bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- true'ya arkadan sahip olmak10
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız5
- lüle kebabı4
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- tanga neden giyilir10
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı9
- nesrin cavadzade9
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- hayatın renginin kalmaması7
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- slip mayonun namusu2
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- yeşil burun adaları7
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- erkek arkadaşının mayo giymesine karışmayan kadın2
- aylık 282 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- koklayarak öpen erkek5
- regl dönemi çirkinliği8
- ispanya2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- erecto birader biraderdir hedesi3
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- badelenmiş sözlük yazarları7
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- kesit ötesi ziya2
- ece irtem7
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- evli kadınlara asılmak5
- hangi manifest kızısın7
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
Bugün itibariyle pratik ve reel değerlendirmeler ile bakıldığında, sınır komşuları, orta doğu ülkeleri, ABülkeleri ve Asya ülkeleri ile ilişkileri hem siyaset hem bazı ülkelerle de ekonomik anlamda kötü yönetiliyor. Bu kötü yönetimin en büyük sebebi ise tutarlılık, orta vadeli ve anlık değerlendirme analizlerinin iyi yapılamaması.
Irak devlet başkan yardımcısını Tarık Haşimi ülke de barındırılarak şuan ki mevcut yönetim olan Maliki ile ilişkilerimiz çok kötü. Bu durum hem sınır güvenliğimize hem ekonomik genişlememize engel teşkil ediyor. Bugün Irakta çalışmaya gden bir çok Türk firmasına ve çalışanlarına çeşitli zorluklar yaşatıldığını, pasaport işlemlerinde geciktirmeler yapıldığını biliyoruz.
Suriye konusu en açık tabirle bu hükumetin yaptığı en büyük dangalaklıklardan birisi. 3 yıl önce ikili ilişkiler devlet başkanlarınız bodrumda beraber tatil yaparken şuan savaş çığırtkanlığı yapmak ve bölgede ki muhalefeti desteklemek en basit tabirle "düşünememektir".
Şöyle ki,
Bugün Esadın halkını katlediyor diye müdahale istiyorsanız, diktatör diye müdahale istiyorsanız o zaman Ömer el beşir ile yaptığınız görüşmenin ne olduğu, Esad ın 3 yıl önce de diktatör olduğu, yakın ilişkiler kurmaya çalıştığınız Özbekistan başkanının da bir diktatör olduğu karşınıza çıkartılır. işte o zaman samimiyetiniz daha da önemlisi saygınlığınız azalır ve azalıyorda.
işin muhalif grupları destekleme boyutu ise daha feci sonuçlar doğurabilir. Bugün desteklediğiniz radikal dinci terörist gruplar * her geçen gün güney sınırınıza daha da yerleşmekte ve sizin sınırlarınızdan istediği gibi geçebiliyor. Yarın bitecek olan suriye iç savaşında bu grupların kontrolünü Türkiye nasıl sağlayacak? Bu sorunun cevabını bilmeyen yegane kişi sayın Davutoğlu dur bence. Şuan da bile ellerinde kimyasal silahlar olan bu gruplar, sadece kendi mezhebinden değil diye adam , kadın , çocuk öldüren bu gruplar yarın hizbullahgibi 10 sene önce ki HSBC bombalaması gibi ülkemizde terör olaylarına devam edebilirler.
Mısır konusunda hatta daha genel bi başlık olan arap baharı konusunda hükümet kendisini 1.5 yıl öncesine kadar gayet başarılı görüyordu. Hatta kendilerini U.S.A ile beraber bu projenin yöneticisi olarak atadılar. Fakat bugün olanların hiçte bekledikleri gibi olmadığı çok açık. Bölgede istikrar sağlanamadığı gibi 3 yıl öncesine göre daha da karıştı. Son Mısır darbesi ile beraber Türkiye nin Mısır ile ilişkileri diplomatik seviye de neredeyse durdu ve işin daha vahim tarafı kendi ülkesinde yapılan eylemlerde hükumetin tavırlarını eleştirenlere tahammülü olmayanlar bugün Mısır iş içlerine karışacak düzeye geldiler. Mısır özellikle Osmanlıdan sonra Arapların ağabeyi konumuna geldi. Mısır da hakim ilişkiler kuramamamız demek bölge coğrafyasında büyük bir boşlukta durmamızı sağlar. Mısırda halkın darbeden önce Mursiyi istememesi , AKP nin bu istekleri görmeyip sadece darbe oldu "tüh size , bi daha sizle konuşmam" politikası hiçbir işe yaramadığı gibi gelecekte askeri, siyasi, diplomatik ve ekonomik anlamda da Türkiye nin aleyhine olacaktır.
Dünya dış ilişkilerinde elbette ki Amerika , Rusya , Almanya ,ingiltere Hatta artık Çin gibi önemli ülkeler gözetilerek icra edilmeli. Lakin Emperyalist düzenin savaş çığırtkanlığını yapmak ülkenize sadece kan ve göz yaşı getirir. Derin strateji bu ülkelerin karşısında "diklenmeden dik durmayı" gerektirir. Kendi politik konumunuzu çok iyi konumlandırmadan ve ülkelerle ilişkilerinde "ya herro ya merro" zihniyetiyle bi yere varılmadığı çok açık.
Irak devlet başkan yardımcısını Tarık Haşimi ülke de barındırılarak şuan ki mevcut yönetim olan Maliki ile ilişkilerimiz çok kötü. Bu durum hem sınır güvenliğimize hem ekonomik genişlememize engel teşkil ediyor. Bugün Irakta çalışmaya gden bir çok Türk firmasına ve çalışanlarına çeşitli zorluklar yaşatıldığını, pasaport işlemlerinde geciktirmeler yapıldığını biliyoruz.
Suriye konusu en açık tabirle bu hükumetin yaptığı en büyük dangalaklıklardan birisi. 3 yıl önce ikili ilişkiler devlet başkanlarınız bodrumda beraber tatil yaparken şuan savaş çığırtkanlığı yapmak ve bölgede ki muhalefeti desteklemek en basit tabirle "düşünememektir".
Şöyle ki,
Bugün Esadın halkını katlediyor diye müdahale istiyorsanız, diktatör diye müdahale istiyorsanız o zaman Ömer el beşir ile yaptığınız görüşmenin ne olduğu, Esad ın 3 yıl önce de diktatör olduğu, yakın ilişkiler kurmaya çalıştığınız Özbekistan başkanının da bir diktatör olduğu karşınıza çıkartılır. işte o zaman samimiyetiniz daha da önemlisi saygınlığınız azalır ve azalıyorda.
işin muhalif grupları destekleme boyutu ise daha feci sonuçlar doğurabilir. Bugün desteklediğiniz radikal dinci terörist gruplar * her geçen gün güney sınırınıza daha da yerleşmekte ve sizin sınırlarınızdan istediği gibi geçebiliyor. Yarın bitecek olan suriye iç savaşında bu grupların kontrolünü Türkiye nasıl sağlayacak? Bu sorunun cevabını bilmeyen yegane kişi sayın Davutoğlu dur bence. Şuan da bile ellerinde kimyasal silahlar olan bu gruplar, sadece kendi mezhebinden değil diye adam , kadın , çocuk öldüren bu gruplar yarın hizbullahgibi 10 sene önce ki HSBC bombalaması gibi ülkemizde terör olaylarına devam edebilirler.
Mısır konusunda hatta daha genel bi başlık olan arap baharı konusunda hükümet kendisini 1.5 yıl öncesine kadar gayet başarılı görüyordu. Hatta kendilerini U.S.A ile beraber bu projenin yöneticisi olarak atadılar. Fakat bugün olanların hiçte bekledikleri gibi olmadığı çok açık. Bölgede istikrar sağlanamadığı gibi 3 yıl öncesine göre daha da karıştı. Son Mısır darbesi ile beraber Türkiye nin Mısır ile ilişkileri diplomatik seviye de neredeyse durdu ve işin daha vahim tarafı kendi ülkesinde yapılan eylemlerde hükumetin tavırlarını eleştirenlere tahammülü olmayanlar bugün Mısır iş içlerine karışacak düzeye geldiler. Mısır özellikle Osmanlıdan sonra Arapların ağabeyi konumuna geldi. Mısır da hakim ilişkiler kuramamamız demek bölge coğrafyasında büyük bir boşlukta durmamızı sağlar. Mısırda halkın darbeden önce Mursiyi istememesi , AKP nin bu istekleri görmeyip sadece darbe oldu "tüh size , bi daha sizle konuşmam" politikası hiçbir işe yaramadığı gibi gelecekte askeri, siyasi, diplomatik ve ekonomik anlamda da Türkiye nin aleyhine olacaktır.
Dünya dış ilişkilerinde elbette ki Amerika , Rusya , Almanya ,ingiltere Hatta artık Çin gibi önemli ülkeler gözetilerek icra edilmeli. Lakin Emperyalist düzenin savaş çığırtkanlığını yapmak ülkenize sadece kan ve göz yaşı getirir. Derin strateji bu ülkelerin karşısında "diklenmeden dik durmayı" gerektirir. Kendi politik konumunuzu çok iyi konumlandırmadan ve ülkelerle ilişkilerinde "ya herro ya merro" zihniyetiyle bi yere varılmadığı çok açık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar