesleğinden de öte genel olarak kendi çıkarına hizmet ettiği için yapmıştır. Sadece kendi değil içinde bulunduğu toplum da kötüdür, zira insanlar güç elde etmek amacıyla ikiyüzlü ve yapmacık davranmaktadırlar. Başarılı ve popüler bir avukat, dans etmeyi biliyor, tiyatro ve futbolu yerinde izliyor, üstelik kendi de tenis oynuyor, spor yapıyor, yetmezmiş gibi bir de yardımsever ve güleryüzlü. Bu adam, bütün bu davranışlarıyla görünürde sevgi ve takdir toplamaktadır ama aşağılık insanlar başkalarının mükemmeliyetinden rahatsız olurlar, bu böyledir. Anlatıcımız, simaen bildiği insanların kendisinden nefret ettiğini öğrendiğinde bu gerçeği fark eder.
Toplumsal davranışın içgüdüsel olarak çıkar odaklı konumlanışı saf başkarakterimizi üzmüştür, bunun sonucunda o da nietzscheci bir tavırla insanların tek derdinin güç istenci olduğunu iddia etmiştir. Seine'de boğulan ama yardım etmediği kadından doğan vicdan azabını içinden atamaz anlatıcı. Camus, bu olay üzerinden, felsefesinin temel kavramlarından biri olan sorumluluğa vurgu yapmaktadır. ("Paris köprüleri üzerinde özgürlükten korktuğumu ben de öğrendim." s.91) Camus'ya göre insanlar sözde özgürlük istemektedir fakat özgürlüğün sorumluluk doğurduğunun da farkındadırlar. Sorumluluk almamak için despot efendilere esir ederler kendilerini, despot efendiyi eleştirerek da kendilerini aklarlar, masum hissederler. Ayrıca kitapta genel olarak Dostoyevski'den ileri gelen "herkesin her şeyden sorumlu olduğu" düşüncesi verilmek istenmiş
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar