bugün
- laik teyzelerin fenotipi7
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım6
- gürcistan5
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- kadınların şiirden anlamaması6
- sözlüğün en güzel kız yazarı8
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- 1948 arap israil savaşı12
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- islam barış dinidir11
- galericiler battı mutlu musunuz5
- mason greenwood4
- sürekli peki neyse diyen kız5
- temas bağımlılığı5
- bel soğukluğu2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- sözlük kızlarının babaları6
- yazarların favori oyun karakteri15
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- ellerim bos gonlum hos7
- geekyapar2
- dedeler sofrası2
- caddebostan6
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
- pazar sabahı kapının önüne bırakılan kesik kafa2
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- clemence baptista6
- kars kaşarı vs izmir kaşarı2
- sabahları nefret edilen şeyler8
- abur öldü mü lan5
- osuruktan şiirler89
- 23 ağustos 2026 göztepe gençlerbirliği maçı3
- laik teyze5
- futbol14
- avram galanti2
- urfa dürüm2
- adalet birlik ve beraberlik partisi2
- meriçlik2
- sözlüğe karı kız düşürme amacıyla gelen insan3
- nervio hamferdi10
- dolar isterse 100 olsun41
- tai lung26
- persac2
Hayatımda gördüğüm açık ara en saçma reklam. Bu yaşıma kadar bu kadar saçma reklamı ne gördüm, ne izledim, ne duydum.
22 yaşındayım. Doğma büyüme Konyalıyım. 18 yaşıma kadar Konya'nın dışında başka hiçbir yerde yaşamadım. Konya gibi sınırlı sayıda merkezden oluşan bir şehri, iyi bildiğimi söyleyebilirim. Öte yandan, Ankara'da öğrenciyim. 3.5 senemi verdiğim bu şehri de kaba hatları ile bildiğimi söyleyebilirim. Belki Etimesgut'u, Sincan'ı, Keçiöreni çok bilmem. Ama kızılay'ı, tunus'u, tunalıyı, esat'ı iyi bildiğim söylenebilir. Şimdi, tüm bu şartların ışığında; reklamı görüp de "hökömöt nö ködör öyö çölöşöyör" diyecek malları susturduğumuzu düşünerek reklamı değerlendirelim:
1-Arkadaşın Ankara'da oturduğunu varsayarak konuşalım. Ankara'da TCCD tren garına sabahın köründe ulaşmak için yeterli ulaşım ağı zaten yok. Metro dediğin şey kapanıyor ulan, otobüs hatların bitiyor. Ne ulaşımından bahsediyorsun. Hadi diyelim evin de garın yanında, tamam ona da kabulüm. Trene bindiğini varsayıyorum, kısa bir şehir içi yolculuktan sonra. 2 saat sürüyor senin o hızlı dediğin trenin 250 km yolu alması. 2 saat... ismini söylesen "bırak onlar geri kalmış yaaaaa" dediğin avrupa ülkelerinde bile senin trenlerinden daha hızlı trenler var. Senin hızlı trenin saatte 125 km yolu zor bela alıyor. Hadi diyelim vardın Konya'ya. Konya'da da tren garıyla bitmiyor işin. Selçuk üniversitesi ya da Mevlana üniversitesi öğrencisi isen zaten sıçtın. Ama tramvayla ama otobüsle 30 km yol daha gideceksin şehir içi, minimum 45 dakika. O da minimum ha, olur da bir çalışma ya da bakım olursa daha da sıçtın. Git allah git. En iyi ihtimalle Meram Eğitim fakültesinde falan öğrenciysen, belki yarım saatte varırsın.
dolayısıyla, senin 9'da başlayacak bir ders için, o ananın babanın ankara'daki evinden 5.30-6 gibi çıkman lazım.
2-Arkadaşın konya'da oturduğunu varsayalım, tıpkı reklamdaki gibi. evi de merkezde olsun ulan. ne bileyim, zaferin falan göbeğinde, stadın yanında falan olsun. bu arkadaş da aynı prosedürle bindi trene. 2 saat yolu çekti o da. indi tandoğan'da. sonra? Odtü, bilkent, hacettepe, çankaya, başkent ya da atılım öğrencisi isen, sana melih gökçek değil allah yardım etsin. otobüsleri bekle babam bekle. sabahın köründe otobüsün sırasıydı, trafiğiydi derken en az, bak tekrar yazıyorum en az 1.5 saate üniversitedesin. Hadi yine iyimser olalım, hacettepe ya da ankara'nın sıhhiye kampüslerinde oku ulan. sana yine kafadan yarım saat girdi mi arkadaş, girdi. sonuçta, senin yine kafadan 2.5 saatin yolda geçti. saat 9'da başlayacak ders için yine evden en geç 6'da çıkman lazım.
Sonuçta, tanımı koymak gerekirse, bu reklam iki şehrin durumunu bilmeyen kör cahiller için üretilmiş bir göz boyama malzemesinden farklı bir şey değildir. Benim erzurum'da, trabzon'da, edirne'de oturan ama gerçekleri bilmeyen vatandaşım, bu reklamı gördükten hemen sonra muhtemelen "ay ne kadar iyi olmuş bak gelip gidiyor çocuk" falan diyecektir. Umarım, o vatandaşım, benim masum ama gerçekleri bilmeyen vatandaşım da bu yazıyı bir şekilde okur ve gerçekleri görür artık. Tekrardan söylemek gerekirse, konyada ya da ankarada oturup, reklamdaki gibi devamlı olarak her gün bu eylemi yapan insan, gerçekten mental olarak özürlüdür.
Edit1: Maliyet konusunda sıkıntı yaşamaz, aylık 275 lira gibi bir rakama her gün gidiş dönüş hakkı veren bir sistem vardı, hala devam ediyor olması lazım. Ama bu onun mental eksikliğini gidermez. iddiamın arkasındayım.
edit2: konyaya dünyanın en büyük şehri falan yazmadım, bunu görebilmek için okuma bilmek yeterli. Konyanın dünyanın en büyük şehri olmaması, konyanın bir ucundan diğerine yarım saate gidebildiğin anlamına gelmez. Bu arkadaşlar nerede, hangi zaman diliminde yaşar bilmiyorum, ama konyada yaşamadıklarını söyleyebilirim.
22 yaşındayım. Doğma büyüme Konyalıyım. 18 yaşıma kadar Konya'nın dışında başka hiçbir yerde yaşamadım. Konya gibi sınırlı sayıda merkezden oluşan bir şehri, iyi bildiğimi söyleyebilirim. Öte yandan, Ankara'da öğrenciyim. 3.5 senemi verdiğim bu şehri de kaba hatları ile bildiğimi söyleyebilirim. Belki Etimesgut'u, Sincan'ı, Keçiöreni çok bilmem. Ama kızılay'ı, tunus'u, tunalıyı, esat'ı iyi bildiğim söylenebilir. Şimdi, tüm bu şartların ışığında; reklamı görüp de "hökömöt nö ködör öyö çölöşöyör" diyecek malları susturduğumuzu düşünerek reklamı değerlendirelim:
1-Arkadaşın Ankara'da oturduğunu varsayarak konuşalım. Ankara'da TCCD tren garına sabahın köründe ulaşmak için yeterli ulaşım ağı zaten yok. Metro dediğin şey kapanıyor ulan, otobüs hatların bitiyor. Ne ulaşımından bahsediyorsun. Hadi diyelim evin de garın yanında, tamam ona da kabulüm. Trene bindiğini varsayıyorum, kısa bir şehir içi yolculuktan sonra. 2 saat sürüyor senin o hızlı dediğin trenin 250 km yolu alması. 2 saat... ismini söylesen "bırak onlar geri kalmış yaaaaa" dediğin avrupa ülkelerinde bile senin trenlerinden daha hızlı trenler var. Senin hızlı trenin saatte 125 km yolu zor bela alıyor. Hadi diyelim vardın Konya'ya. Konya'da da tren garıyla bitmiyor işin. Selçuk üniversitesi ya da Mevlana üniversitesi öğrencisi isen zaten sıçtın. Ama tramvayla ama otobüsle 30 km yol daha gideceksin şehir içi, minimum 45 dakika. O da minimum ha, olur da bir çalışma ya da bakım olursa daha da sıçtın. Git allah git. En iyi ihtimalle Meram Eğitim fakültesinde falan öğrenciysen, belki yarım saatte varırsın.
dolayısıyla, senin 9'da başlayacak bir ders için, o ananın babanın ankara'daki evinden 5.30-6 gibi çıkman lazım.
2-Arkadaşın konya'da oturduğunu varsayalım, tıpkı reklamdaki gibi. evi de merkezde olsun ulan. ne bileyim, zaferin falan göbeğinde, stadın yanında falan olsun. bu arkadaş da aynı prosedürle bindi trene. 2 saat yolu çekti o da. indi tandoğan'da. sonra? Odtü, bilkent, hacettepe, çankaya, başkent ya da atılım öğrencisi isen, sana melih gökçek değil allah yardım etsin. otobüsleri bekle babam bekle. sabahın köründe otobüsün sırasıydı, trafiğiydi derken en az, bak tekrar yazıyorum en az 1.5 saate üniversitedesin. Hadi yine iyimser olalım, hacettepe ya da ankara'nın sıhhiye kampüslerinde oku ulan. sana yine kafadan yarım saat girdi mi arkadaş, girdi. sonuçta, senin yine kafadan 2.5 saatin yolda geçti. saat 9'da başlayacak ders için yine evden en geç 6'da çıkman lazım.
Sonuçta, tanımı koymak gerekirse, bu reklam iki şehrin durumunu bilmeyen kör cahiller için üretilmiş bir göz boyama malzemesinden farklı bir şey değildir. Benim erzurum'da, trabzon'da, edirne'de oturan ama gerçekleri bilmeyen vatandaşım, bu reklamı gördükten hemen sonra muhtemelen "ay ne kadar iyi olmuş bak gelip gidiyor çocuk" falan diyecektir. Umarım, o vatandaşım, benim masum ama gerçekleri bilmeyen vatandaşım da bu yazıyı bir şekilde okur ve gerçekleri görür artık. Tekrardan söylemek gerekirse, konyada ya da ankarada oturup, reklamdaki gibi devamlı olarak her gün bu eylemi yapan insan, gerçekten mental olarak özürlüdür.
Edit1: Maliyet konusunda sıkıntı yaşamaz, aylık 275 lira gibi bir rakama her gün gidiş dönüş hakkı veren bir sistem vardı, hala devam ediyor olması lazım. Ama bu onun mental eksikliğini gidermez. iddiamın arkasındayım.
edit2: konyaya dünyanın en büyük şehri falan yazmadım, bunu görebilmek için okuma bilmek yeterli. Konyanın dünyanın en büyük şehri olmaması, konyanın bir ucundan diğerine yarım saate gidebildiğin anlamına gelmez. Bu arkadaşlar nerede, hangi zaman diliminde yaşar bilmiyorum, ama konyada yaşamadıklarını söyleyebilirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar