bugün
- game of thrones taki kerhaneci6
- eyeliner çekme yöntemleri6
- kömbe5
- inci sözlük8
- makyajın ciltte pütür durması4
- kahverengi göz kalemi4
- fatma betül sayan kaya64
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- ciğer vs kokoreç8
- youtube4
- ciğer yiyen midesizler10
- uludağ sözlüğü gizli belge kasası olarak kullanmak2
- sol frame akmıyor3
- araçta donanımın önemi2
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- bordo tırnak ojesi ve ombre saç2
- yer fıstığı2
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- sözlüğün iyice kızlarsoruyor com'a dönüşmesi2
- nervioya açılamayan utangaç gammaz3
- yunan adalarına gitmek20
- dinci ahlaksızlığı19
- yarın yataktan kalkamayacak yazar6
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- tıkalı burnu nar ekşisinin anında açması2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması6
- yunan aşığı tip15
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı15
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar3
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- rüyada nervio yu görmek9
- yulaf yiyen insan5
- rutkay aziz2
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- nervio için ciğer yemekten vazgeçmek5
- boşanmaların artma sebebi4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- yüz görünümlüğü5
- filistin6
- hiram abas2
- nervio benimle evlenir misin5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması13
- fatma betül sayan kaya'nın tutuklanmaması3
- truesuz sözlük11
- aşerei mubeşşere2
- sözlük gammazları2
- rujlu erkekle öpüşmek14
Tâbiînden ve hanım velîlerin büyüklerindendir. Doğum târihi tam olarak bilinmemektedir. 752 (Hicri. 135) yılında Kudüs civârında vefât ettiştir. Oldukça fakir olan Babası ismâil'in üç kızı vardır. Bir tane daha doğunca adını Râbia (dördüncü) koymuştur. Babası çok fakir olduğundan Râbia doğduğu gece evde ihtiyaç olan şeylerden hiçbiri yoktu. Bu duruma annesi çok ağlayıp mahzûn oldu ve eşine "komşuya gidip, bir mikdar kandil yağı isteyebilir misin?" dedi. Hazret-i Râbia'nın babası, Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey istememeğe söz vermişti. Bununla beraber hanımını üzmemek için komşuya gitti. Kapıya elini sürdü ve geri gelip; "Kapı açılmadı" deyince hanımı ağladı. O da çok üzüldü. Babası, başını dizine dayadı ve öylece uyuya kaldı. Rüyâsında Peygamber efendimizi gördü. Peygamber efendimiz, kendisine buyurdu ki: "Hiç üzülme! Bu kızın, öyle bir hanım olacak ki, ümmetimden yetmiş bin kişiye şefâat edecek.
Râbia-tül Adeviyye biraz büyüdükten sonra. Annesi ve babası vefât etti. Üstelik, Basra'da kıtlık ve fevkalâde pahalılık başlamıştı. Bu hengâmede Râbia'nın ablaları dağıldılar. Kimsesiz kalan Râbia'yı zâlim bir kimse yakaladı ve hizmetçi olarak iş gördürdü. Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığı bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi. Çok zahmetler çekti, fakat isyân etmedi.
Hz. Rabia efendisinin günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadar ayakta dururdu. Bununla beraber her gün oruçlu olur, geceleri de Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Râbia'nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca, Râbia'nın, secde ettiğini, Allahü teâlâya şöyle yalvardığını duydu. Diyordu ki: "Ey Rabbim! Benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saâdetim senin huzûrunda bulunmaktır. Eğer elimden gelse, sana ibâdetten, bir ân geri kalmam. Fakat ev sâhibimin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibâdet edemiyorum." Ev sâhibi, bunları duydu ve, Râbia'nın odasının nûr ile aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.
Efendisi Sabah olunca hemen Râbia'yı çağırdı ve dedi ki: "Artık serbestsin. Dilediğini yap. Ama burada kalırsan ben sana hizmet ederim." Râbia; "Gideyim." dedi. Oradan ayrılıp küçük bir eve yerleşti. Bütün vakitlerini ibâdetle geçirdi. Çok fakir bir hayat geçirmiş olmasına rağmen kimseden bir şey almamıştır. Râbia-tül Adeviyye, evlenmemiştir.
Râbia-tül Adeviyye biraz büyüdükten sonra. Annesi ve babası vefât etti. Üstelik, Basra'da kıtlık ve fevkalâde pahalılık başlamıştı. Bu hengâmede Râbia'nın ablaları dağıldılar. Kimsesiz kalan Râbia'yı zâlim bir kimse yakaladı ve hizmetçi olarak iş gördürdü. Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığı bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi. Çok zahmetler çekti, fakat isyân etmedi.
Hz. Rabia efendisinin günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadar ayakta dururdu. Bununla beraber her gün oruçlu olur, geceleri de Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Râbia'nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca, Râbia'nın, secde ettiğini, Allahü teâlâya şöyle yalvardığını duydu. Diyordu ki: "Ey Rabbim! Benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saâdetim senin huzûrunda bulunmaktır. Eğer elimden gelse, sana ibâdetten, bir ân geri kalmam. Fakat ev sâhibimin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibâdet edemiyorum." Ev sâhibi, bunları duydu ve, Râbia'nın odasının nûr ile aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.
Efendisi Sabah olunca hemen Râbia'yı çağırdı ve dedi ki: "Artık serbestsin. Dilediğini yap. Ama burada kalırsan ben sana hizmet ederim." Râbia; "Gideyim." dedi. Oradan ayrılıp küçük bir eve yerleşti. Bütün vakitlerini ibâdetle geçirdi. Çok fakir bir hayat geçirmiş olmasına rağmen kimseden bir şey almamıştır. Râbia-tül Adeviyye, evlenmemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar