bugün
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı19
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi21
- monica bellucci bakışı4
- zallın 1 aylık kazancını yazarlarına dağıtma planı5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- tayt giyen kevaşeyi götten sikmek8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi15
- beni biraz da şu tarafa doğru sev3
- aşkım sakso ne demek diye soran kız4
- distopik film önerisi6
- z kuşağı3
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar9
- galatasaray12
- iremga32
- discordçu iki arkadaşa rastlamak3
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- biranın üstüne rakı içmek2
- victor osimhen14
- galatahahahahahaha3
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku6
- velvet15
- okan buruk'un şişirilmiş bir balon olması2
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- ishal olmak5
- yandım çavuş ayranı3
- sözlükte marka olmak11
- uludağ sözlük evreni9
- kedi tekmelemek11
- sebahattin şirin21
- anın görüntüsü31
- babaların acayip huyları2
- bir bela geliyor8
- dursun özbek3
- aniden masayı devirip çığlık atmak2
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- sözlükten birine telefon vermek3
- galatasaray'ın kırmız kart jokeri3
- doruk madencilik işçilerinin direnişi5
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- yakışıklı seri katil4
- köprüleri yakmak2
- haftanın gammazları listesi25
- la taverne des yeux2
- süleymancılar14
- neredesiniz kızlar4
- alevi kızların alev alev yanması7
Aydınlanmış bir ruhun portresini çizen yazar. Hayatının annesi ölene kadar olan döneminde bazen acıyla, bazen sevgiyle, bazen hovardalıkla yaşamış olan proust, bu dönemde aydınlattığı ruhunu anlatır ünlü eserinde. insanlık tarihinin en uzun romanını yazmıştır. Boş cümleler, beylik laflar bulamazsınız. Tam da vermek istediğini tam da vermek istediği şekilde, kendini dışardan soyutlayarak yazmıştır. Bu kadar kolay olmazdı herhalde aydınlanmış ruhunu görmek eğer kendi karanlığına çekilmese.
Bazı betimlemeleri, tezleri o kadar doğru ve ayrıntılı ki modern nöroloji şapka çıkartsa az kalır. Donanımıyla diz çöktürür. Kendine hayran bırakır aydınlanmanın o yüce hali. Kayıp zamanın izinde'de en başarılı kısım herkesin takdir ettiği gibi albertine kayıp'tır fakat beni çiçek açmış genç kızların gölgesinde daha mesut etmişti. Belki de bana yabancı gelen, keşfetmek istediklerime en çok oradan öğrendiğimdendir. Ayrıca şu sözü zamanının ruh ve bilinç görüşlerinin felsefi derinliğinde çağının en iyisidir. Yani aynı zamanda iyi bir felsefeci.
"bir saati parçalarına ayırınca ne görürüz?
bir saatin ruhunu parçalarına ayırabilmenin mümkün olmadığını görürüz.
küçük parçalar, birlikte çalışmak için zorunlu olarak yanındakine ihtiyaç duyan bütün o küçük parçalar manevi bir dünyaya gitmek için bir durak ve ruhani nesneler yumağından başka bir şey değil. bir saati parçalarına ayırınca insanı parçalarına ayırmış oluruz.
önce bir el düşünelim. kimin eli bu görünmeyen? fani bir insanın eli. bir ölümlü. doğmuş, sevmiş, okumuş, ağlamış, gülmüş, darılmış, uyumuş, uyanmış, kirlenmiş ve arınmış. nihayetinde o kadar kısa bir süre yaşayacak ki, çoğu insan onun farkında bile olmayacak. insan karanlıkta bir alev gibi parlayıp sönecek. binlerce harfin içinde bir harf, milyonlarca, milyarlarca kum tanesinin içinde bir kum tanesi. bir şiirin dizesi bile değil: “keşke yalnız bunu için sevseydim seni."
Bazı betimlemeleri, tezleri o kadar doğru ve ayrıntılı ki modern nöroloji şapka çıkartsa az kalır. Donanımıyla diz çöktürür. Kendine hayran bırakır aydınlanmanın o yüce hali. Kayıp zamanın izinde'de en başarılı kısım herkesin takdir ettiği gibi albertine kayıp'tır fakat beni çiçek açmış genç kızların gölgesinde daha mesut etmişti. Belki de bana yabancı gelen, keşfetmek istediklerime en çok oradan öğrendiğimdendir. Ayrıca şu sözü zamanının ruh ve bilinç görüşlerinin felsefi derinliğinde çağının en iyisidir. Yani aynı zamanda iyi bir felsefeci.
"bir saati parçalarına ayırınca ne görürüz?
bir saatin ruhunu parçalarına ayırabilmenin mümkün olmadığını görürüz.
küçük parçalar, birlikte çalışmak için zorunlu olarak yanındakine ihtiyaç duyan bütün o küçük parçalar manevi bir dünyaya gitmek için bir durak ve ruhani nesneler yumağından başka bir şey değil. bir saati parçalarına ayırınca insanı parçalarına ayırmış oluruz.
önce bir el düşünelim. kimin eli bu görünmeyen? fani bir insanın eli. bir ölümlü. doğmuş, sevmiş, okumuş, ağlamış, gülmüş, darılmış, uyumuş, uyanmış, kirlenmiş ve arınmış. nihayetinde o kadar kısa bir süre yaşayacak ki, çoğu insan onun farkında bile olmayacak. insan karanlıkta bir alev gibi parlayıp sönecek. binlerce harfin içinde bir harf, milyonlarca, milyarlarca kum tanesinin içinde bir kum tanesi. bir şiirin dizesi bile değil: “keşke yalnız bunu için sevseydim seni."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar