bugün
- habire129
- sıfır atık vakfı11
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- cop318
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- samed ağırbaş7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- fusya semsiyeli yabanci25
- ilk buluşmada evden kek getiren kız4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aslan dövmenin aslında zor olmaması4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- karı koca sözlükte takılan yazarlar3
- bilerek ponziye dahil olmak5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 0072
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- 0 0 714
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- illüminati filmleri2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- anın fotoğrafı17
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- evlenmeyecek olmak4
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tacettin libosoglu2
- evlilik3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- doğu ege adaları2
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- kürdü sevin23
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- claudian clouds33
- köy2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
müslüman, yahudi ve hristiyanların bir arada kullandıkları bir ibadet odasında olanların anlatıldığı bir tiyatro oyunudur.
Tarih : 4-19 Nisan 2008
Yer : Tiyatro Z
Şehir : istanbul Avrupa
--spoiler--
Güvenliğimizin battaniyesi midir din?: "Dua Odası";
Lenin'in de söylediği gibi, başkaları hesabına çalışmaktan, yerine getirilmeyen isteklerden ve yalnız bırakılmışlıktan yılmış halk kitleleri üzerine her yerde büyük ağırlıkla yüklenen ruhsal baskı biçimlerinden biri hiç kuşku yok ki dindir. Doğaya yenik düşen ilk insanların tanrılara, şeytanlara, mucizelere ve benzeri şeylere inanmasına yol açışı gibi, sömürülen sınıfların sömürenlere karşı mücadeledeki yetersizliği de kaçınılmaz olarak ölümden sonra daha iyi bir yaşamın varlığına inanmalarına yol açar. Din, bütün yaşamı boyunca çalışan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kısmete boyun eğmeyi, sabırlı olmayı ve öteki dünyada bir cennet umudunu sürdürmeyi öğretir. Oysa yine din, başkalarının emeğinin sırtından geçinenlere bu dünyada hayırseverlik yapmayı öğreterek, sömürücü varlıklarının ceremesini pek ucuza ödemek kolaylığını gösterir ve cennette de rahat yaşamaları için ehven fiyatlı bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halkı uyutmak için afyon niteliğindedir. Bana da sorarsanız din, sermaye kölelerinin insancıl düşlerini, insana daha yaraşan bir yaşam isteklerini içinde boğdukları bir çeşit ruhsal içkidir.
KHAN'IN DUA ODASI
Çin asıllı ingiliz oyun yazarı Shan Khan'ın yazdığı, bu sezon Cem Kenar yönetmenliğinde Tiyatro Z'de sahnelenen "Dua Odası - Prayer Room" başlıklı oyun da bu konuyu işliyor. Bir okulda, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin bir arada kullandıkları bir ibadet odası, bu dinlere mensup öğrenci ve liderlerin kimi zaman bu odayı Kudüs'ün ufak bir modeline dönüştüren çekişmeleri, kişiselden dini boyutlara uzanan ya da tam tersi yolda ilerleyen inanışlar... Uğruna savaştığımız inançlar... Yaşam, ölüm kavramları... Din ve insan ilişkileri... Hoşgörü (güya)...
Üstün AKMEN - 04.03.2008 - 11:43
--spoiler--
Tarih : 4-19 Nisan 2008
Yer : Tiyatro Z
Şehir : istanbul Avrupa
--spoiler--
Güvenliğimizin battaniyesi midir din?: "Dua Odası";
Lenin'in de söylediği gibi, başkaları hesabına çalışmaktan, yerine getirilmeyen isteklerden ve yalnız bırakılmışlıktan yılmış halk kitleleri üzerine her yerde büyük ağırlıkla yüklenen ruhsal baskı biçimlerinden biri hiç kuşku yok ki dindir. Doğaya yenik düşen ilk insanların tanrılara, şeytanlara, mucizelere ve benzeri şeylere inanmasına yol açışı gibi, sömürülen sınıfların sömürenlere karşı mücadeledeki yetersizliği de kaçınılmaz olarak ölümden sonra daha iyi bir yaşamın varlığına inanmalarına yol açar. Din, bütün yaşamı boyunca çalışan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kısmete boyun eğmeyi, sabırlı olmayı ve öteki dünyada bir cennet umudunu sürdürmeyi öğretir. Oysa yine din, başkalarının emeğinin sırtından geçinenlere bu dünyada hayırseverlik yapmayı öğreterek, sömürücü varlıklarının ceremesini pek ucuza ödemek kolaylığını gösterir ve cennette de rahat yaşamaları için ehven fiyatlı bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halkı uyutmak için afyon niteliğindedir. Bana da sorarsanız din, sermaye kölelerinin insancıl düşlerini, insana daha yaraşan bir yaşam isteklerini içinde boğdukları bir çeşit ruhsal içkidir.
KHAN'IN DUA ODASI
Çin asıllı ingiliz oyun yazarı Shan Khan'ın yazdığı, bu sezon Cem Kenar yönetmenliğinde Tiyatro Z'de sahnelenen "Dua Odası - Prayer Room" başlıklı oyun da bu konuyu işliyor. Bir okulda, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin bir arada kullandıkları bir ibadet odası, bu dinlere mensup öğrenci ve liderlerin kimi zaman bu odayı Kudüs'ün ufak bir modeline dönüştüren çekişmeleri, kişiselden dini boyutlara uzanan ya da tam tersi yolda ilerleyen inanışlar... Uğruna savaştığımız inançlar... Yaşam, ölüm kavramları... Din ve insan ilişkileri... Hoşgörü (güya)...
Üstün AKMEN - 04.03.2008 - 11:43
--spoiler--
Gündemdeki Haberler