bugün
- gocu'nun heykeli4
- bir kadının en güzel bölgesi13
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak7
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- allah varsa beni milli yapsın4
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- gocu nerede4
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- allah neden cinselliği yarattı2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- ruhi çenet2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi5
- memecoin2
- tron coin2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- regl dönemi dengesizlikleri4
- ezgi dalgıç2
- haluk levent bahis yazışmaları3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- fenerbahçeye 500 lira basmak2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- pelin karahan2
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- rojin kabaiş2
- jhon lucumi2
- ekrem imamoğlu3
- masaj bekleyen yazarlar3
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruh sağlığı için uzak durulması gereken şeyler4
- vantilatörü kendine çevirmek10
- dünyanın en güzel tatlısı11
- ona bir şey söyle13
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak3
- bugün sağlığın için ne yaptın9
- seni seviyordum ama sen beni anlamadın3
- iphone 17 pro max2
- eksileyen yazar ezikliği2
- pazar günü mesai yapmak3
- ayakkabıya sinen ayak kokusu3
- 17 yaşındaki kızı sevene pedofili demek2
trabzon'un okullaşma açısından en zengin ilçesi olan beşikdüzü kültür açısından da zengin ilçelerden biridir. 18-19-20 mayıs günlerinde üçüncüsü düzenlenecek olan festival aslında beşikdüzü için geç kalınmış bir olaydır. peki bu festival düzenleme fikri nasıl doğdu, neden böyle bir festivale gerek duyuldu? 20 mayıs 2000 tarihinde tüm beşikdüzülüleri derinden yaralayan ve 38 kişinin hayatını kaybettiği o hatırlamak bile istemediğimiz deniz kazasından sonra yetkililer kazanın sebeplerini uzun uzun araştırdılar. bu araştırma neticesinde trabzon'un batı sahillerinden giresun'a kadar uzanan şeridinde yöre insanımızın herhangi bir organize olmaksızın gerçekleştirdiği "mayıs yedisi" şenliklerinin incelenmesi gereği ortaya çıktı. bu şenliklerin kökeni orta asya'ya kadar uzanmakta idi. yani bu şenliklerin 4000 yıllık bir tarihi vardı. yöreye anadolu'nun fethi sırasında yerleşen çepni türkleri bu geleneği günümüze kadar sürdürmüşlerdi. mayıs yedisi bahar mevsiminin bitip yaz mevsiminin başladığını, yaylalara çıkma zamanının geldiğini bildiren bir gelenektir.. peki ne yapılırdı bu şenliklerde? yaylalara çıkacak olanlar bu günde sahile inerler, büyükbaş hayvanlarını denizde yıkarlar, bahara veda eğlenceleri yaparlar ve "aklanan paklanan" hayvanlarıyla birlikte yaylalara çıkarlardı. bu gelenek kendiliğinden gerçekleşirdi,yaylalara çıkmayan insanlar için de bir eğlence kültürü yaşatılırdı.
deniz kazasından sonra bazı basın yayın organlarında anlatılan hurafe hikayelerinin de gerçekle alakası yoktur. anlatılanlara yöre halkını cahil yobaz göstermektedir ki bunlar kültürünü hep üst düzeyde tutmuş yöremiz insanlarına hakaretten başka bir şey değildir. işte 2000 yılında da yöre insanı, iç kesimlerden gelenlerin de katılmasıyla bu geleneksel şenliklerini yaparken, kapasitelerin çok üzerinde yolcu alan iki balıkçı teknesinin alabora olması neticesinde bir daha yaşanmasını düşünmek bile istemediğimiz bu korkunç kaza meydana geldi. 2001 yılının 20 mayıs'ında deniz kazasında hayatını kaybedenlerin anısına yapılan törende bütün dilekler bir daha böyle bir kazanın yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması yönündeydi.kazadan sonra içişleri bakanlığı'nın yayınladığı bir genelgede bundan sonra bu gibi şenliklerde neler yapılması, ne gibi tedbirler alınması gerektiği bildiriliyordu. dönemin ilçe kaymakamı sayın yaşar karadeniz genelgenin hayata geçirilmesi çalışmalarını başlattığında mayıs yedisi şenlikleri'nin organize bir şekilde yapılması düşüncesi ön plana çıktı. işte bu düşünceden hareketle 20 mayıs tarihinde içine alacak şekilde 18-19-20 mayıs tarihlerinde ilçede beşikdüzü kültür sanat ve deniz festivali sürdürülmesi ve geleneğin festival etkinlikleri içerisinde yaşatılması kararlaştırıldı.
deniz kazasında kaybedilenler
kamil kaya (1977) sefer alişkan (1983) cengiz aygün (1973) muhammet yayli (1971) osman alkurt (1968) mehmet gören (1993) gülüzar yayli (1977) murat parlak (1972) behice kiran (1964) burcu kahya (1986) okan kahya (1980) çiğdem güneş (1977) ergün çoban (1964) kaan nadir güneş (1997) hava yavuz (1961) nuray demirtaş (1983) şahsenem gündoğdu (1982) emine al (1949) yılmaz al (1976) melda kiran (1989) seyhan durmuş (1973) sevil çelik (1958) fatma öztürkoğlu (1935) ayten yilmaz (1964) meryem yayli (1934) emine yilmaz (1970) bilal yanik (1965) fatma bahadir (1983) hanife yanik (1972) şükran bahadir (1961) sevim gören (1959) gülüzar kahya (1952) havva özkan (1949) gönül yanik (1979) gamze yayli (1995) zekiye yayli (1975) mehmet alkurt (1978) ali çoban (1971)
deniz kazasından sonra bazı basın yayın organlarında anlatılan hurafe hikayelerinin de gerçekle alakası yoktur. anlatılanlara yöre halkını cahil yobaz göstermektedir ki bunlar kültürünü hep üst düzeyde tutmuş yöremiz insanlarına hakaretten başka bir şey değildir. işte 2000 yılında da yöre insanı, iç kesimlerden gelenlerin de katılmasıyla bu geleneksel şenliklerini yaparken, kapasitelerin çok üzerinde yolcu alan iki balıkçı teknesinin alabora olması neticesinde bir daha yaşanmasını düşünmek bile istemediğimiz bu korkunç kaza meydana geldi. 2001 yılının 20 mayıs'ında deniz kazasında hayatını kaybedenlerin anısına yapılan törende bütün dilekler bir daha böyle bir kazanın yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınması yönündeydi.kazadan sonra içişleri bakanlığı'nın yayınladığı bir genelgede bundan sonra bu gibi şenliklerde neler yapılması, ne gibi tedbirler alınması gerektiği bildiriliyordu. dönemin ilçe kaymakamı sayın yaşar karadeniz genelgenin hayata geçirilmesi çalışmalarını başlattığında mayıs yedisi şenlikleri'nin organize bir şekilde yapılması düşüncesi ön plana çıktı. işte bu düşünceden hareketle 20 mayıs tarihinde içine alacak şekilde 18-19-20 mayıs tarihlerinde ilçede beşikdüzü kültür sanat ve deniz festivali sürdürülmesi ve geleneğin festival etkinlikleri içerisinde yaşatılması kararlaştırıldı.
deniz kazasında kaybedilenler
kamil kaya (1977) sefer alişkan (1983) cengiz aygün (1973) muhammet yayli (1971) osman alkurt (1968) mehmet gören (1993) gülüzar yayli (1977) murat parlak (1972) behice kiran (1964) burcu kahya (1986) okan kahya (1980) çiğdem güneş (1977) ergün çoban (1964) kaan nadir güneş (1997) hava yavuz (1961) nuray demirtaş (1983) şahsenem gündoğdu (1982) emine al (1949) yılmaz al (1976) melda kiran (1989) seyhan durmuş (1973) sevil çelik (1958) fatma öztürkoğlu (1935) ayten yilmaz (1964) meryem yayli (1934) emine yilmaz (1970) bilal yanik (1965) fatma bahadir (1983) hanife yanik (1972) şükran bahadir (1961) sevim gören (1959) gülüzar kahya (1952) havva özkan (1949) gönül yanik (1979) gamze yayli (1995) zekiye yayli (1975) mehmet alkurt (1978) ali çoban (1971)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar