bugün
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- silver ile evlenecek erkek14
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- parayla saadet olması18
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- amedspor19
- crimson desert2
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- hepinizi karim yapacam olum2
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- silvermist vs zendaya2
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- iran düşmanlığı11
- sinem dedetaş4
- evlilikle saadet olması3
- karizmatik soyadları6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- ışıktan altın elde etmek3
- diamond basphorus2
- sözlükten hatun götürmek3
- ibrahim mbaye2
- ismet biradere koşarken çelme takmak3
- çekirdek yiyen erkek3
- ama yeni parti tüzüğü11
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- montun cebinden tek çekirdek çıkması2
- mühendis abazanlığı2
- era7capone4
- küpe takan erkek3
- çin halk cumhuriyeti4
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- 2026 yazı3
- evlenecek kız kalmaması13
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- flört yapay zekası5
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- 1 eylül dünya barış günü4
- dürüm yerken suikaste uğramak6
- bir gün hoca ne yapalım dediler2
- bakın bakın ne anlatacağım2
- tek özelliği yurt dışında yaşamış olmak olan insan2
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- hoşlanılan kızın 6 erkekle çırılçıplak poz vermesi6
elime aldığım tek romanını kendimi zorlyarak bitirdim. adı; benim adım kırmızı. sonrasında her zorlamam bir bumerang gibi geri döndü kitaplarından. neyse.
orhan pamuk nobel'i aldığında iki görüş çıkmıştı ortaya. orhan pamuk'u edebi meşruiyet çizgisine oturtmaya çalışanlar ve bu meşruiyetin olmadığını savunup onu siyasi çizgiye oturtmaya çalışanlar. bu iki grubunda aslında edebiyat dışı alanlara hizmet ettiğini düşünüyorum ben.
birisi sırf sahiplenici bir travma ile ne olursa olsun/ne söylerse söylesin/ne kadar kötü yazarsa yazsın nobelli bir yazarımız var artık şiarında idiler.
diğer grup ise tam aksine rakiplerinden biraz daha asabi ve siyaset ehli çocuklardı. onlarda bazı lobilere yaranma adına söylediği sözlerin diyetinin ödendiğini iddia ettiler/ediyorlar.
iki grupta dahil olamayacağım özellikler barındırıyor kendi içlerinde. ayrıca tutarsız oldukları bir çok konu var. haddizatında ayyuka çıkmış şayialardan biri de çevirmeninin bu ödülü(nobel) almasındaki rolünden bahsediyordu. ki bunu söyleyenler temel anlamda ilk grubun içinde olanlardan bazılarıydı.
ikinci grup ise tüm öfkelerini ve biriktirdikleri kinlerini orhan pamuk üzerinden yansıtma gayretkeşliği içinde idiler ve tüm bu sebeplerle nobel alması konusunda taraf olmamayı yeğledim. ki sartre gibi aldığı ödülü iade edeceği gibi romantik bir beklenti bende de oluşmadı değil.
orhan pamuk edebi dili türk dili sınırları içerisindeki kars'tır/edirne'dir. yani sınırdır. pamuk dil konusunda yetkin bir yazar değildir ve bu melekeleri olmadan bile kitaplarının bunca satmasının ardında yatanın romanlarının kurgusu olduğunu düşünüyorum.
gerçi benim yaptığım tespitlere de pek itibar etmeyin neticede karşınızda tek bir romanını kendini zorlayarak bitirmiş ve diğer romanlarının ise sadece bazı bölümlerini okumuş biri duruyor.
aslında ziyadesi ile tehlikeli biri yapar bu beni ama neyse. kelam etmeden duramamak gibi bir hastalığım mevcut. son tahlilde cehaletimi mazur görüp bir deli sayıklaması olarak nitelendirin gitsin.
orhan pamuk nobel'i aldığında iki görüş çıkmıştı ortaya. orhan pamuk'u edebi meşruiyet çizgisine oturtmaya çalışanlar ve bu meşruiyetin olmadığını savunup onu siyasi çizgiye oturtmaya çalışanlar. bu iki grubunda aslında edebiyat dışı alanlara hizmet ettiğini düşünüyorum ben.
birisi sırf sahiplenici bir travma ile ne olursa olsun/ne söylerse söylesin/ne kadar kötü yazarsa yazsın nobelli bir yazarımız var artık şiarında idiler.
diğer grup ise tam aksine rakiplerinden biraz daha asabi ve siyaset ehli çocuklardı. onlarda bazı lobilere yaranma adına söylediği sözlerin diyetinin ödendiğini iddia ettiler/ediyorlar.
iki grupta dahil olamayacağım özellikler barındırıyor kendi içlerinde. ayrıca tutarsız oldukları bir çok konu var. haddizatında ayyuka çıkmış şayialardan biri de çevirmeninin bu ödülü(nobel) almasındaki rolünden bahsediyordu. ki bunu söyleyenler temel anlamda ilk grubun içinde olanlardan bazılarıydı.
ikinci grup ise tüm öfkelerini ve biriktirdikleri kinlerini orhan pamuk üzerinden yansıtma gayretkeşliği içinde idiler ve tüm bu sebeplerle nobel alması konusunda taraf olmamayı yeğledim. ki sartre gibi aldığı ödülü iade edeceği gibi romantik bir beklenti bende de oluşmadı değil.
orhan pamuk edebi dili türk dili sınırları içerisindeki kars'tır/edirne'dir. yani sınırdır. pamuk dil konusunda yetkin bir yazar değildir ve bu melekeleri olmadan bile kitaplarının bunca satmasının ardında yatanın romanlarının kurgusu olduğunu düşünüyorum.
gerçi benim yaptığım tespitlere de pek itibar etmeyin neticede karşınızda tek bir romanını kendini zorlayarak bitirmiş ve diğer romanlarının ise sadece bazı bölümlerini okumuş biri duruyor.
aslında ziyadesi ile tehlikeli biri yapar bu beni ama neyse. kelam etmeden duramamak gibi bir hastalığım mevcut. son tahlilde cehaletimi mazur görüp bir deli sayıklaması olarak nitelendirin gitsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar