bugün
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı14
- sözlük yazarlarına hayvan muamelesi yapmak9
- sözlükteki kardeşlik ortamı7
- çelik tencere3
- kedi kavgası arasında kalmak4
- hayvanlarla muhabbet etmek8
- kendine bir not bırak4
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı31
- ağzıyla içemeyen insan3
- çocuklara verilen farklı isimler9
- delileri sevmeli miyiz3
- bakırköy de otelde çıkan yangın4
- tai lung50
- emekli polisin ceza yazan polisi vurması5
- paris saint germain5
- gününüz nasıl geçiyor2
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüsü3
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı2
- zorunlu eğitim11
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- güne bir şarkı bırak4
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması14
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- claudian clouds15
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- gece gelen makarna yeme isteği10
- gabriel sara3
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi7
- galatasaray12
- enayimiknatisii21
- sarapci koala55
- büyü yapan sözlük yazarları10
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar7
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- salça yapan sözlük kızı10
- eşşek gözlü sözlük yazarı6
- dünyayı kimler yönetiyor6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri29
- yeni parti'nin kürtçü olması14
- dinlerin uydurma olduğu gerçeği11
- arkadaşlar bir şey dicem7
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükte cin var mı6
burayı 1200 yılında gezen bir adamın notları ve o dönemde kilisenin "zaman" algısı oldukça önemli aslında.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
"gregorius adında bir ingiliz üstat, 1200 yılında, roma'ya yaptığı bir ziyaret sırasında, quirinale meydanındaki dioskurosların yanındaki muhteşem büyüklük ve zerafette mermer atları gördü. roma geleneğinde çıplek erkek, hiçbir gereksinimi olmayan felsefecinin, at da ruh tarafından dizginlenmiş siyasi erkin sembolüydü. ama ingiliz üstada, bu iki heykelin eski, muhtemelen antik dönemden birer compotistae oldukları ve zamanı hesaplayanların kıvrak zekâlarından dolayı, kıvrak atların onlara eşlik ettiği açıklanmıştı. kurnaz rehberin ne düşündüğü bilinmez, ama safdil gezgin antik zaman belirleme yöntemleri hakkında o denli az şey biliyordu ki, vatikan dikili taşı'nın bir güneş saati olduğunu anlamamış ve bunun tepesinde duran küreyi sezar'ın mezarı sanmıştı. bu anıtın onda çağrıştırdığı tek şey dünyevi erkin ne denli fani olduğuydu; bu teselli, sıradan bir adama zaman hesabı ve zaman ölçümünün nasıl yapılacağını bilmekten daha çok yardımcı oluyordu."
arno borst, computus - zeit un zahl in der geschicte europas (computus - avrupa tarihinde zaman ve sayı)
arno borst'un bahsettiği "teselli" aslında dönem açısından son derece kritik, çünkü o dönemde zaman ölçümünü halkın anlayacağı dile indirgemek neredeyse imkansız. zaten zor bir takım hesaplamalara dayandırıldığı için hesaplamaları yapanlara "compotistae" gibi isimler verilirken, bu yöntemler kilisenin emriyle din adamları tarafından geliştiriliyor, bu sayede el çanları ile dua saatleri duyurulurken, kilise çanlarıyla da şehirlere/kasabalara saatler belirtiliyordu. ancak 1100'lü yıllara doğru adamlar zaman hesaplamalarında ve takvimlerde ciddi hatalar yaptıklarını fark etmeye başlamış, bu yüzden sosyal düzende kullandıkları zaman kurallarıyla dini zaman kurallarını ayırmaya çalışmışlardır fakat bunu da becerememişlerdir. artık o hale gelmişti ki, 1200'lü yıllarda zaman hesaplayan bazı din adamları "zaman'ın artık tanrı'nın ebedi gerçeğini ortaya koymadığını, din adamlarının tehlikeli hesaplamalardan kaçınması gerektiği ve geleneksel olana sarılması gerektiği"ni savunuyorlardı.
bu yıllarda reiner elini taşın altına koyup bir takım düzeltmelere girişmeye çalışıyor: yaptığı iş, isa'nın çarmıha geriliş ve diriliş tarihlerini yahudi ay takvimi aracılığıyla yeniden hesaplayıp, kilise takvimini pragmatik yolla düzeltmek. bu arada yahudi ay takvimini referans alıyor çünkü bu takvim "musa tarafından onaylanmış". yine de reiner bu düzeltmeleri yapsa da hristiyan bağnazlığının bilincindeydi ve "kilisenin, uzun süredir tutunduğu bir şeyi bırakması kolay değildir" yazmıştı.
1200'lü yılların sonuna doğru bir başka din adamı (johannes) bir takım hesaplamalar yapıp değiştirmeyi teklif etse de, 325 yılındaki iznik konsili yüzünden pek ikna edici olamıyordu, o da şöyle not etmişti: "fakat takvim üzerinde herhangi bir değişiklik yapmak konsil tarafından yasaklandığından, modern araştırmacılar bu tür yanılgıları sineye çekmek zorunda kaldılar."
johannes'in notları ilerleyen yüzyıllarda üniversitelerde eğitim kitapları olarak kullanıldı ve 1538'de martin lutherin kankası melanchthon bu notları tekrardan yayınladı. gördüğünüz üzere kilisenin saçma zaman hesapları protestanlar için iyi bir silah olmuştu.
arno'nun alıntıladığı gregorius mevzusu aslında john osborne tarafından ingilizcesi düzenlenip yayınlanan "master gregorius: the marvels of rome" yazılarında geçiyor. yani gregorius aslında yukarıdaki zaman hesaplama kargaşasını zaten anlayamayacağı için, bu bilginin yokluğunu arno borst bir "teselli" olarak adlandırıyor.
şimdi benim bunu bir turistik geziye falan bağlamamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz. yukarıdaki hikayeden çıkarılabilecek yegane ders, 1200 yılında da "ignorance is a bliss" olduğu, ayrıca vatikana gidecekseniz rehberlere güvenmeyip yanınıza bir lonely planet kitabı almanız gerektiği olabilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar