bugün
- sözlüğün sarması13
- koreli erkek seven muhafazakar kız8
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- kaygılı bağlanma6
- arkadaşlar çok sormuşsunuz5
- ben olmasam burası batar insanı7
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- akp liler yargılansaydı6
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip5
- yapay zekanın testlerde hile yapması3
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması6
- iskandinav kızları2
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- nohut cipsi2
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- gökçeklere üzülmek3
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- recete8
- bülent ortaçgil dinlerken hüngür hüngür ağlamak3
- raw fotoğraf çekmek2
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- galatasaray10
- yahudi aklı3
- dinci mağduriyeti2
- iltica7
- kiraz cicegi kolonyasi6
- inna2
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- darkthrone2
- gocu geldi gocu geldi6
- yagmurcu12
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- taze fasulye yiyen erkek3
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- nervio'nun çok büyük konuşması2
- gammazların gizli hesapları görebilmesi5
- sözlüğün en masum yazarları23
- ölürken dinlenecek müzik4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- namazın amacı12
balyoz davası sanıkları komutanların kendisine şöyle bir mektup yazdığı şu anın genel kurmay başkanı.
en doğru yorumu insanların vicdanları yapacaktır.
"Genelkurmay Başkanı Org. Necdet ÖZELin Balyoz Davasına ilişkin olarak 21 Ekim 2013 tarihinde yaptığı basın açıklaması Yargıtayın 09 Ekim 2013 tarihindeki vicdanları yaralayan ve adaletsizliği onaylayan kararını kabullendiğini göstermiştir. Bu açıklama, işgal ettiği makamın kendisine yüklediği sorumlulukla bağdaşmadığı gibi, silah arkadaşlığının gerektirdiği dayanışma ruhuna da aykırıdır.
Balyoz Davasında yüzlerce subay sahte dijital verilerle üzerine atılan iğrenç bir iftirayla yargılanmış ve hüküm giymiştir. Çok iyi bilindiği gibi, dijital veriler 2003 yılında yapılan seminer kayıtları üzerinden sonradan yaratılan sahte ve düzmece verilerdir. Sürecin başından beri tüm komutanlarımız bu konuda hemfikirdir. Org. Necdet ÖZEL de Ekim 2011 ayı sonunda Hasdal Askeri Ceza Evine yaptığı ziyaret sırasında bu büyük haksızlığı teyit etmiş ve bu konuyu kendi yöntemiyle çözeceğini, çözemezse kendisinin de görevi daha iyisini yapabilecek arkadaşlarına bırakacağını ifade etmiştir.
Biz, Org.Necdet ÖZEL dahil tüm komutanların bu haksızlığı yasal platformlarda devletin en üst makamlarına aktardığını zaten biliyoruz. Asıl sorun da burada yatmaktadır. Bizim isyanımız; bu insanlık suçunun devletin gözü önünde işlenmiş olmasıdır. Genelkurmay Başkanı’ndan beklentimiz yasal sorumluluklarının dışında davranıp bizleri buradan çıkarması değil, kendi ifadesiyle bildiğini söylediği bu haksızlık doğrultusunda en azından bizim suçsuzluğumuza inandığını kamuoyuna açıklamasıdır. Çünkü Balyoz Davası bu kabul edilemez noktaya Genelkurmayın kahreden sessizliği sayesinde gelmiştir.
Türk halkındaki algı şudur:
"Suçsuz olsalardı komutanları sahip çıkardı" Bu algı son zamanlarda değişmeye başlamıştır. Ancak bunda Genelkurmayın hiçbir katkısı yoktur.
Org.ÖZELin yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize verdiklerini söylediği desteğe gelince; Genelkurmay Karargahı ve askeri lojmanlardan birkaç yüz metre mesafedeki Yargıtay binasında yapılan "Temyiz Duruşmaları"na ve her cumartesi yapılan "Sessiz Çığlık" toplantılarına Ankarada bulunan silah arkadaşlarımızdan katılımın olmadığı bilinmektedir. Bu Genelkurmay Başkanlığının yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize ne ölçüde destek verdiğinin bir göstergesidir. Genelkurmay Başkanlığı, Balyoz dijitallerinin sahteliğini teyit eden binlerce sayfalık askeri bilirkişi raporlarının arkasında durmadıktan ve kamuoyu ile paylaşmadıktan sonra hangi destekten söz edilmektedir?
Ayrıca, Org.ÖZELin "TSK personeli arasına nifak sokuyorlar" söylemi son derece talihsiz olmuştur. Tahliye olan karacı subaylar cezaevlerinden Denizci ve Havacı arkadaşlarının alkışlarıyla uğurlanmış, bunların bir kısmı ertesi gün "Sessiz Çığlık" toplantılarına katılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ne nifak tohumları ekenler; bu komployu kurgulayanlar ve uygulayanlardır!
Sonuç olarak; Balyoz Davası TSKnın bekasıyla ilgilidir. Bize yapılanlar tarihe insanlık suçu olarak geçecektir. Bu bilindiği halde "Hukuk Süreci" söylemine sığınıp yapılanlara sessiz kalınıyorsa, gelecekte bu günleri değerlendirecek olanlar bu davranışı tanımlayacak uygun bir sözcüğü mutlaka bulacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır
en doğru yorumu insanların vicdanları yapacaktır.
"Genelkurmay Başkanı Org. Necdet ÖZELin Balyoz Davasına ilişkin olarak 21 Ekim 2013 tarihinde yaptığı basın açıklaması Yargıtayın 09 Ekim 2013 tarihindeki vicdanları yaralayan ve adaletsizliği onaylayan kararını kabullendiğini göstermiştir. Bu açıklama, işgal ettiği makamın kendisine yüklediği sorumlulukla bağdaşmadığı gibi, silah arkadaşlığının gerektirdiği dayanışma ruhuna da aykırıdır.
Balyoz Davasında yüzlerce subay sahte dijital verilerle üzerine atılan iğrenç bir iftirayla yargılanmış ve hüküm giymiştir. Çok iyi bilindiği gibi, dijital veriler 2003 yılında yapılan seminer kayıtları üzerinden sonradan yaratılan sahte ve düzmece verilerdir. Sürecin başından beri tüm komutanlarımız bu konuda hemfikirdir. Org. Necdet ÖZEL de Ekim 2011 ayı sonunda Hasdal Askeri Ceza Evine yaptığı ziyaret sırasında bu büyük haksızlığı teyit etmiş ve bu konuyu kendi yöntemiyle çözeceğini, çözemezse kendisinin de görevi daha iyisini yapabilecek arkadaşlarına bırakacağını ifade etmiştir.
Biz, Org.Necdet ÖZEL dahil tüm komutanların bu haksızlığı yasal platformlarda devletin en üst makamlarına aktardığını zaten biliyoruz. Asıl sorun da burada yatmaktadır. Bizim isyanımız; bu insanlık suçunun devletin gözü önünde işlenmiş olmasıdır. Genelkurmay Başkanı’ndan beklentimiz yasal sorumluluklarının dışında davranıp bizleri buradan çıkarması değil, kendi ifadesiyle bildiğini söylediği bu haksızlık doğrultusunda en azından bizim suçsuzluğumuza inandığını kamuoyuna açıklamasıdır. Çünkü Balyoz Davası bu kabul edilemez noktaya Genelkurmayın kahreden sessizliği sayesinde gelmiştir.
Türk halkındaki algı şudur:
"Suçsuz olsalardı komutanları sahip çıkardı" Bu algı son zamanlarda değişmeye başlamıştır. Ancak bunda Genelkurmayın hiçbir katkısı yoktur.
Org.ÖZELin yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize verdiklerini söylediği desteğe gelince; Genelkurmay Karargahı ve askeri lojmanlardan birkaç yüz metre mesafedeki Yargıtay binasında yapılan "Temyiz Duruşmaları"na ve her cumartesi yapılan "Sessiz Çığlık" toplantılarına Ankarada bulunan silah arkadaşlarımızdan katılımın olmadığı bilinmektedir. Bu Genelkurmay Başkanlığının yaşadığımız süreçte bizlere ve ailelerimize ne ölçüde destek verdiğinin bir göstergesidir. Genelkurmay Başkanlığı, Balyoz dijitallerinin sahteliğini teyit eden binlerce sayfalık askeri bilirkişi raporlarının arkasında durmadıktan ve kamuoyu ile paylaşmadıktan sonra hangi destekten söz edilmektedir?
Ayrıca, Org.ÖZELin "TSK personeli arasına nifak sokuyorlar" söylemi son derece talihsiz olmuştur. Tahliye olan karacı subaylar cezaevlerinden Denizci ve Havacı arkadaşlarının alkışlarıyla uğurlanmış, bunların bir kısmı ertesi gün "Sessiz Çığlık" toplantılarına katılmıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri ne nifak tohumları ekenler; bu komployu kurgulayanlar ve uygulayanlardır!
Sonuç olarak; Balyoz Davası TSKnın bekasıyla ilgilidir. Bize yapılanlar tarihe insanlık suçu olarak geçecektir. Bu bilindiği halde "Hukuk Süreci" söylemine sığınıp yapılanlara sessiz kalınıyorsa, gelecekte bu günleri değerlendirecek olanlar bu davranışı tanımlayacak uygun bir sözcüğü mutlaka bulacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar