bugün
- laik teyzelerin fenotipi34
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
- beton kemalist olmak5
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- bir insanı hayatının merkezine koymak5
- gurbetçi yazarlar2
- mansur yavaş9
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- yeni parti8
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- sevmeden okunan kitaplar2
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- kadın poposunun müthiş hipnoz etkisi2
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- nervio varıdı nerede o13
- geekyapar3
- sarapci koala8
- mister bomba bomba erecto2
- windows 84
- ibrahim peygamberin tora daki kıssası4
- zengin bir erkekle evlenmek isteyen kadınlar4
- gömlek değiştirir gibi ideoloji değiştiren tip5
- ak partililerin apo sevdası6
- ellerim bos gonlum hos12
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- evler neden 200 bin tl den 6 milyona çıktı2
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise5
- radikalkemalist3
- islam barış dinidir11
- duş almak3
- vaat edilen topraklar2
- defne isimli kadınlar2
- yazarların favori oyun karakteri15
- 1948 arap israil savaşı12
- vücut ölçüleri ile nick almak2
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi5
- gürcistan5
- hayatın kuralları6
- tavuk şiş4
- mason greenwood5
- başı açık kızların daha azgın olması2
- kadınların şiirden anlamaması5
- pozcu3
- osuruktan şiirler89
--spoiler--
her ne kadar şimdiye dek yazılmış yavuz sultan selim romanları içerisinde târihi muhâkemesi en âdil roman olsa da, feridün fâzıl tülbentçi veyâ yavuz bahadıroğlu örneklerine kıyasla, türkün türke bu kez çifter çifter propangandası düstûruna bulanmıştır. yazar şah ismail'e haklı veyâ haksız fütûrsuzca kelâm ederken iş yavuz sultan selim'in yavuzluğuna gelince aşırı ihtiyâtlı davranmaktadır. okuyucu ne tepki verir korkusu bâriz hissedilmektedir ve bu yüzden kızılbaş karakterler dahi sultan hakkında ihtimâl üzerinden ve temkinli konuşurlar. her olumsuz lafın ardında ise hemen bir 'ama' gelir. elbette yazar tarafsız olmak zorunda değil ve karakterlerini istediği gibi konuşturabilir. bunu eleştirmemekle birlikte bir okuyucu olarak net bir şekilde göze battığını iletmek gerekir.
ikincisi, taçlı ile yavuz sultan selim arasındaki bağ arada aşk olduğuna dâir güçlü emâreler verse de yazar bunu okuyucuya bırakmış. ben okuyucu olarak sonuna kadar aşk bağ olmadığı yönünde direttim. çünkü yavuz ile taçlı sevdâsı vıcık vıcık bir klişe olurdu. olmasın istedim. mâdem bu taçlı bağdat vâlisinin kızı olan bilindik dedikodudaki 'taçlı' değil yavuz ile bu taçlı arasında bir sevdâyı yakıştıramadım. bir klişede hasan ve hüseyin isimli ikizlerde yaşadık. 'kardeş kavgası' mesajı ancak bu kadar düz mantıkla ortaya konabilirdi. yeşilçam'a senaryo olacak kadar ucuzdu bunları okumak.
bunun dışında iskender pala taçlı karakteri ile 'sevgi'yi arayan kadın karakterinden çok ayran gönüllü ve herkese meyilli bir karakter ortaya çıkarmış. herkes romanda çetrefilli sevgi arayışları var 'oovvv' diyebilir ama ben taçlı karakterinde sevgiyi arayan bir kadından ziyâde bir karakter yapısı gördüm. düz ve sığ bir adam değilim ama taçlı'nın her önüne gelene gönlünde mavi boncuk yeşertmesi olmamış. elbette mesele burada 'sevgi'nin işlenmesinden kaynaklıyor. sevgiyi bir insan birçok kişide bulabilir ama aşkı ve tutkuyu herkeste bulamaz. yine de olmamış. bu bağlamda yazar kamber can üzerinden daha fazla gitmeliydi kanaatindeyim.
son olarak, romanın başında sevgi yoluna bulmaya dâir adımlar nerede işlendi, nerede tekrar hatırlatıldı bulamadım. mâdem bu sevgi yolu önemli değildi keşke yazar patlatmayacağı silâhı ortaya koymasaydı. her ne kadar bu romanı çok severim düşüncesi ile okumuş olsam da iskender pala'nın bir öncesinde okuduğum katre-i mâtem'inden çok daha zayıf bir eserdir. sırf kitap pazarına yönelik yazılmış gibi durmaktadır.
ek: ayrıca erhan afyoncu ne yapmış etmiş romana tokat'ı geçirmiştir.
--spoiler--
her ne kadar şimdiye dek yazılmış yavuz sultan selim romanları içerisinde târihi muhâkemesi en âdil roman olsa da, feridün fâzıl tülbentçi veyâ yavuz bahadıroğlu örneklerine kıyasla, türkün türke bu kez çifter çifter propangandası düstûruna bulanmıştır. yazar şah ismail'e haklı veyâ haksız fütûrsuzca kelâm ederken iş yavuz sultan selim'in yavuzluğuna gelince aşırı ihtiyâtlı davranmaktadır. okuyucu ne tepki verir korkusu bâriz hissedilmektedir ve bu yüzden kızılbaş karakterler dahi sultan hakkında ihtimâl üzerinden ve temkinli konuşurlar. her olumsuz lafın ardında ise hemen bir 'ama' gelir. elbette yazar tarafsız olmak zorunda değil ve karakterlerini istediği gibi konuşturabilir. bunu eleştirmemekle birlikte bir okuyucu olarak net bir şekilde göze battığını iletmek gerekir.
ikincisi, taçlı ile yavuz sultan selim arasındaki bağ arada aşk olduğuna dâir güçlü emâreler verse de yazar bunu okuyucuya bırakmış. ben okuyucu olarak sonuna kadar aşk bağ olmadığı yönünde direttim. çünkü yavuz ile taçlı sevdâsı vıcık vıcık bir klişe olurdu. olmasın istedim. mâdem bu taçlı bağdat vâlisinin kızı olan bilindik dedikodudaki 'taçlı' değil yavuz ile bu taçlı arasında bir sevdâyı yakıştıramadım. bir klişede hasan ve hüseyin isimli ikizlerde yaşadık. 'kardeş kavgası' mesajı ancak bu kadar düz mantıkla ortaya konabilirdi. yeşilçam'a senaryo olacak kadar ucuzdu bunları okumak.
bunun dışında iskender pala taçlı karakteri ile 'sevgi'yi arayan kadın karakterinden çok ayran gönüllü ve herkese meyilli bir karakter ortaya çıkarmış. herkes romanda çetrefilli sevgi arayışları var 'oovvv' diyebilir ama ben taçlı karakterinde sevgiyi arayan bir kadından ziyâde bir karakter yapısı gördüm. düz ve sığ bir adam değilim ama taçlı'nın her önüne gelene gönlünde mavi boncuk yeşertmesi olmamış. elbette mesele burada 'sevgi'nin işlenmesinden kaynaklıyor. sevgiyi bir insan birçok kişide bulabilir ama aşkı ve tutkuyu herkeste bulamaz. yine de olmamış. bu bağlamda yazar kamber can üzerinden daha fazla gitmeliydi kanaatindeyim.
son olarak, romanın başında sevgi yoluna bulmaya dâir adımlar nerede işlendi, nerede tekrar hatırlatıldı bulamadım. mâdem bu sevgi yolu önemli değildi keşke yazar patlatmayacağı silâhı ortaya koymasaydı. her ne kadar bu romanı çok severim düşüncesi ile okumuş olsam da iskender pala'nın bir öncesinde okuduğum katre-i mâtem'inden çok daha zayıf bir eserdir. sırf kitap pazarına yönelik yazılmış gibi durmaktadır.
ek: ayrıca erhan afyoncu ne yapmış etmiş romana tokat'ı geçirmiştir.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar