bugün
- kolye115
- var olmak için ne yaptınız12
- lale8
- brezilya7
- gül7
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- kaplan17
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- aslan15
- nick vermeden bir yazara seslen9
- elma5
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- amerika birleşik devletleri6
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek3
- evi ev yapan şeyler14
- zebra7
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- ankara8
- ona bir şey söyle10
- gece 00 00 da sözlüğün kapısını kilitlemek2
- fatoş seğmen2
- timsah9
- bileklik19
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- futbol18
- papatya5
- fenerbahçe18
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- almanya10
- fransa5
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- bugün sözlüğün sakin olması4
- galatasaray19
- anadolu çomarları7
- jeffrey epstein6
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- yalnızlık ömür boyu4
bir kızla konuşuyorum. yanında arkadaşı var. üçümüzüz. bana aşk hayatını anlatıyor, sevgililerini. benim ondan hoşlandığımı bilerek. gözümün içine bakıyor, gözlerini kırpmadan. verdiği hasarı görmek istiyor belki de. anlattıkça anlatıyor. dinlemek istemiyorum artık, kafama başka bir şeyler sokmaya çalışıyorum. bakıyor ama duymuyor gibiyim. ardından "30 yaşında" demesi ile kendime geliyorum. kız 20 yaşında... devam ediyor; "fındık yemen lazım sürekli" dedim diyor. gülerek. ve hala yüzüme bakıyor. bense inanamıyorum bir türlü. "30 yaşında olsam 20 yaşındaki biri ile amacım farklı olur." diyorum. gülüyor. "o kadar arabasında yalnız kaldık hiçbir şey yapmadı henüz." diyor. utanmadan, yüzüme bakarak. bense kahroluyorum. "hem genç olacakta ne olacak?" diye devam ediyor. "evi var, arabası var, işi var. beni de seviyor. daha ne olsun?" diyor. "senin için bu kadar basit mi bu olay?" diye soruyorum. "evet, mantık" diyor. "mantık dediğin ağaoğlu ile evlenmektir" demek geçiyor içimden. ama sessiz kalıyorum. adeta dilimi yutmuş gibi.. ardından "her zaman sınırlarını düşük tutan birisin yanlış anlama. ama bu kadarı sence de fazla değil mi?" diye soruyorum. ardından açıyor ağzını. o kadar şey söylüyor ki, duymak istemiyorum. "senin haddine değil, sen kim oluyorsun da bunu belirleyebileceğini düşünüyorsun. sen benim sınırlarımı hayatımı bilemezsin." gibi laflar ediyor. dinleyemiyorum. dinlediysem de anlayamıyorum. adeta kala kalıyorum. ardından telefonu çalıyor. önce o masadan kalıyor, ardından arkadaşı. hesabı ödeyip yanlarına gidiyorum. "yaşlıyı arasak da bizi alsa" diyor arkadaşına. yaşlıdan kastı bahsettiği adam. hala daha şok olmaya devam ediyorum. taksiye biniyoruz. önce arkadaşını bırakıyoruz. ardından onun ineceği sokağa gelip taksiden iniyoruz. elini uzatıyor. hoşçakal demek için... yarın gidiyorum çünkü. sadece elini uzatıyor. gülerek, teşekkür ederek. bense elini tutuyorum ve kendime çekip sarılıyorum. gözlerimden yaş gelerek... içime çekiyorum kokusunu. derin derin. "bizim sokakdayız yapma" diyor. yüzüne bakamıyorum. elimle gözlerimi silerek arkamı dönüp hızlıca uzaklaşıyorum... belki de bir daha görüşemeyeceğimizi bilerek...
işte sözlükcüm hayatın gerçekleri tam olarak böyle. sen sen ol sevme...
işte sözlükcüm hayatın gerçekleri tam olarak böyle. sen sen ol sevme...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar