bugün
- en çok sevdiğiniz yazar19
- chatgpt ile sohbet etmek5
- insan olmaya çeyrek kala5
- sigara içsem mi lan eşiği7
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek6
- alkolün faydaları4
- haluk levent18
- gocu29
- coca cola'nın asidinin düşürülmesi5
- duygularla hareket etmek vs mantıkla hareket etmek4
- bir gün öleceğini unutmak7
- savcı sayan3
- sözlük yazarlarının numaraları12
- hoşlanılan erkeğin soru eklerini birleşik yazması4
- hayatın güzel olması7
- japonya'da 10.000 kürdün karakol basması27
- sigara içen erkeklerin daha çekici olması13
- müstehcen şarkılar5
- hıyar yetiştiren sözlük yazarları2
- borç verebilecek yazarlar listesi5
- yorgun mermi2
- canı istemiyorsa telefona yanıt vermeyen insan2
- kadın cinayetlerinin abartılması6
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları28
- sözlüğün tanrıçası olmak19
- gurbetçilere olan nefretin sebebi3
- deja vu yaşamak2
- oğlak burcu kadını3
- griffith2
- akgünlük2
- sevgiliyle izlenemeyecek filmler2
- kuzey kıbrısta asgari ücretin 61 bin 677 olması8
- kendi ağzına vermek11
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları18
- hürmüz boğazı2
- selam sana seri eksicim4
- 17 temmuz 2026 ümraniyespor galatasaray maçı7
- sona doğru yaklaşan akp hükümeti5
- kızılayın çadır satması5
- 35 yaşında evlenmemiş erkek15
- bazı insanlardan nefret etmek3
- 20 senedir aynı telefon numarasını kullanan insan8
- ayakkabıya sinen ayak kokusu2
- türk kızlarının selülit sorunu2
- birader yazarlar birader baydırlar4
- türk halkının kerem kınık'a özür borçlu olması17
- canımın sucuklu tost çekmesi9
- dağ evine kapanıp korku filmi izlemek2
- ülkeyi kimler yönetiyor5
- hoşlanılan kızın haşemayla denize girmesi4
küçükken bana bakardı. evinde çok sıkılırdım çünkü hiç kitabı yoktu. okumayı bilmeyen bir köy kızı anneannem. nene * ona göre inanılmaz azimli bir kadındı oysa. hem osmanlı hem de latin alfabesini 80'inde azimle ve şevkle öğrenmişti. hatta arada annemin ders kitaplarını alır onları okurmuş. annemde kitabı kaybettiğini zannedermiş her seferinde.
alzheimer anneannem. son evresinde. alışmıştık artık gidip gelen aklına, sürekli bize çeşitli nedenlerle bağırmasına hatta inanmazsınız ama hepimizi unutmasına rağmen günde 8 defa meyve, 4-5 defa yemek, 3 defa çay istemesine dahi alışmıştık. şimdi ise... ölüyor. ağladığımı falan düşünmeyin. elbette ki üzülüyorum çünkü küçükken oydu bana bakan. seviyorum diye yaşına başına bakmadan börekler, mantılar açan, kireçlenip dönmüş dizlerine rağmen 3 kat merdiven inip beni parka götüren... 'bak yavrusu böyle tutacaksın ipi parmağınla. şimdi bu delikten tuttuğun ipi tığla al bakalım. evet böyle aaaaal, çek! aferin benim yavrumun yavrusuna bak ne güzel yaptı. kemal paşadan bu yanlı bir aferin kaldı, o da sana geldi!' diye zincir çekmeyi öğretmişti. ilkokulda bile değildim oysa.
96 yıl ''sucu da neymiş?! çok kaba bir kere! su-ci bak ne kadar hanım hanım!' diye bütün suculara 'suci' dedi. 'yahu anneanne türkçede harflerin uyumu diye bir şey var. suci değil sucu sucu! su satan kişi!' dememize rağmen hepimizi bir 'u' yüzünden kaba belledi. özellikle iki kelimesi hep karışırdı. Tut ve dut. Biliyorum ikisi de son derece anlamlı kelimeler türkçe'de ama 'tut'a dut, 'dut'a tut deyince ikisi de anlamını yitirebiliyor *
kuzenim doktor. muayene etti. hiç bir tepki vermedi. alnına hafif vurunca kaşlarını kaldırıyor gözünü açabilmek için. yorganı azıcık çekince yakalamaya çalışıyor. yani şimdilik bilinci yerinde. bütün ilaçlarını bıraktık. açıkçası korkuyorum çünkü o ilaçlar alzheimer içindi. doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama abimin bir bildiği olduğuna eminim. şu anki tek dileğim uyurken ölmesi. çok korkar anneannem karanlıktan ve ölümden...
alzheimer anneannem. son evresinde. alışmıştık artık gidip gelen aklına, sürekli bize çeşitli nedenlerle bağırmasına hatta inanmazsınız ama hepimizi unutmasına rağmen günde 8 defa meyve, 4-5 defa yemek, 3 defa çay istemesine dahi alışmıştık. şimdi ise... ölüyor. ağladığımı falan düşünmeyin. elbette ki üzülüyorum çünkü küçükken oydu bana bakan. seviyorum diye yaşına başına bakmadan börekler, mantılar açan, kireçlenip dönmüş dizlerine rağmen 3 kat merdiven inip beni parka götüren... 'bak yavrusu böyle tutacaksın ipi parmağınla. şimdi bu delikten tuttuğun ipi tığla al bakalım. evet böyle aaaaal, çek! aferin benim yavrumun yavrusuna bak ne güzel yaptı. kemal paşadan bu yanlı bir aferin kaldı, o da sana geldi!' diye zincir çekmeyi öğretmişti. ilkokulda bile değildim oysa.
96 yıl ''sucu da neymiş?! çok kaba bir kere! su-ci bak ne kadar hanım hanım!' diye bütün suculara 'suci' dedi. 'yahu anneanne türkçede harflerin uyumu diye bir şey var. suci değil sucu sucu! su satan kişi!' dememize rağmen hepimizi bir 'u' yüzünden kaba belledi. özellikle iki kelimesi hep karışırdı. Tut ve dut. Biliyorum ikisi de son derece anlamlı kelimeler türkçe'de ama 'tut'a dut, 'dut'a tut deyince ikisi de anlamını yitirebiliyor *
kuzenim doktor. muayene etti. hiç bir tepki vermedi. alnına hafif vurunca kaşlarını kaldırıyor gözünü açabilmek için. yorganı azıcık çekince yakalamaya çalışıyor. yani şimdilik bilinci yerinde. bütün ilaçlarını bıraktık. açıkçası korkuyorum çünkü o ilaçlar alzheimer içindi. doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama abimin bir bildiği olduğuna eminim. şu anki tek dileğim uyurken ölmesi. çok korkar anneannem karanlıktan ve ölümden...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar