bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları39
- sözlükteki şeref yoksunu yazarlar6
- anın görüntüsü27
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- petrol bulduk haberleri8
- sadece filistin'i önemsemek13
- israil11
- nervio hamferdinin izmire gelmesi4
- mazotun litresi 101 lira36
- türkler vs türkiyeliler6
- ülkücülere küfür edip ülkücülerden oy bekleyen tip8
- kürdü sevin9
- arkadaşlar neden böyle4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz12
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız2
- regl günündeki bir kızın aksesuarları4
- as maca8
- israil nüfusunun yarısı müslüman5
- yoruldum2
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- yetiş ya gavs6
- atilla uğur'un öcalanın listesinin başında olması5
- reagan ridley9
- allah2
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler25
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek20
- mhplilerin hala mhpye oy verecek olması7
- arkadaşlar bakar mısınız18
- doktor kadın çöpçü erkek evliliği11
- türkiyeli ermeniler ve rumlar4
- vazgeçtim dünyadan2
- sabah uyanınca ilk iş küpelerini takan erkek4
- true vs sarı şeker kafes dövüşü7
- en iyi bisküvi9
- başkasını açık oylamış bir erkekle evlenen kız5
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa3
- yaşlılığı kabullenemeyen insan7
- ktç'nin küçükken sarışın yeşil gözlü olması11
- bonnie blue6
- parcalandim toparlanamiyorum36
- yazarların fobileri20
- hasan atilla uğur9
- iltica13
- g i l d e d l i l y27
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- 51 komando tugayı3
- sıkıldım13
- dağdan gelip bağdakini kovmak3
- star wars ta en çok stormtrooper ların sevilmesi5
dinimiz bilimle çatışmaz
"bu, meselenin bir diğer yanı da şudur: ülkemizde ilmî ve teknik kalkınmaya hizmet etmesi gerekenler, üniversitelerin din ve inanç değil, bilim yeri olduğunu söyleyerek başörtüsüne karşı çıkıyorlar. ne yazık ki bunu, bilimi en öne alan insanlar yapıyorlar. galiba, nasıl bir tenakuz ve çarpıklık ortaya koyduklarının farkına varamıyorlar. batı'da uzun süren çatışmalar sonunda din ile bilimin arası ayrılmış; descartes çıkmış, buraya kadar bilimin, şuraya kadar da dinin sahasıdır demiş. bugün üniversitelerimizde benimsenen de bu. gerçi böyle bir ayrılık, müslümanlar olarak bizim inanç sistemimizde de, ilme bakışımızda da, tarihimizde de yoktur. ilim ve din, bizde aynı manânın iki farklı ifadesinden ibarettir. biri zihnin, diğeri kalbin ışığı olarak görülmüştür. bu sebeple bizim, batı'da rönesans'ın ve ilimlerin gelişmesine zemin teşkil eden, bu gelişmeye dinamikler sağlayan muhteşem bir ilim tarihimiz vardır. ibn-i sina, zehravî, birunî, harizmî, ibn heysem gibi bu tarihi dolduran on binlerce ilim adamı, hem çok iyi dindardı, pek çoğu da sufi idi. din ve ilim, bizim tarihimizde birbiriyle iç içe yer aldı, hiçbir zaman çatışır görülmedi. dolayısıyla, bir insan, dindar ise, dine bağlı ise, başını örtüyorsa, bu insan ilim yapamaz, ilim insanı olamaz demek; üniversitelerde başörtüsü takmayı üniversitelerin ilim yuvaları olmasına aykırı görmek, bir ilim adamına asla yakışmayan bir tavırdır. kaldı ki, hepimiz biliyoruz, galileo da newton da, laplace da ve daha pek çokları da dine karşı değillerdi; hattâ içlerinden bazıları ciddi derecede dindardı. eddington'u nereye korsunuz? dindar olmakla ilim yapmayı birbirinden ayrı mütâlaa ederseniz, ilim âleminin başının taçlarından olan einstein'e da muhalefette bulunmuş, din ile ilimden birini kör, diğerini topal yapmış olursunuz."
fethullah gülen - vuslat muştusu kitabından.
"bu, meselenin bir diğer yanı da şudur: ülkemizde ilmî ve teknik kalkınmaya hizmet etmesi gerekenler, üniversitelerin din ve inanç değil, bilim yeri olduğunu söyleyerek başörtüsüne karşı çıkıyorlar. ne yazık ki bunu, bilimi en öne alan insanlar yapıyorlar. galiba, nasıl bir tenakuz ve çarpıklık ortaya koyduklarının farkına varamıyorlar. batı'da uzun süren çatışmalar sonunda din ile bilimin arası ayrılmış; descartes çıkmış, buraya kadar bilimin, şuraya kadar da dinin sahasıdır demiş. bugün üniversitelerimizde benimsenen de bu. gerçi böyle bir ayrılık, müslümanlar olarak bizim inanç sistemimizde de, ilme bakışımızda da, tarihimizde de yoktur. ilim ve din, bizde aynı manânın iki farklı ifadesinden ibarettir. biri zihnin, diğeri kalbin ışığı olarak görülmüştür. bu sebeple bizim, batı'da rönesans'ın ve ilimlerin gelişmesine zemin teşkil eden, bu gelişmeye dinamikler sağlayan muhteşem bir ilim tarihimiz vardır. ibn-i sina, zehravî, birunî, harizmî, ibn heysem gibi bu tarihi dolduran on binlerce ilim adamı, hem çok iyi dindardı, pek çoğu da sufi idi. din ve ilim, bizim tarihimizde birbiriyle iç içe yer aldı, hiçbir zaman çatışır görülmedi. dolayısıyla, bir insan, dindar ise, dine bağlı ise, başını örtüyorsa, bu insan ilim yapamaz, ilim insanı olamaz demek; üniversitelerde başörtüsü takmayı üniversitelerin ilim yuvaları olmasına aykırı görmek, bir ilim adamına asla yakışmayan bir tavırdır. kaldı ki, hepimiz biliyoruz, galileo da newton da, laplace da ve daha pek çokları da dine karşı değillerdi; hattâ içlerinden bazıları ciddi derecede dindardı. eddington'u nereye korsunuz? dindar olmakla ilim yapmayı birbirinden ayrı mütâlaa ederseniz, ilim âleminin başının taçlarından olan einstein'e da muhalefette bulunmuş, din ile ilimden birini kör, diğerini topal yapmış olursunuz."
fethullah gülen - vuslat muştusu kitabından.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar