bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan4
- redbull5
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- adana lezzet festivali5
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- kalpteki boşluk hissi4
- filistin37
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- hayat yaşamaya değer mi5
- sözlük kızlarının tantunici7
- güzelsen koy resmini görelim6
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- seksten önce dua etmek10
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- israil'i allah cezalandıracak9
- izmir8
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- izmir tulum4
- tarhana çorbası12
- nöbetteyim sözlük3
- gocu'yu özlemek4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- havai fişek2
- karton toplayan çocuk3
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- sözlük kızalarının takosu5
- fıstık vs fındık3
- özelden şeftalisini atan yazar14
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- sapık şarkı sözleri10
- porno entelektüelliği8
- yakışıklı olgun erkekler6
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- gilded hoplatması3
- sözlük kızlarının kombinleri15
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
entry'ler (23)
ankara ile dahil olduğum veritabanı. yalnızım sözlük, geçici arkadaşlıklar kuruyorum. bilkent senfoni konserinden, müze gezilerine, tiyatrodan, ekşi kitap zirvelerine katılabiliriz. hadi bakalım yeşillendirin.
muharrem ince iddiası. https://twitter.com/vekil...status/420505132183220225
gökçek yerine babacan aday olabilirmiş.
gökçek yerine babacan aday olabilirmiş.
iphone'un kibrit kutusuna benzediği gerçeğini değiştirmez.
resmen benim de içinde olduğum birçok geyin sevişmek istediği çocuk.
hep duyduğum ama anlamlandıramadığım söz. e tamam da niye?
FAKiR SORUNU. alın bi portable usb charger, olsun bitsin gençler.
hoş bi yer gibi. dur bakalım. daha önce de yazmış ancak çok kısa sürelerde uçurulmuştum. hatırladığım kadarıyla din eleştirileri sebebiyleydi. ama sakin olun. ekşi'den de aynı sebeple, aynı entry'lerle uçurulmuştum. neyse işte. uludağ'da bir haftayı geçmedi yazarlığım. göremedim, tanıyamadım. geçen ay da ekşi'de çaylağa düşünce, 1 ay lanet bitimini beklemek için burada yazar oldum. açıldı ekşi yazarlığım ama bura hakkında yazılanları okuduğumda bi takip edesim geldi açıkçası. devam edeyim, bakalım nasıl bir yer. sıcak mıcak diyorlar. görücez.
akp'nin açılımı. zihinler ergense isim de öyle olsun.
cem uzan'a hapis şoku'nun ingilizcesi. ekşi'den arakladım.
chpli mhpli olmayan über insan. liberal kendisi. ama öyle böyle değil. pür liberal. kendi liberalizm teorisini yazıyor. sikimsonik liboşlarla filan işi olmaz. kemalistle, dinciyle, milliyetçiyle hiç olmaz. adamın dibi, liberalin dibi, zekinin dibi.
YENi YAZAR. hoş geldi. sefalar getirdi. uludağ sözlük'teki 3. hesabı. ekşi sözlük yazarı aynı zamanda. şu an çaylaklığa düşürüldü. rasyonel perspektif nick'i orda. ekşi'de de 4. hesabı. bahsi geçen 5 diğer hesap uçurulmuştur. ayrıca ihlsozluk'ten 20 dakika içerisinde uçurularak rekoru elinde bulundurmaktadır. inci sözlük'ten bile 3 kere uçurularak kayda geçmiştir. süper insan kendisi. keyifle takip ediyoruz.
"aldatılmak.. bir günlüğün ilk sayfasının ilk kelimesi olması ne kötü.. heyecanla ve keyifle alınan günlüğün ilk kelimesi beni saatlerce ağlatan kelime.
peki aldatılmak neden kötüdür? aptal yerine konduğun için mi, kaybetme korkusundan mı, sevdiğin halde terk etmen gerektiğinden mi? neden için ezilir? hangi duygu bu kadar kötü hissettirebilir ki? ben aldatıldım. yalanlarla, adamlarla, oyunlarla aldatıldım. uzun süredir yaşadığım en acı his. gururunu kırıyor, sevgini yaralıyor, seni ondan soğutuyor, bir yandan da yakıyor. çok sıcak bir cam bardağı buzlu suyla doldurmak gibi. ne kadar sıcaktıysa, o kadar zarar veriyor bardağa. delip geçiyor, kırıyor, paramparça ediyor kalbini.
çok üzülüyorum ben. ağlamam durmuyor. hiçbir şeyden keyif almaz hale geldim. okulum, şehrim, arkadaşlarım, yeni dersler, yeni insanlar, hiçbir şey tad vermiyor. hiçbir şey heyecanlandırmıyor beni. içim buz gibi. ölü bakışlarla dolaşıyorum e trafta. bira, dost mjuhabbeti, yeni bir parfüm kokusu, güzel bir defter, okunması gereken bir kitap... anlamsız geliyor her şey. hiçbir şey dokunmaya değer değil.
birine onun dokunması, onun bunu arzulamış olması, ona zarar vermeleri olasılığı üzüyor beni. beni aptal yerine koyması, gururumu hiç düşünmemiş olması acı veriyor bana.
aldatılmak. ilk kelimesi bir günlüğün. acı verici. tek açıklaması bu. son sözcüğü bir günün. aldatılmak."
peki aldatılmak neden kötüdür? aptal yerine konduğun için mi, kaybetme korkusundan mı, sevdiğin halde terk etmen gerektiğinden mi? neden için ezilir? hangi duygu bu kadar kötü hissettirebilir ki? ben aldatıldım. yalanlarla, adamlarla, oyunlarla aldatıldım. uzun süredir yaşadığım en acı his. gururunu kırıyor, sevgini yaralıyor, seni ondan soğutuyor, bir yandan da yakıyor. çok sıcak bir cam bardağı buzlu suyla doldurmak gibi. ne kadar sıcaktıysa, o kadar zarar veriyor bardağa. delip geçiyor, kırıyor, paramparça ediyor kalbini.
çok üzülüyorum ben. ağlamam durmuyor. hiçbir şeyden keyif almaz hale geldim. okulum, şehrim, arkadaşlarım, yeni dersler, yeni insanlar, hiçbir şey tad vermiyor. hiçbir şey heyecanlandırmıyor beni. içim buz gibi. ölü bakışlarla dolaşıyorum e trafta. bira, dost mjuhabbeti, yeni bir parfüm kokusu, güzel bir defter, okunması gereken bir kitap... anlamsız geliyor her şey. hiçbir şey dokunmaya değer değil.
birine onun dokunması, onun bunu arzulamış olması, ona zarar vermeleri olasılığı üzüyor beni. beni aptal yerine koyması, gururumu hiç düşünmemiş olması acı veriyor bana.
aldatılmak. ilk kelimesi bir günlüğün. acı verici. tek açıklaması bu. son sözcüğü bir günün. aldatılmak."
aslında gerici bir adım olan evlenmenin simgesel değeri nedeniyle değer görmüş olması sayesinde içinde bulunduğu öneri, talep. evlilik, ataerkil toplum yapısının bir dayatması olarak var olmuş olmasına rağmen günümüzde simgesel bir değeri vardır. ayrıca devlet denen kurumlarda hayatımızı sürdürdüğümüz için evlilik gerçekleştirmiş çiftlere bu devlet hak ve ayrıcalık tanıma yetkisine sahiptir. bu yüzden eşcinseller de evlilik hakkı istemektedir. artık "eşcinsel evlilik" kavramı, kendine has bir değer kazanmış olup özgürlüğün ve özgürlükçülüğün simgesi haline gelmiştir. kısaca geçmişini ve üzerine düşüncelerimi de şöyle özetleyeyim: eşcinsel birliktelik kavramı, dünya literatürüne 1989 yılında girdi. medeni birliktelik adıyla, danimarkada, eşcinsel çiftlere yasal birliktelik yolu açıldı. 2001de ise hollandada evlilik adıyla resmen birlikte olmalarına izin verildi. bugünkü dünyada 12 ülkede, amerika ve meksikanın toplam 9 eyaletinde eşcinsel evlilik serbestken; 20 ülkede ve avustralya, meksika, amerika ve venezuelanın toplam 17 eyaletinde medeni birliktelik adıyla yasallaştırılabiliyor. bunların yanında, 50ye yakın ülke ve 20 kadar eyalette halen eşcinsel evlilik tartışmaları sürüyor. diğer taraftan ise türkiye gibi geri kalmış ülkelerde de, bir bakan çıkıp bu hastalıktır, tedavi edilmelidir. diyebiliyor. neyse ki arap yarımadasında ya da afrikada değiliz. zira orda birçok ülkede ölüm cezasından para cezasına uzanan bir yelpazede eşcinsellik cezalandırılabiliyor. peki, eşcinsel evliliğe izin verilmeli midir, verilmemeli midir? bu soruyu yanıtlamak için de ensest evlilik tartışmasında sorguladığımız gibi öncelikle devletin ne olduğunu sorgulamamız gerekiyor. devlet, bireylerin tek tek yapamayacağı şeyleri yapmak için para toplayıp bunları bir kuruma yaptırması, kendine bir hizmetkâr yaratmasıyla ortaya çıkmıştır. devlet, benim hizmetkârımdır. devletin başkalarının hakkını korumayı amaçlayan kısıtlamalardan fazlasını yapması meşru değildir. kim, nasıl, hangi hakla hayır, siz ikiniz de erkeksiniz. siz evlenemezsiniz! diyebilir? devlet kısıtlayamaz, ya bireyler? bu yaz amerikadaydım ve televizyonda her gün eşcinsel evlilik ve eşcinsellerin askerlik durumları tartışılıyordu. hatrımda kalan en mantıklı konuşma şuydu: eşcinsel evlilik karşıtı bir papaz, ben eşcinsel evliliğe karşıyım. dedi. karşısında bulunan insan hakları savunucusuysa cevaben, eşcinsel evliliğe karşıysan, bir erkekle evlenmezsin, olur biter. dedi. evet, çok doğru. eğer eşcinsel evliliğe karşıysanız, hemcinsinizle evlenmeyin, ama hepsi bu kadar. beni kısıtlamaya kimsenin hakkı yok. buna cevaben çocukların eşcinsel çiftleri görmesinin olumsuz olacağını ve devletin ve toplumun bu çocukları korumak için eşcinsel evliliği sınırlandırabileceğini söyleyenler oluyor. burda, eşcinselliğin özentiyle ortaya çıkmayacağını, genetik faktörlerin etkisini açıklamayacağım. hamaset nutukları atmayı bilenler, birkaç sözcüğü googlelayarak bunların tamamına erişebilir. ben diğer taraftan bakarak, tartışma boyutunda birkaç şey söylemek istiyorum. eşcinsellik artık bilinmez bir şey zaten değildir. çocuklarının etkilenmesini istemeyen aileler başta interneti, ardından televizyonu, ve gazeteleri çocuklarına yasaklamalıdırlar. ayrıca eşcinsellik de yasal suç değil türkiyede, bunun suça dönüşmesi ve cezalandırılması için çalışmalıdırlar; zira birçok yerde iki erkek/iki kadın el ele gezebiliyor. diğer taraftan ise tüm bunları yapmaktansa, çocuğuna cinsel yönelimlerden bahsedebilir, çocuğun empoze edilen toplumsal olgulara zıt bir manzarayla karşılaşmasını engelleyebilirler. eşcinselliği, çocuğun gözünde normalleştirirlerse, çocuk da psikolojik bunalım yaşamayacak, bocalamayacak, özenmeyecektir. eğer gerçekten eşcinselse bunu kendinden utanmadan söyleyebilecek; heteroseksüelse, eşcinsel dostları olabilecektir.
romeo'da denk geldiğim hede. large demişsin bari fotosunu koyma. koyuyorsun bari small'u işaretle. ya da hiç işaretleme.
bilim dünyasında devrim yaratmış kişilerin listesidir.
(bkz: albert einstein)
(bkz: isaac newton)
(bkz: nikola tesla)
(bkz: johann karl friedrich gauss)
(bkz: charles darwin)
(bkz: albert einstein)
(bkz: isaac newton)
(bkz: nikola tesla)
(bkz: johann karl friedrich gauss)
(bkz: charles darwin)
http://alkislarlayasiyoru...pon-piyaniste-ayar-vermek
amadeus filminde mozart'ın salieri'nin eline vermesini andıran olay.
http://www.youtube.com/watch?v=-ciFTP_KRy4
amadeus filminde mozart'ın salieri'nin eline vermesini andıran olay.
http://www.youtube.com/watch?v=-ciFTP_KRy4
katlanmaktir cok sevmek. kavgaya, gurultuye, yalanlara, belki aldatilmaya..
yeminler etmektir, sozler vermektir. bazilarini tutamayacagini bile bile.. affetmektir yeminini bozani. tekrar tekrar guvenmektir ona. cok sevmek, hem cesurluk hem korkakliktir.
ezilmektir. seni azarlamasina katlanmak, herkesin ortasinda kucuk dusurse bile unutmaktir. bazen bu konuda patlasan da, bir saat sonra pisman olmaktir.
guvenememektir cok sevmek. hep gitmesinden korkmaktir. kaybetme korkusuyla yanip tutusmaktir.
cok sevmek, guvenmektir. olesiye guvenmek.. seni aldatmis olsa da, cok aci cektirmis olsa da onun gozlerine inanmak, tekrar yapmayacagini bilmektir. askin atesinin her kotu aniyi yakmasini beklemektir.
affetmektir. defalarca sozunu bozsa da, seni uzse, cok kirsa da 'git' diyememektir.
'kal' diyebilmektir cok sevmek. icten ice gitmek istedigine inansan da ona muhtac oldugunu gosterebilmektir.
cok sevmek, pisman olmaktir. ayrilmayi, ona dair esyalari yok etmeyi dusunmekten utanmaktir. soyledigin sozlerden pisman olmak, zamani geri cevirebilmek icin anlamsizca tanriya yakarmaktir.
cok sevmek, iliklerie kadar hissettigin bir duygu, gozlerinden akan tane tane yaslardir..
yeminler etmektir, sozler vermektir. bazilarini tutamayacagini bile bile.. affetmektir yeminini bozani. tekrar tekrar guvenmektir ona. cok sevmek, hem cesurluk hem korkakliktir.
ezilmektir. seni azarlamasina katlanmak, herkesin ortasinda kucuk dusurse bile unutmaktir. bazen bu konuda patlasan da, bir saat sonra pisman olmaktir.
guvenememektir cok sevmek. hep gitmesinden korkmaktir. kaybetme korkusuyla yanip tutusmaktir.
cok sevmek, guvenmektir. olesiye guvenmek.. seni aldatmis olsa da, cok aci cektirmis olsa da onun gozlerine inanmak, tekrar yapmayacagini bilmektir. askin atesinin her kotu aniyi yakmasini beklemektir.
affetmektir. defalarca sozunu bozsa da, seni uzse, cok kirsa da 'git' diyememektir.
'kal' diyebilmektir cok sevmek. icten ice gitmek istedigine inansan da ona muhtac oldugunu gosterebilmektir.
cok sevmek, pisman olmaktir. ayrilmayi, ona dair esyalari yok etmeyi dusunmekten utanmaktir. soyledigin sozlerden pisman olmak, zamani geri cevirebilmek icin anlamsizca tanriya yakarmaktir.
cok sevmek, iliklerie kadar hissettigin bir duygu, gozlerinden akan tane tane yaslardir..
tartışmalı bir konu.
evet efendim. akp iktidarı altında türkiye ekonomisi nasıl gelişti/değişti? geçmiş 90 yıla kıyasla büyüme hızlarında nasıl değişim oldu/oldu mu? hangi sektörler nasıl etkilendi? imf politikalarıyla ilişki ne oldu?
bu soruların cevaplarını refet gürkaynak hocamızın bilkent'te verdiği şu mini konferansta bulabilirsiniz: http://video.bilkent.edu....s_listing.php?series_id=5
evet efendim. akp iktidarı altında türkiye ekonomisi nasıl gelişti/değişti? geçmiş 90 yıla kıyasla büyüme hızlarında nasıl değişim oldu/oldu mu? hangi sektörler nasıl etkilendi? imf politikalarıyla ilişki ne oldu?
bu soruların cevaplarını refet gürkaynak hocamızın bilkent'te verdiği şu mini konferansta bulabilirsiniz: http://video.bilkent.edu....s_listing.php?series_id=5