bugün

fatih terim

andrea pirlo'nun hakkında zehir zemberek laflar ettiği insan.

öyle bir anlatıyor ki terim toptan zerre çakmaz, anca kravatıyla, takımlarıyla uğraşır gibi. tercümanının da 10 dakikalık maç konuşmasını 3 cümleye sığdırdığını ve yanlış çevirdiğini ima etmiş.

e abi iyi güzel de bu adam fiorentina'yı da çalıştırdı. ordaki adamlar da italyandı, kariyerli adamlardı.

di livio, chiesa, torricelli, toldo gibilerinin yanı sıra rui costa gibi bir starları vardı.

niye ordakilerle can ciğerdi de siz milanello'da bu herifin işi ne diye bir kafaya girdiniz ki?

anlaşıldığı kadarıyla terim alt kültürün yetiştirdiği insanlarla, ki nereli oldukları pek önemli değil, çok iyi ilişkiler yürütürken iş lombardia'ya, milanello'ya veya istanbul sosyetesine gelince pek kabul görmüyor gibi.

terim şu an kariyerinin dibinde ve sonunda, ama bundan 15 sene evvel çok önemli adamdı. o dönem için çok iyi hocaydı.

gelgelelim faruk süren, cecchi gori, adriano galliani, ünal aysal gibi adamlarla geçinemezken; daha ziyade onları yönetmeye çalışıp doğal olarak yönetemezken enteresandır ki onlarla aynı tipte bir adama mecbur oldu, fakat bu da kendi kafasına göre birinin sayesinde oldu.

yani maslak'ı terim'e kasımpaşa mecbur etti yine.

gerçek şu ki kendisine haksızlık ve saygısızlık edildiği zamanlar olmuş ama asla o haksızlıklarla dolaylı yoldan mücadele etmesini sağlayacak savaş meydanlarında kalmayarak hep basitini seçmiş hoca.

bugün bu noktaya geldiyse ve belki bugün, belki birkaç haftaya istifa etmek durumunda kaldıysa bunun yüzünden.

belli bir biçimde artık türk futbolcusu da kendisini emekli etmek için ne gerekiyorsa yapıyor.

pirlo ve milanello tayfasına gelince... milan'ın geldiği durum ortada. fatih terim ne kadar çağdışı ve kibirli kaldıysa, kendileri 10 katıdır.

toplumca kendilerini rönesans'ta zannediyorlar ama bunun adı ancak lale devri olabilir.
© copyright 2005 - 2026