bugün
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır6
- kelebeklerin bir boka yaramaması4
- sözlüğü canlandıramamak3
- tarhana yapmayı bilen kız3
- tantuni6
- vahşi doğada hayatta kalmak3
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- bu koyden olsam ne olacak4
- sözlük içi güzel renkler4
- tai lung8
- sivrisineklerin şerefsiz olması2
- sözlüğün en cilveli kızı3
- kedi kumu4
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- yağmurcu neden akpli13
- ioçk'nın mutfağı6
- slm yazan erkek2
- kedi köpek3
- radikal karar almak5
- 15 mayıs uludağ sözlüğün kurtuluşu3
- sözlüğü aşevine çeviren tipler4
- mantının gereğinden fazla abartılması3
- sevdiğin bir yazarı gammazlamak3
- antalya şu an 29 derece2
- beni özleyenler elime mum diksin19
- mersin şu an 30 derece2
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi3
- şükürcülük6
- ekmek poşeti taşımak2
- insansı robota ev temizliği yaptırmak2
- erdal beşikçioğlu17
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- erdal beşikçioğlu'nun tutuklanma nedeni2
- tost3
- kızlar naber10
- mantı3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması3
- muşlettin amca bey erecto birader2
- minnoş kızların obur takliti yapması2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- yemek paylaşımı yapan yazarlar2
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız7
- komşuya kahveye gitmek8
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu8
- pazartesi diyete başlamak4
- zeytinyağlı tabağı2
- sözlüğün çok durgun olması2
- call of duty black ops3
- eli olmayanlar nasıl 31 çekiyor4
- teknik borç2
Şişen yerin üstüne bir adet çiğnenmiş ekmek içi basıldığında şişliği aldığı söylenen ve bu yüzden yapılan çılgınca olay. Çılgın. Bana göre gerçekten çılgın bir olaydı, hala da olmaya devam ediyor. Neden mi? dinleyin...
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar