bugün
- bik bik'in kraliçe olması7
- kolye142
- hacker saldırısı gazileri7
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak3
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- esaretin bedeli5
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- mars2
- türkiye19
- istersem sozlugu hacklerim5
- fransa6
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- tiyatroya gitmek3
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- iklim2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- fırtına2
- 20013
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sigara10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- samsunspor3
https://www.youtube.com/watch?v=tB10_6I7Ns4
hayat bir evredir, mecbur olunandan amaçlanana doğru; doğumdan yaşama kadar, bir süreçtir sadece, ne eksik ne fazla. zaman, mutluluklar, üzüntüler, yaşanmaması gereken şeyler, unutulanlar... kısacası bir hengame.
peki insanın amacı nedir bu hayatta? mümkün olan en iyi hayatı yaşayıp da ölmek.
bütün bu çabamız, belki de biz farkında olmasak da bundandır, okula gitmemiz, ne işinden, ne başka bişeyden haberi olan yavşak hocaların ağız kokusunu çekmemiz, tek işini bile beceremeyip size çatan işverenin azarına sessiz kalmak, bazem eşinin atarına karşı durmamak, hepsi aslında daha iyi bir hayat sürmemize yardımcı olacağını bildiğimiz için yapmayı seçtiğimiz hareketlerin sadece toparlanmasıdır. işte böyle basit ve bu kadar boktan bişey. anamız babamız bizi sevsin diye bizden bekledikleri gibi davranırız, hocamız bizi şikayet etmesin diye ders çalışır-ödevimizi yaparız, toplum bizden hoşnut kalsın diye üniversiteye gideriz, bu kadar çile çekmişken bari sefasını da süreyim diye üniversiteyi bitiririz, sevdiğimiz bizi bırakmasın diye evlenir, çoluk çocuğa karışırız, işten kovulup evdekilere rezil olmamak için salak patronumuza katlanırız...
olay aslında tamamen egodur. insanın içindeki en büyük düşman ve bu dünyada denk gelebileceği en büyük dostu. insana en zararlı uyuşturucuyu, umudu, verebilen, tamamen çökertebilen... işte bütün hayatımız bu çükük şeye bağlı. şimdi işin günümüzde karmaşıklaştığı yerse dengesiz egolardır. estağğfurullaa. bi erkek bi kızı severse bunu söyler, çünkü ümit yaşar oğuzcan ın dediği gibi o sevda erkeğin içinde bir çıbancasına büyür. avradın da eğer gönlü varsa bu sevdaya karşılık vermesi yoksa da uygun bir dille geri çevirmesi beklenir. ama erkek dediğimiz mahlukat egosunu kendinden büyük bir hale getirip ona yüksek doz umut vermesine yol açarsa ve bu umut karşısındaki kıza yersiz ve gereksiz iltifatlar-hediyelerle geri dönerse, kızın da şımarması heralde işten bile değildir. e şımaran ve egosunu yendiğini zanneden kızımız da kendini dünyanın tepesinde görüp oğlanı yere çalmaz mı?
çalar.
olay aslında basit, sana tanışmak için-sevgisini anlatmak için geleni karşına oturt istemiyosan bile bunu uygun bi dille söyle.
umut işte en zararlı uyuşturucu.
ve sevmek bir bela hiç bitmeyeninden, insanı öldüreninden.
hayat bir evredir, mecbur olunandan amaçlanana doğru; doğumdan yaşama kadar, bir süreçtir sadece, ne eksik ne fazla. zaman, mutluluklar, üzüntüler, yaşanmaması gereken şeyler, unutulanlar... kısacası bir hengame.
peki insanın amacı nedir bu hayatta? mümkün olan en iyi hayatı yaşayıp da ölmek.
bütün bu çabamız, belki de biz farkında olmasak da bundandır, okula gitmemiz, ne işinden, ne başka bişeyden haberi olan yavşak hocaların ağız kokusunu çekmemiz, tek işini bile beceremeyip size çatan işverenin azarına sessiz kalmak, bazem eşinin atarına karşı durmamak, hepsi aslında daha iyi bir hayat sürmemize yardımcı olacağını bildiğimiz için yapmayı seçtiğimiz hareketlerin sadece toparlanmasıdır. işte böyle basit ve bu kadar boktan bişey. anamız babamız bizi sevsin diye bizden bekledikleri gibi davranırız, hocamız bizi şikayet etmesin diye ders çalışır-ödevimizi yaparız, toplum bizden hoşnut kalsın diye üniversiteye gideriz, bu kadar çile çekmişken bari sefasını da süreyim diye üniversiteyi bitiririz, sevdiğimiz bizi bırakmasın diye evlenir, çoluk çocuğa karışırız, işten kovulup evdekilere rezil olmamak için salak patronumuza katlanırız...
olay aslında tamamen egodur. insanın içindeki en büyük düşman ve bu dünyada denk gelebileceği en büyük dostu. insana en zararlı uyuşturucuyu, umudu, verebilen, tamamen çökertebilen... işte bütün hayatımız bu çükük şeye bağlı. şimdi işin günümüzde karmaşıklaştığı yerse dengesiz egolardır. estağğfurullaa. bi erkek bi kızı severse bunu söyler, çünkü ümit yaşar oğuzcan ın dediği gibi o sevda erkeğin içinde bir çıbancasına büyür. avradın da eğer gönlü varsa bu sevdaya karşılık vermesi yoksa da uygun bir dille geri çevirmesi beklenir. ama erkek dediğimiz mahlukat egosunu kendinden büyük bir hale getirip ona yüksek doz umut vermesine yol açarsa ve bu umut karşısındaki kıza yersiz ve gereksiz iltifatlar-hediyelerle geri dönerse, kızın da şımarması heralde işten bile değildir. e şımaran ve egosunu yendiğini zanneden kızımız da kendini dünyanın tepesinde görüp oğlanı yere çalmaz mı?
çalar.
olay aslında basit, sana tanışmak için-sevgisini anlatmak için geleni karşına oturt istemiyosan bile bunu uygun bi dille söyle.
umut işte en zararlı uyuşturucu.
ve sevmek bir bela hiç bitmeyeninden, insanı öldüreninden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar