bugün
- en gey özelliğiniz10
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek14
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- türklerin ileri olduğu konular20
- çırçıplak yatmak9
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- bir gün öleceğini unutmak10
- arkadaşlar bakar mısınız11
- deri ceketli serseri5
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- ayak sevecek kadar abaza olmak3
- eski seni özlüyor musun6
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- film izlerken ağlayanlara gülmek3
- bir kadının en güzel bölgesi8
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak2
- sevgiliyle karşılıklı ağlamak3
- caner taslaman7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- kültürün bireyi boğması4
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- sevgili olmuyorsak arkadaş da kalmayalım erkeği2
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek3
- gocu pandela barışı4
- vantilatörü kendine çevirmek6
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- seninle şurada olabilirdik5
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- ak saçlı klavye delikanlısı3
- geceye bir şarkı bırak23
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- dinsize inanır mısın17
- ioçke'nin elleri4
- düşün ki o bunu okuyor4
- dövmeli erkek2
- gocu31
- abd vizesi4
- fethiye2
- bir kadının kalitesiz oldugunu gösteren detaylar3
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- bir insanda en sevilen özellik3
- fransa ingilte üçüncülük maçı3
- kylian mbappe3
ergenlik yıllarımı yaşadığım semt.
eskiden eryaman-kızılay arası gidip gelen 7 tane çift katlı yeşil otobüs vardı. sık sık istanbul yolu üzerinde arıza yapıp öylece kalırdı. mithat paşa caddesini dönerken dervilir gibi olurdu. alt katın şoföre yakın kısmı kulübe gibiydi. biletçi de öyle bir köşeye sığardı ki ölse üç gün gören olmaz. üst kat koltukları dapdardı. dersane dönüşleri (o yıllar eryamanda dersane yoktu eryaman fen hariç) test çözmek için kitabı açar, sonra midem bulanır bırakırdım. başımı cama yaslar ergen hayallere dalardım. ya da kulaklık takar maç dinlerdim metro altı çarşısından aldığım çin malı radyomdan. sonra kaldırıldı o yeşil çift katlı otobüsler. yanlış hatırlamıyorsam birini eskişehir'de gördüm köfteciye çevirmişler kaba görünen ama içi sevimli külüstürü.
ya garip bi semtti ya da o yıllarım özel olduğu için bana öyle geliyor.. aşık olduğum kızın oturduğu siteden başım önde geçişler, bi taraftan karşılaşmak isteyip bi taraftan görmeden ortadan kaybolma isteği, bahar ilköğretimin bahçesi, migros..
şimdilerde daha bi garip geliyor sanki.. koskoca yollar ama gündüz vakti bomboş, alışveriş merkezleri ama ne dükkan var ne müşteri.. o kalabalık banklar da boş, herkes yabancı geliyor. belki hatırasını hissederim diye civarında gezindiğim sevdiğim kızın sitesinden de geçiyorum ama yok.. herkesler gitmiş. zaten pek arkadaşım da yoktu eryamanda ama bi başka olmuş sanki.
sahipsiz, çekingen hissediyorum her dönüşümde buraya. ısı merkezine çıkıp iki sigara içip dönüyorum evime.. göksu parkından nefret ediyorum.. benim kimsem yokken nasıl bu kadar insan birlikte dolaşabiliyor susuz'un etrafında? hani ben ayrılırken herkes kendi halindeydi? ben yokken mi kaynaştınız?
eskiden eryaman-kızılay arası gidip gelen 7 tane çift katlı yeşil otobüs vardı. sık sık istanbul yolu üzerinde arıza yapıp öylece kalırdı. mithat paşa caddesini dönerken dervilir gibi olurdu. alt katın şoföre yakın kısmı kulübe gibiydi. biletçi de öyle bir köşeye sığardı ki ölse üç gün gören olmaz. üst kat koltukları dapdardı. dersane dönüşleri (o yıllar eryamanda dersane yoktu eryaman fen hariç) test çözmek için kitabı açar, sonra midem bulanır bırakırdım. başımı cama yaslar ergen hayallere dalardım. ya da kulaklık takar maç dinlerdim metro altı çarşısından aldığım çin malı radyomdan. sonra kaldırıldı o yeşil çift katlı otobüsler. yanlış hatırlamıyorsam birini eskişehir'de gördüm köfteciye çevirmişler kaba görünen ama içi sevimli külüstürü.
ya garip bi semtti ya da o yıllarım özel olduğu için bana öyle geliyor.. aşık olduğum kızın oturduğu siteden başım önde geçişler, bi taraftan karşılaşmak isteyip bi taraftan görmeden ortadan kaybolma isteği, bahar ilköğretimin bahçesi, migros..
şimdilerde daha bi garip geliyor sanki.. koskoca yollar ama gündüz vakti bomboş, alışveriş merkezleri ama ne dükkan var ne müşteri.. o kalabalık banklar da boş, herkes yabancı geliyor. belki hatırasını hissederim diye civarında gezindiğim sevdiğim kızın sitesinden de geçiyorum ama yok.. herkesler gitmiş. zaten pek arkadaşım da yoktu eryamanda ama bi başka olmuş sanki.
sahipsiz, çekingen hissediyorum her dönüşümde buraya. ısı merkezine çıkıp iki sigara içip dönüyorum evime.. göksu parkından nefret ediyorum.. benim kimsem yokken nasıl bu kadar insan birlikte dolaşabiliyor susuz'un etrafında? hani ben ayrılırken herkes kendi halindeydi? ben yokken mi kaynaştınız?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar