bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- redbull5
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan4
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- filistin37
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- kalpteki boşluk hissi4
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- sözlük kızlarının tantunici7
- seksten önce dua etmek10
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- güzelsen koy resmini görelim6
- israil'i allah cezalandıracak9
- hayat yaşamaya değer mi5
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- tarhana çorbası12
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- izmir tulum4
- izmir8
- gocu'yu özlemek4
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- nöbetteyim sözlük3
- özelden şeftalisini atan yazar14
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- sözlük kızalarının takosu5
- sapık şarkı sözleri10
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- porno entelektüelliği8
- fıstık vs fındık3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- havai fişek2
- yakışıklı olgun erkekler6
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- arkadaşlar bir şey soracağım11
aslında gerici bir adım olan evlenmenin simgesel değeri nedeniyle değer görmüş olması sayesinde içinde bulunduğu öneri, talep. evlilik, ataerkil toplum yapısının bir dayatması olarak var olmuş olmasına rağmen günümüzde simgesel bir değeri vardır. ayrıca devlet denen kurumlarda hayatımızı sürdürdüğümüz için evlilik gerçekleştirmiş çiftlere bu devlet hak ve ayrıcalık tanıma yetkisine sahiptir. bu yüzden eşcinseller de evlilik hakkı istemektedir. artık "eşcinsel evlilik" kavramı, kendine has bir değer kazanmış olup özgürlüğün ve özgürlükçülüğün simgesi haline gelmiştir. kısaca geçmişini ve üzerine düşüncelerimi de şöyle özetleyeyim: eşcinsel birliktelik kavramı, dünya literatürüne 1989 yılında girdi. medeni birliktelik adıyla, danimarkada, eşcinsel çiftlere yasal birliktelik yolu açıldı. 2001de ise hollandada evlilik adıyla resmen birlikte olmalarına izin verildi. bugünkü dünyada 12 ülkede, amerika ve meksikanın toplam 9 eyaletinde eşcinsel evlilik serbestken; 20 ülkede ve avustralya, meksika, amerika ve venezuelanın toplam 17 eyaletinde medeni birliktelik adıyla yasallaştırılabiliyor. bunların yanında, 50ye yakın ülke ve 20 kadar eyalette halen eşcinsel evlilik tartışmaları sürüyor. diğer taraftan ise türkiye gibi geri kalmış ülkelerde de, bir bakan çıkıp bu hastalıktır, tedavi edilmelidir. diyebiliyor. neyse ki arap yarımadasında ya da afrikada değiliz. zira orda birçok ülkede ölüm cezasından para cezasına uzanan bir yelpazede eşcinsellik cezalandırılabiliyor. peki, eşcinsel evliliğe izin verilmeli midir, verilmemeli midir? bu soruyu yanıtlamak için de ensest evlilik tartışmasında sorguladığımız gibi öncelikle devletin ne olduğunu sorgulamamız gerekiyor. devlet, bireylerin tek tek yapamayacağı şeyleri yapmak için para toplayıp bunları bir kuruma yaptırması, kendine bir hizmetkâr yaratmasıyla ortaya çıkmıştır. devlet, benim hizmetkârımdır. devletin başkalarının hakkını korumayı amaçlayan kısıtlamalardan fazlasını yapması meşru değildir. kim, nasıl, hangi hakla hayır, siz ikiniz de erkeksiniz. siz evlenemezsiniz! diyebilir? devlet kısıtlayamaz, ya bireyler? bu yaz amerikadaydım ve televizyonda her gün eşcinsel evlilik ve eşcinsellerin askerlik durumları tartışılıyordu. hatrımda kalan en mantıklı konuşma şuydu: eşcinsel evlilik karşıtı bir papaz, ben eşcinsel evliliğe karşıyım. dedi. karşısında bulunan insan hakları savunucusuysa cevaben, eşcinsel evliliğe karşıysan, bir erkekle evlenmezsin, olur biter. dedi. evet, çok doğru. eğer eşcinsel evliliğe karşıysanız, hemcinsinizle evlenmeyin, ama hepsi bu kadar. beni kısıtlamaya kimsenin hakkı yok. buna cevaben çocukların eşcinsel çiftleri görmesinin olumsuz olacağını ve devletin ve toplumun bu çocukları korumak için eşcinsel evliliği sınırlandırabileceğini söyleyenler oluyor. burda, eşcinselliğin özentiyle ortaya çıkmayacağını, genetik faktörlerin etkisini açıklamayacağım. hamaset nutukları atmayı bilenler, birkaç sözcüğü googlelayarak bunların tamamına erişebilir. ben diğer taraftan bakarak, tartışma boyutunda birkaç şey söylemek istiyorum. eşcinsellik artık bilinmez bir şey zaten değildir. çocuklarının etkilenmesini istemeyen aileler başta interneti, ardından televizyonu, ve gazeteleri çocuklarına yasaklamalıdırlar. ayrıca eşcinsellik de yasal suç değil türkiyede, bunun suça dönüşmesi ve cezalandırılması için çalışmalıdırlar; zira birçok yerde iki erkek/iki kadın el ele gezebiliyor. diğer taraftan ise tüm bunları yapmaktansa, çocuğuna cinsel yönelimlerden bahsedebilir, çocuğun empoze edilen toplumsal olgulara zıt bir manzarayla karşılaşmasını engelleyebilirler. eşcinselliği, çocuğun gözünde normalleştirirlerse, çocuk da psikolojik bunalım yaşamayacak, bocalamayacak, özenmeyecektir. eğer gerçekten eşcinselse bunu kendinden utanmadan söyleyebilecek; heteroseksüelse, eşcinsel dostları olabilecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar