bugün
- kolye140
- cep telefonu16
- nokia15
- bal9
- rüzgar11
- lale13
- kader4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- var olmak için ne yaptınız12
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz3
- kuş5
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- billie eilish'in memeleri7
- asla evlenilmeyecek erkekler3
- fil9
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- at6
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- aslan15
- cadılar bayramında ne olacaksınız18
- bileklik19
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- gece gece sinirlenmek4
- sevgili nedir7
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- yogartiksen39
- brezilya7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- mavi4
- gül7
- medine2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- z kusagi4
- flamingo3
- ankara8
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kötüyü alaşağı etmek4
- galatasaray19
- kim kimi neden sevmiyor14
- rüzgar türbini2
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- sarı teker kim sorunsalı8
- pıtı atma4
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
dhkp c sert muhalefet odağıdır.
bir örgütlülüğü karalamak ya da övmek için bir çok malzeme bulabilir, hatta günümüz koşullarında çok basit olanaklarla bunu kendinizde yaratabilirsiniz. Bütün bunlar herhangibir örgütlülüğün hangi çizgiye oturduğunu açıklamaya yetmez. genel kriterler olabildiği gibi kişisel kriterler yoluyla da tanımlamaya gidilebilir ki sözlükte de daha çok bu yöntem izlenmektedir. Dolayısıyla herkes birikimi kadar kriter oluşturmakta ve ana kavramsal kriter sınıflandırmasına sokmadan ağzına geleni söyleyebilmekte. deneyelim bizde; bana göre iki farklı cephe'ye ait toplumsal örgütlülükler den bahsedebiliriz. Birincisi statüko çerçevesinde ya da buna yakın olan egemen çizgilere ait toplumsal örgütlülükler, diğeri de egemen olmayan, statükoya direnen muhalif çizgilere ait toplumsal örgütlülükler. dhkp c köken ve gelenek olarak sert muhalif bir çizgi izleyen bir örgütlülüktür. Beğenir ya da beğenmezsiniz o ayrı fakat, bir muhalif çizgi olduğunu görmezden gelip hata ya da yanlışlarını bunun üzerine bayrak gibi örtüp asıl yanını görmezden gelirseniz eleştirilerinde, değerlendirmelerinde pek fazla bir değeri olmaz.
diyeceksiniz ki muhalif olmak tek başına yetermi? Elbette ki yetmez, ancak ayrım yapıyorsak önce, nerede durduğuna, nereden yemlenip, nereye yumurtladığına bakmaz iseniz rotanız şaşar. dhkp c toplumsal muhalefetin bir dinamiğidir. Dhkp c yoksullar içerisinde varoşlarda asıl örgütlülüğünü oluşturur, dönemsel olarak bazı eylemleri egemenlerin işine yarasa, ya da bunu kullansalarda yoksulların kümesine yumurtlar. Evet akademik kısırlık vardır, ancak ana kadrolarını bu kadar çok kaybeden ve bu kadar çok baskıya maruz kalan bir muhalif yapının fazla akademik olmasını beklemekte sanırım safdillik olur. Daha çok pratiğin öne çıktığı bir yapılanmadır. Yöntem olarak da devrimci şiddet kavramını benimsemiştir. bu topraklar bu tür örgütlenmelerin yabancısı değildir. tarihin her döneminde bu tür muhalif örgütlülükler çıkarmıştır anadolu.
dhkp c limiyim? -hayır. Şiddet yanlısımıyım? -hayır. zorun rolünü ve lenin tartışmalarını bu noktada seven biriyim ancak damarım muhalif damar, yüreğim muhalif yürek, yeri geldiğinde sonuna kadar dhkp c yi eleştiririm. ama bu hiç bir zaman, bu yapıyı egemen bir çizgi ve gelenek gibi algılamam ya da karalamam anlamına gelmez. rotayı şaşırdığınızda yanınızda egemenliğe muhalif bulamazsınız, yalnızlaşırsınız. Oysa ki egemenlik ve onun düşünce sistematiğinin istediği şeyde budur zaten, muhalif yapıları bir bir yalnızlaştırmak ve marjinalize etmek. evet bunun içindirki o yapılara yönelik magazin siteleri kurabilecek kadar ilgilidir. Bırakınız dhkp c yi çok barışçıl ve pasif direnişçileri bile zaman zaman en azılı "terörist", "vatan haini", "halk düşmanı" vb. sıfatlarla lanse etmeyi dener ve becerirler. çünkü egemenliğin sürdürülebilirliği buna bağlıdır.
bir örgütlülüğü karalamak ya da övmek için bir çok malzeme bulabilir, hatta günümüz koşullarında çok basit olanaklarla bunu kendinizde yaratabilirsiniz. Bütün bunlar herhangibir örgütlülüğün hangi çizgiye oturduğunu açıklamaya yetmez. genel kriterler olabildiği gibi kişisel kriterler yoluyla da tanımlamaya gidilebilir ki sözlükte de daha çok bu yöntem izlenmektedir. Dolayısıyla herkes birikimi kadar kriter oluşturmakta ve ana kavramsal kriter sınıflandırmasına sokmadan ağzına geleni söyleyebilmekte. deneyelim bizde; bana göre iki farklı cephe'ye ait toplumsal örgütlülükler den bahsedebiliriz. Birincisi statüko çerçevesinde ya da buna yakın olan egemen çizgilere ait toplumsal örgütlülükler, diğeri de egemen olmayan, statükoya direnen muhalif çizgilere ait toplumsal örgütlülükler. dhkp c köken ve gelenek olarak sert muhalif bir çizgi izleyen bir örgütlülüktür. Beğenir ya da beğenmezsiniz o ayrı fakat, bir muhalif çizgi olduğunu görmezden gelip hata ya da yanlışlarını bunun üzerine bayrak gibi örtüp asıl yanını görmezden gelirseniz eleştirilerinde, değerlendirmelerinde pek fazla bir değeri olmaz.
diyeceksiniz ki muhalif olmak tek başına yetermi? Elbette ki yetmez, ancak ayrım yapıyorsak önce, nerede durduğuna, nereden yemlenip, nereye yumurtladığına bakmaz iseniz rotanız şaşar. dhkp c toplumsal muhalefetin bir dinamiğidir. Dhkp c yoksullar içerisinde varoşlarda asıl örgütlülüğünü oluşturur, dönemsel olarak bazı eylemleri egemenlerin işine yarasa, ya da bunu kullansalarda yoksulların kümesine yumurtlar. Evet akademik kısırlık vardır, ancak ana kadrolarını bu kadar çok kaybeden ve bu kadar çok baskıya maruz kalan bir muhalif yapının fazla akademik olmasını beklemekte sanırım safdillik olur. Daha çok pratiğin öne çıktığı bir yapılanmadır. Yöntem olarak da devrimci şiddet kavramını benimsemiştir. bu topraklar bu tür örgütlenmelerin yabancısı değildir. tarihin her döneminde bu tür muhalif örgütlülükler çıkarmıştır anadolu.
dhkp c limiyim? -hayır. Şiddet yanlısımıyım? -hayır. zorun rolünü ve lenin tartışmalarını bu noktada seven biriyim ancak damarım muhalif damar, yüreğim muhalif yürek, yeri geldiğinde sonuna kadar dhkp c yi eleştiririm. ama bu hiç bir zaman, bu yapıyı egemen bir çizgi ve gelenek gibi algılamam ya da karalamam anlamına gelmez. rotayı şaşırdığınızda yanınızda egemenliğe muhalif bulamazsınız, yalnızlaşırsınız. Oysa ki egemenlik ve onun düşünce sistematiğinin istediği şeyde budur zaten, muhalif yapıları bir bir yalnızlaştırmak ve marjinalize etmek. evet bunun içindirki o yapılara yönelik magazin siteleri kurabilecek kadar ilgilidir. Bırakınız dhkp c yi çok barışçıl ve pasif direnişçileri bile zaman zaman en azılı "terörist", "vatan haini", "halk düşmanı" vb. sıfatlarla lanse etmeyi dener ve becerirler. çünkü egemenliğin sürdürülebilirliği buna bağlıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar