bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır7
- arda güler6
- kale3112'deki kale hangi kale10
- bursa6
- gece vardiyası2
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- arkadaşlar lütfen4
- sözlükte flört etmemek9
- paradox interactive3
- en iyi pizza içeriği10
- buz gibi bira6
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sözlüğün yarrağı yediği gerçeği2
- köy9
- 25 eylül 2026 fidan'ın libya toplantısı2
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- aşk bir hastalıkmış sanki2
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- mehmet şimşek2
- acı gerçekler14
- agaçlarla dertleşmek3
- en lezzetli balık24
- dünyanın en kötü hissi3
- yıllar ona hiç acımamış3
- karşı cinsteki en itici özellik16
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı5
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- köy vs şehir hayatı2
- sözlüğün embesillerle dolu olması6
- zendaya4
- queen ravenna'nın evine kız kaçıran atmak2
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sözlüğün maymuna dönmesi2
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
- ezoterizm4
- 24 eylül 2026 hollanda almanya maçı3
- anın görüntüsü23
- gammazlar göreve8
- yaşar kemal kitaplarının sarmaması2
- queen ravenna'nın tacını klozete atmak2
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- sözlükte aile kurmak8
- ağlamak7
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
varsa bunun bir kapatma düğmesi ameliyata girip kapattıracağım yetti zulmü. Halı sahada topu sürekli ıskalayıp hakan balta performansı sergilememe rağmen düşen nesnelere tekme atmaktaki ısrar, özgüven ve isabet oranımın nereden çıktığını hiç anlamıyorum.
Stajerken raftan düşen 20 kiloluk kalıba tekme atıp bir hafta rapor ve bir daha kalıphaneye girmeme cezası almıştım. Hadi kalıba tekme attın istem dışıdır eyvallah. neden sadece yürümek için kullandığın sol ayağını kullanıyorsun? Hangi anatomik kanuna isyan ediyor bu vücut? Geçenlerde de kahvaltı esnasında annemin önünden kumandayı alıp veronica mars'ın yerli ve statik versiyonu olan müge anlı'nın olduğu kanalı değiştirmek için hamle yaptım ve çay bardağım devrilip sıcak çay kucağıma doğru akmaya başladı tabi sıcak çay benim sikilesice refleximin umurunda değildi masadan yuvarlanan bardak düşerken sağ ayağımla gelişine vurdum. zidanın şampiyonlar ligi finalinde bayern leverkusene attığı goldeki gibi tam ayağıma oturan bardağın ayağımın üstünden çıkış ve tavanda tuzbuz oluşu arasında geçen süre ışık hızını geçmiş olabilir(cernde çember içinde boşuna çarpıştırp ziyan etmesinler maddecikleri) bardağın parçaları yerlere bulaşık yığınlarının içine kahvatı masasındaki reçel, peynir kaselerine dağılmıştı. Ben sol ayağımın üst tarafının ağrısı ve bacaklarımdaki sıcak çayın acısını yeni yeni hissetmeye başlamıştım. Bardağın kırılması ile kendini korumak için yüzünü kapatan annem bana baktı ve kendisinden hayatım boyunca duyduğum en ciddi ses tonuyla "oğlum seni askerde neden adam edemediler" dedi. işte bu amına koduğumun reflexi yüzünden kadının gözünde iyice ruh hastası seviyesine büründüm.
Kaç sene oldu bitmedi ama azaldı artık düşen nesneleri ayağımla yumuşatmaya başladım. Gene ayağımı acıtıyor ama olsun. Evdekiler, zile basıldığında hiç bakmadan zart diye otomata basıp kapıyı açıyorlar diye babamın bulduğu dahiyane fikir olan balkondan anahtar atma olayında da anahtarı her seferinde ayağımla durdurmaktan ayakkaplarım delindi. O değilde bizimkiler anahtarı bakmadan atmaya başladılar (bizimkilerin sorunu bakmamakmış)bir keresinde koordinatlarını hesaplamadan salladıklarında anahtarı göğsümde yumuşatmak sorunda kalmıştım. Çektiğim acı yüzünden flash tvdeki ağalı dizilerde ağıt yakan kadınların yaptığı gibi yere çöküp kendime kalp masajı yapmaya başladım. yerden kapıya kadar güçlükle gittim. odama girdiğimde göğsüm hala acıyordu. onu son gördüğüm an geldi gözümün önüne silebilmek için tatu posterine baktım(hangisi lezbiyen hangisi müslümandı lan bu kızların?) yinede silinmedi siluetin posterin gölgesinde oturup gözyaşlarımı hiç ziyan etmeden içime doğru ağladım.
Stajerken raftan düşen 20 kiloluk kalıba tekme atıp bir hafta rapor ve bir daha kalıphaneye girmeme cezası almıştım. Hadi kalıba tekme attın istem dışıdır eyvallah. neden sadece yürümek için kullandığın sol ayağını kullanıyorsun? Hangi anatomik kanuna isyan ediyor bu vücut? Geçenlerde de kahvaltı esnasında annemin önünden kumandayı alıp veronica mars'ın yerli ve statik versiyonu olan müge anlı'nın olduğu kanalı değiştirmek için hamle yaptım ve çay bardağım devrilip sıcak çay kucağıma doğru akmaya başladı tabi sıcak çay benim sikilesice refleximin umurunda değildi masadan yuvarlanan bardak düşerken sağ ayağımla gelişine vurdum. zidanın şampiyonlar ligi finalinde bayern leverkusene attığı goldeki gibi tam ayağıma oturan bardağın ayağımın üstünden çıkış ve tavanda tuzbuz oluşu arasında geçen süre ışık hızını geçmiş olabilir(cernde çember içinde boşuna çarpıştırp ziyan etmesinler maddecikleri) bardağın parçaları yerlere bulaşık yığınlarının içine kahvatı masasındaki reçel, peynir kaselerine dağılmıştı. Ben sol ayağımın üst tarafının ağrısı ve bacaklarımdaki sıcak çayın acısını yeni yeni hissetmeye başlamıştım. Bardağın kırılması ile kendini korumak için yüzünü kapatan annem bana baktı ve kendisinden hayatım boyunca duyduğum en ciddi ses tonuyla "oğlum seni askerde neden adam edemediler" dedi. işte bu amına koduğumun reflexi yüzünden kadının gözünde iyice ruh hastası seviyesine büründüm.
Kaç sene oldu bitmedi ama azaldı artık düşen nesneleri ayağımla yumuşatmaya başladım. Gene ayağımı acıtıyor ama olsun. Evdekiler, zile basıldığında hiç bakmadan zart diye otomata basıp kapıyı açıyorlar diye babamın bulduğu dahiyane fikir olan balkondan anahtar atma olayında da anahtarı her seferinde ayağımla durdurmaktan ayakkaplarım delindi. O değilde bizimkiler anahtarı bakmadan atmaya başladılar (bizimkilerin sorunu bakmamakmış)bir keresinde koordinatlarını hesaplamadan salladıklarında anahtarı göğsümde yumuşatmak sorunda kalmıştım. Çektiğim acı yüzünden flash tvdeki ağalı dizilerde ağıt yakan kadınların yaptığı gibi yere çöküp kendime kalp masajı yapmaya başladım. yerden kapıya kadar güçlükle gittim. odama girdiğimde göğsüm hala acıyordu. onu son gördüğüm an geldi gözümün önüne silebilmek için tatu posterine baktım(hangisi lezbiyen hangisi müslümandı lan bu kızların?) yinede silinmedi siluetin posterin gölgesinde oturup gözyaşlarımı hiç ziyan etmeden içime doğru ağladım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar