bugün
- ciğer yiyen midesizler6
- yüz görünümlüğü6
- nervio benimle evlenir misin6
- yarın yataktan kalkamayacak yazar4
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- linç yiyeceğin bir şey söyle7
- sexting5
- rüyada nervio yu görmek9
- korkulan ölüm şekli6
- dinci ahlaksızlığı20
- insanlar size bakınca ilk ne ilgilerini çeker5
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi8
- yunan adalarına gitmek20
- yunan aşığı tip15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak16
- truesuz sözlük10
- allahın yabancı kadınlara torpilli davranması3
- en lezzetli balık6
- ölmeyecek gibi yaşıyor millet5
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- turşu suyu içen bayan4
- yakınım nasıl ama2
- arjantinli erkekler6
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- antipanik5
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması4
- takıntılı olduğunuz hareketler4
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- elisa3
- rujlu erkekle öpüşmek14
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- pakistan6
- ucu nereye giderse gitsin5
- zengin kadın bulup evinin erkeği olmak5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- sözlük erkeklerini cimere şikayet etmek3
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- simli ped kullanan sözlük erkeği2
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- ruj sürmüş kadının dudaklarını yiyip bitirmek3
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- filozofların yunanların delileri olması3
- kalbin cız ettiği anlar3
- fiziği güzel sözlük kızları47
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlük yazarlarının ruh hali7
- sizce instagram ders sözlük de tenefüs mü2
- akın gürlek'in fon soruşturması açıklaması4
- evlenmeyip zina mı yapalım4
edebi, sabrı ve allah aşkıyla sadece kadın degil erkek müslümanlara da örnek olması gereken veliyye kadın.
allah'ın "Üzülme, sen âhirette meleklerin bile imreneceği bir makamda bulunacaksın. " dediği mübarek kadın.
Tâbiînden ve hanım velîlerin büyüklerindendir. Doğum târihi tam olarak bilinmemektedir. 752 (Hicri. 135) yılında Kudüs civârında vefât ettiştir. Oldukça fakir olan Babası ismâil'in üç kızı vardır. Bir tane daha doğunca adını Râbia (dördüncü) koymuştur. Babası çok fakir olduğundan Râbia doğduğu gece evde ihtiyaç olan şeylerden hiçbiri yoktu. Bu duruma annesi çok ağlayıp mahzûn oldu ve eşine "komşuya gidip, bir mikdar kandil yağı isteyebilir misin?" dedi. Hazret-i Râbia'nın babası, Allahü teâlâdan başka kimseden bir şey istememeğe söz vermişti. Bununla beraber hanımını üzmemek için komşuya gitti. Kapıya elini sürdü ve geri gelip; "Kapı açılmadı" deyince hanımı ağladı. O da çok üzüldü. Babası, başını dizine dayadı ve öylece uyuya kaldı. Rüyâsında Peygamber efendimizi gördü. Peygamber efendimiz, kendisine buyurdu ki: "Hiç üzülme! Bu kızın, öyle bir hanım olacak ki, ümmetimden yetmiş bin kişiye şefâat edecek.
Râbia-tül Adeviyye biraz büyüdükten sonra. Annesi ve babası vefât etti. Üstelik, Basra'da kıtlık ve fevkalâde pahalılık başlamıştı. Bu hengâmede Râbia'nın ablaları dağıldılar. Kimsesiz kalan Râbia'yı zâlim bir kimse yakaladı ve hizmetçi olarak iş gördürdü. Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığı bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi. Çok zahmetler çekti, fakat isyân etmedi.
Hz. Rabia efendisinin günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadar ayakta dururdu. Bununla beraber her gün oruçlu olur, geceleri de Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Râbia'nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca, Râbia'nın, secde ettiğini, Allahü teâlâya şöyle yalvardığını duydu. Diyordu ki: "Ey Rabbim! Benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saâdetim senin huzûrunda bulunmaktır. Eğer elimden gelse, sana ibâdetten, bir ân geri kalmam. Fakat ev sâhibimin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibâdet edemiyorum." Ev sâhibi, bunları duydu ve, Râbia'nın odasının nûr ile aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.
Efendisi Sabah olunca hemen Râbia'yı çağırdı ve dedi ki: "Artık serbestsin. Dilediğini yap. Ama burada kalırsan ben sana hizmet ederim." Râbia; "Gideyim." dedi. Oradan ayrılıp küçük bir eve yerleşti. Bütün vakitlerini ibâdetle geçirdi. Çok fakir bir hayat geçirmiş olmasına rağmen kimseden bir şey almamıştır. Râbia-tül Adeviyye, evlenmemiştir.
Râbia-tül Adeviyye biraz büyüdükten sonra. Annesi ve babası vefât etti. Üstelik, Basra'da kıtlık ve fevkalâde pahalılık başlamıştı. Bu hengâmede Râbia'nın ablaları dağıldılar. Kimsesiz kalan Râbia'yı zâlim bir kimse yakaladı ve hizmetçi olarak iş gördürdü. Sonra da köle olarak altı gümüş karşılığı bir ihtiyara sattı. O ihtiyarın hizmetçisi olarak, gösterilen zor işleri sabırla yapmaya çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçirdi. Çok zahmetler çekti, fakat isyân etmedi.
Hz. Rabia efendisinin günlük hizmetleri yerine getirir, akşama kadar ayakta dururdu. Bununla beraber her gün oruçlu olur, geceleri de Allahü teâlâya ibâdet ve tâatle geçirirdi. Bir gece efendisi uyandığında Râbia'nın odasından sesler geldiğini işitti. Pencereden bakınca, Râbia'nın, secde ettiğini, Allahü teâlâya şöyle yalvardığını duydu. Diyordu ki: "Ey Rabbim! Benim arzumun senin emrine uymak olduğunu biliyorsun. Benim saâdetim senin huzûrunda bulunmaktır. Eğer elimden gelse, sana ibâdetten, bir ân geri kalmam. Fakat ev sâhibimin hizmetinde bulunduğum için ona hizmet ediyorum ve sana gereği gibi ibâdet edemiyorum." Ev sâhibi, bunları duydu ve, Râbia'nın odasının nûr ile aydınlandığını gördü ve hayretten dona kaldı.
Efendisi Sabah olunca hemen Râbia'yı çağırdı ve dedi ki: "Artık serbestsin. Dilediğini yap. Ama burada kalırsan ben sana hizmet ederim." Râbia; "Gideyim." dedi. Oradan ayrılıp küçük bir eve yerleşti. Bütün vakitlerini ibâdetle geçirdi. Çok fakir bir hayat geçirmiş olmasına rağmen kimseden bir şey almamıştır. Râbia-tül Adeviyye, evlenmemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar