bugün
- erkeklerin giderek feminenleşmesi8
- bira cips6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar4
- 1 saatte 10 bira içmek19
- laptop5
- tembel ve çalışmayan insan16
- maden suyu4
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- tarot bakabilen sözlük yazarları3
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak3
- aga be şarkılar5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması6
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek3
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- sözlük kızlarının kombinleri20
- oytun erbaş2
- velvet vs nervio19
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- mezarlıkları sevmek5
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- alparslan türkeş in atatürk düşmanı olması2
- özgür irade ve determinizm üzerine bir tartışma2
- karanlık bir akşamüstü hüzünlü gezer olmak2
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
- allah6
- ktç birader4
- yıllık izin2
- aylık 470 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- manyak olmaya karar verdim9
- lahmacun4
- selam sözlük4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- hayat2
- alparslan türkeş kadir mısıroğlu ilişkisi2
- slavko vincic15
- velvet12
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- nervio11
- aşkın nur yengi2
- nickaltı açılmamış yazarlar2
- uludağ sözlük görsel ekleme sorunu2
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- elektrikli araba2
- pkklıları itlaf etmek2
burayı 1200 yılında gezen bir adamın notları ve o dönemde kilisenin "zaman" algısı oldukça önemli aslında.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar