bugün
- türkiyede açık hava genelevi gibi6
- birader yazar olmak10
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı27
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- kemalist dünya11
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası3
- cemevinde hain kemal sloganları8
- devletin her şeye karışması3
- sigmund freud'un koltuğu4
- 26 haziran 20264
- dilovası katliamı konuşulurken akp'lilerin gülmesi3
- aile evinde yaşamak6
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi7
- üniversitelerin gereksiz olması8
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması6
- macron sabah koşusu yapacak diye park kapatmak6
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor14
- allah6
- pforzheim şu an 34 derece2
- sözlüğü bırakmak istemek3
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı8
- galatasaray lobisi6
- arda güler'in 24 yıl sonra dünya kupası golü4
- kemalistler9
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- aylık 312 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- okulların kapanması3
- gönüllü moderatörlük2
- 25 haziran 2026 ekvador almanya maçı3
- 2026 dünya kupası23
- nilsu berfin aktaş3
- sistem patlamış2
- futbol18
- bulla dava açmak2
- kayra2
- gitme diye yalvarmak2
- arda güler3
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- demet evgar10
- nemden nefes alamamak2
- amerika birleşik devletleri6
- saian dan aforizmalar2
- sarapci koala2
- türkiye8
- yavşak bir kardeşe sahip olmak2
- yazarların imza parfümleri14
- 24 haziran 2026 venezuela depremi8
- hızlı para kazanmanın yolları11
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- aşure3
Aydınlanmış bir ruhun portresini çizen yazar. Hayatının annesi ölene kadar olan döneminde bazen acıyla, bazen sevgiyle, bazen hovardalıkla yaşamış olan proust, bu dönemde aydınlattığı ruhunu anlatır ünlü eserinde. insanlık tarihinin en uzun romanını yazmıştır. Boş cümleler, beylik laflar bulamazsınız. Tam da vermek istediğini tam da vermek istediği şekilde, kendini dışardan soyutlayarak yazmıştır. Bu kadar kolay olmazdı herhalde aydınlanmış ruhunu görmek eğer kendi karanlığına çekilmese.
Bazı betimlemeleri, tezleri o kadar doğru ve ayrıntılı ki modern nöroloji şapka çıkartsa az kalır. Donanımıyla diz çöktürür. Kendine hayran bırakır aydınlanmanın o yüce hali. Kayıp zamanın izinde'de en başarılı kısım herkesin takdir ettiği gibi albertine kayıp'tır fakat beni çiçek açmış genç kızların gölgesinde daha mesut etmişti. Belki de bana yabancı gelen, keşfetmek istediklerime en çok oradan öğrendiğimdendir. Ayrıca şu sözü zamanının ruh ve bilinç görüşlerinin felsefi derinliğinde çağının en iyisidir. Yani aynı zamanda iyi bir felsefeci.
"bir saati parçalarına ayırınca ne görürüz?
bir saatin ruhunu parçalarına ayırabilmenin mümkün olmadığını görürüz.
küçük parçalar, birlikte çalışmak için zorunlu olarak yanındakine ihtiyaç duyan bütün o küçük parçalar manevi bir dünyaya gitmek için bir durak ve ruhani nesneler yumağından başka bir şey değil. bir saati parçalarına ayırınca insanı parçalarına ayırmış oluruz.
önce bir el düşünelim. kimin eli bu görünmeyen? fani bir insanın eli. bir ölümlü. doğmuş, sevmiş, okumuş, ağlamış, gülmüş, darılmış, uyumuş, uyanmış, kirlenmiş ve arınmış. nihayetinde o kadar kısa bir süre yaşayacak ki, çoğu insan onun farkında bile olmayacak. insan karanlıkta bir alev gibi parlayıp sönecek. binlerce harfin içinde bir harf, milyonlarca, milyarlarca kum tanesinin içinde bir kum tanesi. bir şiirin dizesi bile değil: “keşke yalnız bunu için sevseydim seni."
Bazı betimlemeleri, tezleri o kadar doğru ve ayrıntılı ki modern nöroloji şapka çıkartsa az kalır. Donanımıyla diz çöktürür. Kendine hayran bırakır aydınlanmanın o yüce hali. Kayıp zamanın izinde'de en başarılı kısım herkesin takdir ettiği gibi albertine kayıp'tır fakat beni çiçek açmış genç kızların gölgesinde daha mesut etmişti. Belki de bana yabancı gelen, keşfetmek istediklerime en çok oradan öğrendiğimdendir. Ayrıca şu sözü zamanının ruh ve bilinç görüşlerinin felsefi derinliğinde çağının en iyisidir. Yani aynı zamanda iyi bir felsefeci.
"bir saati parçalarına ayırınca ne görürüz?
bir saatin ruhunu parçalarına ayırabilmenin mümkün olmadığını görürüz.
küçük parçalar, birlikte çalışmak için zorunlu olarak yanındakine ihtiyaç duyan bütün o küçük parçalar manevi bir dünyaya gitmek için bir durak ve ruhani nesneler yumağından başka bir şey değil. bir saati parçalarına ayırınca insanı parçalarına ayırmış oluruz.
önce bir el düşünelim. kimin eli bu görünmeyen? fani bir insanın eli. bir ölümlü. doğmuş, sevmiş, okumuş, ağlamış, gülmüş, darılmış, uyumuş, uyanmış, kirlenmiş ve arınmış. nihayetinde o kadar kısa bir süre yaşayacak ki, çoğu insan onun farkında bile olmayacak. insan karanlıkta bir alev gibi parlayıp sönecek. binlerce harfin içinde bir harf, milyonlarca, milyarlarca kum tanesinin içinde bir kum tanesi. bir şiirin dizesi bile değil: “keşke yalnız bunu için sevseydim seni."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar