bugün
- herzevekil10
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi8
- teomancalmasur23
- üstad kadir mısıroğlu5
- ismetin ciddi sıkıntıları olması7
- türk solu16
- jeffrey epstein12
- kocayı apartmandaki boşanmış kadına emanet etmek2
- adana ayazı dizisi2
- simko38
- ukrayna rusya belarus kadınları6
- ekşi sözlük toplu alım bitti4
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- alparslan türkeş atatürk'ü sevmezdi3
- zsa zsa zsu3
- halloween kutlamayı yasaklamak6
- fes takıp kemalist hoplatmak3
- atam tayyip erdoğan'ı eleştirip prim kasmak6
- true mi döver gocu mu5
- yeni parti7
- sözlükçü erkeklerin zevksiz olması4
- kim cha eon6
- ekrem imamoğlu'nun istanbul'a 10 metro yapması5
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı3
- gram altın3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- istanbul10
- ak partiyi savunan dayılar10
- sözlükte aksiyon ve sataşma6
- mhp'nin necip fazıl sevgisi2
- kudüs üç semavi din için önemlidir11
- şeker bey birader dönsün kampanyası3
- tek türkçe padişah adı4
- nervio12
- nevşehir2
- şili2
- köy kahvesi3
- tarih dizileri6
- hangi hogwartz binasını temsil ediyorsunuz3
- kanunla adam korumak2
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız14
- kel ve at kuyruklu kötü adam6
- fenerbahçe göztepe2
- zamanın ruhu2
- mevsim değişmesinin kombinlere etkisi5
- flört etmeme ilkesi5
- aliyev'in türk devletleri zirvesi ne katılmaması6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
- noodle2
- erzurumspor çorumspor2
bir petşopta ateşler içinde yatarken görüp eve alıp iyileştirdiğim, büyüttüğüm kedimin artık muhtaç bir yavru değil; güçlü kuvvetli bir delikanlı olduğunu dün akşam anlayabildim nihayet. nasıl mı?
mart ayı içinde bulunmamız nedeniyle her gün vakitli vakitsiz kulağımıza çarpan acayip kedi seslerinin siz de farkındasınızdır. benim oğlum da içgüdülerinin etkisiyle aslında bir apartman çocuğu değil, vahşi doğanın bir parçası olduğunu kavramış olacak ki günlerdir gecelerdir fıldır fıldır dönüyor evin içinde. dün akşam onu alıp apartman bahçesine bıraktım ve birinci katta olmanın verdiği avantajla pencereyi açıp oğlumu seyretmeye koyuldum. ben onun toprağı, çimleri, ağaçları filan koklayıp dışarıya uyum sağlamaya çalışmasını beklerken ne görsem beğenirsiniz?
yandaki apartmanların bahçesinde, yolda, sağda solda tek tük sıralanmış kedilerin arasına bir daldı ki dalış o dalış. sanki o bowling topu, ötekiler lobut. gözüne birini kestiriyor kovalıyor, o kaçınca ötekine yöneliyor, onu kovalıyor. o olmadı öteki, öteki olmadı beriki. mahallenin savunmasız ve neye uğradığını anlayamayan kedileri de oradan oraya kaçışıyor korku içinde. hayır hangisi erkek hangisi dişi onu da bildiği yok, tuttuğunu öpecek o derece gözü dönmüş.
tabii ben katıla katıla gülüyorum pencerede. hayvan nasıl abazan kaldıysa artık...* dış dünyaya karıştığı ilk anda tabiat anayı tanımak yerine hormonlarının esiri olmuş vaziyette deliye döndü. akşamları şöyle bir iki saat dışarı bırakayım hem o normale dönsün hem de mahalleyi saran tehlike geçsin diyorum. yoksa bastığı yeri titreten, koca cüsseli baba kedilerin dahi namusu tehlikede...
edit: küçücükken eceli yenmişti yavrum benim, ama ölümün pençesinden kim kimi alabilmiş ki ben onu alabileyim... dün aniden halsizleşti, kötüleşti, veterinere koşturdum 2 serum bağlandı, olmadı... kaybettim...
mart ayı içinde bulunmamız nedeniyle her gün vakitli vakitsiz kulağımıza çarpan acayip kedi seslerinin siz de farkındasınızdır. benim oğlum da içgüdülerinin etkisiyle aslında bir apartman çocuğu değil, vahşi doğanın bir parçası olduğunu kavramış olacak ki günlerdir gecelerdir fıldır fıldır dönüyor evin içinde. dün akşam onu alıp apartman bahçesine bıraktım ve birinci katta olmanın verdiği avantajla pencereyi açıp oğlumu seyretmeye koyuldum. ben onun toprağı, çimleri, ağaçları filan koklayıp dışarıya uyum sağlamaya çalışmasını beklerken ne görsem beğenirsiniz?
yandaki apartmanların bahçesinde, yolda, sağda solda tek tük sıralanmış kedilerin arasına bir daldı ki dalış o dalış. sanki o bowling topu, ötekiler lobut. gözüne birini kestiriyor kovalıyor, o kaçınca ötekine yöneliyor, onu kovalıyor. o olmadı öteki, öteki olmadı beriki. mahallenin savunmasız ve neye uğradığını anlayamayan kedileri de oradan oraya kaçışıyor korku içinde. hayır hangisi erkek hangisi dişi onu da bildiği yok, tuttuğunu öpecek o derece gözü dönmüş.
tabii ben katıla katıla gülüyorum pencerede. hayvan nasıl abazan kaldıysa artık...* dış dünyaya karıştığı ilk anda tabiat anayı tanımak yerine hormonlarının esiri olmuş vaziyette deliye döndü. akşamları şöyle bir iki saat dışarı bırakayım hem o normale dönsün hem de mahalleyi saran tehlike geçsin diyorum. yoksa bastığı yeri titreten, koca cüsseli baba kedilerin dahi namusu tehlikede...
edit: küçücükken eceli yenmişti yavrum benim, ama ölümün pençesinden kim kimi alabilmiş ki ben onu alabileyim... dün aniden halsizleşti, kötüleşti, veterinere koşturdum 2 serum bağlandı, olmadı... kaybettim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar