bugün
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- hafızayı sildirmek6
- sözlükten korkmak5
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması3
- işiniz gücünüz yok mu11
- nervio12
- bir bela geliyor29
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- gocu43
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- fusya semsiyeli yabanci20
- zalbert ramstein3
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- uludağ itiraf15
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- seninleyken kendim olabiliyorum2
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- pandela2
- mazotun yarım litresi 50 tl24
- duştan yeni çıkmış six packli erkek3
- gece dinlenen podcast te anırarak gülen adamlar3
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- willem dafoe3
- 7 aydır konuşulan kızın true çıkması3
- uludağ sözlük evreni8
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- 195 kaslı pilot14
- heyt bea gocu mu5
- dizi izlemek4
- düğününde piste çıkıp kant tan bahseden felsefeci3
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek3
- erkekler neden evlenmek ister15
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- bi bitmediniz amk diyip çinlilere tokatla dalmak3
- halil güneşli karizması4
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- kimseyle dertleşememek4
--spoiler--
amsterdam'da mexico city adlı mekanda, bir geçkin(bir şeyler yaşayıp kenara çekilmiş kişi) anılarından sağdığı düşünceleri anlatır. Anlatıcı, paris'te başarılı, varlıklı ve popüler bir avukatken her şeyi bırakıp bu şehre göçmüştür. O dönem dilencilere ve körlere yardım etmiş, zor durumdakilere ücretsiz avukatlık hizmeti vermiş, herkese selam vermiş ve herkesle muhabbet etmiş, kendine kötü davrananlara bile iyi davranmış, yardımsever ve güleryüzlü olmuştur; kısacası bilumum iyi davranışta bulunmuştur fakat bunları içinden geldiği için değil insanlarda çok iyi kalpli biri olduğu düşüncesini yaratmak için yapmış, ikiyüzlü ve yapmacık davranmıştır. Bütün bunları dışsal onay almak mesleğinden de öte genel olarak kendi çıkarına hizmet ettiği için yapmıştır. Sadece kendi değil içinde bulunduğu toplum da kötüdür, zira insanlar güç elde etmek amacıyla ikiyüzlü ve yapmacık davranmaktadırlar. Başarılı ve popüler bir avukat, dans etmeyi biliyor, tiyatro ve futbolu yerinde izliyor, üstelik kendi de tenis oynuyor, spor yapıyor, yetmezmiş gibi bir de yardımsever ve güleryüzlü. Bu adam, bütün bu davranışlarıyla görünürde sevgi ve takdir toplamaktadır ama aşağılık insanlar başkalarının mükemmeliyetinden rahatsız olurlar, bu böyledir. Anlatıcımız, simaen bildiği insanların kendisinden nefret ettiğini öğrendiğinde bu gerçeği fark eder.
Toplumsal davranışın içgüdüsel olarak çıkar odaklı konumlanışı saf başkarakterimizi üzmüştür, bunun sonucunda o da nietzscheci bir tavırla insanların tek derdinin güç istenci olduğunu iddia etmiştir. Seine'de boğulan ama yardım etmediği kadından doğan vicdan azabını içinden atamaz anlatıcı. Camus, bu olay üzerinden, felsefesinin temel kavramlarından biri olan sorumluluğa vurgu yapmaktadır. ("Paris köprüleri üzerinde özgürlükten korktuğumu ben de öğrendim." s.91) Camus'ya göre insanlar sözde özgürlük istemektedir fakat özgürlüğün sorumluluk doğurduğunun da farkındadırlar. Sorumluluk almamak için despot efendilere esir ederler kendilerini, despot efendiyi eleştirerek da kendilerini aklarlar, masum hissederler. Ayrıca kitapta genel olarak Dostoyevski'den ileri gelen "herkesin her şeyden sorumlu olduğu" düşüncesi verilmek istenmiş
--spoiler--
amsterdam'da mexico city adlı mekanda, bir geçkin(bir şeyler yaşayıp kenara çekilmiş kişi) anılarından sağdığı düşünceleri anlatır. Anlatıcı, paris'te başarılı, varlıklı ve popüler bir avukatken her şeyi bırakıp bu şehre göçmüştür. O dönem dilencilere ve körlere yardım etmiş, zor durumdakilere ücretsiz avukatlık hizmeti vermiş, herkese selam vermiş ve herkesle muhabbet etmiş, kendine kötü davrananlara bile iyi davranmış, yardımsever ve güleryüzlü olmuştur; kısacası bilumum iyi davranışta bulunmuştur fakat bunları içinden geldiği için değil insanlarda çok iyi kalpli biri olduğu düşüncesini yaratmak için yapmış, ikiyüzlü ve yapmacık davranmıştır. Bütün bunları dışsal onay almak mesleğinden de öte genel olarak kendi çıkarına hizmet ettiği için yapmıştır. Sadece kendi değil içinde bulunduğu toplum da kötüdür, zira insanlar güç elde etmek amacıyla ikiyüzlü ve yapmacık davranmaktadırlar. Başarılı ve popüler bir avukat, dans etmeyi biliyor, tiyatro ve futbolu yerinde izliyor, üstelik kendi de tenis oynuyor, spor yapıyor, yetmezmiş gibi bir de yardımsever ve güleryüzlü. Bu adam, bütün bu davranışlarıyla görünürde sevgi ve takdir toplamaktadır ama aşağılık insanlar başkalarının mükemmeliyetinden rahatsız olurlar, bu böyledir. Anlatıcımız, simaen bildiği insanların kendisinden nefret ettiğini öğrendiğinde bu gerçeği fark eder.
Toplumsal davranışın içgüdüsel olarak çıkar odaklı konumlanışı saf başkarakterimizi üzmüştür, bunun sonucunda o da nietzscheci bir tavırla insanların tek derdinin güç istenci olduğunu iddia etmiştir. Seine'de boğulan ama yardım etmediği kadından doğan vicdan azabını içinden atamaz anlatıcı. Camus, bu olay üzerinden, felsefesinin temel kavramlarından biri olan sorumluluğa vurgu yapmaktadır. ("Paris köprüleri üzerinde özgürlükten korktuğumu ben de öğrendim." s.91) Camus'ya göre insanlar sözde özgürlük istemektedir fakat özgürlüğün sorumluluk doğurduğunun da farkındadırlar. Sorumluluk almamak için despot efendilere esir ederler kendilerini, despot efendiyi eleştirerek da kendilerini aklarlar, masum hissederler. Ayrıca kitapta genel olarak Dostoyevski'den ileri gelen "herkesin her şeyden sorumlu olduğu" düşüncesi verilmek istenmiş
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar