bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler54
- eskortluk yapan sözlük yazarı12
- türkiye14
- amin güzelmiş diyen tip6
- exlerle arkadaş kalmak8
- cinler aleminde ghosting kavramı4
- evdeki cinlerden kira istemek4
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün tat vermemesi7
- yogartiksen27
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi7
- ilkokul bebesine türbanı savunmak62
- arap adam olsaydı6
- queen ravenna2
- futbol14
- gammazla gammazla bitmiyor3
- twitterda 60 bin twit yazmış esrarengiz adam2
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek2
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı5
- sevilmeyen yazarın kellesini koparıp itlere atmak2
- sevilmeyen yazara alet fotoğrafı atmak2
- kafede ders çalışan tipler4
- menü kompozisyonu3
- insan ilişkilerinde sık yapılan hatalar6
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- sözlükte boş beleş başlık açmak8
- tır şoförü olmayı istemek7
- sözlükteki bölücüler16
- g o k'u gel al 18cm3
- cnn türk'ün tunceli'ye dersim demesi4
- sözlük kapatılsın9
- romanya11
- sarı teker vs sarı tutku2
- kız çocuğuna amine ismini koymak2
- arap gel oğlum kuçu kuçu4
- ağlıyorum sözlük21
- verirsen yalarım diyen tip3
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- dansöz asena2
- diğer sözlük adamdır5
- nervionun kahve tutan zarif ve güzel elleri5
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- sırbistan3
- ev araba alıp üstüme yapacaksın diyen kadın3
- sarı teker kim sorunsalı2
- buz gibi havada deri ceket giyen kız5
- sigorta şirketleri hayatını kaybetti4
--spoiler--
her ne kadar şimdiye dek yazılmış yavuz sultan selim romanları içerisinde târihi muhâkemesi en âdil roman olsa da, feridün fâzıl tülbentçi veyâ yavuz bahadıroğlu örneklerine kıyasla, türkün türke bu kez çifter çifter propangandası düstûruna bulanmıştır. yazar şah ismail'e haklı veyâ haksız fütûrsuzca kelâm ederken iş yavuz sultan selim'in yavuzluğuna gelince aşırı ihtiyâtlı davranmaktadır. okuyucu ne tepki verir korkusu bâriz hissedilmektedir ve bu yüzden kızılbaş karakterler dahi sultan hakkında ihtimâl üzerinden ve temkinli konuşurlar. her olumsuz lafın ardında ise hemen bir 'ama' gelir. elbette yazar tarafsız olmak zorunda değil ve karakterlerini istediği gibi konuşturabilir. bunu eleştirmemekle birlikte bir okuyucu olarak net bir şekilde göze battığını iletmek gerekir.
ikincisi, taçlı ile yavuz sultan selim arasındaki bağ arada aşk olduğuna dâir güçlü emâreler verse de yazar bunu okuyucuya bırakmış. ben okuyucu olarak sonuna kadar aşk bağ olmadığı yönünde direttim. çünkü yavuz ile taçlı sevdâsı vıcık vıcık bir klişe olurdu. olmasın istedim. mâdem bu taçlı bağdat vâlisinin kızı olan bilindik dedikodudaki 'taçlı' değil yavuz ile bu taçlı arasında bir sevdâyı yakıştıramadım. bir klişede hasan ve hüseyin isimli ikizlerde yaşadık. 'kardeş kavgası' mesajı ancak bu kadar düz mantıkla ortaya konabilirdi. yeşilçam'a senaryo olacak kadar ucuzdu bunları okumak.
bunun dışında iskender pala taçlı karakteri ile 'sevgi'yi arayan kadın karakterinden çok ayran gönüllü ve herkese meyilli bir karakter ortaya çıkarmış. herkes romanda çetrefilli sevgi arayışları var 'oovvv' diyebilir ama ben taçlı karakterinde sevgiyi arayan bir kadından ziyâde bir karakter yapısı gördüm. düz ve sığ bir adam değilim ama taçlı'nın her önüne gelene gönlünde mavi boncuk yeşertmesi olmamış. elbette mesele burada 'sevgi'nin işlenmesinden kaynaklıyor. sevgiyi bir insan birçok kişide bulabilir ama aşkı ve tutkuyu herkeste bulamaz. yine de olmamış. bu bağlamda yazar kamber can üzerinden daha fazla gitmeliydi kanaatindeyim.
son olarak, romanın başında sevgi yoluna bulmaya dâir adımlar nerede işlendi, nerede tekrar hatırlatıldı bulamadım. mâdem bu sevgi yolu önemli değildi keşke yazar patlatmayacağı silâhı ortaya koymasaydı. her ne kadar bu romanı çok severim düşüncesi ile okumuş olsam da iskender pala'nın bir öncesinde okuduğum katre-i mâtem'inden çok daha zayıf bir eserdir. sırf kitap pazarına yönelik yazılmış gibi durmaktadır.
ek: ayrıca erhan afyoncu ne yapmış etmiş romana tokat'ı geçirmiştir.
--spoiler--
her ne kadar şimdiye dek yazılmış yavuz sultan selim romanları içerisinde târihi muhâkemesi en âdil roman olsa da, feridün fâzıl tülbentçi veyâ yavuz bahadıroğlu örneklerine kıyasla, türkün türke bu kez çifter çifter propangandası düstûruna bulanmıştır. yazar şah ismail'e haklı veyâ haksız fütûrsuzca kelâm ederken iş yavuz sultan selim'in yavuzluğuna gelince aşırı ihtiyâtlı davranmaktadır. okuyucu ne tepki verir korkusu bâriz hissedilmektedir ve bu yüzden kızılbaş karakterler dahi sultan hakkında ihtimâl üzerinden ve temkinli konuşurlar. her olumsuz lafın ardında ise hemen bir 'ama' gelir. elbette yazar tarafsız olmak zorunda değil ve karakterlerini istediği gibi konuşturabilir. bunu eleştirmemekle birlikte bir okuyucu olarak net bir şekilde göze battığını iletmek gerekir.
ikincisi, taçlı ile yavuz sultan selim arasındaki bağ arada aşk olduğuna dâir güçlü emâreler verse de yazar bunu okuyucuya bırakmış. ben okuyucu olarak sonuna kadar aşk bağ olmadığı yönünde direttim. çünkü yavuz ile taçlı sevdâsı vıcık vıcık bir klişe olurdu. olmasın istedim. mâdem bu taçlı bağdat vâlisinin kızı olan bilindik dedikodudaki 'taçlı' değil yavuz ile bu taçlı arasında bir sevdâyı yakıştıramadım. bir klişede hasan ve hüseyin isimli ikizlerde yaşadık. 'kardeş kavgası' mesajı ancak bu kadar düz mantıkla ortaya konabilirdi. yeşilçam'a senaryo olacak kadar ucuzdu bunları okumak.
bunun dışında iskender pala taçlı karakteri ile 'sevgi'yi arayan kadın karakterinden çok ayran gönüllü ve herkese meyilli bir karakter ortaya çıkarmış. herkes romanda çetrefilli sevgi arayışları var 'oovvv' diyebilir ama ben taçlı karakterinde sevgiyi arayan bir kadından ziyâde bir karakter yapısı gördüm. düz ve sığ bir adam değilim ama taçlı'nın her önüne gelene gönlünde mavi boncuk yeşertmesi olmamış. elbette mesele burada 'sevgi'nin işlenmesinden kaynaklıyor. sevgiyi bir insan birçok kişide bulabilir ama aşkı ve tutkuyu herkeste bulamaz. yine de olmamış. bu bağlamda yazar kamber can üzerinden daha fazla gitmeliydi kanaatindeyim.
son olarak, romanın başında sevgi yoluna bulmaya dâir adımlar nerede işlendi, nerede tekrar hatırlatıldı bulamadım. mâdem bu sevgi yolu önemli değildi keşke yazar patlatmayacağı silâhı ortaya koymasaydı. her ne kadar bu romanı çok severim düşüncesi ile okumuş olsam da iskender pala'nın bir öncesinde okuduğum katre-i mâtem'inden çok daha zayıf bir eserdir. sırf kitap pazarına yönelik yazılmış gibi durmaktadır.
ek: ayrıca erhan afyoncu ne yapmış etmiş romana tokat'ı geçirmiştir.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar