bugün
- kih kih birader mokv falan hepsi aynı kişi5
- online yazarlar neden yazmıyor4
- sözlüğü gerenler3
- öbür sözlük4
- göbeği açık bırakıp göbek piercingi takmak5
- güvenilir yazar3
- atom bombası patlamasından koşarak kaçmak2
- meczup olmanın kötü sanılması2
- tası tarağı toplayıp gidip arsaya kaçak ev yapmak2
- misafirliğe gitmemek2
- anın görüntüsü10
- sözlük yazarlarının hayattaki en büyük şansları2
- gece gece akla düşen o yiyecek15
- yine güneş doğdu2
- yeni parti39
- odanın içine baykuş girmesi9
- sevgiliyle yapmayı en çok sevdiğiniz aktivite8
- arkadaşlar biraz eğlenceye ne dersiniz9
- bir kilo patatesin 50 lira olması16
- sözlük kezoları7
- meyveli soda içen erkek7
- insanlar nasıl birbirine güvenip evleniyor8
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum8
- borsa3
- yorgun mermi9
- erkeklerin biraz şey olması7
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- havanın kapalı olması2
- günün tweeti3
- parmak patates vs elma dilim patates7
- nervio35
- en güzel sevişme13
- gece mutfaktan gelen kahkaha sesleri6
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- diamond bosphorus7
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması8
- sözlükteki mendebur suratlılar6
- sürekli güler yüzle dolaşan tip7
- sen debenim hat alarım'dan bir isiiiin6
- güne bir şarkı bırak14
- bu koyden olsam ne olacak18
- ağlamak erkeğe yakışır mı9
- velvet53
- gece mutfakta pasta yapan yorgun mermi görmek5
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- soğan salatası6
- arkadaşlar ben uyumaya gidiyorum5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması7
- türkler barbar ve köpektir7
--spoiler--
Bilge Kağan, hükümdarlığının ilk yıllarındaki güçlük ve mücadeleleri şöyle anlatır:
Hiç de zengin bir millete hükümdar olmadım.
Kursağında aş olmayan, sırtında giyecek bulunmayan,
Sefil ve perişan bir millet üzerine hükümdar oldum.
Kardeşim Köl Tigin ile sözleştik.
Babamızın, amcamızın kazandığı milletin
Adı ve şöhreti yok olmasın diye
Türk milleti için
Gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Köl Tigin ile, iki şad ile
Ölüp yiterek kazandım.
Böylece kazanarak, birleşmiş milleti
Ateş ile su kılmadım (birbirine düşman etmedim).
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 26-27)
Bilge Kağan, amcasının son yıllarında ortaya çıkan isyanları bastırmayı başarmış, dağınıklı gidermiş ve birliği tekrar sağlamaya başlamıştı. Bunu gören ve daha önce Çin'e gitmiş bulunan bazı beyler de geri döndüler. Çin'e giden ve Çinlileşmeyi reddederek isyan eden halkın bir kısmı da geri döndü.
Bilge Kağan bu olayları ve buna benzer toparlanmaları şöyle anlatmaktadır:
Ben kağan olduğum zaman
Her yere dağılmış olan millet
Ölüp yiterek, yayan yapıldak dönüp geldi.
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 27-28)
Gidenler geri döndüğüne ve birlik az çok sağlandığına göre Çin'e de akın yapılabilirdi. Ancak Tonyukuk, henüz yeteri kadar güçlenilmediği gerekçesiyle buna engel oldu. Bilge Kağan bu defa da Orhun vadisinde, Çinliler gibi, etrafı surlarla çevrili bir başkent yaptırmak ve içine de Budist ve Taoist tapınaklar inşa ettirmek istedi. Bu talebe karşı Türklerin "koca kurt"u Tonyukuk'un cevabını Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz:
"Gök-Türkler Çinlilerin yanında bire yüz bile değillerdir. Otlak ve sulak yerleri ararlar, avlanırlar, sabit evleri yoktur ve daima muharebe talimi yaparlar. Kendilerini güçlü hissettikleri anda ileri atılırlar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde kaçarlar ve saklanırlar. Böylece Çinlilerin sayıca üstünlüklerini, ki bu onlara hiçbir şey sağlamaz, telâfi ederler. Eğer Gök-Türkleri surlarla çevrili bir şehre yerleştirirseniz ve bu defa Çinlilere yenilirseniz onların tutsağı olursunuz. Buda ve Lao-Tsöy'ye gelince, bunlar insanlara yumuşaklık ve telavuzu öğretirler; böyle şeyler savaşçılara göre değildir."
Ancak Gök-Türklerin tekrar güçlenmesi Çin'i harekete geçirdi. Doğuda Kıtay ve Tatabılarla, batıda Basmıllarla, kuzeyde Kırgızlarla anlaştılar. Hatta bazı Gök-Türk asilleriyle de gizlice ittifak yaptılar. 300,000 kişilik bir müttefik ordusu toplandı. Tonyukuk'un tavsiyelerini dinleyen Bilge Kağan hücuma geçmeyip bekledi. Basmılların 721 güzünde sonuçsuz kalan yürüyüşlerinden sonra Bilge Kağan, Kansu bölgesini yağmaladı; 721 kışında Kıtayları, 722 baharında Tatabıları bozguna uğrattı. Böylece müttefikkleri birbirinden ayırıp tek tek yenmiş oldu.
Gök-Türklerin başarıları üzerine Çin durumu kabul etmek zorunda kaldı. imparator Hsüan-tsung'un sarayında yapılan müzakerelerde "Bilge Kağan'ın iyi bir idareci olduğu, insanları iyi yönettiği ve dost canlısı kişiliğe sahip olduğu vurgulanırken, kardeşi Kül Tigin'in mükemmel bir savaşçı, iyi bir komutan, Tonyukuk'un ise çok cesur, yaşlı, bilgili, tecrübeli biri olarak Çin için tehlikeli olduları" belirtilmekteydi.
--spoiler--
Kaynakça:
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Genel Türk Tarihi C.I; "Gök-Türkler", s.686-687-688 Ankara (2002)
Renê Grousset, Bozkır imparatorluğu, s.119 (Çev.Reşat Uzmen), Ötüken Neşriyat, istanbul (1980)
Bilge Kağan, hükümdarlığının ilk yıllarındaki güçlük ve mücadeleleri şöyle anlatır:
Hiç de zengin bir millete hükümdar olmadım.
Kursağında aş olmayan, sırtında giyecek bulunmayan,
Sefil ve perişan bir millet üzerine hükümdar oldum.
Kardeşim Köl Tigin ile sözleştik.
Babamızın, amcamızın kazandığı milletin
Adı ve şöhreti yok olmasın diye
Türk milleti için
Gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Köl Tigin ile, iki şad ile
Ölüp yiterek kazandım.
Böylece kazanarak, birleşmiş milleti
Ateş ile su kılmadım (birbirine düşman etmedim).
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 26-27)
Bilge Kağan, amcasının son yıllarında ortaya çıkan isyanları bastırmayı başarmış, dağınıklı gidermiş ve birliği tekrar sağlamaya başlamıştı. Bunu gören ve daha önce Çin'e gitmiş bulunan bazı beyler de geri döndüler. Çin'e giden ve Çinlileşmeyi reddederek isyan eden halkın bir kısmı da geri döndü.
Bilge Kağan bu olayları ve buna benzer toparlanmaları şöyle anlatmaktadır:
Ben kağan olduğum zaman
Her yere dağılmış olan millet
Ölüp yiterek, yayan yapıldak dönüp geldi.
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 27-28)
Gidenler geri döndüğüne ve birlik az çok sağlandığına göre Çin'e de akın yapılabilirdi. Ancak Tonyukuk, henüz yeteri kadar güçlenilmediği gerekçesiyle buna engel oldu. Bilge Kağan bu defa da Orhun vadisinde, Çinliler gibi, etrafı surlarla çevrili bir başkent yaptırmak ve içine de Budist ve Taoist tapınaklar inşa ettirmek istedi. Bu talebe karşı Türklerin "koca kurt"u Tonyukuk'un cevabını Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz:
"Gök-Türkler Çinlilerin yanında bire yüz bile değillerdir. Otlak ve sulak yerleri ararlar, avlanırlar, sabit evleri yoktur ve daima muharebe talimi yaparlar. Kendilerini güçlü hissettikleri anda ileri atılırlar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde kaçarlar ve saklanırlar. Böylece Çinlilerin sayıca üstünlüklerini, ki bu onlara hiçbir şey sağlamaz, telâfi ederler. Eğer Gök-Türkleri surlarla çevrili bir şehre yerleştirirseniz ve bu defa Çinlilere yenilirseniz onların tutsağı olursunuz. Buda ve Lao-Tsöy'ye gelince, bunlar insanlara yumuşaklık ve telavuzu öğretirler; böyle şeyler savaşçılara göre değildir."
Ancak Gök-Türklerin tekrar güçlenmesi Çin'i harekete geçirdi. Doğuda Kıtay ve Tatabılarla, batıda Basmıllarla, kuzeyde Kırgızlarla anlaştılar. Hatta bazı Gök-Türk asilleriyle de gizlice ittifak yaptılar. 300,000 kişilik bir müttefik ordusu toplandı. Tonyukuk'un tavsiyelerini dinleyen Bilge Kağan hücuma geçmeyip bekledi. Basmılların 721 güzünde sonuçsuz kalan yürüyüşlerinden sonra Bilge Kağan, Kansu bölgesini yağmaladı; 721 kışında Kıtayları, 722 baharında Tatabıları bozguna uğrattı. Böylece müttefikkleri birbirinden ayırıp tek tek yenmiş oldu.
Gök-Türklerin başarıları üzerine Çin durumu kabul etmek zorunda kaldı. imparator Hsüan-tsung'un sarayında yapılan müzakerelerde "Bilge Kağan'ın iyi bir idareci olduğu, insanları iyi yönettiği ve dost canlısı kişiliğe sahip olduğu vurgulanırken, kardeşi Kül Tigin'in mükemmel bir savaşçı, iyi bir komutan, Tonyukuk'un ise çok cesur, yaşlı, bilgili, tecrübeli biri olarak Çin için tehlikeli olduları" belirtilmekteydi.
--spoiler--
Kaynakça:
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Genel Türk Tarihi C.I; "Gök-Türkler", s.686-687-688 Ankara (2002)
Renê Grousset, Bozkır imparatorluğu, s.119 (Çev.Reşat Uzmen), Ötüken Neşriyat, istanbul (1980)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar