bugün

galatasaray

klasikleşmiş bir şekilde önü kesilmeye çalışılan camia. 4 senelik şampiyonluktan sonra 'durdurmak lazım bu galatasarayı' adıyla işlenen senaryo günümüze uyarlanarak tekrar sahnelenmekte kısacası.

bir, takımın geçen yıl en çok gol atmış oyuncusunun bir basın operasyonuyla tek maç yedek kalması üzerinden kafası kurcalanmak suretiyle günlerce haberi yapılıyor. hocasıyla ve takım arkadaşlarıyla sorun yaşadığı ve gitmek istediği geyiği yapılıyor. oyuncu bu durumdan istemese de etkileniyor. ne kadar görmezden gelmeye çalışsa da. haberleri yapanlara bakıyorsun ali koç'un medyadaki saz arkadaşları.

iki, arenadaki 50 bin kişiyi bölme güldürmecesi, sözde oradaki taraftar gücünü kısıtlayıcı bir hamle. adlarının önemi yok, tribün grupları birbirine düşüyor ve birbirlerini ıslıklama başlıyorlar. neden? kıytırık siyasi bir sebep yüzünden. ve bunun uzun süreli olması ve daha da büyümesi amaçlanıyor. belli ki sezon boyu kaşınacak bu hadise.

üç, tff 2 senede 4 kupa kazanmış ama aynı zamanda her fırsatta altını oymak için elinden geleni yaptığı fatih terim'e teklif götürüyor. kabul ederse de bela, etmezse başka bela. tabi burada amaç sportif değil tahmin edileceği gibi. galatasaray karışsın da nasıl karışırsa karışsın. ali koç medyası bu meselede de maşa olarak kullanılacak uzunca bir süre yine göreceğiz. hoca kabul etse de etmese de teklifi.

daha ligin ilk maçı oynanmış iken yaşananları yazdım buraya. daha neler yaşanacak tahmin etmek çok da zor değil.

ayık ol galatasaraylı, camiana sahip çık...
© copyright 2005 - 2026