bugün
- kolye140
- lale13
- kuş5
- flamingo3
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- fil9
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- at6
- kötüyü alaşağı etmek4
- z kusagi4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- yol5
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- brezilya7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- paralel evren2
- sevgili nedir7
- kaplan17
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek2
- spider man brand new day2
- pıtı atma4
- gül7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- evi ev yapan şeyler14
- gemini2
- bileklik19
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- ankara8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- kırgızistan3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen39
- ona bir şey söyle10
- galatasaray19
- fenerbahçe18
- amerika birleşik devletleri6
- nick vermeden bir yazara seslen9
- futbol18
elime aldığım tek romanını kendimi zorlyarak bitirdim. adı; benim adım kırmızı. sonrasında her zorlamam bir bumerang gibi geri döndü kitaplarından. neyse.
orhan pamuk nobel'i aldığında iki görüş çıkmıştı ortaya. orhan pamuk'u edebi meşruiyet çizgisine oturtmaya çalışanlar ve bu meşruiyetin olmadığını savunup onu siyasi çizgiye oturtmaya çalışanlar. bu iki grubunda aslında edebiyat dışı alanlara hizmet ettiğini düşünüyorum ben.
birisi sırf sahiplenici bir travma ile ne olursa olsun/ne söylerse söylesin/ne kadar kötü yazarsa yazsın nobelli bir yazarımız var artık şiarında idiler.
diğer grup ise tam aksine rakiplerinden biraz daha asabi ve siyaset ehli çocuklardı. onlarda bazı lobilere yaranma adına söylediği sözlerin diyetinin ödendiğini iddia ettiler/ediyorlar.
iki grupta dahil olamayacağım özellikler barındırıyor kendi içlerinde. ayrıca tutarsız oldukları bir çok konu var. haddizatında ayyuka çıkmış şayialardan biri de çevirmeninin bu ödülü(nobel) almasındaki rolünden bahsediyordu. ki bunu söyleyenler temel anlamda ilk grubun içinde olanlardan bazılarıydı.
ikinci grup ise tüm öfkelerini ve biriktirdikleri kinlerini orhan pamuk üzerinden yansıtma gayretkeşliği içinde idiler ve tüm bu sebeplerle nobel alması konusunda taraf olmamayı yeğledim. ki sartre gibi aldığı ödülü iade edeceği gibi romantik bir beklenti bende de oluşmadı değil.
orhan pamuk edebi dili türk dili sınırları içerisindeki kars'tır/edirne'dir. yani sınırdır. pamuk dil konusunda yetkin bir yazar değildir ve bu melekeleri olmadan bile kitaplarının bunca satmasının ardında yatanın romanlarının kurgusu olduğunu düşünüyorum.
gerçi benim yaptığım tespitlere de pek itibar etmeyin neticede karşınızda tek bir romanını kendini zorlayarak bitirmiş ve diğer romanlarının ise sadece bazı bölümlerini okumuş biri duruyor.
aslında ziyadesi ile tehlikeli biri yapar bu beni ama neyse. kelam etmeden duramamak gibi bir hastalığım mevcut. son tahlilde cehaletimi mazur görüp bir deli sayıklaması olarak nitelendirin gitsin.
orhan pamuk nobel'i aldığında iki görüş çıkmıştı ortaya. orhan pamuk'u edebi meşruiyet çizgisine oturtmaya çalışanlar ve bu meşruiyetin olmadığını savunup onu siyasi çizgiye oturtmaya çalışanlar. bu iki grubunda aslında edebiyat dışı alanlara hizmet ettiğini düşünüyorum ben.
birisi sırf sahiplenici bir travma ile ne olursa olsun/ne söylerse söylesin/ne kadar kötü yazarsa yazsın nobelli bir yazarımız var artık şiarında idiler.
diğer grup ise tam aksine rakiplerinden biraz daha asabi ve siyaset ehli çocuklardı. onlarda bazı lobilere yaranma adına söylediği sözlerin diyetinin ödendiğini iddia ettiler/ediyorlar.
iki grupta dahil olamayacağım özellikler barındırıyor kendi içlerinde. ayrıca tutarsız oldukları bir çok konu var. haddizatında ayyuka çıkmış şayialardan biri de çevirmeninin bu ödülü(nobel) almasındaki rolünden bahsediyordu. ki bunu söyleyenler temel anlamda ilk grubun içinde olanlardan bazılarıydı.
ikinci grup ise tüm öfkelerini ve biriktirdikleri kinlerini orhan pamuk üzerinden yansıtma gayretkeşliği içinde idiler ve tüm bu sebeplerle nobel alması konusunda taraf olmamayı yeğledim. ki sartre gibi aldığı ödülü iade edeceği gibi romantik bir beklenti bende de oluşmadı değil.
orhan pamuk edebi dili türk dili sınırları içerisindeki kars'tır/edirne'dir. yani sınırdır. pamuk dil konusunda yetkin bir yazar değildir ve bu melekeleri olmadan bile kitaplarının bunca satmasının ardında yatanın romanlarının kurgusu olduğunu düşünüyorum.
gerçi benim yaptığım tespitlere de pek itibar etmeyin neticede karşınızda tek bir romanını kendini zorlayarak bitirmiş ve diğer romanlarının ise sadece bazı bölümlerini okumuş biri duruyor.
aslında ziyadesi ile tehlikeli biri yapar bu beni ama neyse. kelam etmeden duramamak gibi bir hastalığım mevcut. son tahlilde cehaletimi mazur görüp bir deli sayıklaması olarak nitelendirin gitsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar