bugün
- kolye140
- rüzgar11
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- rüzgar türbini2
- gece gece sinirlenmek4
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- fil9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- at6
- flamingo3
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- kaplan17
- z kusagi4
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- evi ev yapan şeyler14
- kötüyü alaşağı etmek4
- brezilya7
- anın görüntüsü22
- sevgili nedir7
- aslan15
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- netflix asaf dizisi3
- cemil tugay6
- bileklik19
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- erken ölüm2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- ankara8
- yogartiksen39
- elma5
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- paralel evren2
- sarı teker kim sorunsalı8
- spider man brand new day2
- zebra7
2020 Tokyo Olimpiyat Stadyumu için yapılan yarışmayı kazanan tasarımının, bulunduğu çevreyle ve ikonik 1964 kenzo tange olimpiyat stadyumuyla uyumsuz olduğu ve çok fazla alan kapladığı gerekçesiyle japon mimarlardan eleştiri alan ve projenin yapılmasına karşı japon mimarlarca imza toplanmasına neden olan mimardır. japon mimarların aşağıda da açıklayacağım nedenlerle haklı bulduğum bu tepkilerine karşıysa; "Eğer o alanda bir stadyum tasarlanması fikrine karşılarsa yarışmaya da katılmasalardı" şeklinde pişkin bir cevap vermiş şahsiyettir.
japon mimarların tepkilerinde ise hem haklı hem de haksız noktalar bulunmakta. haksız oldukları alan tasarımın kenzo tange olimpiyat stadyumuyla uyumlu olması gerektiğini düşünmeleri. bu düşünce hem tasarımı sınırlayan hemde belli kalıplar içine sokan bir düşüncedir. eski bir yapıya uyumlu ve bağlı kalmak günümüzün mimari anlayışına ters düşmektedir. olması gereken modernle geleneği harmanlayabilmektir.
haklı oldukları noktaya gelirsek; tasarım gerçekten büyüktür. daha küçük ölçeklerde belki hantal görünümünün biraz olsun azalma olasılığı olsa bile genel anlamda başarısız ve şehrin dokusu içinde sanki çizilirken ölçeği yanlış ayarlanmış gibi görünmektedir. resimde görülebileceği gibi; görsel
bunun dışında yukarıda her ne kadar kenzo tange stadyumuyla uyumlu olmasının şart olmadığını söylesem de aynı şey şehirle uyumlu olmaması konusunda geçerli değildir. çünkü geniş bir çevre içinde baktığımızda plastik ve hantal formdaki devasa bir stadyum gerçekten sırıtmaktadır. olması gereken tokyo nun dokusuna uygun ve arka plandaki büyük şehirden ayrı bir parçaymış gibi görünmeyen, sırf fütüristik ve aykırı olmak amacıyla tasarlanmamış bir stadyum tasarlamaktır.
peki iyi hoş eleştiriyorsun da bu proje yarışmayı kazanmış jüriden daha mı iyi bileceksin diyenler olacaktır. öyle bir iddiam yok. ancak böyle yarışmalarda jürinin genellikle adından en çok sükse yapabileceği mimarı seçme eğiliminde olduğunu bilmek gereklidir. ve bu seçim sonucu ortaya konan yapının mimarıyla anılması ile turizme katacağı etkiler daha başarılı bir tasarım ancak daha az popüler mimar kavramından daha albenilidir. zaha hadid in bu projesiyle ilgili de böyle bir durum söz konusu olma ihtimali yüksektir. ki bu ilk de değildir. bu yüksek egolu mimara daha önce de sırf adı zaha hadid diye kartal kentsel dönüşüm projesi verilmiş kendisi ortaya şöyle bir çorba çıkarmıştır; görsel
architectus: sonuç olarak; egonun fazlası hem yaratıcılığa hemde çevreye zararlıdır.
z h: ama ben...
architectus: evet evet sen zaha hadidsin.
edit: 31 martta aramızdan ayrılmış olan mimardır. rahmetliye yakın zamanda üstteki eleştirel entryi girmiştim ama hayat bizlere bir kez daha egonun, dünyevi ve aşırıya kaçan hırsların, akademik başarıların ve itibarlı ödüllerin de bir yere kadar olduğunu, ölümün hepimizin ibret alması gereken kaçınılmaz bir son olduğunu hatırlatıyor. allah rahmet eylesin...
japon mimarların tepkilerinde ise hem haklı hem de haksız noktalar bulunmakta. haksız oldukları alan tasarımın kenzo tange olimpiyat stadyumuyla uyumlu olması gerektiğini düşünmeleri. bu düşünce hem tasarımı sınırlayan hemde belli kalıplar içine sokan bir düşüncedir. eski bir yapıya uyumlu ve bağlı kalmak günümüzün mimari anlayışına ters düşmektedir. olması gereken modernle geleneği harmanlayabilmektir.
haklı oldukları noktaya gelirsek; tasarım gerçekten büyüktür. daha küçük ölçeklerde belki hantal görünümünün biraz olsun azalma olasılığı olsa bile genel anlamda başarısız ve şehrin dokusu içinde sanki çizilirken ölçeği yanlış ayarlanmış gibi görünmektedir. resimde görülebileceği gibi; görsel
bunun dışında yukarıda her ne kadar kenzo tange stadyumuyla uyumlu olmasının şart olmadığını söylesem de aynı şey şehirle uyumlu olmaması konusunda geçerli değildir. çünkü geniş bir çevre içinde baktığımızda plastik ve hantal formdaki devasa bir stadyum gerçekten sırıtmaktadır. olması gereken tokyo nun dokusuna uygun ve arka plandaki büyük şehirden ayrı bir parçaymış gibi görünmeyen, sırf fütüristik ve aykırı olmak amacıyla tasarlanmamış bir stadyum tasarlamaktır.
peki iyi hoş eleştiriyorsun da bu proje yarışmayı kazanmış jüriden daha mı iyi bileceksin diyenler olacaktır. öyle bir iddiam yok. ancak böyle yarışmalarda jürinin genellikle adından en çok sükse yapabileceği mimarı seçme eğiliminde olduğunu bilmek gereklidir. ve bu seçim sonucu ortaya konan yapının mimarıyla anılması ile turizme katacağı etkiler daha başarılı bir tasarım ancak daha az popüler mimar kavramından daha albenilidir. zaha hadid in bu projesiyle ilgili de böyle bir durum söz konusu olma ihtimali yüksektir. ki bu ilk de değildir. bu yüksek egolu mimara daha önce de sırf adı zaha hadid diye kartal kentsel dönüşüm projesi verilmiş kendisi ortaya şöyle bir çorba çıkarmıştır; görsel
architectus: sonuç olarak; egonun fazlası hem yaratıcılığa hemde çevreye zararlıdır.
z h: ama ben...
architectus: evet evet sen zaha hadidsin.
edit: 31 martta aramızdan ayrılmış olan mimardır. rahmetliye yakın zamanda üstteki eleştirel entryi girmiştim ama hayat bizlere bir kez daha egonun, dünyevi ve aşırıya kaçan hırsların, akademik başarıların ve itibarlı ödüllerin de bir yere kadar olduğunu, ölümün hepimizin ibret alması gereken kaçınılmaz bir son olduğunu hatırlatıyor. allah rahmet eylesin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar