bugün
- gocu aslında influncer11
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek4
- öbür sözlükle ulu farkı3
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum3
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- kasım ayı4
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak2
- ai otomatik silme4
- yazarların pazar günü planları4
- soru sormayan yetişkinler3
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek2
- film izleyememek2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması4
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- pazar günleri 14 saattir2
- fenerbahçe13
- gocu nerede gocu4
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- bir tane öğretmen yazar vardı2
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- 1 kasım 20263
- rapor vermeyen doktor2
- kerem aktürkoğlu6
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler4
- hamile fotoğrafı6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- bik bik 219
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- kamos5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- midye dolma5
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- anın görüntüsü21
- en son ne aldınız16
- futbol14
- teomancalmasur23
burayı 1200 yılında gezen bir adamın notları ve o dönemde kilisenin "zaman" algısı oldukça önemli aslında.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar