bugün
- fatma betül sayan kaya57
- almanyadan gelecek akrabadan istenecekler11
- kendisiyle övünen insanlar15
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi9
- verdiği sözü tutamayan insan4
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- türkiye33
- amerika da köleliği kaldıran başkan5
- futbol18
- yıldızlar2
- habersiz gelen misafir4
- dişi cine musallat olan sözlük erkeği4
- tayt3
- boşnak isimleri2
- stanley termos5
- uefa uluslar ligi8
- arkadaşlar kahve fotolarımdan ne istiyorsunuz3
- bir derdim var4
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- era7capone ve antipanik aşkı2
- ne kadar yaşlısın16
- alım gücü2
- queen ravenna adlı yazar10
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek5
- yağmurdan sonra beliren korkusuz salyangoz sürüsü2
- haftanın günleri2
- sözlükten bir kıza basmak2
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- trt tarafsız olmalı13
- 29 eylül 20263
- yağmur yağarken boş sokaklarda yürümek3
- nokia 3310 denince akla gelenler10
- ismet gurbuz4
- peugeot 206 reklam filmi2
- muslettin amca3
- beyefendi olmak3
- asrın soygunu21
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- prinzenrolle3
- italya15
- evlilikte özgürlük3
- fon madurları2
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- almancı mehdi3
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- bu nasıl hava lan7
- yunan basınından türkiye itirafı2
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
bölümümdür.
şimdi bir öğrenci, ikinci üniversite okuyan biri, bir çalışan ve bir bilgisayar aşığı olarak bu bölümü kafasından geçirenlere bazı tavsiyelerde bulunacağım.
bu bölüme gelecekseniz kendinizde bazı kriterler arayın. hangi okul türünden geldiğinizin önemi yok. dışarıdan da girebilirsiniz; bir bilişim lisesinden geçiş de yapabilirsiniz. bilişim teknolojilerine meraklıysanız, matematikten öcü gibi korkmuyorsanız, yenilik takip edebiliyorsanız, öğrenmekle okumakla bitmeyen ve sürekli gelişimde olan bir sektöre ayak uydurabilecek dinamizme sahipseniz, okulda verilenle yetinmeyecekseniz, derdiniz sadece sınav geçmek olmayacaksa, bir problemle karşılaştığınızda sızlanmayıp çözüm arayabiliyorsanız, adaptasyon yeteneğiniz kuvvetliyse ve çok yönlü düşünebiliyorsanız; ama en önemlisi bilgisayarlarla uğraşmaktan hoşlanıyorsanız gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.
ikincisi; tavsiyeler kısmı.. temponuz ve seviyenizi her zaman okuldaki müfredattan yüksek tutmaya çalışın ama her şeyi bir anda öğrenmeye çalışmayın. çok basit görünen konuları bile ara ara tekrar edin. google dostunuz olsun, onlarca pdf dökümanı internette sizi bekliyor. türkiye'de henüz emekleme seviyesinde olan bir bilişim kitaplığı piyasası da var. tavsiyem kitaplara dalmadan önce dalacağınız kitabın konusunun mantığına değinen kaynaklar okuyun. programlama öğrenmek isteyip piyasadaki işe yaramaz bir sürü kitaptan birini alıp soğuyan insanlar var. çünkü programlama mantığı ve programlama dili ayrı şeyler. programlama mantığı için kerem köseoğlu'nun yazdığı "programcılık mantığı" kitabını öneriyorum. reklam olsun amk, eşi benzeri yok çünkü piyasada. mantığı kaptıktan sonra istediğiniz ya da merak ettiğiniz dilin kitabını gönül rahatlığıyla alabilirsiniz. veritabanı kitaplarından önce veritabanı mantığını kavrayın, network ve protokollere girmeden önce temel network bilgisi edinin. neye başlıyorsanız temelini ve mantığını en önce alın.
okul müfredatı tek başına asla yeterli olmaz bu bölümde. hangi üniversiteye giderseniz gidin. ayrıca matematiğinizi iyi tutmaya bakın çünkü bu işi seviyorsanız muhtemelen mühendislik fakültelerine geçmeye çalışacaksınız. sadece dgs'de değil gideceğiniz bölümde de matematik önemli bir yer tutacak.
önünüzde cidden sınırsız bir dünya ve olasılıklar kümesi var. ne kadar donanımlı biri olacağınız okulun size vereceği müfredattan çok sizin araştırma ve öğrenme merakınıza bağlı. iki hukuk mezunu ya da iki tıp mezunu birbirinden kolay ayırt edilmez. ama iki programcı; iki bilgisayar mühendisi birbilerinden çok kolay ayrılabilirler. bildiğiniz ekstra bir dil, platform ya da konu sizi her zaman öne çıkarır.
son kısma gelirsek en önemlisi bu işi sevmek, angarya görmemek, ide'nin başına geçtiğinizde kendinizi artist gibi hissetmek ve bol bol pratik ve uygulama yapmak. en küçük uygulamaları bile tekrar ettikçe bilinç altınıza bir refleks gibi yerleşecek mantığı. kibir en büyük düşmanınız. iki satır kod yazıp wozniak edasında dolaşmak sizin önünüze büyük bir ego seti çekecektir. mümkün mertebe yaptığınız şeyleri beğenmeyin daha iyisini yapmaya kasın.
eyyorlamam bu kadar.
şimdi bir öğrenci, ikinci üniversite okuyan biri, bir çalışan ve bir bilgisayar aşığı olarak bu bölümü kafasından geçirenlere bazı tavsiyelerde bulunacağım.
bu bölüme gelecekseniz kendinizde bazı kriterler arayın. hangi okul türünden geldiğinizin önemi yok. dışarıdan da girebilirsiniz; bir bilişim lisesinden geçiş de yapabilirsiniz. bilişim teknolojilerine meraklıysanız, matematikten öcü gibi korkmuyorsanız, yenilik takip edebiliyorsanız, öğrenmekle okumakla bitmeyen ve sürekli gelişimde olan bir sektöre ayak uydurabilecek dinamizme sahipseniz, okulda verilenle yetinmeyecekseniz, derdiniz sadece sınav geçmek olmayacaksa, bir problemle karşılaştığınızda sızlanmayıp çözüm arayabiliyorsanız, adaptasyon yeteneğiniz kuvvetliyse ve çok yönlü düşünebiliyorsanız; ama en önemlisi bilgisayarlarla uğraşmaktan hoşlanıyorsanız gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz.
ikincisi; tavsiyeler kısmı.. temponuz ve seviyenizi her zaman okuldaki müfredattan yüksek tutmaya çalışın ama her şeyi bir anda öğrenmeye çalışmayın. çok basit görünen konuları bile ara ara tekrar edin. google dostunuz olsun, onlarca pdf dökümanı internette sizi bekliyor. türkiye'de henüz emekleme seviyesinde olan bir bilişim kitaplığı piyasası da var. tavsiyem kitaplara dalmadan önce dalacağınız kitabın konusunun mantığına değinen kaynaklar okuyun. programlama öğrenmek isteyip piyasadaki işe yaramaz bir sürü kitaptan birini alıp soğuyan insanlar var. çünkü programlama mantığı ve programlama dili ayrı şeyler. programlama mantığı için kerem köseoğlu'nun yazdığı "programcılık mantığı" kitabını öneriyorum. reklam olsun amk, eşi benzeri yok çünkü piyasada. mantığı kaptıktan sonra istediğiniz ya da merak ettiğiniz dilin kitabını gönül rahatlığıyla alabilirsiniz. veritabanı kitaplarından önce veritabanı mantığını kavrayın, network ve protokollere girmeden önce temel network bilgisi edinin. neye başlıyorsanız temelini ve mantığını en önce alın.
okul müfredatı tek başına asla yeterli olmaz bu bölümde. hangi üniversiteye giderseniz gidin. ayrıca matematiğinizi iyi tutmaya bakın çünkü bu işi seviyorsanız muhtemelen mühendislik fakültelerine geçmeye çalışacaksınız. sadece dgs'de değil gideceğiniz bölümde de matematik önemli bir yer tutacak.
önünüzde cidden sınırsız bir dünya ve olasılıklar kümesi var. ne kadar donanımlı biri olacağınız okulun size vereceği müfredattan çok sizin araştırma ve öğrenme merakınıza bağlı. iki hukuk mezunu ya da iki tıp mezunu birbirinden kolay ayırt edilmez. ama iki programcı; iki bilgisayar mühendisi birbilerinden çok kolay ayrılabilirler. bildiğiniz ekstra bir dil, platform ya da konu sizi her zaman öne çıkarır.
son kısma gelirsek en önemlisi bu işi sevmek, angarya görmemek, ide'nin başına geçtiğinizde kendinizi artist gibi hissetmek ve bol bol pratik ve uygulama yapmak. en küçük uygulamaları bile tekrar ettikçe bilinç altınıza bir refleks gibi yerleşecek mantığı. kibir en büyük düşmanınız. iki satır kod yazıp wozniak edasında dolaşmak sizin önünüze büyük bir ego seti çekecektir. mümkün mertebe yaptığınız şeyleri beğenmeyin daha iyisini yapmaya kasın.
eyyorlamam bu kadar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar