bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi3
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- kömbe7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak13
- birbirine iyi gelmek2
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- bugün doğum günü olan yazarlar4
- romantizmi bitirmek için burun karıştırmak2
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- göz kanlanması7
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- uludede'nin cenaze eventi9
- tinder'ın eşleşme algoritması2
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı8
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması4
- recep tahrik erdoğan4
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın2
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- napolyon vs atatürk2
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- pick me girl6
- yunan adalarına gitmek20
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- dinci ahlaksızlığı19
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- fatma betül sayan kaya64
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- yunan aşığı tip15
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- fiziği güzel sözlük kızları47
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ciğer yiyen midesizler10
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
Bi' insanın hayat plânlaması 10 günde nasıl mı değişir?
bundan yaklaşık 1 ay kadar önce akşam eve dönüyorum. arkamdan biri seslendi. döndüm baktım, ilkokul arkadaşım. en son 6 yıl önce görmüştüm. sarıldık falan. oturduk bir yere yedik içtik sohbet muhabbet. bu diğer arkadaşlarla irtibatı kesmemiş. yıllardır görmediğimiz için bi' beni merak ediyorlarmış diğerleri de. neyse işte bir hafta sonra diğer arkadaşlarla mekanda topluca görüşmek için sözleştik.
bir hafta sonra akşam buluştuk hep beraber. kızlar erkekler falan. hepsi ilkokuldan. özlem giderdik tabii. gecenin ilerleyen saatlerinde gamze de geldi. herkesle görüştü falan. sarıldı bana sıkı sıkı. özlemiştik. o gün öylece bitti, dağıldık evlere.
2 gün sonra, tarih 19 mayıs çok iyi hatırlıyorum, akşamına sözleştik, beni bulan arkadaş, ben, gamze. buluştuk üçümüz, geçtik bir yere. içiyoruz. muhabbet falan. eskilerden konuştuk biraz. gamze'nin de belalı bi' sevgilisi varmış. çocuk içici. kızın peşini de bırakmıyormuş. tehditle falan yanında tutuyormuş. gamze nerden bulaştıysa artık. her neyse üçümüz kalktık sonra. yol biraz engebeli olduğu için ve ışık da olmadığı için elimi tuttu gamze, destek alıyor. yola çıktık ama bırakmadık elimizi. arkadaş da yanımız da ooo anlayalım falan yapıyor piç. yolu yarıladık, gamze cebinden kartını düşürdüğünü fark etti. söyler söylemez bizim arkadaş fırladı hemen oturup içtiğimiz yere. muhtemelen orda düştü çünkü. o koştu gitti, biz arkadan yavaş yavaş geliyoruz. el eleyiz hâlâ. öylece konuşurken bunu hıçkırık tuttu bi anda. nefesini tut geçiyormuş dedim. yok ya geçmedi falan dedi. kafalar da güzel ya, 'öpüşünce de geçiyormuş' dedim birden. güldü falan, 'su içersen ya da nefesini tutarsan geçtiğini duydum ama öpüşünce geçtiğini duymamıştım' dedi. durdurdum bunu, çektim kendime, 1-2 saniye bakışma ve öpüşme. sonra bir şey olmamış gibi el ele yürümeye devam. 'geçti mi hıçkırık' dedim. 'geçti' dedi. harbiden de geçmişti. arkadaş kesin bulamadı kartı falan muhabbet ederken bu bizimki kartı bulmuş getirdi. evlere dağıldık o gece öyle.
ertesi gün üçümüz yine buluştuk. daha doğrusu gamze'yle ben buluştum, arkadaş iş çıkışı yanımıza geldi, gece 11-12 gibi. o gelene kadar biz takıldık. içtik konuştuk öyle havadan sudan. ufak bi' öpüşme daha yaşandı. kızın sevgilisinin hiçbir şeyden haberi yok ama sevgili de değil zaten. aksi takdirde bu olanlara izin vermezdim. çocuk belalı ve kızı yanında zorla tutuyor. her neyse bizim arkadaş geldi. oturduk konuştuk. kızla bizim yakınlaştığımızın da farkında. içerken sigaralarımızı düşündük öylece konuşmadan. ben, sıkılmıştım istanbul'daki bu yaşantıdan. arkadaş da öyle. kız zaten sevgilisinden kurtulmaya çalışıyor, huzur arıyor. ve o an, sanki birbirimizin düşüncelerini okumuş gibi aynı anda karar veriyoruz; gidiyoruz.. istanbul dışına. her şeyi arkamızda bırakarak. ama bunun için para lazımdı. baya bi para hem de. arkadaş çıkardı masaya 300 tl koydu. 200 de ben koydum. götürdü bu bizi taksim'de benim bile bilmedim, kumarın döndüğü yer altı dünyasına. o mekanın varlığından haberim bile yoktu o ana kadar. plân belli. çıkarsak beraber çıkacağız, batarsak da beraber. benim de iyi oynadığımı bildiği için girdik mekana, cepte 500 tl parayla.
dönen oyunun, o an kazanılan ve kaybedilen ellerin detaylarına girmeden kısa kesiyorum. 500 tl'yle gittik. 8000 Tl'ye çıktık. bu sefer batmamıştık. ee şans biraz da bizim yanımız da olsun ama.
karar verdik. gideceğimiz yer izmir. orda da arkadaşlar var. evi ayarlıyorlar sağ olsunlar. iş de hazır gibi. gerçi buradaki şirkette de tam yükselmeye başlamıştım ama hiçbir şey yok gözümde. sıfırdan bir başlangıcın zamanı geldi çünkü. gitmeden görmemiz gereken, hesap kapatmamız gereken dostlar var. sonrası, gidiyoruz. yani diyeceğim o ki sözlük, varsa bizimle beraber gelip sıfırdan bir yaşantıya başlamak isteyen, irtibata geçsin benimle. paranızın olup olmaması dert değil, biz de var, ev de hazır, hemen hemen iş de. haziranın sonunda gidiyoruz. yani tam 1 ay var. gelmek isteyenler buyursun irtibata geçsin, bekliyorum.
bundan yaklaşık 1 ay kadar önce akşam eve dönüyorum. arkamdan biri seslendi. döndüm baktım, ilkokul arkadaşım. en son 6 yıl önce görmüştüm. sarıldık falan. oturduk bir yere yedik içtik sohbet muhabbet. bu diğer arkadaşlarla irtibatı kesmemiş. yıllardır görmediğimiz için bi' beni merak ediyorlarmış diğerleri de. neyse işte bir hafta sonra diğer arkadaşlarla mekanda topluca görüşmek için sözleştik.
bir hafta sonra akşam buluştuk hep beraber. kızlar erkekler falan. hepsi ilkokuldan. özlem giderdik tabii. gecenin ilerleyen saatlerinde gamze de geldi. herkesle görüştü falan. sarıldı bana sıkı sıkı. özlemiştik. o gün öylece bitti, dağıldık evlere.
2 gün sonra, tarih 19 mayıs çok iyi hatırlıyorum, akşamına sözleştik, beni bulan arkadaş, ben, gamze. buluştuk üçümüz, geçtik bir yere. içiyoruz. muhabbet falan. eskilerden konuştuk biraz. gamze'nin de belalı bi' sevgilisi varmış. çocuk içici. kızın peşini de bırakmıyormuş. tehditle falan yanında tutuyormuş. gamze nerden bulaştıysa artık. her neyse üçümüz kalktık sonra. yol biraz engebeli olduğu için ve ışık da olmadığı için elimi tuttu gamze, destek alıyor. yola çıktık ama bırakmadık elimizi. arkadaş da yanımız da ooo anlayalım falan yapıyor piç. yolu yarıladık, gamze cebinden kartını düşürdüğünü fark etti. söyler söylemez bizim arkadaş fırladı hemen oturup içtiğimiz yere. muhtemelen orda düştü çünkü. o koştu gitti, biz arkadan yavaş yavaş geliyoruz. el eleyiz hâlâ. öylece konuşurken bunu hıçkırık tuttu bi anda. nefesini tut geçiyormuş dedim. yok ya geçmedi falan dedi. kafalar da güzel ya, 'öpüşünce de geçiyormuş' dedim birden. güldü falan, 'su içersen ya da nefesini tutarsan geçtiğini duydum ama öpüşünce geçtiğini duymamıştım' dedi. durdurdum bunu, çektim kendime, 1-2 saniye bakışma ve öpüşme. sonra bir şey olmamış gibi el ele yürümeye devam. 'geçti mi hıçkırık' dedim. 'geçti' dedi. harbiden de geçmişti. arkadaş kesin bulamadı kartı falan muhabbet ederken bu bizimki kartı bulmuş getirdi. evlere dağıldık o gece öyle.
ertesi gün üçümüz yine buluştuk. daha doğrusu gamze'yle ben buluştum, arkadaş iş çıkışı yanımıza geldi, gece 11-12 gibi. o gelene kadar biz takıldık. içtik konuştuk öyle havadan sudan. ufak bi' öpüşme daha yaşandı. kızın sevgilisinin hiçbir şeyden haberi yok ama sevgili de değil zaten. aksi takdirde bu olanlara izin vermezdim. çocuk belalı ve kızı yanında zorla tutuyor. her neyse bizim arkadaş geldi. oturduk konuştuk. kızla bizim yakınlaştığımızın da farkında. içerken sigaralarımızı düşündük öylece konuşmadan. ben, sıkılmıştım istanbul'daki bu yaşantıdan. arkadaş da öyle. kız zaten sevgilisinden kurtulmaya çalışıyor, huzur arıyor. ve o an, sanki birbirimizin düşüncelerini okumuş gibi aynı anda karar veriyoruz; gidiyoruz.. istanbul dışına. her şeyi arkamızda bırakarak. ama bunun için para lazımdı. baya bi para hem de. arkadaş çıkardı masaya 300 tl koydu. 200 de ben koydum. götürdü bu bizi taksim'de benim bile bilmedim, kumarın döndüğü yer altı dünyasına. o mekanın varlığından haberim bile yoktu o ana kadar. plân belli. çıkarsak beraber çıkacağız, batarsak da beraber. benim de iyi oynadığımı bildiği için girdik mekana, cepte 500 tl parayla.
dönen oyunun, o an kazanılan ve kaybedilen ellerin detaylarına girmeden kısa kesiyorum. 500 tl'yle gittik. 8000 Tl'ye çıktık. bu sefer batmamıştık. ee şans biraz da bizim yanımız da olsun ama.
karar verdik. gideceğimiz yer izmir. orda da arkadaşlar var. evi ayarlıyorlar sağ olsunlar. iş de hazır gibi. gerçi buradaki şirkette de tam yükselmeye başlamıştım ama hiçbir şey yok gözümde. sıfırdan bir başlangıcın zamanı geldi çünkü. gitmeden görmemiz gereken, hesap kapatmamız gereken dostlar var. sonrası, gidiyoruz. yani diyeceğim o ki sözlük, varsa bizimle beraber gelip sıfırdan bir yaşantıya başlamak isteyen, irtibata geçsin benimle. paranızın olup olmaması dert değil, biz de var, ev de hazır, hemen hemen iş de. haziranın sonunda gidiyoruz. yani tam 1 ay var. gelmek isteyenler buyursun irtibata geçsin, bekliyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar