bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu25
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması9
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar6
- boyumun 2 cm kısalması21
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek9
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek4
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- sözlük yazarlarına güvenmek13
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler7
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- otelde sevişmek8
- geçmişe takılıp kalmak4
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- küpe takan adama kız vermem diyen baba3
- fazla samimiyet6
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- sözlüğe elini ayağını atan tipler3
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- nev10
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- teoman'ın 60 yaşına girmesi5
- mal mıyım sorunsalı13
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- hiçbir zaman gönlü alınan biri olmamak4
- fazla düşünceli olmak4
- gece gece gelen kaşarlı sucuklu tost kokusu3
- küt saçlı hatun12
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum2
- arkadaşlar bakar mısınız6
- midye tava4
- kiraz cicegi kolonyasi41
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
- didem madak2
- elidor3
- beni sevdiniz mi4
- 65 yaş üstü yazarlar3
- sözlük yazarlarının doğum tarihleri3
- ona bir şey söyle8
- sözlük yazarlarının saatleri8
- online listesi7
- açgözlü bencil ikiyüzlü kibirli insan5
- ilk türettigim sözcük3
- mandalina8
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri12
hikmet genç bir adamdı. yalnız yaşamasa da içsel bir yalnızlık içindeydi. bu yalnızlık bunalım, sıkılma ve hezeyanlar getiren türden bir yalnızlık değil, aksine; hayatı anlamlandırma şeklindeki teklik duygusundan kaynaklanan bir içe kapalılıktı. içe kapalı olduğunu kendinden başkası bilmiyordu.
hikmet futbol izliyor, yemek yemekten zevk alıyor, çokça kitap okuyordu. son günlerde çok az uyumuştu. günde belki 3-4 saati geçmeyen uyku periyotları vardı. bu onu daha da durağanlaştırmıştı. bu durağanlığını yine kendinden başkası bilmiyordu.
hikmet televizyonun karşısına uzandı. meyve çayını yudumlarken bir adamın anlattığı şeyleri dinlemeye çalışıyordu. adam ilginç şeylerden basediyordu. benlik, ego, varlık, yokluk, ilizyon…
hikmet adamın anlattıklarına bir yandan konsantre olmaya çalışıyor, bir yandan da meyve çayının verdiği etkiyle uykuya direniyordu. televizyondaki adam “benlik” dedi, “benlik insanın kafasının içinde bir kral gibi oturur!”hikmet adamı takip etmekte zorlanıyordu. hatta bir ara kafası düşer gibi oldu. adam konuşmaya devam etti: “benliğin ölümden daha fazla korktuğu bir şey varsa o da yok olmaktır.”
hikmet adamın neyi kastettiğini anlamaya çalıştı. ölüm bir yok oluş değil miydi? hayır değildi. benliğin ölümden daha fazla korktuğu ‘yok olmak’ kesinlikle başka bir şey olmalıydı. bunları düşünürken hikmet’in gözleri kapanmamak için büyük bir mücadele veriyordu. televizyondaki adam devam etti: “peki böylesine bir benliğin, insana ilk sözü ne olurdu?”
hikmet’in bu soruyu tam olarak duyup duymadığını bilmiyoruz, çünkü hikmet o esnada uyku ile uyanıkık hali arasında bir yerdeydi. ve bir sesin ona “ben benim sen de sensin” demesiyle gözlerinini açtı. kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu…
hikmet futbol izliyor, yemek yemekten zevk alıyor, çokça kitap okuyordu. son günlerde çok az uyumuştu. günde belki 3-4 saati geçmeyen uyku periyotları vardı. bu onu daha da durağanlaştırmıştı. bu durağanlığını yine kendinden başkası bilmiyordu.
hikmet televizyonun karşısına uzandı. meyve çayını yudumlarken bir adamın anlattığı şeyleri dinlemeye çalışıyordu. adam ilginç şeylerden basediyordu. benlik, ego, varlık, yokluk, ilizyon…
hikmet adamın anlattıklarına bir yandan konsantre olmaya çalışıyor, bir yandan da meyve çayının verdiği etkiyle uykuya direniyordu. televizyondaki adam “benlik” dedi, “benlik insanın kafasının içinde bir kral gibi oturur!”hikmet adamı takip etmekte zorlanıyordu. hatta bir ara kafası düşer gibi oldu. adam konuşmaya devam etti: “benliğin ölümden daha fazla korktuğu bir şey varsa o da yok olmaktır.”
hikmet adamın neyi kastettiğini anlamaya çalıştı. ölüm bir yok oluş değil miydi? hayır değildi. benliğin ölümden daha fazla korktuğu ‘yok olmak’ kesinlikle başka bir şey olmalıydı. bunları düşünürken hikmet’in gözleri kapanmamak için büyük bir mücadele veriyordu. televizyondaki adam devam etti: “peki böylesine bir benliğin, insana ilk sözü ne olurdu?”
hikmet’in bu soruyu tam olarak duyup duymadığını bilmiyoruz, çünkü hikmet o esnada uyku ile uyanıkık hali arasında bir yerdeydi. ve bir sesin ona “ben benim sen de sensin” demesiyle gözlerinini açtı. kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu…
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar