bugün
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum12
- ümit kocasakal20
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- mersin7
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- kuru amlı5
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması17
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- 4 tabak makarna yemek3
- adana4
- israil de erken katılım rekoru3
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları6
- 2027 kadınlar voleybol dünya kupası2
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı5
- islanan topu duvara vurarak kurutmak2
- drama köprüsü ndeki hasan olmak2
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- platin sarısı saç3
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- güney kore34
- victor osimhen15
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek7
- ismail kartal20
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- vajinaya dil atmak7
- fransa10
- hapisten çıkıp derbide forma giymek2
- mehmet karahanlı2
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- gocunun sözlüğe vedası3
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- kimsenin sizi sevmemesi12
- türkiye12
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar11
- ara vereceğim diyen kız4
- atatürk ün hataları19
- atatürkün yakışıklı olması6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- ngark5
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- yazarların sözlükten kaçması4
- korkut kanadoğlu3
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- attaristan3
- esin bahat2
feyyaz yiğit'in haziran ayında çıkan kitabı.
--spoiler--
Bir hareketlilik vardı üzerimde şamil abinin evini yerleştirirken. bir beklentim vardı sanki eşyalardan bile. şimdiyse gittiğim istikametin bir önemi yoktu. yolculuğun kendisi yetiyordu. o kadar çok kızdım, o kadar çok sevdim ve kıskandım. sadece sahip olabilme ihtimaliyle yaşadım bu güne kadar. bu bir insanın sahip olduklarını kaybetmesinden bile kötü bir şey olabilir. adını koyamadığım bir imkanım vardı ve canımın istediği her şeye benzetebilirdim her şeye. sanki bir hastalık yapıştı yakama ve ne yapıp edip , onu hep şekilsiz bıraktı. önce yanı başından geçip gittiğimiz ağaçlara ve çimenlere baktım, sonra aynada biraz kendime baktım. daha sonra cüzdanımdan rahmetli babamın resmini çıkarıp ona baktım. ne evimden ayrılmıştım ne de evime dönüyordum. sanırım kendime uygun bir yaşantıyı tasarladım bile kafamda. ağar ağar geçiyor her şey, tabii ki bulmayı ümit ediyorum. belki bulduğuma ikna olunca onu da reddederdim. belki bir gün öylesine güzel bir kız bana aşık olacaktı ki, bütün ağrılarımı dindirecek. o kızın sevdiği adam olmaktan başka hiçbir şey önemli olmayacak. ''sen kimsin'' diye sorduklarında kendimi böyle tanıtmaya başlayacağım. hiç kimse olana kadar yaşayacağım beni en çok sevenin kalbinde.
şimdi ben, beni gölgesine buyur etmiş insanların koynuna sığınmaya gidiyorum. orada duracağım öylece ama sıcak basınca sallayıp atacaklar beni. otogarda yolunu kaybetmiş ve adı sürekli anons edilen 8-9 yaşlarındaki sarışın erkek çocuğu gibiyim. her yere çıksa da bu yol, eninde sonunda beni ensemden tutup fırlatacaklar. sıcak bastı diye ya da bir ihtimal müthiş bir sevginin yarattığı panik ile yapacaklar bunu. fakat insan her zaman kendisini yaşayamadığı umduğu sona hazırlar.
ezbere bir hayat bitti diye kıyameti koparırlar. iyi olmak gerekecek fakat iyi olmak yetmeyecek; onun bile fazlasına dikeceğiz gözlerimizi yine ezbere bir hırs ile.
sonra ben, genç komşusuna müziğin sesini kıstıran bir adam olacağım. bir gün onlar hiç de öyle olmadığımı anlayabilsinler diye hep başkası olmak zorunda kalacağım. belki ölmeden bir açıklama yazarım, ''pardon! yanlış anladınız,'' diye başlarım yazıya.
yeterince gençken mazur görmeyecekler heyecanımı. her zaman başka bir adı olacak aptallığımın. beni hep en sevdiklerine benzeterek öldürmeyi deneyecekler; böylesinden köpek gibi korktukları için. böylesini onlara yapmayacağımı bilerek ve içten içe buna boyun bükerek devam edecekler dövmeye. sadece bir yerde duruyor olacağım ve gerçekten bir şeylere çok benziyor olacağım. buna rağmen, onları haklı olabilme ihtimalim zehirleyecek.
--spoiler--
--spoiler--
Bir hareketlilik vardı üzerimde şamil abinin evini yerleştirirken. bir beklentim vardı sanki eşyalardan bile. şimdiyse gittiğim istikametin bir önemi yoktu. yolculuğun kendisi yetiyordu. o kadar çok kızdım, o kadar çok sevdim ve kıskandım. sadece sahip olabilme ihtimaliyle yaşadım bu güne kadar. bu bir insanın sahip olduklarını kaybetmesinden bile kötü bir şey olabilir. adını koyamadığım bir imkanım vardı ve canımın istediği her şeye benzetebilirdim her şeye. sanki bir hastalık yapıştı yakama ve ne yapıp edip , onu hep şekilsiz bıraktı. önce yanı başından geçip gittiğimiz ağaçlara ve çimenlere baktım, sonra aynada biraz kendime baktım. daha sonra cüzdanımdan rahmetli babamın resmini çıkarıp ona baktım. ne evimden ayrılmıştım ne de evime dönüyordum. sanırım kendime uygun bir yaşantıyı tasarladım bile kafamda. ağar ağar geçiyor her şey, tabii ki bulmayı ümit ediyorum. belki bulduğuma ikna olunca onu da reddederdim. belki bir gün öylesine güzel bir kız bana aşık olacaktı ki, bütün ağrılarımı dindirecek. o kızın sevdiği adam olmaktan başka hiçbir şey önemli olmayacak. ''sen kimsin'' diye sorduklarında kendimi böyle tanıtmaya başlayacağım. hiç kimse olana kadar yaşayacağım beni en çok sevenin kalbinde.
şimdi ben, beni gölgesine buyur etmiş insanların koynuna sığınmaya gidiyorum. orada duracağım öylece ama sıcak basınca sallayıp atacaklar beni. otogarda yolunu kaybetmiş ve adı sürekli anons edilen 8-9 yaşlarındaki sarışın erkek çocuğu gibiyim. her yere çıksa da bu yol, eninde sonunda beni ensemden tutup fırlatacaklar. sıcak bastı diye ya da bir ihtimal müthiş bir sevginin yarattığı panik ile yapacaklar bunu. fakat insan her zaman kendisini yaşayamadığı umduğu sona hazırlar.
ezbere bir hayat bitti diye kıyameti koparırlar. iyi olmak gerekecek fakat iyi olmak yetmeyecek; onun bile fazlasına dikeceğiz gözlerimizi yine ezbere bir hırs ile.
sonra ben, genç komşusuna müziğin sesini kıstıran bir adam olacağım. bir gün onlar hiç de öyle olmadığımı anlayabilsinler diye hep başkası olmak zorunda kalacağım. belki ölmeden bir açıklama yazarım, ''pardon! yanlış anladınız,'' diye başlarım yazıya.
yeterince gençken mazur görmeyecekler heyecanımı. her zaman başka bir adı olacak aptallığımın. beni hep en sevdiklerine benzeterek öldürmeyi deneyecekler; böylesinden köpek gibi korktukları için. böylesini onlara yapmayacağımı bilerek ve içten içe buna boyun bükerek devam edecekler dövmeye. sadece bir yerde duruyor olacağım ve gerçekten bir şeylere çok benziyor olacağım. buna rağmen, onları haklı olabilme ihtimalim zehirleyecek.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar