bugün
- 38 yaşında olup 20 liklere çıtır gözüyle bakmak15
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler23
- mazotun litresi 101 lira31
- claudian clouds10
- sıkıldım11
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek9
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz42
- chpli biriyle siyaset tartışmak8
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları35
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- market arabasını düzgün süremeyen erkek5
- küs olduğun birine yanlışlıkla selam vermek3
- banal kelimesinin çok banal olması4
- siparişle gelen ketçap paketlerini saklamak5
- kurtlar vadisi pusu'ya fetö soruşturması5
- iltica8
- nihoş4
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu4
- tartıştığı insanın entrylerini gammazlayan tip2
- apocu akepeli3
- bitmeyen kriz5
- ne güzel şeysin sen yaşın hep 302
- fake hesapla yazarların aklıyla dalga geçmek4
- sonunda sen2
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı19
- akp li yazarlar4
- asansör aynasıyla flört etmek4
- lev nikolayeviç tolstoy2
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- iki zıt karaktere sahip olmak normal midir3
- diyarbakır da daltonlar operasyonu2
- pislik yazarlar4
- otobüste uyuyup tam kendi durağında uyanmak3
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- terminator gerçek mi oluyor2
- akp iktidarı3
- kural bağımlılığı ve otorite arzusu3
- sevgilisi olup sözlükte takılan insan4
- ekşide yazar olup hiç entry girmemek3
- yazarların fobileri15
- eski fotoğraflardaki saç modelleri2
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı5
- akp nin iktidardan düştüğü gün2
- grönland ve antarktika da 12 trilyon ton buz kaybı3
- akp nin gerçek yüzü2
- yazarların en malımsı özellikleri12
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- tulumba tatlısı6
- israil3
--spoiler--
Bilge Kağan, hükümdarlığının ilk yıllarındaki güçlük ve mücadeleleri şöyle anlatır:
Hiç de zengin bir millete hükümdar olmadım.
Kursağında aş olmayan, sırtında giyecek bulunmayan,
Sefil ve perişan bir millet üzerine hükümdar oldum.
Kardeşim Köl Tigin ile sözleştik.
Babamızın, amcamızın kazandığı milletin
Adı ve şöhreti yok olmasın diye
Türk milleti için
Gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Köl Tigin ile, iki şad ile
Ölüp yiterek kazandım.
Böylece kazanarak, birleşmiş milleti
Ateş ile su kılmadım (birbirine düşman etmedim).
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 26-27)
Bilge Kağan, amcasının son yıllarında ortaya çıkan isyanları bastırmayı başarmış, dağınıklı gidermiş ve birliği tekrar sağlamaya başlamıştı. Bunu gören ve daha önce Çin'e gitmiş bulunan bazı beyler de geri döndüler. Çin'e giden ve Çinlileşmeyi reddederek isyan eden halkın bir kısmı da geri döndü.
Bilge Kağan bu olayları ve buna benzer toparlanmaları şöyle anlatmaktadır:
Ben kağan olduğum zaman
Her yere dağılmış olan millet
Ölüp yiterek, yayan yapıldak dönüp geldi.
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 27-28)
Gidenler geri döndüğüne ve birlik az çok sağlandığına göre Çin'e de akın yapılabilirdi. Ancak Tonyukuk, henüz yeteri kadar güçlenilmediği gerekçesiyle buna engel oldu. Bilge Kağan bu defa da Orhun vadisinde, Çinliler gibi, etrafı surlarla çevrili bir başkent yaptırmak ve içine de Budist ve Taoist tapınaklar inşa ettirmek istedi. Bu talebe karşı Türklerin "koca kurt"u Tonyukuk'un cevabını Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz:
"Gök-Türkler Çinlilerin yanında bire yüz bile değillerdir. Otlak ve sulak yerleri ararlar, avlanırlar, sabit evleri yoktur ve daima muharebe talimi yaparlar. Kendilerini güçlü hissettikleri anda ileri atılırlar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde kaçarlar ve saklanırlar. Böylece Çinlilerin sayıca üstünlüklerini, ki bu onlara hiçbir şey sağlamaz, telâfi ederler. Eğer Gök-Türkleri surlarla çevrili bir şehre yerleştirirseniz ve bu defa Çinlilere yenilirseniz onların tutsağı olursunuz. Buda ve Lao-Tsöy'ye gelince, bunlar insanlara yumuşaklık ve telavuzu öğretirler; böyle şeyler savaşçılara göre değildir."
Ancak Gök-Türklerin tekrar güçlenmesi Çin'i harekete geçirdi. Doğuda Kıtay ve Tatabılarla, batıda Basmıllarla, kuzeyde Kırgızlarla anlaştılar. Hatta bazı Gök-Türk asilleriyle de gizlice ittifak yaptılar. 300,000 kişilik bir müttefik ordusu toplandı. Tonyukuk'un tavsiyelerini dinleyen Bilge Kağan hücuma geçmeyip bekledi. Basmılların 721 güzünde sonuçsuz kalan yürüyüşlerinden sonra Bilge Kağan, Kansu bölgesini yağmaladı; 721 kışında Kıtayları, 722 baharında Tatabıları bozguna uğrattı. Böylece müttefikkleri birbirinden ayırıp tek tek yenmiş oldu.
Gök-Türklerin başarıları üzerine Çin durumu kabul etmek zorunda kaldı. imparator Hsüan-tsung'un sarayında yapılan müzakerelerde "Bilge Kağan'ın iyi bir idareci olduğu, insanları iyi yönettiği ve dost canlısı kişiliğe sahip olduğu vurgulanırken, kardeşi Kül Tigin'in mükemmel bir savaşçı, iyi bir komutan, Tonyukuk'un ise çok cesur, yaşlı, bilgili, tecrübeli biri olarak Çin için tehlikeli olduları" belirtilmekteydi.
--spoiler--
Kaynakça:
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Genel Türk Tarihi C.I; "Gök-Türkler", s.686-687-688 Ankara (2002)
Renê Grousset, Bozkır imparatorluğu, s.119 (Çev.Reşat Uzmen), Ötüken Neşriyat, istanbul (1980)
Bilge Kağan, hükümdarlığının ilk yıllarındaki güçlük ve mücadeleleri şöyle anlatır:
Hiç de zengin bir millete hükümdar olmadım.
Kursağında aş olmayan, sırtında giyecek bulunmayan,
Sefil ve perişan bir millet üzerine hükümdar oldum.
Kardeşim Köl Tigin ile sözleştik.
Babamızın, amcamızın kazandığı milletin
Adı ve şöhreti yok olmasın diye
Türk milleti için
Gece uyumadım, gündüz oturmadım.
Kardeşim Köl Tigin ile, iki şad ile
Ölüp yiterek kazandım.
Böylece kazanarak, birleşmiş milleti
Ateş ile su kılmadım (birbirine düşman etmedim).
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 26-27)
Bilge Kağan, amcasının son yıllarında ortaya çıkan isyanları bastırmayı başarmış, dağınıklı gidermiş ve birliği tekrar sağlamaya başlamıştı. Bunu gören ve daha önce Çin'e gitmiş bulunan bazı beyler de geri döndüler. Çin'e giden ve Çinlileşmeyi reddederek isyan eden halkın bir kısmı da geri döndü.
Bilge Kağan bu olayları ve buna benzer toparlanmaları şöyle anlatmaktadır:
Ben kağan olduğum zaman
Her yere dağılmış olan millet
Ölüp yiterek, yayan yapıldak dönüp geldi.
(Kül Tigin Bengü Taşı, Doğu Yüzü, Satır: 27-28)
Gidenler geri döndüğüne ve birlik az çok sağlandığına göre Çin'e de akın yapılabilirdi. Ancak Tonyukuk, henüz yeteri kadar güçlenilmediği gerekçesiyle buna engel oldu. Bilge Kağan bu defa da Orhun vadisinde, Çinliler gibi, etrafı surlarla çevrili bir başkent yaptırmak ve içine de Budist ve Taoist tapınaklar inşa ettirmek istedi. Bu talebe karşı Türklerin "koca kurt"u Tonyukuk'un cevabını Çin kaynaklarından öğrenmekteyiz:
"Gök-Türkler Çinlilerin yanında bire yüz bile değillerdir. Otlak ve sulak yerleri ararlar, avlanırlar, sabit evleri yoktur ve daima muharebe talimi yaparlar. Kendilerini güçlü hissettikleri anda ileri atılırlar. Kendilerini zayıf hissettiklerinde kaçarlar ve saklanırlar. Böylece Çinlilerin sayıca üstünlüklerini, ki bu onlara hiçbir şey sağlamaz, telâfi ederler. Eğer Gök-Türkleri surlarla çevrili bir şehre yerleştirirseniz ve bu defa Çinlilere yenilirseniz onların tutsağı olursunuz. Buda ve Lao-Tsöy'ye gelince, bunlar insanlara yumuşaklık ve telavuzu öğretirler; böyle şeyler savaşçılara göre değildir."
Ancak Gök-Türklerin tekrar güçlenmesi Çin'i harekete geçirdi. Doğuda Kıtay ve Tatabılarla, batıda Basmıllarla, kuzeyde Kırgızlarla anlaştılar. Hatta bazı Gök-Türk asilleriyle de gizlice ittifak yaptılar. 300,000 kişilik bir müttefik ordusu toplandı. Tonyukuk'un tavsiyelerini dinleyen Bilge Kağan hücuma geçmeyip bekledi. Basmılların 721 güzünde sonuçsuz kalan yürüyüşlerinden sonra Bilge Kağan, Kansu bölgesini yağmaladı; 721 kışında Kıtayları, 722 baharında Tatabıları bozguna uğrattı. Böylece müttefikkleri birbirinden ayırıp tek tek yenmiş oldu.
Gök-Türklerin başarıları üzerine Çin durumu kabul etmek zorunda kaldı. imparator Hsüan-tsung'un sarayında yapılan müzakerelerde "Bilge Kağan'ın iyi bir idareci olduğu, insanları iyi yönettiği ve dost canlısı kişiliğe sahip olduğu vurgulanırken, kardeşi Kül Tigin'in mükemmel bir savaşçı, iyi bir komutan, Tonyukuk'un ise çok cesur, yaşlı, bilgili, tecrübeli biri olarak Çin için tehlikeli olduları" belirtilmekteydi.
--spoiler--
Kaynakça:
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, Genel Türk Tarihi C.I; "Gök-Türkler", s.686-687-688 Ankara (2002)
Renê Grousset, Bozkır imparatorluğu, s.119 (Çev.Reşat Uzmen), Ötüken Neşriyat, istanbul (1980)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar