bugün
- iltica28
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- affedersiniz ama kartoncu7
- abd israil vs türkiye farkı14
- game of thrones taki kerhaneci13
- sözlük erkeklerinin cin algısı6
- queen ravenna hanım7
- yahudilerin yönettiği fonlar neden patlamıyor6
- israilde neden kayyumlar yok7
- cimri insanların ortak özellikleri9
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- erdoğan ne istersem yapacaktır6
- istanbul mahvoldu19
- cihat ganimet esir köle kapitalizmi4
- cehape belediyeciliği10
- mumya geri dönüyor4
- bol bol su içiyoruz6
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi3
- trakya'dan bulgaristan'a yürümek3
- başkanı hapise atıp belediye çalışmıyor demek10
- heybeli'ye sandalla gitmek3
- afadersiniz arap2
- istanbul'dan memleketine dönene bir ev bir araba2
- sik kırığı2
- amim parçalandı diyen kız8
- istanbul17
- ayrıldık36
- kürtçülerin doğu türkistanlılardan tırsması3
- ravenna'nın cinleri2
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması10
- 40 yıllık fenerbahçelinin acı isyanı3
- selahaddin eyyubi nin etnik kökeni4
- sevişirken beni tokatla diyen hatun10
- sönmez reis2
- nerdesin5
- düş sokağı sakinleri6
- ülke de felaketsiz kaos olmadan bir gün geçmemesi4
- sigara9
- iltica adlı yazarın iltica etmesi3
- fenerbahçeli yazarlar19
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir10
- yazarlarda erotizm çağrıştıran yiyecekler3
- evde çiçek yetiştiren erkek9
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak8
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz15
- aşk6
- saraca'yı füzeyle uzaya göndermek6
- fenerbahçe11
- dinden nefret etme nedenleri9
- lig on altıncısından altı yemek5
kapı her zamankinden sakin ve sessiz açıldı o gün ya da bana öyle geldi.
merhaba dedi. merhaba dedim. içeri girdi. görür görmez tanıdım hemen.
şaşkındım. gereksiz ve saçma bir tebessüm dışında hiçbir mimik kalmamıştı suratımda. gördüğüme sevinmiştim sanırım.
15-20 saniyelik algılama sürecinden sonra şaşkın ve çaresizce.
-aaa nasılsın beni tanıdın mı? dedi.
+tanıdım tabi ki nasılsın hoşgeldin... seni gördüğüme her zaman ki gibi yine fazlasıyla mutlu oldum.
-uzun süre oldu görüşemedik. seni çok aradım ama ulaşamadım neden bana bir şekilde ulaşmadın.
+aslında sana çok ulaşmak istedim ama cesaret edemedim.
-çok bekledim aramanı belki bir gün diye düşünürken şimdi seni burada buldum. çok canımın yandığı içten içe kan ağladığım dönemler oldu. belki de sesini duymak sana bir şeyler anlatmak mutlu edecekti beni. ama yoktun.
o kadar değişmiş ve o kadar olgunlaşmış ki... kısacık zamanda bana onlarca şey sordu ve anlattı hatta o sadece anlattı ben dinledim. aklımda ki o soruya cevap arıyordum ki o cümleler döküldü ağzından.
+neler yaptın hayatına istediğini yönü verebildin mi?
-iyiyim yaşam mücadelesi veriyorum. biraz canım sıkkın sadece.
+hayırdır?
"bana herşeyini anlatabilirsin. ben seni abartısız bir ömür boyu dinler derdine derman olmaya çalışırım. senin yeter ki gülen yüzün solmasın. sanırım sen halen benim vazgeçilmezim en değerlimsin" dememek için çok mücadele ettim ve nihayetin de diyemedim zaten.
anlatmaya başladı;
ayrıldıktan sonra bir psikopat şerefsiz ile evlenmiş, bir de kızları olmuş. her gün kavga, her gün şiddet hayatı zindan olmuş. şimdi boşanma aşamasında belki de kısa bir zaman sonra benimle aynı durumda olacak yani boşanacak. o kadar çok ikna etmek istedim ama yine de yaşadıkları yenir yutulur cinsten değildi. sustum ve sadece dinledim.
anlattı, anlattı, anlattı anlattıkça ağladı.
ben onun saçının teline zarar gelmesin diye mücadele etmişken gözümden sakındığım o insan karşımda içli içli ağlıyor isyan ediyordu.
+heder oldun yeter ağlama artık. dedim
-ben ağlamaya alıştım artık sorun değil. çok ağladım yıllarca. sessiz sessiz ağladığım ben günler güldüğüm günlerden fazla. onun için sorun değil.
"kıyamam sana ağlama. bırak akıttığın gözyaşlarının bir bir hesabını sorayım. ne olur mutlu. bir zamanlar ışığım olan gülüşün tekrar belirsin yüzünde" bunları da diyemedim. yine sadece "ağlama tamam" diyebildim.
-ben artık kalkayım beni beklerler, vaktini aldım kusura bakma hakkını helal et ne olur dedi.
bu sefer cesaretimi topladım ve;
+lütfen biraz daha kal dedim.
-olmaz gitmeliyim. kendine iyi bak olur mu? umarım tekrar görüşürüz dedi ve kalktı.
şimdi onu gördüğüme hakikaten mutlu muyum açıkçası bilemiyorum ama kapandı diye düşündüğüm bir yara tekrar açıldı. sanmıyorum ki artık kabuk bağlasın bu yara.
https://www.youtube.com/watch?v=bvb3BScdgrU
merhaba dedi. merhaba dedim. içeri girdi. görür görmez tanıdım hemen.
şaşkındım. gereksiz ve saçma bir tebessüm dışında hiçbir mimik kalmamıştı suratımda. gördüğüme sevinmiştim sanırım.
15-20 saniyelik algılama sürecinden sonra şaşkın ve çaresizce.
-aaa nasılsın beni tanıdın mı? dedi.
+tanıdım tabi ki nasılsın hoşgeldin... seni gördüğüme her zaman ki gibi yine fazlasıyla mutlu oldum.
-uzun süre oldu görüşemedik. seni çok aradım ama ulaşamadım neden bana bir şekilde ulaşmadın.
+aslında sana çok ulaşmak istedim ama cesaret edemedim.
-çok bekledim aramanı belki bir gün diye düşünürken şimdi seni burada buldum. çok canımın yandığı içten içe kan ağladığım dönemler oldu. belki de sesini duymak sana bir şeyler anlatmak mutlu edecekti beni. ama yoktun.
o kadar değişmiş ve o kadar olgunlaşmış ki... kısacık zamanda bana onlarca şey sordu ve anlattı hatta o sadece anlattı ben dinledim. aklımda ki o soruya cevap arıyordum ki o cümleler döküldü ağzından.
+neler yaptın hayatına istediğini yönü verebildin mi?
-iyiyim yaşam mücadelesi veriyorum. biraz canım sıkkın sadece.
+hayırdır?
"bana herşeyini anlatabilirsin. ben seni abartısız bir ömür boyu dinler derdine derman olmaya çalışırım. senin yeter ki gülen yüzün solmasın. sanırım sen halen benim vazgeçilmezim en değerlimsin" dememek için çok mücadele ettim ve nihayetin de diyemedim zaten.
anlatmaya başladı;
ayrıldıktan sonra bir psikopat şerefsiz ile evlenmiş, bir de kızları olmuş. her gün kavga, her gün şiddet hayatı zindan olmuş. şimdi boşanma aşamasında belki de kısa bir zaman sonra benimle aynı durumda olacak yani boşanacak. o kadar çok ikna etmek istedim ama yine de yaşadıkları yenir yutulur cinsten değildi. sustum ve sadece dinledim.
anlattı, anlattı, anlattı anlattıkça ağladı.
ben onun saçının teline zarar gelmesin diye mücadele etmişken gözümden sakındığım o insan karşımda içli içli ağlıyor isyan ediyordu.
+heder oldun yeter ağlama artık. dedim
-ben ağlamaya alıştım artık sorun değil. çok ağladım yıllarca. sessiz sessiz ağladığım ben günler güldüğüm günlerden fazla. onun için sorun değil.
"kıyamam sana ağlama. bırak akıttığın gözyaşlarının bir bir hesabını sorayım. ne olur mutlu. bir zamanlar ışığım olan gülüşün tekrar belirsin yüzünde" bunları da diyemedim. yine sadece "ağlama tamam" diyebildim.
-ben artık kalkayım beni beklerler, vaktini aldım kusura bakma hakkını helal et ne olur dedi.
bu sefer cesaretimi topladım ve;
+lütfen biraz daha kal dedim.
-olmaz gitmeliyim. kendine iyi bak olur mu? umarım tekrar görüşürüz dedi ve kalktı.
şimdi onu gördüğüme hakikaten mutlu muyum açıkçası bilemiyorum ama kapandı diye düşündüğüm bir yara tekrar açıldı. sanmıyorum ki artık kabuk bağlasın bu yara.
https://www.youtube.com/watch?v=bvb3BScdgrU
Gündemdeki Haberler