bugün
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor11
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz9
- kısa ve vurucu yazmak5
- mantı13
- gün tabağı6
- sporcu motorcu müzisyen ve uzun boylu olmak3
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- sözlükte fosilleşmek6
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- sarapci koala66
- orospu çocuğu abdullah öcalan4
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- apo piçtir piç kalacak8
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- beşiktaş3
- saraca096
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı7
- supangle ve puding in farkları2
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş3
- galatasaray10
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- habire1221
- filenin sultanları yarı finalde8
- hewal ebo5
- memduh bashgan5
- skoda fabia alınır mı5
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- pornonun zararları4
- yazdıkları okunmayan efsane yazar3
- devlet bahçeli8
- ellerim bos gonlum hos29
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- bir bela geliyor8
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- deniz gül4
- sadece yemek konuşan erkek3
- fenerbahçe9
- arif kocabıyık16
- anın görüntüsü17
- lahmacun9
ergenlik yıllarımı yaşadığım semt.
eskiden eryaman-kızılay arası gidip gelen 7 tane çift katlı yeşil otobüs vardı. sık sık istanbul yolu üzerinde arıza yapıp öylece kalırdı. mithat paşa caddesini dönerken dervilir gibi olurdu. alt katın şoföre yakın kısmı kulübe gibiydi. biletçi de öyle bir köşeye sığardı ki ölse üç gün gören olmaz. üst kat koltukları dapdardı. dersane dönüşleri (o yıllar eryamanda dersane yoktu eryaman fen hariç) test çözmek için kitabı açar, sonra midem bulanır bırakırdım. başımı cama yaslar ergen hayallere dalardım. ya da kulaklık takar maç dinlerdim metro altı çarşısından aldığım çin malı radyomdan. sonra kaldırıldı o yeşil çift katlı otobüsler. yanlış hatırlamıyorsam birini eskişehir'de gördüm köfteciye çevirmişler kaba görünen ama içi sevimli külüstürü.
ya garip bi semtti ya da o yıllarım özel olduğu için bana öyle geliyor.. aşık olduğum kızın oturduğu siteden başım önde geçişler, bi taraftan karşılaşmak isteyip bi taraftan görmeden ortadan kaybolma isteği, bahar ilköğretimin bahçesi, migros..
şimdilerde daha bi garip geliyor sanki.. koskoca yollar ama gündüz vakti bomboş, alışveriş merkezleri ama ne dükkan var ne müşteri.. o kalabalık banklar da boş, herkes yabancı geliyor. belki hatırasını hissederim diye civarında gezindiğim sevdiğim kızın sitesinden de geçiyorum ama yok.. herkesler gitmiş. zaten pek arkadaşım da yoktu eryamanda ama bi başka olmuş sanki.
sahipsiz, çekingen hissediyorum her dönüşümde buraya. ısı merkezine çıkıp iki sigara içip dönüyorum evime.. göksu parkından nefret ediyorum.. benim kimsem yokken nasıl bu kadar insan birlikte dolaşabiliyor susuz'un etrafında? hani ben ayrılırken herkes kendi halindeydi? ben yokken mi kaynaştınız?
eskiden eryaman-kızılay arası gidip gelen 7 tane çift katlı yeşil otobüs vardı. sık sık istanbul yolu üzerinde arıza yapıp öylece kalırdı. mithat paşa caddesini dönerken dervilir gibi olurdu. alt katın şoföre yakın kısmı kulübe gibiydi. biletçi de öyle bir köşeye sığardı ki ölse üç gün gören olmaz. üst kat koltukları dapdardı. dersane dönüşleri (o yıllar eryamanda dersane yoktu eryaman fen hariç) test çözmek için kitabı açar, sonra midem bulanır bırakırdım. başımı cama yaslar ergen hayallere dalardım. ya da kulaklık takar maç dinlerdim metro altı çarşısından aldığım çin malı radyomdan. sonra kaldırıldı o yeşil çift katlı otobüsler. yanlış hatırlamıyorsam birini eskişehir'de gördüm köfteciye çevirmişler kaba görünen ama içi sevimli külüstürü.
ya garip bi semtti ya da o yıllarım özel olduğu için bana öyle geliyor.. aşık olduğum kızın oturduğu siteden başım önde geçişler, bi taraftan karşılaşmak isteyip bi taraftan görmeden ortadan kaybolma isteği, bahar ilköğretimin bahçesi, migros..
şimdilerde daha bi garip geliyor sanki.. koskoca yollar ama gündüz vakti bomboş, alışveriş merkezleri ama ne dükkan var ne müşteri.. o kalabalık banklar da boş, herkes yabancı geliyor. belki hatırasını hissederim diye civarında gezindiğim sevdiğim kızın sitesinden de geçiyorum ama yok.. herkesler gitmiş. zaten pek arkadaşım da yoktu eryamanda ama bi başka olmuş sanki.
sahipsiz, çekingen hissediyorum her dönüşümde buraya. ısı merkezine çıkıp iki sigara içip dönüyorum evime.. göksu parkından nefret ediyorum.. benim kimsem yokken nasıl bu kadar insan birlikte dolaşabiliyor susuz'un etrafında? hani ben ayrılırken herkes kendi halindeydi? ben yokken mi kaynaştınız?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar