bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri48
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- claudian clouds33
- sözlük kızlarının kekleri24
- yaşanmamışların yası6
- uludağ itiraf19
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- yazarların akşam yemekleri6
- insan ne ister5
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- en iyi vampir filmi4
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- islamda namaz yoktur30
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- sevdiğiniz yazarlar8
- true'nun engelli olması6
- fusya semsiyeli yabanci22
- kadınlar7
- okan buruk9
- dantelli sütyen takan erkek12
- kürdistan10
- ölümden korkuyor musunuz17
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- allah11
- en iyi kurt adam filmi3
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- günün sözü16
- kültür2
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- tai lung8
- intothenirvana2
- yesene beni diyen kız9
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- gecenin şarkısı10
- gocu33
Şişen yerin üstüne bir adet çiğnenmiş ekmek içi basıldığında şişliği aldığı söylenen ve bu yüzden yapılan çılgınca olay. Çılgın. Bana göre gerçekten çılgın bir olaydı, hala da olmaya devam ediyor. Neden mi? dinleyin...
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
çiğneyecek sakız bulamayınca, evdeki ekmeğe saldırıp onu çiğneyen zihniyetin yaptığı hareket.
midenin daha rahat öğütmesi için ekmeği ağızda iyice ezmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar