bugün
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- dünyanın en güzel kadınları sivaslılardır5
- taze fasulye yiyen erkek5
- kaygılı bağlanma6
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke3
- gocu34
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- ben olmasam burası batar insanı7
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- anın görüntüsü26
- çirkin kadınların olduğu ülkeler2
- recete8
- somalili kadın2
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- galatasaray10
- kiraz cicegi kolonyasi6
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- iltica7
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- gökçeklere üzülmek3
- nohut cipsi2
- yahudi aklı3
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- gocu geldi gocu geldi6
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yagmurcu12
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- raw fotoğraf çekmek2
- dinci mağduriyeti2
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- inna2
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- darkthrone2
bir petşopta ateşler içinde yatarken görüp eve alıp iyileştirdiğim, büyüttüğüm kedimin artık muhtaç bir yavru değil; güçlü kuvvetli bir delikanlı olduğunu dün akşam anlayabildim nihayet. nasıl mı?
mart ayı içinde bulunmamız nedeniyle her gün vakitli vakitsiz kulağımıza çarpan acayip kedi seslerinin siz de farkındasınızdır. benim oğlum da içgüdülerinin etkisiyle aslında bir apartman çocuğu değil, vahşi doğanın bir parçası olduğunu kavramış olacak ki günlerdir gecelerdir fıldır fıldır dönüyor evin içinde. dün akşam onu alıp apartman bahçesine bıraktım ve birinci katta olmanın verdiği avantajla pencereyi açıp oğlumu seyretmeye koyuldum. ben onun toprağı, çimleri, ağaçları filan koklayıp dışarıya uyum sağlamaya çalışmasını beklerken ne görsem beğenirsiniz?
yandaki apartmanların bahçesinde, yolda, sağda solda tek tük sıralanmış kedilerin arasına bir daldı ki dalış o dalış. sanki o bowling topu, ötekiler lobut. gözüne birini kestiriyor kovalıyor, o kaçınca ötekine yöneliyor, onu kovalıyor. o olmadı öteki, öteki olmadı beriki. mahallenin savunmasız ve neye uğradığını anlayamayan kedileri de oradan oraya kaçışıyor korku içinde. hayır hangisi erkek hangisi dişi onu da bildiği yok, tuttuğunu öpecek o derece gözü dönmüş.
tabii ben katıla katıla gülüyorum pencerede. hayvan nasıl abazan kaldıysa artık...* dış dünyaya karıştığı ilk anda tabiat anayı tanımak yerine hormonlarının esiri olmuş vaziyette deliye döndü. akşamları şöyle bir iki saat dışarı bırakayım hem o normale dönsün hem de mahalleyi saran tehlike geçsin diyorum. yoksa bastığı yeri titreten, koca cüsseli baba kedilerin dahi namusu tehlikede...
edit: küçücükken eceli yenmişti yavrum benim, ama ölümün pençesinden kim kimi alabilmiş ki ben onu alabileyim... dün aniden halsizleşti, kötüleşti, veterinere koşturdum 2 serum bağlandı, olmadı... kaybettim...
mart ayı içinde bulunmamız nedeniyle her gün vakitli vakitsiz kulağımıza çarpan acayip kedi seslerinin siz de farkındasınızdır. benim oğlum da içgüdülerinin etkisiyle aslında bir apartman çocuğu değil, vahşi doğanın bir parçası olduğunu kavramış olacak ki günlerdir gecelerdir fıldır fıldır dönüyor evin içinde. dün akşam onu alıp apartman bahçesine bıraktım ve birinci katta olmanın verdiği avantajla pencereyi açıp oğlumu seyretmeye koyuldum. ben onun toprağı, çimleri, ağaçları filan koklayıp dışarıya uyum sağlamaya çalışmasını beklerken ne görsem beğenirsiniz?
yandaki apartmanların bahçesinde, yolda, sağda solda tek tük sıralanmış kedilerin arasına bir daldı ki dalış o dalış. sanki o bowling topu, ötekiler lobut. gözüne birini kestiriyor kovalıyor, o kaçınca ötekine yöneliyor, onu kovalıyor. o olmadı öteki, öteki olmadı beriki. mahallenin savunmasız ve neye uğradığını anlayamayan kedileri de oradan oraya kaçışıyor korku içinde. hayır hangisi erkek hangisi dişi onu da bildiği yok, tuttuğunu öpecek o derece gözü dönmüş.
tabii ben katıla katıla gülüyorum pencerede. hayvan nasıl abazan kaldıysa artık...* dış dünyaya karıştığı ilk anda tabiat anayı tanımak yerine hormonlarının esiri olmuş vaziyette deliye döndü. akşamları şöyle bir iki saat dışarı bırakayım hem o normale dönsün hem de mahalleyi saran tehlike geçsin diyorum. yoksa bastığı yeri titreten, koca cüsseli baba kedilerin dahi namusu tehlikede...
edit: küçücükken eceli yenmişti yavrum benim, ama ölümün pençesinden kim kimi alabilmiş ki ben onu alabileyim... dün aniden halsizleşti, kötüleşti, veterinere koşturdum 2 serum bağlandı, olmadı... kaybettim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar