bugün
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı9
- bik bik'in kraliçe olması11
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- sarı tekerin yazar olamaması9
- kolye142
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi4
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- hacker saldırısı gazileri8
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- peynir dolgulu jalapeno3
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- fransa8
- cep telefonu22
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- nokia20
- usualsuspectsin mod olması6
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- zall'ın makara yapması6
- usualsuspects'in ayağı4
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- bilim3
- ay3
- uzay3
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- esaretin bedeli5
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- fon vurgunu24
- konya denilince akla gelenler7
- son parti4
- jagermeister3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istersem sozlugu hacklerim5
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- asansörde susma zorunluluğu3
Başrollerinde Sandra Bullock, George Clooney ve Ed Harris gibi ünlü oyuncuların yer aldıkları 2013 yılı Amerikan filmi.
Bundan sonrası biraz konuya temas ediyor. (izlememiş olanlar okumaya devam etmesinler.)
--spoiler--
Film görsel açıdan tam bir şölen. Özellikle üç boyutlu izlenmek için çekilmiş gibi. Dünyanın uzaydan görüntüsü, gece gündüz döngüsüne şahit olmak vb. Fakat bir sinema filminin bunlardan daha ötesini vaad etmesini beklerim. Oyuncular, özellikle Sandra Bullock, rollerine uymamışlar. George Clooney ise filmin pek az bir kısmında pek "cool" bir görüntü çiziyor. Sonra yok zaten. Filmin nerdeyse tamamı Sandra Bullock etrafında dönüyor. O da bence bu film için zayıf bir oyuncu.
Filmin giriş sahnesinde verilen mesaj -"burada olmanın neyini seviyorsun?"- biraz sofistike. Fakat filmin geri kalanı bu derece sofistike devam etmiyor. Ağır bir girişten sonra film neredeyse yumuşacık oluyor. Ara ara bazı mesajlarla süslenmeye çalışılsa da -"aşağıda seni bekleyen kimler var?"- bunlar filmin yavanlığını önlemiyor. Sadece dünyanın uzaydan görüntüsü ya da gün döngüsünü izlemek için fazla bir film; fakat bir belgesel olarak da zayıf olmuş. Halbuki bu bir belgesel filmi değil.
Filmin yarısına kadar henüz film beni içine alamamıştı. Filme ısınamadım ve konuya bir türlü kendimi veremedim. istasyondaki çalışma sırasında çıkan problem bence çok ani oldu ve seyirci hazırlanmadan senaryo gereği problemler çıktı. Dolayısıyla seyirci kendini olay örgüsüne sokamadı benim gibi. Filmde sürekli olarak oksijen sıkıntısı çekilmesi açıkçası beni ekran karşısında boğdu. Bir ara resmen nefesim kesildi. Fakat bu nefes kesilmesi filmin ne kadar gerçekçi olduğunu ya da seyirciye ne kadar çok ulaştığını filan ifade etmiyor. Bir süre sonra baygınlık verdiği için olabilir.
Çok popüler bilgisayar oyunlarında da * yerçekimsiz ortam senaryoları denendi ve çok tuttu. Fakat bilgisayar oyunlarında oyuncunun ortamı bizzat kendisinin tecrübe etmesi için dizayn edilmiş bir senaryo var. Ve bu senaryolar genelde çok başarılılar. Fakat filmin yerçekimsiz ortamda bir konu yaratma ve geliştirme fikrini hayata geçirme kısmında ciddi problemleri var. Görsel ve efekt anlamındaki başarıları filmin önüne geçmiş durumda.
Bu filmle de görülebilir ki; Amerikan sineması için konunun bir önemi yoktur. Herhangi bir konuda gerek görsel efektlerle ve gerek müziklerle bezeyerek bir kurgu oluşturulabilir. En azından göze hitap eden bir eser ortaya çıkacaktır. Konunun işlenişi ve mesaj gibi sıkıntılara gerek olmayabilir. Bu benim fikrim değil, Amerikan sinemasının fikri!
imdb'de göreceğiniz puan kanımca çoğu kaliteli filme ayıp edecek derecede yüksek. Ayrıntılar için; http://www.imdb.com/title/tt1454468/?ref_=nv_sr_1
Herkese iyi seyirler.
--spoiler--
Bundan sonrası biraz konuya temas ediyor. (izlememiş olanlar okumaya devam etmesinler.)
--spoiler--
Film görsel açıdan tam bir şölen. Özellikle üç boyutlu izlenmek için çekilmiş gibi. Dünyanın uzaydan görüntüsü, gece gündüz döngüsüne şahit olmak vb. Fakat bir sinema filminin bunlardan daha ötesini vaad etmesini beklerim. Oyuncular, özellikle Sandra Bullock, rollerine uymamışlar. George Clooney ise filmin pek az bir kısmında pek "cool" bir görüntü çiziyor. Sonra yok zaten. Filmin nerdeyse tamamı Sandra Bullock etrafında dönüyor. O da bence bu film için zayıf bir oyuncu.
Filmin giriş sahnesinde verilen mesaj -"burada olmanın neyini seviyorsun?"- biraz sofistike. Fakat filmin geri kalanı bu derece sofistike devam etmiyor. Ağır bir girişten sonra film neredeyse yumuşacık oluyor. Ara ara bazı mesajlarla süslenmeye çalışılsa da -"aşağıda seni bekleyen kimler var?"- bunlar filmin yavanlığını önlemiyor. Sadece dünyanın uzaydan görüntüsü ya da gün döngüsünü izlemek için fazla bir film; fakat bir belgesel olarak da zayıf olmuş. Halbuki bu bir belgesel filmi değil.
Filmin yarısına kadar henüz film beni içine alamamıştı. Filme ısınamadım ve konuya bir türlü kendimi veremedim. istasyondaki çalışma sırasında çıkan problem bence çok ani oldu ve seyirci hazırlanmadan senaryo gereği problemler çıktı. Dolayısıyla seyirci kendini olay örgüsüne sokamadı benim gibi. Filmde sürekli olarak oksijen sıkıntısı çekilmesi açıkçası beni ekran karşısında boğdu. Bir ara resmen nefesim kesildi. Fakat bu nefes kesilmesi filmin ne kadar gerçekçi olduğunu ya da seyirciye ne kadar çok ulaştığını filan ifade etmiyor. Bir süre sonra baygınlık verdiği için olabilir.
Çok popüler bilgisayar oyunlarında da * yerçekimsiz ortam senaryoları denendi ve çok tuttu. Fakat bilgisayar oyunlarında oyuncunun ortamı bizzat kendisinin tecrübe etmesi için dizayn edilmiş bir senaryo var. Ve bu senaryolar genelde çok başarılılar. Fakat filmin yerçekimsiz ortamda bir konu yaratma ve geliştirme fikrini hayata geçirme kısmında ciddi problemleri var. Görsel ve efekt anlamındaki başarıları filmin önüne geçmiş durumda.
Bu filmle de görülebilir ki; Amerikan sineması için konunun bir önemi yoktur. Herhangi bir konuda gerek görsel efektlerle ve gerek müziklerle bezeyerek bir kurgu oluşturulabilir. En azından göze hitap eden bir eser ortaya çıkacaktır. Konunun işlenişi ve mesaj gibi sıkıntılara gerek olmayabilir. Bu benim fikrim değil, Amerikan sinemasının fikri!
imdb'de göreceğiniz puan kanımca çoğu kaliteli filme ayıp edecek derecede yüksek. Ayrıntılar için; http://www.imdb.com/title/tt1454468/?ref_=nv_sr_1
Herkese iyi seyirler.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar