bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- gammaz olmuşum13
- kel erkek3
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar2
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- death2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- bizim delilere bakayım4
- gazlamak2
- gençler iş beğenmiyor3
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- kemal kılıçdaroğlu35
- sevgiliyle kavga etmek2
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- eski yazarların emekli yapılması5
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- sözlük yazarlarına tavsiye4
Şişen yerin üstüne bir adet çiğnenmiş ekmek içi basıldığında şişliği aldığı söylenen ve bu yüzden yapılan çılgınca olay. Çılgın. Bana göre gerçekten çılgın bir olaydı, hala da olmaya devam ediyor. Neden mi? dinleyin...
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
11 sene kadar önceydi. Ayvalık'a bir tanıdığımızın yazlığına gitmiştik. Behçet Amca ve Hülya Teyzelerin yanına... Yazlık evleri bilirsiniz; bahçesi, balkonu her şeyi bir aradadır. Araç trafiğine kapalı sokakları yazlık evin balkondan aileler seyreder durur. Çocuklar koşar, bağırır sürekli... Kimisi de düşer. Benim kardeşim de bu düşenlerden biriydi.
O zamanlar kardeşim sadece beş yaşında. Yani her düştüğünde ağlayabilecek potansiyele sahip. Amanın! Ufaklık düştü. Ufacık ağzına kocaman bir ayva sığacak kadar açmış ağzını, nasıl ağlıyor! Şiddet 100 desibel. Annem ve Hülya Teyze hemen getiriyor ufaklığı. Bakıyoruz, alnı şişmeye yüz tutmuş.
Hülya teyze feryadı basıyor: "Behçet, yetiş! Buz getir!"
Buz yok maalesef evde. Yazlık ev malum... Bütün buzlar rakılarda, meşrubatlarda kullanılmış. Ben sadece olanı biteni izliyorum. Buz yoksa ne yapacaklar? O an ufaklığın şişini nasıl alacaklar?
Dört yetişkin var; annem, babam, Behçet ve Hülya çifti... Bakışıyorlar; "evet" der gibi birbirlerini onaylıyorlar. Öğle yemeğinden kalma yarım ekmeğin içini oyuyorlar. Ne yaptıklarını gerçekten merak ediyorum. Böyle şuursuzluk olamaz! Çocuk ağlamaktan katıldı! Bizimkiler oturdular ekmek yiyorlar. Hem de sadece içini!
Ufaklık ağlıyor, ona üzüntümden ben de ağlayacağım! O esnada olan oluyor. Bizimkiler tekrar bakışıyor; birbirlerine "evet" bakışını attıktan sonra ağızlarındaki ekmekleri ellerine alıyor. Ne oluyor ulan?
Hasta mısınız? Çocuk acıdan ölüyor, siz cıvıklık peşindesiniz. Ekmekler de gerçekten cıvımış yani. Hepsinin de elinde vıcık vıcık ekmek içi! Tükürüklü! Birbirlerine tekrar bakıyorlar ve dörtlü Voltran'ı oluşturuyorlar. Aynı anda cıvık ekmek içini ufaklığın alnına basıyorlar. Çocuğun ağlaması kesiliyor.
Ama şaşkınlıktan susuyor çocuk. Belki de şişin inmesi de bu büyük şoka bağlı! Ekmek şoku!
Amman diyeyim; evinizde buz bulundurun da cıvık ekmeklere maruz kalmayın!
çiğneyecek sakız bulamayınca, evdeki ekmeğe saldırıp onu çiğneyen zihniyetin yaptığı hareket.
midenin daha rahat öğütmesi için ekmeği ağızda iyice ezmektir.
güncel Önemli Başlıklar
