bugün
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet5
- iltica18
- sözlük kızları göreve7
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi7
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- usual emmi gel bakalım buraya7
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- sevilmeyen insan özellikleri4
- silvermist15
- saray4
- hindistan ve çin den futbolcu çıkmaması4
- sarman kedi beslemek7
- ebu hureyre4
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- game of thrones taki kerhaneci7
- yogartiksen11
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
- 60 yaşında diskoya giden adam6
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği5
- ekonomik kriz4
- sabahları nefret edilen şeyler16
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- hangi manifest kızısın8
- ev fiyatları artık düşmez3
- ama yeni parti tüzüğü2
- haftanın gammazları listesi3
- sözlüğün en çirkef kızı2
- üzümü seven yaprağına katlanır2
- göksel arsoy2
- kara kedi4
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi4
- scottish fold3
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- anın görüntüsü21
- gocu'ya özgürlük11
- erman sonses2
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- açılış saatinde mağaza kapısına dayanan müşteri3
- sagopa kajmer3
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- omuz estetiği2
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- tek başına hastaheneye gitmek4
- sözlük hesabını sil perileri7
- ideal bira bardağı6
- fatma betül sayan kaya49
- apoya statü verilen dönem3
- tekir kedi2
Türkoloji kongreleri
Ülkemizde, üç ayda bütün ilimleri hatmeden allameler adına ilmî kongreler düzenlendiği gibi, neyse ki gerçek manada ilmî kongreler de düzenlenmektedir. Gerçek ilmî kongrelerin açılışına bakanlar, milletvekilleri, valiler gelmese de genç, yaşlı bilim adamlarının katılımı kâfi gelmekte ve bizim gibi 70 yaşında hâlâ bilime susamış insanlar bu kongrelerde yeni bilgilerle beslenmektedir.
30 Eylül - 04 Ekim 2013 tarihleri arasında istanbulda yapılan VIII. Milletlerarası Türkoloji Kongresinden bahsediyorum. Cumhuriyetin ilanının 50. yılında, 1973te yapılan Birinci Milletlerarası Türkoloji Kongresi üzerinden tam 40 yıl geçmiş. ilk kongreye öğrenci veya asistan olarak katılanların bir kısmı vefat etmiş. Hayatta kalanlar ise emekli olmuşlar ama ilmî çalışmalarına ve öğrenmeye devam ediyorlar. Kongrenin kurucuları ve ilk yürütücüleri Ahmet Caferoğlu, Sadettin Buluç, Muharrem Ergin, Mehmet Kaplan gibi hocalarımızdan bize miras kalan bu ilmî faaliyeti şimdi istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ile Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü devam ettirme kararı almışlar ve gerçekten dolu dolu bir kongre düzenlemişler; sağ olsunlar. Kongrenin 1973teki ilk yürütücülerinden bugün sadece Osman Fikri Sertkaya hayatta. O da birkaç ay önce emekli olmuş, fakat ilmî çalışmalarına büyük bir aşkla devam ediyor. Daha nice çalışmalarla kendisinin Türkolojiye hizmete devam edeceğinden eminim.
Almanya, Polonya, Macaristan gibi Orta Avrupa ülkelerinden, Sırbistan, Makedonya, Kosova, Bulgaristan gibi Balkan ülkelerinden, Tunus, Mısır, iran gibi Arap ve Ortadoğu ülkelerinden, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Tataristan, Başkurdistan, Tuva, Altay gibi Türk cumhuriyetlerinden, Doğu Türkistandan, Çinden, Moğolistandan, Japonyadan katılan pek çok bilim adamıyla sekizinci kongre gerçekten bir bilim şöleni olarak geçti. Mesela genç bir bilim adamından, 17. yüzyılda Hindistanda yazılmış Zebân-ı Türkî adlı Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlük olduğunu; bu tür sözlüklere Farsçada Kitâb-ı Âmeden, Türkçede Kelürnâme şeklinde adlar da verildiğini öğrendik. Daha genç bir Özbek bilim adamından, Soğd dilinde yazılmış Mug Dağı belgelerinde Köktürklere ait kagan, ilteber, elçi gibi unvanların; Türk, Türkmen gibi adların geçtiğini öğrendik. 19. yüzyılda Süryani yazısıyla yazılmış Türkçe Meryem Ana ilahilerini Alman bir bilim adamı anlattı. Polonya Hükümeti, Karay mirasını toplamak ve muhafaza etmek için bir proje başlatmıştır; kongrede buna da vâkıf olduk. Karaylar, Museviliğin Karay mezhebine mensup küçük bir Türk topluluğudur; Kırım, Litvanya, Ukrayna, Polonyada yaşayan çok az sayıda Karay vardır. Onlardan kalma ve onların lehçelerini yansıtan birçok yazma eser ibrani yazısıyla yazılmıştır. Şimdi, başta Jozef Sulimoviç olmak üzere birçok kişinin şahsi kütüphanelerinde kalmış bu yazmaları, Polonya hükümeti toplamakta, onarmakta ve muhafaza altına almaktadır. Polonyalı Karay Türkü Anna Akbike Sulimoviç bize babasının kütüphanesindeki el yazmaları hakkında bilgiler sundu.
Kongrede sadece Türk dili değil, Türk edebiyatı, tarihi, folkloru, musikisi hakkında bölümler de vardı. Aynı anda diğer salonlarda okunan bildirilerin çoğunu takip edemedim. Bildirilerin kitap hâlinde basılacağını ve o zaman onları da okuyacağımı ümit etmek istiyorum. Kongrenin birinci günündeki Türkolojinin Güncel Sorunları Panelinde Georg Hazai, Günay Kut, Mübahat Kütükoğlu gibi ve daha sonraki oturumlarda Kemal Eraslan, Ergaş Fazılov gibi kıdemli hocaları görmek ve dinlemek benim için bahtiyarlık olmuştur.
Oturumlara Zeki Velidi Togan, Reşid Rahmeti Arat, ibrahim Kafesoğlu, Saadet Çağatay, Mecdut Mansuroğlu, Faruk Kadri Timurtaş, Kaya Bilgegil, Faruk Sümer, Ali Fehmi Karamanlıoğlu, Necmettin Hacıeminoğlu, Mehmet Çavuşoğlu, Mehmet Akalın, Hakkı Dursun Yıldız, Turgut Günay, Şerif Aktaş gibi rahmetli olmuş Türkologların isimlerinin verilmiş olması geleneğin devamlılığı açısından önemlidir. Kongreyi düzenleyenleri kutlarım.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=28379
Ülkemizde, üç ayda bütün ilimleri hatmeden allameler adına ilmî kongreler düzenlendiği gibi, neyse ki gerçek manada ilmî kongreler de düzenlenmektedir. Gerçek ilmî kongrelerin açılışına bakanlar, milletvekilleri, valiler gelmese de genç, yaşlı bilim adamlarının katılımı kâfi gelmekte ve bizim gibi 70 yaşında hâlâ bilime susamış insanlar bu kongrelerde yeni bilgilerle beslenmektedir.
30 Eylül - 04 Ekim 2013 tarihleri arasında istanbulda yapılan VIII. Milletlerarası Türkoloji Kongresinden bahsediyorum. Cumhuriyetin ilanının 50. yılında, 1973te yapılan Birinci Milletlerarası Türkoloji Kongresi üzerinden tam 40 yıl geçmiş. ilk kongreye öğrenci veya asistan olarak katılanların bir kısmı vefat etmiş. Hayatta kalanlar ise emekli olmuşlar ama ilmî çalışmalarına ve öğrenmeye devam ediyorlar. Kongrenin kurucuları ve ilk yürütücüleri Ahmet Caferoğlu, Sadettin Buluç, Muharrem Ergin, Mehmet Kaplan gibi hocalarımızdan bize miras kalan bu ilmî faaliyeti şimdi istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ile Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü devam ettirme kararı almışlar ve gerçekten dolu dolu bir kongre düzenlemişler; sağ olsunlar. Kongrenin 1973teki ilk yürütücülerinden bugün sadece Osman Fikri Sertkaya hayatta. O da birkaç ay önce emekli olmuş, fakat ilmî çalışmalarına büyük bir aşkla devam ediyor. Daha nice çalışmalarla kendisinin Türkolojiye hizmete devam edeceğinden eminim.
Almanya, Polonya, Macaristan gibi Orta Avrupa ülkelerinden, Sırbistan, Makedonya, Kosova, Bulgaristan gibi Balkan ülkelerinden, Tunus, Mısır, iran gibi Arap ve Ortadoğu ülkelerinden, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Tataristan, Başkurdistan, Tuva, Altay gibi Türk cumhuriyetlerinden, Doğu Türkistandan, Çinden, Moğolistandan, Japonyadan katılan pek çok bilim adamıyla sekizinci kongre gerçekten bir bilim şöleni olarak geçti. Mesela genç bir bilim adamından, 17. yüzyılda Hindistanda yazılmış Zebân-ı Türkî adlı Çağatay Türkçesi-Farsça bir sözlük olduğunu; bu tür sözlüklere Farsçada Kitâb-ı Âmeden, Türkçede Kelürnâme şeklinde adlar da verildiğini öğrendik. Daha genç bir Özbek bilim adamından, Soğd dilinde yazılmış Mug Dağı belgelerinde Köktürklere ait kagan, ilteber, elçi gibi unvanların; Türk, Türkmen gibi adların geçtiğini öğrendik. 19. yüzyılda Süryani yazısıyla yazılmış Türkçe Meryem Ana ilahilerini Alman bir bilim adamı anlattı. Polonya Hükümeti, Karay mirasını toplamak ve muhafaza etmek için bir proje başlatmıştır; kongrede buna da vâkıf olduk. Karaylar, Museviliğin Karay mezhebine mensup küçük bir Türk topluluğudur; Kırım, Litvanya, Ukrayna, Polonyada yaşayan çok az sayıda Karay vardır. Onlardan kalma ve onların lehçelerini yansıtan birçok yazma eser ibrani yazısıyla yazılmıştır. Şimdi, başta Jozef Sulimoviç olmak üzere birçok kişinin şahsi kütüphanelerinde kalmış bu yazmaları, Polonya hükümeti toplamakta, onarmakta ve muhafaza altına almaktadır. Polonyalı Karay Türkü Anna Akbike Sulimoviç bize babasının kütüphanesindeki el yazmaları hakkında bilgiler sundu.
Kongrede sadece Türk dili değil, Türk edebiyatı, tarihi, folkloru, musikisi hakkında bölümler de vardı. Aynı anda diğer salonlarda okunan bildirilerin çoğunu takip edemedim. Bildirilerin kitap hâlinde basılacağını ve o zaman onları da okuyacağımı ümit etmek istiyorum. Kongrenin birinci günündeki Türkolojinin Güncel Sorunları Panelinde Georg Hazai, Günay Kut, Mübahat Kütükoğlu gibi ve daha sonraki oturumlarda Kemal Eraslan, Ergaş Fazılov gibi kıdemli hocaları görmek ve dinlemek benim için bahtiyarlık olmuştur.
Oturumlara Zeki Velidi Togan, Reşid Rahmeti Arat, ibrahim Kafesoğlu, Saadet Çağatay, Mecdut Mansuroğlu, Faruk Kadri Timurtaş, Kaya Bilgegil, Faruk Sümer, Ali Fehmi Karamanlıoğlu, Necmettin Hacıeminoğlu, Mehmet Çavuşoğlu, Mehmet Akalın, Hakkı Dursun Yıldız, Turgut Günay, Şerif Aktaş gibi rahmetli olmuş Türkologların isimlerinin verilmiş olması geleneğin devamlılığı açısından önemlidir. Kongreyi düzenleyenleri kutlarım.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=28379
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar