bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- uludede'nin cenaze eventi8
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak4
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- avare be3
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- uludede'yi karıya götürmek7
- göz kanlanması3
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- pick me girl5
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- gunluklerim aylik olmus4
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- söylenilen pembe yalanlar3
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- trump'ın iran açıklaması2
- ekmeğe çikolata sürmek7
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- uludede nim mirası4
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş3
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- sarma3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- ortaçağda cadı avlamak3
- eyeliner çekme yöntemleri7
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum3
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- robotların insanlara baş kaldırması5
- arkadaşlar3
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması3
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- geceye bir pişmanlık bırak2
- fatma betül sayan kaya64
- aniden gelen titreme3
- ciğer yiyen midesizler10
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- yunan adalarına gitmek20
- 82 musul 83 kerkük4
- uludede'ye sahip çıkalım2
- yasin kol4
isim babası ise Miguel Alcubierre'dir. alcubierre drive yıldızlar arası yolculuk yapabilmemiz için gerekli gördüğümüz bir çeşit teorik yapı, kısaca "the machine"dir. kendisi şimdilik spekülatif bir teori veya matematiksel modellemedir. warp drive denilen olayın bir çeşidi ve onun bilimsel ismidir. özelliği ise bir noktadan başka bir noktaya hiç hareket etmeden gidebilmeyi sağlamasıdır. bunu ise yolculuğu yapacak olan uzay gemisinin etrafındaki uzay-zamanı bükerek gerçekleştirir. geminin arkasındaki uzay-zaman genişlerken önündeki uzay-zaman daralır ve bu durum hareket ediyormuşsunuz illüzyonunu yaratırken aslında her şey uzay-zamanın esnemesinden başka bir şey değildir.
görsel olarak ifade etmek gerekirse şöyle bir olaydır:
http://www.andersoninstit...e-warp-drive-overview.jpg
peki bu alcubierre nanesi nasıl çalışıyor ya da gerçekten çalışıyor mu buna biraz değinelim. bir kere bu olay için bir şekilde enerji üretmemiz şart. enerji olmadan hiçbir şey yapamayız. madde enerji enerji madde einstein iş güç joule termodinamik falan... bunu ise en başta uzay boşluğu ortamından sağlayabiliriz diye düşündük. yani uzay boşluğunun sahip olduğu enerjiyi manipüle ederek istediğimize kavuşacağımızı sandık. doğa ana elimize verdi tabii. bu tip bir şey teoride hesapanabilir iken uygulamada yapılamıyor. bunun sebebi ise tamamen casimir etkisini gözlemlediğimiz laboratuvar ortamındaki boşluk enerjisi ile dünya dışı vakum enerjisinin uyuşmazlığından kaynaklı. yani hesaplamalara göre uzay boşluğunun enerjisi çok fazla çıkması gerekirken gerçekte vakum ortamı aşırı derecede düşük bir enerjiye sahiptir. iyi ki de böyledir çünkü hepimiz bu sayede hala hayattayızdır. şimdi böyle bir durumda matematiksel hesaplamalar gerçeklikte yer alan bir şeyle uyuşmuyorsa ya yapılan hesaplarda bir şekilde çözülebilir bir yanlışlık var demektir, ya da kesin çözümü olmayan bir hesaplama üzerinde uğraşılıyor demektir. eğer ikinci durum geçerli ise -ki geçerli olan da bu-, başka bir yol denemek kaçınılmaz hale geliyor.
peki warp motorları için "yakıt" olabilme potansiyeline sahip olduğunu düşündüğümüz boşluk enerjisini kullanamıyorsak ne yapmamız gerek? bir şey yapmamız lazım. bize çözüm lazım. bu çok zor bir soru. bunu fizikçilere ve matematikçilere soralım. bazı bilim insanları gerçek bir gemiden önce mikroskobik boyutlarda yaratılacak bir uzay gemisi için gerekli olan minimum enerjinin en aşağı üç güneş kütlesi kadar olması gerektiğini belirtiyor. mikroskobik bir gemide durum böyle ise normal bir gemi için gerekli enerji neredeyse tüm evrenin enerjisine denk düşüyor. bu gerçekten de çok ama çok uçuk bir rakam. insanoğlunun bu kadar büyük bir enerjiyi kontrol edebilmesini bırakın onu üretebilme yeteneğine bile sahip değil. şu anki teknoloji ile çok uzun bir süre de olamayacak buna emin olabiliriz.
iyi ama matematiksel modellemeler bunun bir şekilde mümkün olması gerektiğini söylüyorsa gerçekte de bunu bir şekilde başaramaz mıyız? aslında başarabiliriz. yaparız ama bize biraz daha zaman lazım. bilimin biraz daha gelişmesi sayesinde karanlık enerji, antimadde, negatif enerji, negatif kütle, kütleçekim vesaire gibi konularda bunların nasıl işlediğine dair daha fazla bilgi sahibi olursak bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum ben. sonuçta insanoğlu ışınlanmayı atomik düzeyde de olsa başarmış olan çılgın bir varlık. 20 yıl önce birilerini yoldan çevirip bunu başardığınızı söyleseniz size deli diyeceklerinden şüpheniz olmaz sanırım. madem bunu atomik düzeyde başarabiliyoruz öyleyse neden daha büyüklerini başarmayalım şeklinde bir yaklaşım gayet mantıklı gözüküyor. öncelikle şu kuantum ve makro dünya arasındaki bağlantıyı çok net bir biçimde çözmemiz şart. nasıl olur bilmem. çünkü bu bizim için bir çok kapıyı açacak olan altın anahtardır.
meraklılarının konuyla alakalı olarak inceleyebileceği diğer konular:
(bkz: Yıldızlar arası yolculuk)
(bkz: warp drive)
(bkz: sıfır noktası enerjisi)
(bkz: karanlık enerji)
(bkz: antimadde)
(bkz: sahte vakum)
(bkz: genel görelilik teorisi)
görsel olarak ifade etmek gerekirse şöyle bir olaydır:
http://www.andersoninstit...e-warp-drive-overview.jpg
peki bu alcubierre nanesi nasıl çalışıyor ya da gerçekten çalışıyor mu buna biraz değinelim. bir kere bu olay için bir şekilde enerji üretmemiz şart. enerji olmadan hiçbir şey yapamayız. madde enerji enerji madde einstein iş güç joule termodinamik falan... bunu ise en başta uzay boşluğu ortamından sağlayabiliriz diye düşündük. yani uzay boşluğunun sahip olduğu enerjiyi manipüle ederek istediğimize kavuşacağımızı sandık. doğa ana elimize verdi tabii. bu tip bir şey teoride hesapanabilir iken uygulamada yapılamıyor. bunun sebebi ise tamamen casimir etkisini gözlemlediğimiz laboratuvar ortamındaki boşluk enerjisi ile dünya dışı vakum enerjisinin uyuşmazlığından kaynaklı. yani hesaplamalara göre uzay boşluğunun enerjisi çok fazla çıkması gerekirken gerçekte vakum ortamı aşırı derecede düşük bir enerjiye sahiptir. iyi ki de böyledir çünkü hepimiz bu sayede hala hayattayızdır. şimdi böyle bir durumda matematiksel hesaplamalar gerçeklikte yer alan bir şeyle uyuşmuyorsa ya yapılan hesaplarda bir şekilde çözülebilir bir yanlışlık var demektir, ya da kesin çözümü olmayan bir hesaplama üzerinde uğraşılıyor demektir. eğer ikinci durum geçerli ise -ki geçerli olan da bu-, başka bir yol denemek kaçınılmaz hale geliyor.
peki warp motorları için "yakıt" olabilme potansiyeline sahip olduğunu düşündüğümüz boşluk enerjisini kullanamıyorsak ne yapmamız gerek? bir şey yapmamız lazım. bize çözüm lazım. bu çok zor bir soru. bunu fizikçilere ve matematikçilere soralım. bazı bilim insanları gerçek bir gemiden önce mikroskobik boyutlarda yaratılacak bir uzay gemisi için gerekli olan minimum enerjinin en aşağı üç güneş kütlesi kadar olması gerektiğini belirtiyor. mikroskobik bir gemide durum böyle ise normal bir gemi için gerekli enerji neredeyse tüm evrenin enerjisine denk düşüyor. bu gerçekten de çok ama çok uçuk bir rakam. insanoğlunun bu kadar büyük bir enerjiyi kontrol edebilmesini bırakın onu üretebilme yeteneğine bile sahip değil. şu anki teknoloji ile çok uzun bir süre de olamayacak buna emin olabiliriz.
iyi ama matematiksel modellemeler bunun bir şekilde mümkün olması gerektiğini söylüyorsa gerçekte de bunu bir şekilde başaramaz mıyız? aslında başarabiliriz. yaparız ama bize biraz daha zaman lazım. bilimin biraz daha gelişmesi sayesinde karanlık enerji, antimadde, negatif enerji, negatif kütle, kütleçekim vesaire gibi konularda bunların nasıl işlediğine dair daha fazla bilgi sahibi olursak bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum ben. sonuçta insanoğlu ışınlanmayı atomik düzeyde de olsa başarmış olan çılgın bir varlık. 20 yıl önce birilerini yoldan çevirip bunu başardığınızı söyleseniz size deli diyeceklerinden şüpheniz olmaz sanırım. madem bunu atomik düzeyde başarabiliyoruz öyleyse neden daha büyüklerini başarmayalım şeklinde bir yaklaşım gayet mantıklı gözüküyor. öncelikle şu kuantum ve makro dünya arasındaki bağlantıyı çok net bir biçimde çözmemiz şart. nasıl olur bilmem. çünkü bu bizim için bir çok kapıyı açacak olan altın anahtardır.
meraklılarının konuyla alakalı olarak inceleyebileceği diğer konular:
(bkz: Yıldızlar arası yolculuk)
(bkz: warp drive)
(bkz: sıfır noktası enerjisi)
(bkz: karanlık enerji)
(bkz: antimadde)
(bkz: sahte vakum)
(bkz: genel görelilik teorisi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar