bugün
- ne kadar yaşlısın16
- kendisiyle övünen insanlar11
- queen ravenna adlı yazar5
- trt tarafsız olmalı13
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- muhallebici açıyoruz isim önerileri4
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- fatma betül sayan kaya50
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- 0 0 7 bey birader3
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- frankyfourfingers4
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- teoman çamaşır4
- bu nasıl hava lan7
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- kavga havasında olmak4
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi3
- from gold from dust6
- sigara böreği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- koyu saç açık ten4
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- herkesle arası iyi olan tip2
- morkstar7
- asuman krause3
- yağmurlu gece7
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- placebo3
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- paranın devrinin bitmesi10
- barış alper yılmaz8
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- motorola razr v32
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- patates kızartmak4
- türkiye28
Şişen yerin üstüne bir adet çiğnenmiş ekmek içi basıldığında şişliği aldığı söylenen ve bu yüzden yapılan çılgınca olay. Çılgın. Bana göre gerçekten çılgın bir olaydı, hala da olmaya devam ediyor. Neden mi? dinleyin...
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
çiğneyecek sakız bulamayınca, evdeki ekmeğe saldırıp onu çiğneyen zihniyetin yaptığı hareket.
midenin daha rahat öğütmesi için ekmeği ağızda iyice ezmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar