bugün
- fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler5
- kadir inanır'ın kürt olması4
- küresel affetme günü3
- sözlük kızları toplansın bir şey diyeceğim3
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı3
- neşemizi öldürdüler4
- sözlük kızlarının 30 luk teyzeler olması3
- arzu edilene ulaşıldığında anlam ifade etmemesi4
- elle yiyip şişeden içenler5
- primo levi2
- ben kararımı verdim2
- kadınların piç erkek tercihi17
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller10
- gianni infantino2
- hayata tutunamamak2
- 7 temmuz 2026 dünya kupası maçları2
- günün şiiri22
- en çok hoşa giden doğa olayı11
- karı kıza para yedirir misiniz17
- lahmacunu elle yiyen kız2
- günün sözü2
- izmir'de başörtülü kadını sahilden kovan seküler21
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması26
- diamond bosphorus17
- besle kargayı5
- sözlüğün karizmatik şairi2
- osururken götten alev çıkması12
- 20672
- bir kadınla bir erkeğin yakın arkadaş olması13
- imamoğlu'nun 1 günde 3 davaya girmesi20
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey14
- erkeklerin zayıf kız sevdiğini sanmak4
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği12
- evlenilmeyecek kız tipi11
- ragnar rockefeller38
- 6 temmuz 2026 portekiz ispanya maçı12
- aşure getiren yakışıklı kaslı komşu10
- yön duygusuna sahip olmamak10
- şişman kızların çok neşeli olması5
- zihni göktay13
- sersem herif11
- iyi erkeklerin nerede olduğu sorunsalı7
- seksli rüyalar görmek5
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi9
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam10
- telefonun aşırı ısınması7
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- bir kadın size hakaret ediyorsa7
- türk ekonimisi harika5
- togg limuzin7
"...
Hani eski kanepenizin yerine yenisi geldiğinde yadırgarsınız ya; Polis Türk sinemasının o yeni kanepesidir kanımca. Bu yüzden biraz garipsenmiştir ki kurgusal biçimler konusunda ezber bozmak da her yiğidin harcı olmasa gerek. O yiğit çıkıyor, tutup bir hikayeyi en anlatılmamış, en bakir haliyle anlatıyor. En olmadık sahnelerle, en "acayip" diyaloglarla da iyice süslüyor uslarımızı. Evet hepimize ilginç geliyor, şaşırıyoruz; ama iyi ki yapıyor. Sinemaseverler olarak heyecanlanıyoruz, hem de çok...
Filmin yönetmeni ve senaristi Onur Ünlü, Âh Muhsin mahlaslı şiire yeni bir soluk getiren bir şair aynı zamanda. Ve filmin bir şairin elinden çıkmış olduğu her sahnede açıkça görülebiliyor. Bir polisin hikayesi ne kadar şiirsel olabilir ve o şiirsellik sinemada ne kadar tutunabilir diye düşünmeden edemedim filmi izlemeden önce. Sonra filmin bir afişi var ki; bir polis ve "Şiddete meyyalim vallahi dertten"; cümlesi... insan ister istemez düşünüyor filmin sosyal içeriğinin nasıl olacağına dair. Ancak atlamamak gerekiyor ki gerçeklik kaygısı taşımayan bir film için, sosyal içerikli bir önyargı son derece yanılmış bir önyargıdır. Polis, hiçbir kaygısı olmadan ilerleyen bir film; ama bu kaygısızlık hiçbir şekilde duyarsızlığa eş değil. Bir filmden yahut bir şiirden açık seçik bir 'mesaj';, açık seçik bir 'gerçeklik' bekleyenleri şaşırtmış ve hayal kırıklığına uğratmış Onur Ünlü; bence iyi de yapmış.
Kısacası, Polis'in damaklarda bıraktığı tat "öylesine" bir tat değil. Edebiyatın ve sinemanın birleştiği yerde duruyor filmin her sahnesi.
O gerçekten "başka" bir film. Bir görsel şiir... Raflardan çıkarılıp çıkarılıp tekrar tekrar izlenesi...
"Senin gözlerin ne güzel Funda, kocaman!"
"
yazının tamamı için: http://www.showtvnet.com/haber/yazar/yazi.asp?id=242
Hani eski kanepenizin yerine yenisi geldiğinde yadırgarsınız ya; Polis Türk sinemasının o yeni kanepesidir kanımca. Bu yüzden biraz garipsenmiştir ki kurgusal biçimler konusunda ezber bozmak da her yiğidin harcı olmasa gerek. O yiğit çıkıyor, tutup bir hikayeyi en anlatılmamış, en bakir haliyle anlatıyor. En olmadık sahnelerle, en "acayip" diyaloglarla da iyice süslüyor uslarımızı. Evet hepimize ilginç geliyor, şaşırıyoruz; ama iyi ki yapıyor. Sinemaseverler olarak heyecanlanıyoruz, hem de çok...
Filmin yönetmeni ve senaristi Onur Ünlü, Âh Muhsin mahlaslı şiire yeni bir soluk getiren bir şair aynı zamanda. Ve filmin bir şairin elinden çıkmış olduğu her sahnede açıkça görülebiliyor. Bir polisin hikayesi ne kadar şiirsel olabilir ve o şiirsellik sinemada ne kadar tutunabilir diye düşünmeden edemedim filmi izlemeden önce. Sonra filmin bir afişi var ki; bir polis ve "Şiddete meyyalim vallahi dertten"; cümlesi... insan ister istemez düşünüyor filmin sosyal içeriğinin nasıl olacağına dair. Ancak atlamamak gerekiyor ki gerçeklik kaygısı taşımayan bir film için, sosyal içerikli bir önyargı son derece yanılmış bir önyargıdır. Polis, hiçbir kaygısı olmadan ilerleyen bir film; ama bu kaygısızlık hiçbir şekilde duyarsızlığa eş değil. Bir filmden yahut bir şiirden açık seçik bir 'mesaj';, açık seçik bir 'gerçeklik' bekleyenleri şaşırtmış ve hayal kırıklığına uğratmış Onur Ünlü; bence iyi de yapmış.
Kısacası, Polis'in damaklarda bıraktığı tat "öylesine" bir tat değil. Edebiyatın ve sinemanın birleştiği yerde duruyor filmin her sahnesi.
O gerçekten "başka" bir film. Bir görsel şiir... Raflardan çıkarılıp çıkarılıp tekrar tekrar izlenesi...
"Senin gözlerin ne güzel Funda, kocaman!"
"
yazının tamamı için: http://www.showtvnet.com/haber/yazar/yazi.asp?id=242
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar