bugün
- sözlük kızlarının kombinleri45
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- sözlükte çirkin kız olmaması11
- kendini türk hisseden arap artığı24
- sözlük yazarlarının dehşetül vahşet kombinleri13
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı11
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası5
- nervio7
- arkadaşlar toplanır mısınız konuşma yapacağım8
- sahte motor yağı6
- hanginiz yaptı bunu6
- hak ettiği değeri görmemiş şarkılar4
- acı biber elleyip gözü kaşımak6
- firavun haklıydı10
- içtim şarabı siktim arabı7
- testere necmi anasını kesiyor3
- burda neden gerçek moderatör yok3
- the beatles3
- tofaşla 240 km hız yapmak2
- kendini güzel sanan at suratlı kız7
- falıma bakacak fal kölesi var mı3
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi6
- hileli2
- gammaz sözlük kızları15
- sözlükteki gammaz özelliği11
- zafer şahin2
- bursa da kavşağa baba denmesi3
- bingöl de bariyere çarpan otomobilde 2 ölü3
- yahudi savunan kürt5
- testere bu alemdeki en gaddar adamdır3
- aradın mı5
- kıç arasını sürekli kaşıyan erkek4
- iyi de oğlum ben cimer miyim2
- japonların kısırlaştırılması2
- irmik helvası3
- recep tayyip erdoğan11
- sürekli ırk ve inanç konuşan tipler3
- sözlükteki ilişki skandalı35
- ota boka ağlayan insan3
- arkadaşlar bunu hanginiz düşürdü3
- sevdim bir kürdü verdim küsküyü3
- kale3112'in edinburgh kalesine çıkması3
- mutlu ama uzak olsun bey birader6
- ilham aliyev7
- zina yapmayan erkekle dalga geçilmesi9
- osmanlı4
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri11
- ford'un peugeot motoru kullanması2
- s'i l v'e r m'i s t15
türk solu'nu değerlendirdiği bir yazısında:
Yıl 1977. Çok bilmiş "solcu" abiler konuşuyor: "Şimdi
sosyalizmi istemenin sırası değil. Önce bi demokrasi
gelsin. Sonra bakarız. CHP'ye oy verelim"
Yıl 1979. Aynı abiler ve de cumhuriyet gazetesinin
yazarları yine sol kitlelere sesleniyor: "CHP'ye oy
verin. yoksa yine MC gelir."
(Bilmeyenler için bir hatırlatma: MC o zaman ki
Demirel'in başkanlığında kurulan milliyetçi cephe
hükumeti. Sağcılardan, şeriatçılardan ve faşistlerden
oluşuyor.)
Yıl 1983. Olgun ve görmüş geçirmiş "solcu" abiler
konuşmaya devam ediyorlar: "sosyal demokrasiye oy
verin yoksa 12 eylül bitmez."
Yıl 1987. "SHP'ye oy verin yoksa Özal yine gelir"
Yıl 1993. "SHP'ye oy verin yoksa şeriat geliyo valla!"
Yıl 1997. "Şunlara oy verin de bari barajı aşsınlar"
Yıl 2002. "CHP'ye oy verin de bari mecliste bi sol
muhalefet olsun. Yoksa o da olmayacak"
Yıl 2003. "Dinciler iktidara geldi. Allah rızası için
CHP'ye oy verin kardeşim ya! Yoksa rock konserine
gidemiyecez."
Yıl 2007.
Bu kısma ne yazacağımı tahmin ediyorsunuzdur eminim.
Aslında çok şey yazılabilir. En yaygın olanı sanırım
şudur ve Türkiyenin her yerinde milyonlarca ağızdan
çıkmıştır. "Aslında Baykal'ı hiç sevmem ama çaresiz
CHP'ye oy vereceğim." Ya da "Yok abi ben bi 5 yıl daha
bunlara tahammül edemem. CHP'ye oy vermekten başka
çare yok."
Merak ediyorum. Bu insanlar hiç geriye, şu geride
kalan 30 yıla dönüp bakıyorlar mı? Ve içlerinde,
sosyalist bir partiye oy vermeyi düşünenleri "şimdi
sırası değil" diyerek azarlayan yazar tayfasının da
bulunduğu bu çok bilmiş taife, sol kitlelerin adım
adım zavallı durumuna düşürülmesine katkıda
bulunduğunu düşünüp hiç utanma duygusuna kapılıyor mu?
Dünyanın hiç bir yerinde bir parti varmıdır ki
kendisine 30 yıl boyunca oy veren insanları hayal
kırıklığından hayal kırıklığına sürüklesin? Onların
seslerine 30 yıl boyunca kulaklarını tıkasın. TUSiAD
bile yayınladığı raporlarda halkın ezici çoğunluğunun
düzen değişikliği istediğini söylerken, ısrarla solcu
olmaktan ve solcu görünmekten kaçınsın, sol
değerlerden nefret etsin, nasıl en iyi sosyal demokrat
parti olunucagı konusunda solcu aydınlardan değil de
Ertuğrul Özkök'lerden, Cengiz Çandar'lardan, Hasan
Cemal'lerden akıl alsın. En az sağcı partiler kadar
özelleştirmeci, Amerikancı, IMF'ci, piyasacı ve de
AB'ci olsun. Sonra da seçim zamanı gelince hiç
utanmadan, sıkılmadan, beklentilerini hiç iplemediği
sol kitlelerden oy istesin. Bildiğim kadarıyla böyle
bir örnek yok. Bu adamların kendi aralarında
yaptıkları konuşmalarda bizim için şunları söylediğine
adım gibi eminim. "Bunlar bize kızsalar da, bağırıp
çağırsalar da seçimlerde elleri mahkum bize oy
verecekler. Şeriattan ödleri patlıyor çünkü."
Bu şantaj, kimi zaman faşizm, kimi zaman da şeriat
korkutmacasıyla 30 yıldır sürüyor. işin ilginç yanı
sosyal demokrasiye oy veren insanların, o partinin
iktidara geleceğine dair en küçük bir umudu da yok.
"Bari mecliste solumsu bi muhalefet olsun, bari daha
beteri gelmesin" diye oy veriyorlar. Şu içine
düşürüldüğümüz zavallı duruma bakarmısınız.
işin kötü tarafı bu kez gerçekten durum feci ve dinci
gericiliğin seçimi kazanması halinde Türkiye, radikal
bir müdahale dışında hiç bir şeyin önleyemeyeceği bir
zemin kayması yaşayacaktır. Dinin ve ABD'nin hayatın
her alanına tümüyle hakim olduğu bir Türkiye'yi kimse
önleyemeyecektir.
Bu duruma gelmiş olmamızın sorumlusu şeriatçılar
değildir. 50 yıldır bu ülkeyi yöneten ve her biri
biraz daha imam okulu açan, her biri biraz daha
tarikatlara, şeylere, şıhlara ve tabi "dost ve
müttefikimiz Amerika'ya sırtını dayayan, her biri
biraz daha polis örgütünü, bürokrasiyi, eğitim
kadrolarını dincilerle, faşistlerle dolduran, güya
laik, merkez sağcı iktidarlar ve "solcuyum" diyerek 30
yıldır türkiye'deki solcuları dolandıran, solun oyunu,
enerjisini, umudunu, hayallerini ve hayatını çalan bu
"merkez sol" diye pazarlanan sahtekarlardır.
Gel vatandaş gel! Sunset Restaurant'ta 25 milyar
liraya açtırdıkları şarabı içerlerken, aslında günde 2
liraya 14 saat tütün toplamaya giderken kamyon
kasalarında can veren güzelim Kürt çocuklarının kanını
içenler bizden aday! 1980 öncesinde binlerce
devrimcinin, solcunun kanına giren faşist katilleri
yönlendiren abimiz de CHP'ye geçmiş baksanıza. Demirel
sağolsun, ilhan Kesici kardeşimizi de CHP'ye gönderdi.
Bi de Amerika'yı, bizim onun çıkarlarını AKP'den daha
iyi savunacağımıza, piyasaya dokunmayacağımıza,
özelleştirmelere hiç ara vermeyeceğimize ikna ettik mi
tamamdır.
"Oyum boşa gider" dolmuşuna binmek isteyenler, lütfen
yerlerinizi alınız. isterseniz Açık Toplum
Enstitüsünün desteklediği Tesev'in danışmanlığını
yapan ve Soroz fonuyla kampanyasını yürüten Baskın
Hoca'ya da destek vererek "ezber bozabilirsiniz". Ben
bu kez kendim olmaya karar verdim. Korkudan ve
şantajdan azade bir ruh haliyle, % 0.4 ile % 0.7
arasında bir oy alacağını tahmin ettiğim bir emekçi
sınıfı partisine oy vereceğim. Adayları içinde "sayın
hırsızlar" ve "sayın katiller"den kimse yok. Tavsiye
ederim. Başağrısına iyi geliyor.
demiştir
Yıl 1977. Çok bilmiş "solcu" abiler konuşuyor: "Şimdi
sosyalizmi istemenin sırası değil. Önce bi demokrasi
gelsin. Sonra bakarız. CHP'ye oy verelim"
Yıl 1979. Aynı abiler ve de cumhuriyet gazetesinin
yazarları yine sol kitlelere sesleniyor: "CHP'ye oy
verin. yoksa yine MC gelir."
(Bilmeyenler için bir hatırlatma: MC o zaman ki
Demirel'in başkanlığında kurulan milliyetçi cephe
hükumeti. Sağcılardan, şeriatçılardan ve faşistlerden
oluşuyor.)
Yıl 1983. Olgun ve görmüş geçirmiş "solcu" abiler
konuşmaya devam ediyorlar: "sosyal demokrasiye oy
verin yoksa 12 eylül bitmez."
Yıl 1987. "SHP'ye oy verin yoksa Özal yine gelir"
Yıl 1993. "SHP'ye oy verin yoksa şeriat geliyo valla!"
Yıl 1997. "Şunlara oy verin de bari barajı aşsınlar"
Yıl 2002. "CHP'ye oy verin de bari mecliste bi sol
muhalefet olsun. Yoksa o da olmayacak"
Yıl 2003. "Dinciler iktidara geldi. Allah rızası için
CHP'ye oy verin kardeşim ya! Yoksa rock konserine
gidemiyecez."
Yıl 2007.
Bu kısma ne yazacağımı tahmin ediyorsunuzdur eminim.
Aslında çok şey yazılabilir. En yaygın olanı sanırım
şudur ve Türkiyenin her yerinde milyonlarca ağızdan
çıkmıştır. "Aslında Baykal'ı hiç sevmem ama çaresiz
CHP'ye oy vereceğim." Ya da "Yok abi ben bi 5 yıl daha
bunlara tahammül edemem. CHP'ye oy vermekten başka
çare yok."
Merak ediyorum. Bu insanlar hiç geriye, şu geride
kalan 30 yıla dönüp bakıyorlar mı? Ve içlerinde,
sosyalist bir partiye oy vermeyi düşünenleri "şimdi
sırası değil" diyerek azarlayan yazar tayfasının da
bulunduğu bu çok bilmiş taife, sol kitlelerin adım
adım zavallı durumuna düşürülmesine katkıda
bulunduğunu düşünüp hiç utanma duygusuna kapılıyor mu?
Dünyanın hiç bir yerinde bir parti varmıdır ki
kendisine 30 yıl boyunca oy veren insanları hayal
kırıklığından hayal kırıklığına sürüklesin? Onların
seslerine 30 yıl boyunca kulaklarını tıkasın. TUSiAD
bile yayınladığı raporlarda halkın ezici çoğunluğunun
düzen değişikliği istediğini söylerken, ısrarla solcu
olmaktan ve solcu görünmekten kaçınsın, sol
değerlerden nefret etsin, nasıl en iyi sosyal demokrat
parti olunucagı konusunda solcu aydınlardan değil de
Ertuğrul Özkök'lerden, Cengiz Çandar'lardan, Hasan
Cemal'lerden akıl alsın. En az sağcı partiler kadar
özelleştirmeci, Amerikancı, IMF'ci, piyasacı ve de
AB'ci olsun. Sonra da seçim zamanı gelince hiç
utanmadan, sıkılmadan, beklentilerini hiç iplemediği
sol kitlelerden oy istesin. Bildiğim kadarıyla böyle
bir örnek yok. Bu adamların kendi aralarında
yaptıkları konuşmalarda bizim için şunları söylediğine
adım gibi eminim. "Bunlar bize kızsalar da, bağırıp
çağırsalar da seçimlerde elleri mahkum bize oy
verecekler. Şeriattan ödleri patlıyor çünkü."
Bu şantaj, kimi zaman faşizm, kimi zaman da şeriat
korkutmacasıyla 30 yıldır sürüyor. işin ilginç yanı
sosyal demokrasiye oy veren insanların, o partinin
iktidara geleceğine dair en küçük bir umudu da yok.
"Bari mecliste solumsu bi muhalefet olsun, bari daha
beteri gelmesin" diye oy veriyorlar. Şu içine
düşürüldüğümüz zavallı duruma bakarmısınız.
işin kötü tarafı bu kez gerçekten durum feci ve dinci
gericiliğin seçimi kazanması halinde Türkiye, radikal
bir müdahale dışında hiç bir şeyin önleyemeyeceği bir
zemin kayması yaşayacaktır. Dinin ve ABD'nin hayatın
her alanına tümüyle hakim olduğu bir Türkiye'yi kimse
önleyemeyecektir.
Bu duruma gelmiş olmamızın sorumlusu şeriatçılar
değildir. 50 yıldır bu ülkeyi yöneten ve her biri
biraz daha imam okulu açan, her biri biraz daha
tarikatlara, şeylere, şıhlara ve tabi "dost ve
müttefikimiz Amerika'ya sırtını dayayan, her biri
biraz daha polis örgütünü, bürokrasiyi, eğitim
kadrolarını dincilerle, faşistlerle dolduran, güya
laik, merkez sağcı iktidarlar ve "solcuyum" diyerek 30
yıldır türkiye'deki solcuları dolandıran, solun oyunu,
enerjisini, umudunu, hayallerini ve hayatını çalan bu
"merkez sol" diye pazarlanan sahtekarlardır.
Gel vatandaş gel! Sunset Restaurant'ta 25 milyar
liraya açtırdıkları şarabı içerlerken, aslında günde 2
liraya 14 saat tütün toplamaya giderken kamyon
kasalarında can veren güzelim Kürt çocuklarının kanını
içenler bizden aday! 1980 öncesinde binlerce
devrimcinin, solcunun kanına giren faşist katilleri
yönlendiren abimiz de CHP'ye geçmiş baksanıza. Demirel
sağolsun, ilhan Kesici kardeşimizi de CHP'ye gönderdi.
Bi de Amerika'yı, bizim onun çıkarlarını AKP'den daha
iyi savunacağımıza, piyasaya dokunmayacağımıza,
özelleştirmelere hiç ara vermeyeceğimize ikna ettik mi
tamamdır.
"Oyum boşa gider" dolmuşuna binmek isteyenler, lütfen
yerlerinizi alınız. isterseniz Açık Toplum
Enstitüsünün desteklediği Tesev'in danışmanlığını
yapan ve Soroz fonuyla kampanyasını yürüten Baskın
Hoca'ya da destek vererek "ezber bozabilirsiniz". Ben
bu kez kendim olmaya karar verdim. Korkudan ve
şantajdan azade bir ruh haliyle, % 0.4 ile % 0.7
arasında bir oy alacağını tahmin ettiğim bir emekçi
sınıfı partisine oy vereceğim. Adayları içinde "sayın
hırsızlar" ve "sayın katiller"den kimse yok. Tavsiye
ederim. Başağrısına iyi geliyor.
demiştir
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar