veda siiri

Neşet ertaş'ın ölmeden önce yazdığı ancak okumaya ömrünün vefa etmediği şiiri.

tükendi ömrümün çoğu gidiyor
cahil ömrüm geldi geçti yel gibi
sevdiğim uzaktan seyir ediyor
beni görüp bakınıyor el gibi

geçti günler, yıllar, ömürse doldu
giden gitti bilmem geri ne kaldı
ömrümün baharı sarardı soldu
yandı kaldı garip bağrım çöl gibi

veren, geri almak için gözlüyo
her an her saniye beni izliyo
garip bağrım için için sızlıyo
sazımda inleyen sırma tel gibi

uzun yoldan gelmiş gibi yorgunum
ne kimseye küskün ne de dargınım
bir ahu gözlüye candan vurgunum
garip gönlüm kapısında kul gibi

Muharrem ertaş'ın da bu minvalde bir türküsünün olması, bu bağrı yanıklığın sonradan gelmediğinin, mayadan oduğunun en net kanıtıdır.
© copyright 2005 - 2026