bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri28
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- tai lung9
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- sarapci koala hatayi33
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- meriç dükalığı8
- var ekranı2
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- moral olsun bik bik ime2
- sevdiğiniz yazarlar8
- uğurcan çakır3
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- islamda namaz yoktur30
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- fusya semsiyeli yabanci22
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- okan çık hesap ver4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- amedspor maçından korkmak2
- galatasaray10
- habire124
- kürdistan10
- sözlüğün ölü gibi olması5
- kadir inanır'ın mirası4
- rafael leao2
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- etli biber dolması5
- dantelli sütyen takan erkek12
- leroy sane2
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
Çocukken ilk kez bir oyuncakçı dükkanın vitrininde görmüştüm bu setleri. Babama "bundan al bundan" diye tutturmuştum. ikili olan seti istememe rağmen tekli junior sete fit olmuştum. Eve gelince büyük bir heyecanla hemen kutusundan çıkardım. Tabi başta hiç birşey anlamadım. içinden iki tanede kitap çıkmıştı. ES-1 ES-2 (Elektronik Set 1 ve 2). ES-1' in ilk sayfalarını açar açmaz bir şema / resim çıktı karşıma. Malzemeler 1 adet 9V pil, 1 adet ampul ve 1 adet butondu. Şemaya bakarak, üzerinde delikler olan gri plastik şeye bu malzemeleri yerleştirdim. Malzemelerin altında ayakları vardı ve o gri şeye cuk diye oturuyordu.
Sonra şemaya baktım ve kablo bağlantılarını yapmam gerektiğini anladım. Öyle havadan elektrik geçmezdi herhalde...Bunun için malzemelerin üstünde iki adet delik vardı. Metal olan bu delikler, malzemenin artı ve eksi uçlarına bağlıydı. Kabloyu deliğin içine sokup ve sarı pimini taktığınız zaman malzemenin bir ucunu uzatmış oluyordunuz. Sonra bütün bu kabloları şemaya göre yaptığınızda devreniz çalışıyordu.
Bütün kabloları bağladıktan sonra artık devrem çalışmaya hazırdı. Bitirir bitirmez butona bastım. işte ampul yanıyordu... Heeeeeeey !! Ne kadar sevinmiştim, basıyordum yanıyordu, ben yapmıştım. Heyecanla evdekilere göstermiştim. Daha sonraları ES-2' den Elektronik Org devresini yapmaya çalıştım. Kurşun kalemle 10-15 cm'lik bir yeri boyuyordunuz. Setin içinden çıkan kablolu metal çubuğu buraya sürtünce notalar çıkıyordu gülya. Ama ses mes çıkmamıştı. Üstelik bir saatten fazla uğraştırmıştı. Çünkü bir sürü kablo bağlantısı vardı.
Bir de Yağmur Alarmı devresi vardı. Malzemelerin birinin üstüne pamuk koyuyordunuz. ıslatınca iki uç birbirine deyiyor ve hoparlörden ince bir ses çıkıyordu. Zar zor yapmıştım bunu.
Tabi kullana kullana malzemeler eskidi. ilk bozulan potansiyometre olmuştu. Bununla ışığı veya sesi kısıp açabiliyordunuz. En önemli parçalardan biriydi, çoğu devrede vardı ve bozulmuştu. Neyseki sonra büyük kuzenimden, bu malzemelerin Elektronikçiler Çarşısında satıldığını öğrendim. işte o pasaja girip elektronik devre elemanları satın aldığım gün benim için dönüm noktasıdır. Daha sonraları bir breadboard alıp onun üzerinde yapmaya başladım bu devreleri. Sonra devre kitapları, pertinaxlar, perhidroller, havyalar çıktı başımıza ve arkası kesilmedi.
Kısacası elektroniğe olan merakım bu set sayesindedir.
Bu arada bu setler hala üretilmekte. Üstelik RoboKitler falanda var :
http://www.teesoyuncak.com
Sonra şemaya baktım ve kablo bağlantılarını yapmam gerektiğini anladım. Öyle havadan elektrik geçmezdi herhalde...Bunun için malzemelerin üstünde iki adet delik vardı. Metal olan bu delikler, malzemenin artı ve eksi uçlarına bağlıydı. Kabloyu deliğin içine sokup ve sarı pimini taktığınız zaman malzemenin bir ucunu uzatmış oluyordunuz. Sonra bütün bu kabloları şemaya göre yaptığınızda devreniz çalışıyordu.
Bütün kabloları bağladıktan sonra artık devrem çalışmaya hazırdı. Bitirir bitirmez butona bastım. işte ampul yanıyordu... Heeeeeeey !! Ne kadar sevinmiştim, basıyordum yanıyordu, ben yapmıştım. Heyecanla evdekilere göstermiştim. Daha sonraları ES-2' den Elektronik Org devresini yapmaya çalıştım. Kurşun kalemle 10-15 cm'lik bir yeri boyuyordunuz. Setin içinden çıkan kablolu metal çubuğu buraya sürtünce notalar çıkıyordu gülya. Ama ses mes çıkmamıştı. Üstelik bir saatten fazla uğraştırmıştı. Çünkü bir sürü kablo bağlantısı vardı.
Bir de Yağmur Alarmı devresi vardı. Malzemelerin birinin üstüne pamuk koyuyordunuz. ıslatınca iki uç birbirine deyiyor ve hoparlörden ince bir ses çıkıyordu. Zar zor yapmıştım bunu.
Tabi kullana kullana malzemeler eskidi. ilk bozulan potansiyometre olmuştu. Bununla ışığı veya sesi kısıp açabiliyordunuz. En önemli parçalardan biriydi, çoğu devrede vardı ve bozulmuştu. Neyseki sonra büyük kuzenimden, bu malzemelerin Elektronikçiler Çarşısında satıldığını öğrendim. işte o pasaja girip elektronik devre elemanları satın aldığım gün benim için dönüm noktasıdır. Daha sonraları bir breadboard alıp onun üzerinde yapmaya başladım bu devreleri. Sonra devre kitapları, pertinaxlar, perhidroller, havyalar çıktı başımıza ve arkası kesilmedi.
Kısacası elektroniğe olan merakım bu set sayesindedir.
Bu arada bu setler hala üretilmekte. Üstelik RoboKitler falanda var :
http://www.teesoyuncak.com
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar